gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.164
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113

    çocukluğumuzdaki çizgi filmler(2)

    Konu, 'Nostaljik Resimler' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    anne shirley çizgi film ann shirley çizgi film anne dizi full izle izle ann SEVİMLİ AYI AİLESİ

    [​IMG]
    İşte Gaye arkadaşımızın en sevdiği çizgi film bu idi. Biz nasıl Red Kit'e, Süpermen'e falan aşık idiysek, o da bu çizgideki salıncaklı koltuğunda oturup pipo içen, homur homur konuşan baba ayı Tom'a aşıktı. Günlerce resmini bulayım diye beynimi yedi, nihayet uzun uğraşlar ve ayı araştırmaları sona erdi ve kahramanlarımıza kavuştuk: Ayı aleminin Bundy'si , Hillbilly ailesi!



    MİNİK FOK


    [​IMG]
    Cumartesileri yayınlanırdı. Kahramanımız Seabert minicik bir fok yavrusuydu. Çevrecilik bilincimizi geliştiren ilk çizgiydi. Bunu avlayıp kürk yapmak isteyen kötü adamlar vardı, biri eskimo 2 tane velet bu kötü adamlarla uğraşır, her seferinde yavruyu kürk olmaktan kurtarırlardı. Ama zırt pırt "Seabööört çok ayııpp" diye ayar verirlerdi diye anımsıyorum. Bir seferinde çocuklar kötü adamın ofisine girmişler, adam bunlara kim olduklarını, hangi bölümde çalıştıklarını sorunca da "biz otur konuş bölümünde çalışıyoruz" demişlerdi, ben de bu lafı yıllar sonra kazık kadar olup çalışmaya başlayınca kullanır olmuştum.



    ALVİN VE SİNCAPLAR


    [​IMG]
    Alvin, Simon ve Theodore Chipmunk kardeşlerin maceralarını anlatan bir çizgi filmdi. Bunların en cerzebelisi Alvin'di. Elebaşı oydu. Bunlar rock star falandılar galiba. Kendilerini evlat edinen Dave diye bir adamla yaşarlardı. Tuhaf gecelik entarisi gibi kıyafetleri vardı bu elemanların.



    YAVRU GEYİK


    [​IMG]
    Feci acıklı, kesinlikle izlememek gereken bir çizgi diziydi. Pazarları yayınlanırdı. Kahramanımız Jody'nin babasını yılan sokunca adamın hayatını kurtarmak için bir geyik öldürmüşler, geyiğin kimsesiz yavrusunu da bu Jody evde kedi köpek niyetine beslemeye başlamıştı. Gel zaman git zaman yavru geyik büyüdü, ailenin ekinlerini yemeye başladı. Birtürlü engelleyemiyorlardı. Sonunda Jody geyiğini vurup öldürmüştü. O geyiğin öldüğü sahne şu yaşımda bile beynimden çıkmamıştır, çıkamamıştır. Ne fenaydı yarabbim, içimiz parçalana parçalana seyrederdik biz pazar günleri bu çizgi diziyi.



    AFACAN İLE BABACAN


    [​IMG]
    (TALESPIN) Sanırım 90'larda bir yaz tatili ekranında yayınlanmış bir Disney Çizgisiydi. 1930'larda geçerdi, pırpırlı deniz uçağı olan bir ayı ve bunun dedektiflik maceralarını anlatırdı, oldukça eğlenceliydi, çok maceralıydı, oldukça sevdiğimi hatırlıyorum ben bu çizgi diziyi.



    TAZMANYA CANAVARI


    [​IMG]
    Deli dolu, azman,kuduruk, gerçek bir canavardı. Hön hön hön diye dönerek çıka gelir, ne var ne yok yer, ortalığı silip süpürürdü. Memleketimizde çok popüler olmuş, her yerde bir sürü tişörtü, oyuncağı görülmüştür. Taz-mania, taz-mania diye hareketli bir şarkısı vardı.



