gebe
  1. DarkAngeL

    DarkAngeL *MaWinin kankası Üye

    Kayıt:
    21 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    502
    Beğenilen Mesajlar:
    6
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Cehennem den

    demek böyle birşeymiş!!!!!

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında DarkAngeL tarafından paylaşıldı.

    İlk nasıl başladı, nasıl yerleşti zihnine, bu merakın içine nasıl düştü hatırlamıyordu. Belki dedesinin ölümüyle sormaya başlamıştı kendi kendine: Acaba nasıl bir şey? Ölüm nasıl bir duygu? İnsan o anda neler hisseder, nasıl bir acıdır bu? Önce çevresindekilere sordu. Kimilerininki sadece tahmindi: İnsan sevdiklerinden ayrılıyor, kolay mı?
    Kimileri duyduklarını aktarıyordu: Dünyadaki acıların en büyüğüymüş.
    Kimileri işin gizemini koruyorlardı: Kimbilir… Yaşayıp göreceğiz.
    O ise yaşamadan görmek, bilmek, anlamak, tahminlerin ötesinde bir bilgiye ulaşmak, yaşamış olanlardan duymak istiyordu.
    Ölüm döşeğinde olanları araştırarak bu işe koyulmaya karar verdi. Son nefesini vermek üzere olanlara soracaktı, içini kemiren bu soruyu. Onların verecekleri bir cevap olduğundan emindi.
    Ancak kolay bir iş değildi doğrusu. Zira yakınları böyle bir sorgulamaya razı değillerdi. “Hiç mi saygın yok acımıza?” diyorlardı en hafifinden. Böyle bir anın büyüsünü, aykırı seslerle bozmaya hiç niyetleri yoktu.
    Razı edebildikleri de çıktı. Kimi hastanelerde, kimsesiz, ölümü bekleyen hastalar vardı. Bazısına yetişemedi, bazısına ise ölüm gelmedi bir türlü. Son nefesini yakaladıkları da olmadı değil. Ama onlar da konuşmaktansa kelime-i şahadet getirmeyi tercih ettiler.
    Büsbütün başarısız da sayılmazdı bu çabaları. Ölüm anındaki acıya dair olmasa da, ölüm yaklaşınca hissedilenlerle ilgili bilgi kırıntılarına ulaştı.
    Birisi, -hayatta hep acı çekmiş, hastalıklardan, sıkıntılardan kurtulamamış birisi- ölümle huzur bulacağını anlatmıştı.
    Başka birisi, helalleşmediği dostlarının acısını taşıyordu içinde.
    Bir diğeri korkuyordu, çok korkuyordu. Bir gün öleceğini hiç aklına bile getirmemişti. Ölümden çok, ölümden sonrasından korkuyordu.
    Ama onu hiçbir cevap tatmin etmedi. Hiçbiri içinde büyüdükçe büyüyen soruyu doyurmadı. Ve başka bir yol denemeye karar verdi.
    Ölümlerin evlerden, hastane köşelerinden sokaklara taşındığı, hayatın ölümle iç içe yaşandığı Ortadoğu’ya doğru yol aldı. Irak’ta, Filistin’de, Lübnan’da sorusunu cevaplayacak çok kimse olduğundan emindi.
    Ve haksız da çıkmadı. Pek çok gözde ölümle yüzleşti. Kiminde öfke gördü, kiminde intikam. Kiminde ardında bıraktıklarına dair, kiminde ölüm sonrasına hazırlık adına endişeler vardı. Kiminde acı, kiminde huzur, kiminde hayatın yükünden kurtulmuşluk sezdi.
    Ama bütün bunlardan, aklında en çok kalan, kulağında en fazla yankılanan şu söz oldu: “Neden ölümün nasılıyla bu kadar ilgilisin de, niçinini hiç sorgulamıyorsun? Neden ölüyorlar diye sormak yerine, nasıl ölüyorlar diye soruyorsun? Ve nasıl sorusunu, hayata değil de, ölüme yöneltiyorsun? Nasıl yaşamalıyım demektense, nasıl ölüyorlar demeyi yeğliyorsun?”
    Zaman zaman aklına takılsa da bu bilgece soru, hayatını adadığı soruya cevap aramaktan hiç vazgeçmedi. Bulduğu yarım yamalak cevap, insanın ölümünde neler hissettiğinin, nasıl yaşadığıyla ilgili olduğuydu. Ama o anki acıya bir tarif bulamamıştı. Dahası kendi ölümünde neler hissedeceğine dair elle tutulur bir bilgisi de bulunmuyordu.
    Yıllar sonra hasta döşeğinde yatarken, o bilgece soru aklına yeniden geldi, hiç olmadığı kadar yaralayarak. Ve kendi sorusuna bulduğu yarım yamalak cevabı düşündü. O an biri gelip yıllarca cevabını aradığı soruyu sorsa, duygularını nasıl ifade edeceğini bilmiyordu.
    Ama o son nefesi verirken, dudaklarından şu söz döküldü:
    “Demek böyle bir şeymiş ha…”


