gebe
  1. @şK_MeLeĞ!.

    @şK_MeLeĞ!. Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    19 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.375
    Beğenilen Mesajlar:
    20
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    dedenın öykusu bakalım begenıcekmısınızzz

    Konu, 'Hayatın İçinden & Hayata Dair Herşey' kısmında @şK_MeLeĞ!. tarafından paylaşıldı.

    [​IMG] Yalnızdı... Üzerinde yıllardır eskitemediği çizgili pijaması, yüzünde çizgiler... Kendi kendine konuşuyordu, her zaman olduğu gibi: "-Hay Allah! Yine elektrik kesildi. Ne de karanlık oldu birden bire... İnsan ürküyor. Bilmem mezarda ne olur halimiz?"
    Yeri neredeyse hiç değişmeyen kibrit kutusunu, yaşının verdiği ağırlıkla biraz geç de olsa buldu ve emin olmak için salladı.
    "-İşte kibrit burada... Şurada bir yerde de mum olacaktı.Yakayım da gözümün önünü göreyim... Hah, tamaaam."
    Sonra yıllar öncesinde buluverdi kendini. Gülümsedi... Ve anlatmaya başladı, biri dinliyormuş gibi:
    "-Çocukken, elektrik kesildiğinde, küçük odanın perdelerini açar, ay ışığında sohbet ederdik, annem, babam, kardeşim ve ben... Ne hoş olurdu Ya Rabbi!
    Babam, köyde eşekten nasıl düştüğünü, annem, tarzancılık oynayayım derken, ağaç dalında nasıl asılı kaldığını anlatırdı... Biz de gülerdik.
    Elektriğin kesilmesine hep sevinirdik. Çünkü birbirimize en yakın olduğumuz, hatıralarımızı, mutluluğumuzu ve acılarımızı paylaştığımız, güzel ve ne yazık ki nadir zamanlardı onlar... Başka günlerde televizyon seyretmekten, karşılıklı oturup konuşamazdık çoğunlukla.
    Ah teknoloji! Nasıl da uzaklaştırdı insanları birbirinden... Ya da belki biz insanlar beceremedik. Her şeyden vazgeçip, görmemişler gibi davrandık. Sanki futbol maçları hanımlardan, filmler çocuklardan daha mı önemliydi? Yooo...
    Huzurevleri daha mı sıcaktı sanki evlerden? Hem çocuklarını, hem ailesini, hem de anasını, babasını ihmal eder oldu insanlar. Zaten ben de, sırf huzurevine gitmemek için kalmadım mı böyle yapayalnız?
    Ahh... Ah! Hay hak! Mum da ne güzel yanıyor. Yandıkça eriyor. Eridikçe aydınlatıyor. Aydınlattıkça bitiyor..."
    Dede, aniden farklı bir ruh haliyle haykırdı:
    "-Hazreti Ömer! Allah senden razı olsun! Ne ince, ne yüce insandın sen öyle... Kendi işi için ayrı, devlet işi için ayrı mumlar yakacak kadar, haramdan ve kul hakkından korkardın. O'nun ümmetiydin ne de olsa, Rasulullah'ın ashabıydın!
    Hazreti Ebubekir! Hazreti Hatice! Hazreti Fatıma! Hazreti Zeyd! Sizleri özledim..."
    Biraz durakladı ve ağlamaklı bir sesle haykırdı tekrar:
    "-Senin adaletine, Senin şefkatine, Senin nur yüzüne hasretim ya Rasulallah! Hasret bütün ağaçlar! Hasret bütün insanlar!
    Çocuklarımın sesine, torunlarımın gürültüsüne hasretim..."
    Ağladı... Sanki yıllarca hiç ağlamamıştı da, yıllar sonra bugün, ağlamaya bile hasret kalmışçasına ağladı...
    Gayet iyi biliyordu ki, gözyaşı, kaderi değiştirmez. Belki sadece biraz rahatlatır, hüzün dolu bir kalbi...
    Burnunu çekti. Mendiliyle sildi yüzünü... Ve sanki daha bir güçlü hissederek kendini, rest çekti:
    "-Peh! Ben de iyice çocuklaştım canım! Vurayım kafama! Ne güzel işte. Sessiz sakin... Bir de torun mu çekecektim bu yaştan sonra? Cır cır cır cır!"
    Tam bu sırada, elektrik geldi ve oda aydınlandı. Dede, tavandaki lambaya ters ters baktı.
    "-Hıh! Niye geldiysen! Mum ışığında özlemlerim, sevgilerim dost olmuştu bana. Oda kararınca, kalbim ışımıştı. Gönlüm aydınlanmıştı."
    Elektrik düğmesine doğru yürüdü, bir dededen beklenmeyecek kadar hışımla. Sert bir hareketle dokundu düğmeye ve ışığı söndürdü.
    "-Sönün ışıklar! Sönün yalancı aydınlıklar! Siz yanınca, umutlarım sönüyor!"
    ...Ve ağır adımlarla yatağına doğru yürüdü. Biraz uyumalıydı. Çocukların, torunların, hiç kimsenin olmadığı yapayalnız bir evde, bir gece daha...
    Çekilmezdi bu yalnızlık, umutlar da olmasa... Ve çekilmezdi eğer, sığınak bildiği Rabbi'ne el açmasa...
    Yine O'na yöneldi, O'na sığındı bir kez daha:
    "-Allah'ım! Bu gece ve her gece bildim ki, Senden başkası yar olmaz bana... Koru beni Allah'ım. Yavrularımı koru, onlara merhamet ver. Onları affet Allah'ım. Beni affet... İman ile al yanına... Ölüm nasıl da yakın..."
    Dede, bir yandan semaya açtığı ellerini yüzüne sürerken, diğer yandan da amin diyordu. Amin...
    Yatağına uzanırken hasret yorgunu, dilinde her zamanki ümit bestesi vardı: Bismillahirrahmanirrahim...
    Kısa zamanda, huzurla daldı uykuya.
    ...Ve bir daha uyanmadı dünyaya.