    ROADRUNNER


    [​IMG]
    Roadrunner çölde yaşayan çılgın bir kuştu, bunun belalısı Coyote diye bir çakaldı. Bunlar çölde deliler gibi koşar ama Coyote hep arkada kalırdı. Roadrunner buna bir saniye görünür, "beep beep" diye korna gibi öterek sinirini bozar, sonra yine tozu dumana katarak ortadan kaybolurdu. Coyote buna tuzaklar kurmuş, kafasına kayalar atmış, yine de yakalayamamıştı.



    TOM VE JERRY


    [​IMG]
    En meşhur çizgi filmlerden biriydi. Jerry pervasız ve de cüretkar bir fareydi. Hiç çekinmeden yaşadığı evin buzdolabını boşaltır, deliğine taşırdı. Tom elinden geleni ardına koymaz, bunu yakalayıp ekmek arası afiyetle yemek için planlar yapardı. Bunların çizgi filminde insanların suratı hiç görünmezdi, sadece bacakları görünürdü. Tom sahibesine melek gibi gülümser sonra canavar gibi Jerry'nin peşine düşerdi. İkisi de birbirini pataklar ama sonunda minik Jerry kazanırdı.





    WOODY WOODPECKER


    [​IMG]
    Kocaman kırmızı bir saçı olan mavi bir ağaçkakandı. En acayip özelliği tuhaf kahkahasıydı, abimle biz yıllarca böyle gülmeye çalışmıştık. Bu deli kuş, ahahahaa diye katılarak güler, sonra takatakataka ağaçları gagalardı.




    DAFFY DUCK


    [​IMG]
    Bugs Bunny'nin arkadaşlarındandı. Kaçık bir ördekti, sürekli bela çıkartır, karşılığında da pestil gibi olana dek dayak yerdi. Özellikle Bugs Bunny buna etmediğini bırakmaz, kafasına örsle vurup gagasını ensesinden çıkartırdı. İstisnasız bütün Looney Toons elemanlarından dayak yemişliği vardır kendisinin.




    SPEEDY GONZALES


    [​IMG]
    Meksikalı bir fareydi, kocaman şapkası bile vardı. Bunun en önemli özelliği acayip hızlı koşması, mütemadiyen civardaki kedilerin eline vermesiydi. Üç Küçük Domuzcuk'tan sonra Gaye arkadaşımızın en sevdiği karakterdi kendisi ayrıca. Bu fare yüzünden bazı arkadaşlarımız deli gibi acılı kurufasülye yemiş, dilleri şişip dudakları kabararak resmen rezil olmuşlardır..




    BUGS BUNNY


    [​IMG]
    Roger Rabit'ten önce tavşan Bugs vardı. Bunun elinde sürekli bir havuç bulunur, "arkiidiişşş" diye konuşurdu. Deliğinden çıkar, maceralara koşardı. Bunun belalısı kel kafalı, bodur bir dayı vardı. Bir keresinde Bugs Bunny bu herifin kafasına masaj yapmış, çalı gibi saç çıkmasını sağlamıştı. Bir özelliği de kızdırmak istediği insanın kulaklarından tutup dudaklarından muccckkkk diye öpmesiydi. Kadın erkek ayırmaz, acımadan yumulurdu. Pompom bi kuyruğu vardı. Dizideki diğer tüm karakterlere türlü eziyetler etmiş, burunlarından dökmüştü fitil fitil.





    TWEETY


    [​IMG]
    Kocaman turuncu ayakları, eşşek gözü gibi mavi gözleri olan sarışın bir kuştu. Bu da hünsa karakterlerdendi, yani kız mı, erkek mi anlaşılmazdı. Bu kuşcağız yaşlı bir nineyle yaşar, kafesinde uslu uslu otururdu. Sevimli ve güzel kedi Silvester'i görünce "aaa bi kedi gördüm sanki" der, tüneğinde tepinerek "gördüm bir kedi gördüm " diye bağırırdı. Silvester'in derdi günü Tweety'i 2 dilim tost ekmeği arasına koyup, tuzlayarak yemekti. Bazen de bunu başarırdı, ama lokmasını sindiremeden Nine yetişir, Silvester'i kuyruğundan kaldırıp poposuna vurarak "tükür tükür" diye bağırırdı. Tweety pat diye yere düşer, "yaramaz kediiii" diye Silvester'i azarlardı.





