gebe
  1. sky35

    sky35 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    25 Eylül 2008
    Mesajlar:
    170
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0

    depresyon

    Konu, 'Psikoloji ve İlişkiler' kısmında sky35 tarafından paylaşıldı.

    En az iki haftalık süre içerisinde aşağıdaki belirtilerden en az beşi sizde varsa DEPRESYON sorgulanmalıdır. *Çökkün bir ruh hali, ilgi kaybı ya da yaptıklarından zevk alamama,
    *Günlük iş ve gücünü yapamama,günlük işlere karşı isteksizlik,
    *Perhiz yapmadığı halde aşırı kilo kaybetme ya da kilo alma (Bir ayda vücut ağırlığının %5 inden fazlasını alma ya da verme) İştah kaybı ya da aşırı iştah.
    *Hemen her gün aşırı uyma ya da uykusuzluk,
    *Sıkıntı huzursuzluk yerinde duramama,
    *Kendini yorgun bitkin halsiz hissetme (enerjisi çekilmiş gibi hissetme)
    *Kendini değersiz aşağılık ya da suçlu gibi hissetme
    *Dikkatini bir noktaya toplayamama
    *Cinsel istekte aşırı azalma ya da istek kaybı.

    Halk arasında sıkıntı ile giden bütün hastalıklar depresyon olarak adlandırılmaktadır. Ancak depresyon bunların hepsinin ötesinde özel bir durumdur. Yukarıda saydığımız belirtilerin hepsinin herkeste görülmesi beklenmez. Önemli olan bu belirtilerin kişinin sosyal mesleki ve insani ilişkilerinin ne kadar etkilendiğidir. İş güç yapamayan insani ilişkilerini sürdürmekte zorlanmaya başlayan bir kişi hastalık sınırlarını zorlamaya başlamış birisi demektir. Çünkü depresyonun da kendi içerisinde basamakları vardır. En ağırından Majör depresyonla depressif yakınmaları olan bir kişi arasında dağlar kadar fark vardır. Ancak her ikisi de sonuçta birbirine dönüşebilir.

    Sayılan belirtiler içerisinde birbirine zıt görünen belirtiler olmakla birlikte depresyonun farklı alt tiplerinin ayrımı ancak uzman bir gözle ve belirtilerin tümü birlikte değerlendirildiğinde olacak bir iştir. Etrafınızdaki herhangi birinde bu belirtiler varsa ve günlük hayatını etkiliyorsa bu kişi depresyonda olabilir dikkatli olun. Bu belirtiler herkeste zaman zaman olabilir. Dikkat etmek gereken en önemli iki noktayı tekrar hatırlatalım.

    1-Belirtilerin süresi
    2-Günlük yaşamı ne kadar etkiledikleri.

    Tedavide iki ana prensip vardır.

    1-İlaç tedavisi
    2-Psikoterapi metotları.

    Bu iki yöntem birlikte uygulandıklarında eni iyi cevaplar alınır. Bütün hastalık belirtileri geçtikten sonra yapılması gereken şey en az 6 ay daha ilaç kullanımı ve belirli aralarla psikiyatristinizle görüşmektir. Unutmayın bir kez depresyon geçirmek ikincisinin daha kolay gelmesine işarettir.

    Depresyonun Tekrarı

    Psikiyatrik hastalıklar doğaları gereği zaman zaman tekrarlama riskleri olan hastalıklardır. Ve daha önce depresyon gibi bir hastalık geçirmişseniz tekrarlar mı diye endişenizde haksız sayılmazsınız. Hiç hasta olmayan birinin hastalanması riski nasıl varsa daha önceden hastalanmış biri de hastalanabilir. Ancak risk biraz daha fazladır.

    Bunu depresyon için değerlendirelim. Geçirilmiş bir atak varsa ve bu ilk ataksa, ailede hasta kimse yoksa bir daha hiç hastalanmama şansı % 50'dir. Eğer daha önce geçirilmiş hastalık 2 yıldan uzun sürmüşse daha sonra hastalanma riskimiz yüksek demektir. Tekrarlayan her hastalık atağı riskimizi artıracaktır. 1.derece akrabalarda (anne,baba,kardeşler gibi) hastalık varsa daha fazla risk altındasınız demektir.

    Psikiyatrik rahatsızlıklar artık eskiye oranla çok daha iyi tedavi edilmektedir. Bu gerek ilaçların gelişmesi gerekse hastalıkların daha iyi öğrenilmesi ile alakalıdır. Yani artık hekimler bazı hastalıkları daha iyi öğrendiler ve daha iyi tedavi etmeyi başarabiliyorlar. Hastalıklar tedavi edilebilir risk altında olanlar daha dikkatli olursa tablo tam oluşmadan başvurduklarında daha kolay tedavi olurlar. Hastalık tekrarı için risk faktörleri:

    Ailede başka bireylerde hastalık varlığı
    Daha önceki hastalığın uzun sürmesi (2 yıl ve üzeri) ve zor tedavi edilmiş olması.
    Daha önce birden fazla kez hastalık geçirmiş olmak.
    Hastalık tekrarlamasını önlemenin en iyi yolu önceki atağı iyi tedavi etmektir. Bu yüzden tedavinizi kesmeden önce mutlaka hekiminize danışın.

