gebe
  1. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21.236
    Beğenilen Mesajlar:
    598
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Deniz Seki’nin annesinden mektup

    Konu, 'Magazin' kısmında PaSikA tarafından paylaşıldı.

    Deniz Seki’nin annesi Güler Seki, TBMM İnsan Hakları Araştırma Komisyonu’na mektup yazarak kızının bir an önce yargılanmasını istedi. [​IMG]

    Gazete Vatan'ın haberine göre; işte Seki’nin mektubundan pasajlar:

    - Cezaevine ilk ziyaretine gittiğim gün önce sarıldık, sonra ağladık. Ağzından ilk dökülen cümle “Anne boğuluyorum” oldu.

    - Yazdığım mektupla kızımı savunmuyorum, sadece tarihte eşi benzeri görülmemiş bir şekilde tam 218 gün yargı önüne çıkmak için beklemek beni çok rahatsız ediyor.

    - Kızım, yargılama konusu dışında özel hayatında bazı hatalar yaptı ve bu hataların sonucunda şu anda bu durumda.

    İşte o mektup

    Sayın İnsan Hakları Araştırma Komisyonu Başkanı Ve Komisyonun Değerli üyeleri,

    Ben 26 Şubat 2009'dan beri Bakırköy Kadın Cezaevinde tutuklu bulunan Deniz Seki'nin annesi Güler Seki'yim.Bu mektubu size bir annenin sesi duyulur diye yazıyorum.Deniz, ülkesinde ve dünyada bir çok başarılara imza atmış,bir çok ödüle layık görülmüş bir sanatçı ve söz yazarıdır.Kızımı imkanlarım dahilinde hep iyi yetiştirmeye çalıştım.Ülkesine ve milletine bağlı bir evlat olarak büyümesi için her anne gibi çabaladım,emek verdim.1995 yılında Trt gibi ulusal bir kanalın açtığı yarışmada sözlerini kendi yazdığı bir şarkıyla birinci olduğu günkü mutluluğumu ve gururumu anlatmam imkansız,tarifsiz bir duygu.1997 yılından sonra da ardarda birçok albüm yapıp konserler düzenledi,şarkıları listelerde uzun süre en üst sıralarda durdu.İnsanlar tarafından takdir topladı,sevildi,yüceltildi.Onunla hep gurur duydum.

    O güzel yıllarda bu günü yaşıyacağımı hiç düşünmezdim.13 Şubat sabahı oğlumun sesiyle sıçrayarak uyandım.Kızım gözaltına alınmıştı .Hangi anne bu olay karşısında suskun kalabilirdiki.Sustum,sabırla bekledim.Çünkü çocuklarım için yaşıyorum.Cezaevine ilk ziyaretine gittiğim gün kendimi kötü bir kabusun içine düşmüş gibi hissettim.Önce sarıldık ,sonra ağladık.Ağzından ilk dökülen cümle 'ANNE BOĞULUYORUM OLDU'.Siz benim yerimde olsanız napardınız?Canınızın yarısı karşınızda ve siz hiçbirşey yapamıyorsunuz. İçim acıyor.

    Kıymetli komisyon üyeleri,

    Ben bu yazdığım mektupla kızımı savunmuyorum.Bunun çok anlamsız olduğunun bende farkındayım,sadece tarihte eşi benzeri görülmemiş bir şekilde tam 218 gün yargı önüne çıkmak için beklemek zorunda kalmak beni çok rahatsız ediyor.Kızım, yargılama konusu olayın dışında özel hayatında bazı hatalar yaptı ve bu hataların sonucunda şuanda bu durumda.Ben Deniz'in bilerek birşey yaptığına asla ihtimal vermiyorum.Bu konu zaten yargılamanın yapıldığı mahkemenin işi bunuda biliyorum.Sadece benim bilmenizi ve yardım etmenizi istediğim konu 2000'li yılları yaşadığımız bu modern çağda dünyanın hangi yerinde bir kişi ilk duruşmasını,kendini ilk kez hakim karşısında ifade edebilme hakkı için tam 218 gün kapalı bir odanın içinde bekler.Bu olay yeterince rahatsız edici değil mi?Kızım da size bu konuyla ilgili mektup yazdı ve yardım bekledi.Ben artık anne olarak daha fazla sabır göstermek istemiyorum çünkü artık sabredicek gücümüm kalmadığını hissediyorum.Siz insan haklarını denetleme komisyonunun bu olaya duyarsız kalmasını kabullenmek istemiyorum.Değerli üyeler,benim amacım sizlerden kızımın aklanmasına yardımcı olmanız değil sadece biran önce yargılamasıdır.Ortada bir büyük bir hukuksuzluk örneği var.Ben kızım bir an önce hakim önüne çıkmasını istiyorum.