    KAPTAN MAĞARA ADAMI


    [​IMG]
    Yeni nesil Taş Devri'nin süper kahramanıydı. Wilma ile Betty gazeteci olmuşlar, her işe burunlarını sokuyorlardı. Bu yüzden ne zaman kötü adamı kızdırsalar adam bunları kaçırtıyor, kızlar "İmdaaatt kaptan mağara adamııı yetiişş" diye bağırınca bu dayı zopasını alıp uçarak kızları kurtarmaya gidiyordu. Yolda benzini biter, motoru tekler, arada yere düşerdi. Fena değildi, eğlenceli bile sayılırdı. Bu dayının en büyük özelliği, baştan ayağa kılla kaplı olmasıydı.




    TEMEL REİS


    [​IMG]
    Çocukluğumuzun efsane denizcisiydi. Sevgilisi Safinaz'la bir türlü evlenmediler, yüzyıllarca nişanlı kaldılar. Safinaz fasülye sırığı gibiydi, ölçüleri 40-40-40 tı. Bu Safinaz pek ayran gönüllüydü, kendisine yan bakan, çiçek veren her herifin peşinden gider, kollarına atlar, sonra başı sıkışınca Temeeel diye bağırırdı.Temel Reis bir kutu ıspanak yiyince pazuları kocaman şişerdi. Sonra da Safinaz'ı öpmeye çalışan adamı eşşek sudan gelene kadar döver, üzerinden tır geçmişe çevirirdi. Bu kötü adamların en meşhuru Kabasakal'dı. Bir nesil bu Temel yüzünden "ıspanak ye, ıspanakta demir vardır, güçlenirsin çocuğum" lafını dinlemiş, zorla ıspanak yemiştir. O yüzden bizim kuşak ıspanaktan nefret eder.




    PAMUK PRENSES VE 7 CÜCELER


    [​IMG]
    Ah bu Pamuk acıların kızıydı. Öksüzdü, cadoloz bir üvey anası vardı, kraliçe üvey ana sihirli aynasıyla konuşup dururdu. Sonunda kafayı sıyırmış, en güzel olmak için Pamuk'u öldürmeye karar vermişti. Ormanda avcıdan kaçan pamuk, 7 Cüceler'in evine sığınmış, bunlara kibarlık kuralları falan öğretmeye başlamıştı. Kendi de bu arada çeyizini hazırlıyor, prensini bekliyordu. Sonunda prens gelip bunu götürmüş, kraliçe de Hakkın rahmetine kavuşmuştu. Pamuk'u biz çılgın Türkler bile sinemaya uyarlamıştık, başrolde de Zeynep Değirmencioğlu oynamıştı, Allah akıl fikir versin!





    PİNOKYO


    [​IMG]
    Disney'in en klasik uzun metrajlarından biriydi. Minik tahta çocuk Pinokyo'nun etli kanlı hakiki bir oğlan çocuğu olmak için uğraşmasını konu alırdı. En önemli özelliği yalan söyledikçe bununun uzamasıydı. Hatta abim benim de burnuma bakıp yalan söylediğimi anladığını iddia eder, beni korkuturdu. Bu çizgide çok güzel mavi elbiseli, kelebek kanatlı bir de peri kızı vardı hatırladığım kadarıyla.





    FERDINAND, ÜÇ KÜÇÜK DOMUZ


    [​IMG]
    Bir de Disney'in yarattığı karakterler vardı, bunların en meşhuru Barışçı Boğa Ferdinand idi. Bu Ferdinand kırlarda bayırlarda gezen, çiçek kokularıyla kendinden geçen ince hisli bir boğaydı. Bunu zorla arenaya götürüp , torero ile güreşmesi için uğraşsalar da Ferdinand çiçek koklamaya devam eder, sonunda bunu kuyruğundan çekerek kırlara geri götürürlerdi. Diğer kahramanlarımız arasında Küçük Kızılderili, Hayvanat Bahçesinden Kaçan Aslan, Üç Küçük Domuz başta gelirdi. Bunların özellikle Gaye arkadaşımız hastasıydı. Hillbilly Bears ve Speedy Gonzales'ten sonra en çok bunları severdi.