     
  2. mislinay

    mislinay Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    8.130
    Beğenilen Mesajlar:
    39
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: demek böyle birşeymiş!!!!!
    güzel bir yazıydı canım paylaşım için saol emeğine sağlık
     
  3. DarkAngeL

    DarkAngeL *MaWinin kankası Üye

    Kayıt:
    21 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    502
    Beğenilen Mesajlar:
    6
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Cehennem den
    Ce: demek böyle birşeymiş!!!!!

    rica ederimm... güzell ve en iyileri bulmak görevimiz:)))
     
demek böyle birşeymiş!!!!! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. hayatta hiç birşeyi ertelemeyin...

    hayatta hiç birşeyi ertelemeyin...

    Genc adam, işe giderken hergün yolunun üzerindeki güllerle dolu bahceye bakmadan geçemezdi. Her sabah o rengarenk güller içini neşeyle, sevinçle dolduruyordu. Günler geçtikce güllere bakan gözleri, bahçedeki eve takılmaya başladı.Çünkü, son günlerde o evde, tül perdenin gerisinde bir genç kızın silüetini görüyordu. Her geçisinde güllere ve pencerede belli belirsiz görünüp kaybolan genc kıza...
  2. Böyle Sultana Böyle Kadı

    Böyle Sultana Böyle Kadı

    Böyle Sultana Böyle Kadı Hızır Bey, İstanbul kâdısı ve belediye başkanı olarak vazifeye başladıktan bir müddet sonra, bir hıristiyan mîmâr geldi. Hızır Beyi buldu. Kâdı efendiye hâlini arzedip, pâdişâh Fâtih Sultan Mehmed Hândan şikâyetçi olduğunu söyledi. O zamanlar, Avrupa ülkelerinde değil kralı mahkemeye vermek, aleyhinde konuşmak bile, bir insanın kendi hayâtından olması demekti. O...
  3. 'Ben böyleyim!' demek öfkeyi karakter haline dönüştürüyor

    'Ben böyleyim!' demek öfkeyi karakter haline dönüştürüyor

    ben boyleyim, karakter, ofke, ofkelenmek, sinir konusunu okumaktasiniz Sevgili Melekler, Engellenme, önemsenmeme, aşağılanma ve keyfi bir tutumla karşılaşma gibi olaylar öfke sebepleri arasında yer alıyor. Ancak bazı insanlar diğerlerine göre çok daha çabuk öfkelenip pişman olacakları şeyler yapabiliyor. Psikiyatrist Dr. Zafer Atasoy, "Ben böyleyim ne yapayım?" diyen kişilerin...
  4. Kaderim böyleymiş demek yanlışmı?

    Kaderim böyleymiş demek yanlışmı?

    Sual: (Elimizde olmadan başımıza gelen her şey kaderdendir. Vâki olanda hayır vardır) deniyor. Başımıza kötü bir iş gelse veya biri bize hakaret etse yahut treni kaçırsak üzülmeyecek miyiz? Üzülürsek Allah'ın kaderine razı olmamış mı oluruz? CEVAP (Vâki olanda hayır vardır) sözü, gerekli bütün sebeplere yapıştığımız hâlde, irade ve tercihimizin dışında, başımıza gelene, şikâyetçi olmadan...

Sayfayı Paylaş