    [​IMG]


     
dedenın öykusu bakalım begenıcekmısınızzz konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. DeneyeLim bakaLım:]

    DeneyeLim bakaLım:]

    nasıLsınız arkadasLar;):)
  2. bulunn bakalım:)

    bulunn bakalım:)

    bir gün kralın birine idam etmesi için bi idam mahkumu wermişler.fakat kral yeni kral olduğu için halkın göznde kötü olmayayım die mahkumu direk idam etmek istememiş.we mahkuma şöle demiş; sana 3 kutu wericeğim bu kutuların her birinn içinde birr kağıt oıluck we bu kağıtların 2 sinde öllüm birinde özgürluk yazıck.sen bu kağıtlardan ölümü seçersen ölüceksn özgrlğü secersen serbest...
  3. Anlat Bakalım

    Anlat Bakalım

    Televizyonda Yapılan Anlat Bakalım Programından kelime: mini etek erkek: hani sen hep giyersin de, ben sana giyme derim ya.. kız : don! topluluk: ohaaaaa! kelime: Sümüklü böcek erkek: hani bi hayvan var spiral şeklinde bi kabuğu var. kız: salyangoz erkek: hah ona çok benziyor,ama sen nezle olunca ne akar burnundan kız: sümük erkek: evet evet bu salyangoz benzeri hayvanda bundan var kız:...
  4. bil bakalım

    bil bakalım

    cevaplarını sonra vereceğimm 1) iki sekiz onaltı, on altının yarısı beş eder doğrumu yanlışmı ? :D :D :D 2) . Bazı aylar 30, bazıları 31 çeker; kaç ayda 28 gün vardır? 3) Bir kosuya katiliyorsun, ikinci adami solluyorsun. Hangi siralamada yer alirsin? 4) Sonuncuyu sollarsan hangi siralamaya çikarsin ? 5)1000 al 40 ekle 1000 daha ekle 30 ekle 1000 daha Arti 20 Arti 1000 Ve arti...
  5. beğenecekmisiniz bakalım

    beğenecekmisiniz bakalım

    Zamanın birinde alim zatlardan biri bir nehir kenarında namaza durmuş..Mecnun tam o sırada sözde alim zatın önünden geçmiş..adam öfkeyle namazını bozarak'bre melun görmezmisin ki namaza duruyorum,ne diye önümden geçersin?'der.mecnunun cevabıysa ilginçtir..'BEN LeYLANIN AŞKIYLA SENİN NAMAZ KILDIĞINI GÖRMEZKEN SEN MEVLANIN AŞKIYLA BENİ NASIL GÖRDÜN...?' sahta dindarlara ve aşkı böyle...

Sayfayı Paylaş