    KLASİK DİSNEY ÖYKÜLERİ


    [​IMG]
    Mikilerden başka Disney'in yorumuyla çok acıklı klasik çocuk öykülerini izlerdik, Ağustos Böceği ile Karınca, Çirkin Ördek Yavrusu, Tavşan ile Kaplumbağa, bir de hiç bilmediğim bir köyden indim şehire öyküsü vardı, bunun adı Tarla Faresi ile Şehir Faresi idi. Köylü fare şehirdeki kuzeninin yanına geliyor, ama sonunda şehrin zorluklarına dayanamayıp koşarak köyüne geri dönüyordu.



    GUFİ


    [​IMG]
    Ben yıllarca Gufi'yi yaratık zannettim. Sonradan öğrendim ki köpek cinsindenmiş. Gufi saftirik bir hayvandı. Miki ve Donald ile takılır, başına bir sürü dert açar, sonunda tabii ki kurtulurdu. Gufi'nin en meşhur macerası evinde spor yaptığı, bam güm duvarlara vurduğu , pencereden uçtuğu hikayeydi.



    DONALD AMCA


    [​IMG]
    Donald ülkemizde ilk olarak Vakvak Amca ismiyle ünlenmişti. Bunu çoğumuz Miki'den daha çok severdik, çünkü çok öfkeliydi, hiç iyi huylu ve de sıkıcı karakterlere benzemezdi. Donald'ın Deyzi isminde bir sevgilisi, üç tane de yaramaz yeğeni vardı. Donald'ın başı sürekli küçük yaratıklarla dertteydi. Pikniğe gider, karıncalar yemeklerini çalardı. Ormancı olur, yaramaz sincaplarla uğraşırdı. Ya da hamakta keyif yapmak istese bu sefer arılar buna saldırırdı. Donald yerinden fırlar, arka arkaya anlayamadığımız galiz küfürler savururdu. Bir özelliği de donsuz gezmesiydi. Prensip itibariyle sadece üstünü giyer, alttan çıplak dolaşırdı.



    MİKİ FARE


    [​IMG]
    Dünyanın en meşhur faresiydi. Pluto isminde cibilliyeti belli olmayan bir köpekle birlikte yaşardı, kafasında kocaman kurdelesi olan Mini diye de bir sevgilisi vardı. Donald ve Gufi en iyi arkadaşlarıydı, beraber maceradan maceraya koşar, bin türlü kılığa girerlerdi. Bunların bir tane karavana dönüşen evleri vardı, bu karavanla yaşadıkları macerayı ben çok severdim.



    DISNEY KÖŞESİ


    [​IMG]
    Biz küçükken her hafta sonu TRT'de Cumartesi'den Cumartesi'ye diye bir program vardı. Bu program Disney köşesi ile başlar, arka arkaya bir sürü çizgi film yayınlanırdı. Programın sonunda her hafta Ankara Keçiören Belediyesi'ne bağlanılır, Ponponlar ile Tontonlar'ın abuk subuk yarışmaları izlenirdi. Bir grup çocuk havuzlara düşer, çuvallara girer, artık birsürü saçmalık yapar, kazanmaya çalışırlardı



    LADY OSCAR


    [​IMG]
    Artık bu çizgi dizi yayınlandığında ben çocuk falan değildim, üniversiteye gidiyordum. Heyecanlı bir jenerik müziğine sahip bu dizi Fransız devrimi ile sona erecek olan aşk, savaş ve kahramanlık öykülerini anlatıyordu, kahramanımız Oscar Fransua dö Jarjaye, erkek gibi yetiştirilmiş çok güzel bir kadındı. Kraliçe Marie Antuanet'in korumasıydı, kraliçenin İsveçli sevgilisi Fersen'e aşık olmuş, Fersen kraliçeyle al takke ver külah kralı boynuzlarken, Paris'in karanlık sokaklarında isyanları bastırmak için çarpışıp durmuştu. Sonunda yıllardır kendini seven seyis Andre ile mercimeği fırına vermiş, İhtilal'in patlak vermesi ile Bastille'i havaya uçurup, tüm kahramanlarımız topluca Hakkın rahmetine kavuşmuştu.



