gebe
  1. nisan

    nisan Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.707
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    isvicre

    Davranış Terapisi

    Konu, 'DEFG Melek Sözlük' kısmında nisan tarafından paylaşıldı.

    Bu terimin kapsadığı tedavi yöntemleri arasında duyarlılığın giderilmesi (bkz.), aversiyon (bkz.), zorlama (bkz), model tedavisi (bkz.), biçimleme tedavisi (bkz.), pozitif ve operant şartlama terapileri (bkz.) vardır. Dolayısıyla «davranış terapisi» tek bir yöntem değildir ve «davranış terapileri» yahut «davranış tedavi yöntemleri» olarak söz etmek daha doğru olur. Hayvanlarda yapılan deneysel psikolojik araştırma bulgularının insanlara uygulanması sonucunda, bu teknikler geliştirilmiştir. Hattâ davranış terapistleri bazan uyguladıkları tedavilerin, genellikle hayvanlarda yapılan incelemelere dayanan modern öğrenme teorilerinden türediğini ileri sürerler. Hem bu incelemeler, hem de davranış terapileri son yirmi yıl içinde son derece gelişme kaydetmiştir. Artık insana uygulanabilecek bir tedavi tekniğiyle, hayvanlarla ilgili çalışmalarda esas alınan teoriler arasındaki ilişkinin çoğu zaman son derece uzak olduğu ortaya çıkmıştır. Davranış terapistleri bir hastadaki semptomları, o hastadaki bir bozukluk, belki de öğrenim yoluyla edinilmiş uyumsuz bir davranış biçimi, olarak görme eğilimindedirler ve bilinçdışı yahut temelde yatan neden veya çatışmaları hiç hesaba katmazlar. Bu da diğer psikiyatrik disiplinlerden farklı bir tutumdur. Davranış terapileri iki ana semptom grubu için uygulanmıştır: a) süjede mevcut, bulunan ve kurtulmak istediği ve b) kendisinde bulunmayan ve edinmek istediği davranış yetenekleri. Birinci grupta transvestizm (bkz.), fetişizm (bkz, ), homo:):):):)üellik (bkz.) Ve sado-mazohizm (bkz.) gibi cinsel sapıklıklar; alkolizm (bkz.) ve enürez (bkz.) vardır. Bunlara çeşitli aversiyon terapisi yöntemleri uygulanarak çoğu zaman davranış veya bu davranışı doğuran stimuluslar bakımından dikkatli bir zaman ayarlamasıyla üstüste elektrik şokları uygulanarak istenmeyen davranışa karşı şartlı bir anksiete tepkisinin yaratılması amaçlanır. İkinci grup ise fobileri (bkz.), bazı iktidarsızlık (bkz. Empotans) ve frijidite (bkz.) vakalarını ve birtakım obsesyon semptomlarını kapsar. Bunlara desensitizasyon (duyarlığın giderilmesi) veya başka tipte davranış terapileri uygulanarak, hastayı istenen davranışı yerine getirmekten alıkoyan anksiete azaltılır; böylece de onun içinde bulunduğu sitüasyondan kaçması yerine, bu sitüasyona yaklaşıp sonunda yenmesi amaçlanır.Anksiete, problemin ayrılmaz bir parçası olduğu zamanlar, bu teknikler çok yararlı olmaktadır. Oysa depresyonun anlaşılması, yahut tedavisinde davranış terapilerinin çok az katkısı olmuştur. Tek bir semptom veya fobi gösteren hastalarda bu teknikler çok uygundur, hattâ önce bunlara başvurulur. Bu özellikle karşı cins-giyimi veya tüy fobisi gibi, istenmeyen bir davranışın yapıldığı veya görüldüğü anda tedavinin doğrudan doğruya uygulandığı semptomlar için doğrudur. Bununla birlikte, dolaylı olarak (meselâ hayal gücü aracıyla) tedavi edilmesi gereken iktidarsızlık gibi semptomlarda da olumlu sonuçlar alınabilir. Birden fazla semptomun mevcut olduğu veya bu semptomların temeldeki bir kişilik bozukiuğuyla ilgili olduğu durumlarda davranış terapileri daha az etkindir ve belki de davranış terapisinin yanısıra ilaçlar veya psikoterapi (bkz.) gerekebilir. Hernekadar davranış terapistleri hastadaki semptomlarla, psikanalistler ise temeldeki emosyonel çatışmalarla ilgilenirlerse de, bu iki disiplin dıştan göründüğü kadar birbirine uzak olmayabilir. Analiz, anormal emosyonel çatışmaların açığa çıkması ve terapist aracıyla normal ilişkilerin yeniden öğrenilmesini kapsar; aslında analiz, «transferans» ve «hastayı işleme», aversiyon, model tedavisi, biçimleme tedavisi ve özellikle duyarlığın giderilmesi (bkz. Desensitizasyon) gibi terapileri kapsayan bir davranış terapisi proçesi sayılabilir. Öte yandan, davranış terapisi sırasında da kaçınılmaz olarak bir transferans gelişebilir. Yakın zamanlarda birtakım davranış terapistleri bu iki disiplini birleştirerek, hazırlık niteliğindeki psikoterapötik seanslarda ortaya çıkan çatışmalara karşı hastadaki duyarlığı gidermişlerdir.
     