    1 Temmuz Deniz'in doğum günü.Anne olarak o gün için sizden bu konuda bir armağan bekliyorum.Yasal girişimde bulunmanızı ve benim içimde kopan acıyı anlamanızı istiyorum.Daha önce dediğim gibi ben sadece hukuk istiyorum,kızımın hakim önüne çıkmasını istiyorum.Lütfen bu çağrımı yanıtsız bırakmayın.Eminimki bu istek sadece kızım adına yapılmış bir istek değil terazinin dengesinin şaşmaması adına atılmış bir adımdır.Bi an Önce lütfen bu sapmayı dengeleyin.

    Saygılarımla

    GÜLER SEKİ

     
Deniz Seki’nin annesinden mektup konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. anneme mektup!

    anneme mektup!

    Senden bir şey isteyebilir miyim anne? Biliyorum.Çoksey istiyorum.Belki de çok mızmızım. Ama ben artık sikildim anne...Artık uykum geldi.Oynamak istemiyorum bu oyunu daha fazla. Korkuyorum artık anne...Bu koca koca binalar beni korkutuyor. Her sabah kahvaltımı yaparken izlediğim savaş haberleri beni korkutuyor. Arabalardan korkuyorum anne...Kamyonlardan,otobüslerden.... Korna...
  2. Annelere Mektup

    Annelere Mektup

    annelere mektup Çocuğunuz 1991 doğumlu ve ilköğretimin sekizinci sınıfında ise, bu öğretim yılında yaşayacaklarınız bugüne kadar yaşadıklarınızdan daha farklı olacaktır. Çünkü karşınızda, hem kendi kişiliğini, kimliğini bulmaya ve çevresine kanıtlamaya çalışan, hem yaşadığı fiziksel değişimlerle baş edebilme mücadelesi veren bir genç var. Üstelik geleceğinin tek bir sınavla belirleneceğine...
  3. Deniz seki’nin tutuklanma zararı 650 bin tl

    Deniz seki’nin tutuklanma zararı 650 bin tl

    DENİZ SEKİ’NİN TUTUKLANMA ZARARI 650 BİN TL.. Seki'nin tutuklanması, sanatçıya büyük maddi zarar verdi.. Seki’nin iptal edilen işlerden zararının yaklaşık 650 bin TL olduğu öğrenildi. 2 aylık konser iptallerinden 240 bin TL kaybeden Deniz Seki, rol alacağı reklamlarından da 250 bin dolar (422.500 TL) kayba uğradı. Reklam projesi için Deniz Seki yerine Deniz Akkaya ile anlaşma...
  4. anneye mektup...

    anneye mektup...

    Zaman geciyor, Hergün bir yaprak, Hergün bir damla daha hayattan, Büyüyorum anne. Hani içinde bir kıvılcım olurya, Hani herşey çok güzeldir, Benim kıvılcımım kor oldu, Ama bak herşey yolunda değil anne. Hani ufacık bir bebekken, Sadece acıkınca ağlarmışım, Başka zamanlarda sürekli gülermişim, Artık sadece acıkınca ağlamıyorum anne. Bak yıllar ne çabuk geçmiş, Sadece...
  5. Anneme mektup

    Anneme mektup

    Sevgili anneciğim, Ne garip; yeni yeni farkediyorum ki, çocuklari anne olunca çocuklaşiyor anneler... Ve insan, zamanin nasil insafsiz bir öğütücü olduğunu bu rol değişiminde anliyor. Eminim karnindaki ilk tekmemden, hatta doktorlarin "Bundan sonra ağir kaldirmak yok" müjdesinden beridir iki kişilik yaşiyorsun yaşami... Doğum odasinda bir küçük el saçlarina tutununca değişti herşey...

Sayfayı Paylaş