    VARYEMEZ AMCA


    [​IMG]
    Bu çizgi filmin kahramanı bizim Donald Duck'ın Ördekkent'te yaşayan zengin, pinti ve de nekes amcası Varyemez'di. Donald birgün küçük yeğenleri Cin, Can ve Cem'i Varyemez'in evine bırakıyor ve de maceralarımız başlıyordu. Bu benim en sevdiğim çizgi filmlerdendir. En güzel sahnesi de Varyemez'in çizgili mayosunu giyip altın para dolu hazine kasasında yüzdüğü andı. Yüzüstü, sırtüstü, kurbağalama yüzer, ağzından para püskürtürdü. Ördekkent'te yaşayan Mucit bunlara türlü türlü aletler icat eder, Varyemez'in hayatta ilk kazandığı şanslı parasını korurlardı. Bi tane kötü tip vardı, büyü yapmak için Varyemez'in uğur parasının peşindeydi. Çok eğlenceliydi, müziği de pek neşeliydi.



    GENKİ


    [​IMG]
    Teleon kanalında yayınlanmış acıklı bir Japon çizgi filmiydi. Genki başarısız bir boksörün oğluydu, babası kanlı bir dövüş sonunda sizlere ömür olunca zengin dedelerinin yanına gitmek zorunda kalmıştı. Kafasına boksör olmayı koymuş, sürekli çalışırdı. Gözlerini geliştirmek için elektrik direklerine tırmanıp trenlere bakardı, alkolik döküntü bir adamdan da ders alırdı, adam her fırsatta bunu eşşek sudan gelene kadar döverdi. Acıların çocuğu küçük Genki büyüyüp serpilip Tokyo'ya giderek boks şampiyonasına katılmış, alkolik hocası da bu arada rahmetlik olmuştu.



    THUNDERCATS


    [​IMG]
    Muhteşem gaza getirici jenerik müziğiyle heyecanlı bir çizgi filmdi. Bunların hepsi kedigillerden insanımsı yaratıklardı. Liderleri Lyno adeleli ve kırmızı yeleli bir tipti. Pumara, Cheetara, Bengali, Tigra diğer karakterlerdendi. Bunların yanında Kit ve Kat diye iki de çömez kedigil vardı. Hep beraber Mummra'ya karşı savaşırlardı. Mummra sürekli canavarlar yaratırdı ama Lyno'nun sihirli kılıcına yenilmeye mahkum olurdu. Benim kuzenlerden biri bu Cheetara'nın greyfurt büyüklüğündeki memelerinin hastasıydı.



    YEŞİLİN KIZI ANNE


    [​IMG]
    90'ların başında Show TV'de yayınlanmıştı. Türkiye'de basılmamış çok meşhur bir kitaptan Lucy Maud Montgomery'nin Anne of Green Gables romanından uyarlanmıştı. Kanada'da Prens Edward Adası'nda yaşayan bir çiftçi ailesinin evlat edindiği Anne Shirley isimli kimsesiz bir kızın maceralarını anlatırdı. Bu kızın en büyük özelliği inanılmaz bir hayal gücü olması ve hayallere dalarak kendini ve herşeyi unutabilme becerisiydi. Anne, komşu çiftliğin kızı Diana ile arkadaş olmuş, okulda kırmızı saçıyla alay eden Gilbert'in kafasında taştahtasını kırmıştı. Çok fazla seyredemedim ben bunu, lisede miydim neydim? Yıllar sonra Amazon'dan bu romanın serisini aldım, hala daha okuyorum.



    LADY LYNN


    [​IMG]
    Bu benim hiçbir zaman başından sonuna izleyemediğim bir çizgi dizidir. Bunu Star ya da Kanal 6 vermişti, emin değilim. Küçük lady Lynn'in annesi yoktu, babası da iş için biryerlere giderdi hep. Bunun Sarah diye baba bir ana ayrı bir ablası vardı, dedeleri bu Sarah'ı sever, başka kadından oldu diye Lynn'i sevmezdi. Sarah veremdi, bir de nişanlısı vardı galiba, Lynn de bu nişanlının küçük erkek kardeşi ile takılırdı. Sonunda ne oldu bilmiyorum.