Davranış Terapisi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bağışlama Terapisi

    Bağışlama Terapisi

    Bağışlama Terapisi İnsan küçücük, dünyadan habersiz olarak biçare halde doğar. Ama oysa bütün kainatı içine alabilecek ve zemine halife olabilecek istidatta yaratılmıştır. Dünyaya gözünü açmasından itibaren, o çocuk kendi aklının görmediği ama istidat gözünün çok iyi gördüğü kemaline doğru inkişafa başlar. Hem de ne başlangıç… her kemale karşı duyulan iştiyakin, insana layık olan haliyle...
  2. Morita Terapisi

    Morita Terapisi

    Dr. Shoma Morita, esasını Zen Budizm'den (bkz.) alan ve tedavi ettiği Japon hastalar için özellikle uygun olan bir terapi geliştirmiştir. Hastaya hem içerden, hem de dışardan uygulanan sıkı bir disiplin, yoğun çalışma, hastalığın ve semptomların sürekli olarak yadsınması, hastanın toplumda şikayetsiz yaşamasını sağlamaktadır. Morita terapisi ve Zen budizm. Japonya'da nörotik bozukluklarda ve...
  3. Davranış

    Davranış

    En geniş anlamıyla «davranış», bireyin herhangi bir sitüasyon karşısındaki total tepkisidir. Belli bir davranış biçimi ortam veya bireyle ortam arasındaki ilişki üzerinde birtakım etkiler yaratarak sitüasyonu değiştirir. Psikoloji artık bir davranış bilimi olarak tanımlanmaktadır. Bu düşünce j. b. watson tarafından ortaya atılmıştır. Watson, psikolojinin objektif bir bilim olabilmesi için,...
  4. Su terapisi

    Su terapisi

    melek terapisi Suyun hafızası var ‘Benim endişelerimi temizlesin’ düşüncesiyle içilen su, bedende bu komutu yerine getirir. Suyun hafızası var. Su bütün evrenin ve kainatın başlangıç noktasını oluşturuyor. Ve insanı bedenlenmesinde etmen olan en önemli madde. Su olmadan ne yeryüzü, ne gökyüzü, hiç bir canlı olamazdı. Bedenin yüzde 70'i su ama beyinle birleştiğinde bu su anlam kazanıyor. O...
  5. Şefkat Terapisi

    Şefkat Terapisi

    Formülün ilk beş adımı bilinçli zihninize özellikle bir anlayış getirmektir. Bu anlayış için sezgi ve kalp gözünüzü kullanabilirsiniz. Her hangi bir durumda acı varsa yargı ya da kınama söz konusu isehenüz alınmamış ya da öğrenilmemiş ders vardır. Ve dersi engelleyen blokajlar duygusal bedende bulunur ve genelde acı beden olarak da anlatılır. Bu enerji blokları bazen çok eski bazen de yeni...

Sayfayı Paylaş