gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.168
    Beğenilen Mesajlar:
    2.222
    Ödül Puanları:
    113

    Çocukluk Çağı Diyabeti

    Konu, 'Çocuk Sağlığı ve Eğitimi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Çocukluk Döneminde Diyabet ve özellikleri Diyabet çocukluk çağında görülen kronik hastalıkların başında gelmektedir. Bu çağdaki diyabet vakalarının %98’inden fazlasını İnsüline Bağımlı Diyabet(IDDM) vakaları oluşturur.
    Bilindiği gibi IDDM, otoimmün veya Tip 1 diyabet terimleri ile eş anlamlı kulanılmakta ve pankreas beta hücrelerinin harap olduğu kronik otoimmün bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. IDDM genetik yatkınlık zemininde çevresel (kimyasal ve/veya viral) bir faktörün tetik çekici rolüyle başlamaktadır. Genellikle pankreas beta hücrelerinin % 80’i harap olduğunda klinik diyabet bulguları ortaya çıkmaktadır. IDDM prediyabet (klinik diyabet öncesi), klinik diyabet, hastalığın iyileşmediği ancak belirtilerin kaybolduğu dönem ve kronik (süregen) diyabet olmak üzere 4 döneme ayrılarak incelenmektedir. IDDM’e neden olan immünolojik saldırının klinik diyabet bulgularından aylar-yıllar önce başladığı bilinmekte ve son yıllarda hastalığın prediyabet döneminde saptanıp tedavi edilmesi üzerine yoğunlaşılmaktadır.

    Çocukluk Döneminde Diyabet Ne Sıklıkla Görülmektedir?
    IDDM sıklığı bakımından ülkeler (bölgeler) arasında belirgin farklılıklar vardır. 15 yaş altı çocuklarda IDDM sıklığı Japonya’da 2/100.000, Finlandiya’da 43/100.000’dir. IDDM insidansı10-12 yaş (büyük pik) ve 2-3 yaş (küçük pik) arasında artmaktadır. İskandinav ülkelerindeki veriler özellikle 5 yaş altında IDDM sıklığında artma olduğunu göstermektedir. IDDM soğuk bölgelerde ve kış aylarında daha sık görülür.IDDM için ailesel bir eğilim sözkonusu olmakla birlikte bilinen bir genetik geçiş yoktur. Tek yumurta ikizlerinden birisinde IDDM varsa diğerinde olma riski %35, IDDM’li anne veya babanın çocuğunda görülme riski %6, genel popülasyondaki risk % 0.5'dir.

    Çoçukuk Döneminde Diyabetin Bulguları
    Diyabetli çocuklar genellikle diyabetin klinik semptomları olan çok idrar yapma (poliüri), çok su içme (polidipsi) ve kilo kaybı bulguları ile hekime başvururlar.Bu bulgular olduğunda genellikle tanı güçlüğü çekilmez. Bununla birlikte hastalığın akla gelmemesi veya atipik klinik bulguların görülmesi tanıda gecikmeye neden olabilir. Bazı çocuklar gürültülü bulgularla ve birkaç gün içinde gelişen diyabetik ketoasidoz tablosu ile başvurabilirler. Acil olmayan başvurudaki bulgular şunlardır:


    Daha önce idrar kaçırmayan çocuklarda enürezis (Gece işemesi) başlaması. Bu bulgu idrar yolu enfeksiyonu veya fazla su içmeye bağlanıp diyabet tanısı gözden kaçırılabilir.
    Özellikle puberte öncesi kızlarda olmak üzere vaginal kandidiyazis (mantar enfeksiyonu).
    Kusma (gastroenterite bağlanabilir)
    Kronik kilo kaybı veya büyümekte olan çocuğun yeterli kilo alamaması.
    Huzursuzluk ve okul performansında azalma.
    Tekrarlayan deri enfeksiyonları.
    Çocuklarda Diyabet Koması
    Diyabetli çocukların %50’si Diyabetik Ketoasidoz adı verilen ağır klinik bulgularla seyredebilir. Zamanında farkedilmeyen ve tedavi edilmeyen diyabetik ketoasidoz vakalarında ölüme yolaçan koma tablosu görülebilir. Çocuklarda ağır diyabetik ketoasidoz aşağıdaki bulgularla seyreder./

    Ağır dehidratasyon (vücudun susuz kalması)
    Şok (hızlı nabız atımı, tansiyon düşüklüğü, burun kulak parmak uçları vb. organlarda morarma )
    İnatçı kusma
    Vücuttaki sıvının azalmasına rağmen devam eden çok idrar yapma
    Sıvı kaybına, yağ ve kas dokusu yıkımına bağlı kilo kaybı
    Ketoasidoza bağlı yanaklarda kızarma
    Nefeste aseton kokusu
    Diyabetik ketoasidoza bağlı derin ve hızlı solunum
    Bilinç bozuklukları
    Çocukluk çağında diyabet tedavisi
    Çocukluk çağında ketoasidoz dışı IDDM tedavisi başlıca 4 bileşenden oluşmaktadır: 1. Diyabet eğitimi, 2. İnsülin yerine koyma tedavisi, 3. Beslenme planlaması ve 4. Egzersiz. Bu bölümde diyabet eğitimine kısaca değinildikten sonra insülin replasman tedavisi üzerinde durulacaktır. Bu çağdaki IDDM tedavisinin amaçları şunlardır:

    Ailenin katılımı ile çocuk/adolesan ve ailenin ihtiyaçlarını belirleyerek kişisel diyabet bakım planı hazırlanması
    Psikososyal destek
    Vücuttaki insülin ve şeker dengesinin kontrolü
    Normal büyüme ve gelişmenin sağlanması

    Bu amaçlara ulaşabilmek için diyabetli çocukların büyüme ile değişen ihtiyaçlarına duyarlı bir tedavi ekibi tarafından izlenmesi gereklidir. Uluslararası Çocuk ve Adolesan Diyabeti Birliği’nin yönergesine göre diyabet tedavi ekibi aşağıdaki kişilerden oluşmalıdır:
    Hastanın veya ailenin kendisi
    Pediatrik endokrinolog veya çocuk/adolesan diyabeti konusunda eğitilmiş pediatrist
    Diayabet eğitimcisi
    Diyetisyen
    Psikolog/sosyal hizmet uzmanı
    Diyabet Eğitiminin Önemi
    Diyabet eğitimi diyabet tedavisinin en önemli bileşenidir. Yakın zamandaki yayınlar diyabet eğitimine insülin tedavisine eşdeğer bir önem verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.Bunun nedeni diyabet bakımını, dolayısıyla :):):):)bolik kontrolün iyileştirilmesini etkileyen en önemli faktörün hastaların kendi kendine bakım becerileri olduğunun gösterilmesidir. Çok küçük yaştaki çocuklar dışındaki her yaştaki çocukların kendi yaşlarına uygun ihtiyaçları ve problemleri dikkate alınarak eğitilmeleri gereklidir. Bazen yapıldığı gibi ailenin eğitilmesi yeterli görülmemeli, diyabet bakım bilincinin küçük yaşlardan itibaren geliştirilebileceği unutulmamalıdır. Diyabetli çocuk ve aileleri için uygulanacak bir eğitimde genel olarak aşağıdaki konuların işlenmesi önerilmektedir:

    Diyabetin nedenleri
    İnsülin saklanması
    İnsülin enjeksiyon teknikleri
    Kan şekeri ölçümü
    İnsülin dozlarının ayarlanması
    Psikososyal ve aile desteği
    Hipoglisemi ve tedavisi
    Hastalıklar sırasında diyabet tedavisinin düzenlenmesi
    Yolculukta diyabet bakımı
    Diyabet ve egzersiz
    Beslenme ilkeleri
    Doğum kontrolü
    Alkol ve diyabet
    Diyabetin komplikasyonları


     
Çocukluk Çağı Diyabeti konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. çocukluk çağındaki beslenmeye dikkat!!

    çocukluk çağındaki beslenmeye dikkat!!

    Sevgili Anne ve Baba, Çocuklarda normal büyüme ve gelişmenin izlenmesi, normalden sapmaların tespiti yoluyla hastalıkların belirlenmesi ve önlenmesi için gereklidir. Sağlıklı çocuk takibinde düzenli olarak boy, ağırlık ve baş çevresi ölçümleri yapılmalıdır. Her şeyden çok sevdiğiniz bebeğinizin büyümesi, gelişmesi ve sağlıklı bir yaşam sürmesi şüphesiz ona sağlayacağınız imkanlarla mümkündür....
  2. Çocukluk çağı kanserleri

    Çocukluk çağı kanserleri

    nazan çetingül Çocukluk çağı kanserleri İZMİR (İHA) - Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nazan Çetingül, çocukluk çağında görülen kanserlerin hayat boyunca görülebilecek kanserlerin yaklaşık yüzde 2'sini oluşturduğunu bildirdi. Dünyada her yıl 1 milyon çocuğun yaklaşık 130'una yeni kanser tanısı konulduğunu belirten Prof. Dr. Nazan Çetingül,...
  3. Çocukluk Çağı Şişmanlığının Önlenmesi

    Çocukluk Çağı Şişmanlığının Önlenmesi

    Bebeklik Döneminde (0-1 yaş) Bu dönemde bebek için, yaşına uygun alması gereken enerji ve besin öğelerini sağlayacak en ideal besin anne sütü"dür. Bebeğin yaşına uygun ağırlık kazanması, yeterli büyüme ve gelişmesinin sağlaması için İlk altı ay tek başına, altıncı aydan sonra da uygun ek besinlerle beraber iki yaşına kadar emzirmeye devam edilmesi...
  4. Çocukluk çağı diyabeti nedir, görülme sıklığı ne orandadır?

    Çocukluk çağı diyabeti nedir, görülme sıklığı ne orandadır?

    Çocukluk çağı diyabeti nedir, görülme sıklığı ne orandadır? Çocuğunuzda şeker hastalığı saptandığını i öğrendiğinizde, anne ve baba olarak ilk ortaya çıkan duygularınız şaşkınlık, üzüntü ya da öfke duyguları ile dolu bir panik ilabilir. Bu olağanüstü dönemi ancak nastalık hakkında en kısa sürede bilgi edinmekle ve iyi bir eğitimle aşabilirsiniz. Unutmayınız ki anne ve baba olarak ne kadar...
  5. Çocukluk Çağında Depresyon

    Çocukluk Çağında Depresyon

    Depresyon bazı durumlarda alışılmamış görünümlere bürünebildiği için ayırıcı tanıda başka durumlarla karışabiliyor; örneğin bu çocuklara bazen Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Karşı Olma Karşı Gelme Bozukluğu gibi tanılar konabiliyor. Depresyon bazı durumlarda alışılmamış görünümlere bürünebildiği için ayırıcı tanıda başka durumlarla karışabiliyor; örneğin bu çocuklara bazen...

Sayfayı Paylaş