    GALAKSİ LİSESİ


    [​IMG]
    Yine TRT'de izlediğimiz bir çizgi diziydi. Dünyadan bir kızla bir oğlan, alelacayip yaratıklarla dolu galaksi lisesi'ne geliyorlardı değişim öğrencisi olarak. Burada uzaylı tipler türlü türlü maceralar yaşamışlardı. Gayet Star Wars'tan etkilenmiş eğlenceli bir diziydi.



    CESUR AYILAR


    [​IMG]
    Gummi bears 15 yıl önce TRT'nin yaz kuşağında öğleden sonraları yayınlanıyordu, bu ayıoğlu ayılar bir ağacın içinde yaşar,sihirli şerbet mi ne içer, sonra kızak gibi birşeye biner, ciyuvvv diye evlerinden çıkar, hoplaya sıçraya maceradan maceraya uçarlardı. Jenerik şarkısı da çok hareketliydi, belli bir öyküsü yoktu, her bölümde bir macera yaşarlardı.



    MÜFETTİŞ GADGET


    [​IMG]
    Yaz tatili kuşağında TRT'de yayınlanan çizgi dizilerden biriydi. Gadget kimselere benzemeyen bir kahramandı. Her yanından bir alet çıkar, tepesinden helikopter açılır, bizimki uçarak kötüleri takip ederdi. Mekanizmanın çalışması için HADİ HADİ GADGET KOLLAR ya da işte HADİ HADİ GADGET-KOPTER demek gerekirdi. Gadget çok sakar, şapşal biriydi, bunun bir de çok bilmiş bir yeğeni vardı, bunlar her bölümde başka bir macera yaşar, sonunda mutlaka kötüleri yakalarlardı.
    kaynak:frmtr.com



     
  2. *jellibon*

    *jellibon* Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    9 Kasım 2007
    Mesajlar:
    6.787
    Beğenilen Mesajlar:
    36
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    mutluluk ülkesinden
    Cevap: çocukluğumuzdaki çizgi filmler(2)
    ayyyy eski günlerimi yad ettim emeğine sağlık ablam
     
çocukluğumuzdaki çizgi filmler(2) konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. çocukluğumuzdaki çizgi filmler

    çocukluğumuzdaki çizgi filmler

    yedi renkli çiçek çizgi film lazeryon çizgi film trt1 eski filmler yedi renkli çiçek izle lazeryon izle SHE-RA He-Man karakterinin kızkardeşiydi. Başka bir gezegende yaşıyordu çünkü bunları bebekken İskeletor bulmasın diye ayırmışlardı, o zamanlar Star Wars'ı henüz seyretmediğimizden anlamamış, yemiştik biz de bunu yeni bir hikaye diye! Bu hatun kılıcını kaldırır YÜCE RUHUN ADINA, ADIM...
  2. Hangi çizgi film karakteri????

    Hangi çizgi film karakteri????

    hangi çizgi film karakterine benziyorum 2on hangi çizgi film karakterisiniz melekler okulu karakterleri 2on karakteri melekler okulu karakterleri isimleri Siz seçin...... :dil:
  3. Hangi çizgi film sizin?Çocukluğunuzun...

    Hangi çizgi film sizin?Çocukluğunuzun...

    çizgi film karakterleri Çocuk kalabilen melekler, şimdi çocukluğumuza geri dönelim en sevdiğimiz çizgi film karakteri hangisiydi?Hangi karakter çocuk kalbinizde şen kahkahalar attırmıştı?
  4. çizgi film makinesi

    çizgi film makinesi

    çocuklarınız için güzel bir site çizgi film makinesi
  5. Çocukluğunuzun Çizgi Filmi Hangisi?

    Çocukluğunuzun Çizgi Filmi Hangisi?

    eski çizgi filmler unutamadığınız çizgi filmler Sevgili melekler, bazen eskilere dalar gideriz. Özellikle de moralimiz bozuk olduğunda keşke küçük kalsaymışım dediğimiz olur. Peki eskilere hayal de olsa şöyle bir gidelim ve düşünelim. En çok izlediğiniz, en sevdiğiniz, belleklerinizde yer eden çizgi film ya da filmler hangileri? Hangi çizgi film karakterine bayılır, seyretmeden durmazdınız?...

Sayfayı Paylaş