    Hazan Mevsimi

    Yaklaşan sonbahar hangimizi hüzünlendirmez ki? Düşen sarı yapraklar çoğunlukla insanın içindeki hüzün duygusunun harekete geçirir . İnsanlar hayatlarında da benzer Sonbaharları yaşarlar. Şarkı sözlerinde de sonbaharın hüzün verici özelliği hep dile getirilmiştir.

    Yalnız şarkı sözlerinde değil bilimsel araştırmalarda sonbahar ve ilk baharda Depresyon ve Mani gibi ruhsal rahatsızlıkların arttığını ortaya koymuştur. Özellikle çökkün duygulanım(Yani mutsuz ümitsiz ve halsiz hissetme), iş güç yapma isteğimizde azalma sabahları yataktan kalkmak istememe, iştahsızlık, keyifsizlik, yorgunluk hissi, cinsel isteksizlik, bazen hayatı yaşamaya değmez bulma hemen herkesin az çok hissettiği şeylerdir.
    Bu duygular hazan mevsiminde (Sonbaharda) kabarır.

    Bir çok insan bunu hisseder ama az bir kısmımızın günlük yaşamını etkiler. Eğer günlük yaşantımızı bu duygular etkilemeye başlamışsa, işimizi yapamıyorsak her zamankinden çabuk sinirlenip etrafımızı kırıyorsak ve 2 haftadır bu durum değişmemişse giderek de artıyorsa hazan mevsimi hüzne gebedir denebilir. Bu durum önceki yıllarda da olmuşsa bu yıl daha dikkatli olmalısınız.

    Bu sonbahar umarım 1999 yılı sonbaharında milletçe yaşadığımız felaketleri unutturur. Sonbaharla birlikte eskiden psikiyatrik sorunu olanlar biraz daha gerildiler. Bazılarınınsa eski rahatsızlıkları nüksetti. Yapılması gereken tedavisi devam eden hastaların kesinlikle aksatmamaları. Belirtileri nüksedenlerin de doktorları ile bir an önce irtibata geçmeleri gerekir.

    Mani

    Depresyon en çok bilinen duygudurum bozukluğudur. Ancak yaşanılan çökkünlüğün zıttı bir şekilde duygulanımın taşkın bir hal aldığı bir psikiyatrik rahatsızlık vardır ki ona da mani diyoruz. Mani halk arasında pek bilinmeyen bir hastalıktır. Yaşam boyu görülme sıklığı % 1'dir. Yani 100 kişide bir kişide görülür. Oysa bu oran depresyon için %3-5 tir.

    Çok iyi bilinmediği içinde bu sorun bazen kişinin kendisine ve bazen de çevresine zarar vermesine yol açabilir. Bu nedenle iyi tanınmalı ve tedavisi ihmal edilmemelidir. Genel özelliği hastanın günlük işlevselliğinde belirgin bozulmaya sebep olan ve hastanın muhakeme yetisini bozan inatçı biçimde yükselmiş, kabarmış veya aşırı uyarılmışlık hali ile giden bir duygudurum bozukluğudur. Bu aşırı uyarılmış ve taşkın halin en az bir hafta sürmesi bu hastalığın tanısını koymak için gereklidir. Ancak bazen mizaç o kadar yükselmiş olur ki 1-2 günlük bir süre bile hastalığın tanısını koymak için yeterli olabilir.

    Bu duygudurum bozukluğu sırasında aşağıdakilerden en az 3 ünün varlığı gereklidir.

    1. Kendine güvende abartılı ve aşırı bir artma olması. En güçlü benim benim her şeye gücüm yeter. (Bazen peygamber ya da tanrı olduğunu bile iddia edenler olabilir.)

    2. Uyku gereksiniminde azalma ( Mesela sadece 2-3 saatlik bir uyku ile günlerce idare etme ve dinlenmiş hissetme halinin varlığı)

    3. Her zamankinden daha konuşkan olma ya da etrafındakileri konuşmaya tutma hali.

    4. Fikirle öylesine hızlı değişir ki zihnindeki u uçuşmayı konuşma hızı yakalayamaz ve daldan dala atlama olur.

    5. Dikkatte aşırı bir dağınıklık olur ve basit ayrıntılar bile dikkatini dağıtabilir.

    6. Motor faaliyetlerde aşırı bir artma vardır. Yaptığı işin amacına yönelik davranışlar ve hareketler artar.

    7. Kötü sonuç verme ihtimali, yüksek zevk veren etkinliklere aşırı katılma (sonucunu hesap etmeden ani kararlar verip uygulamaya koyma gibi).

    Bu rahatsızlık uzun süre psikiyatrik tedavi gerektiren ve tekrarlama ihtimali olan bir rahatsızlıktır. Ve zaman zaman depresyonla seyreden dönmeler de görülebilir. İlaç tedavisine iyi cevap veren bir rahatsızlıktır.

    Sıkıntı Hissi

    Sıkıntı insanlık tarih kadar eski bir histir. Bu his, hissedeni tarafından çoğunlukla iç sıkıntısı huzursuzluk, gerginlik, daralma şeklinde ifade edilir. Bu hisle hepimiz günlük hayatımızda tanışırız. Ancak gelip geçici olduğunda pek etkilenmeyi. Bazen sıkıntılarımız öylesine yoğunlaşır ki işimizi gücümüzü yapmamıza mani olacak bir hal bile alabilir. Sürekli gergin ve tedirgin olduğunuzu düşünün; Hayattan zevk almanız azalır, dikkatinizi toparlayamazsınız, işe gitmeyi canınız istemez eskiden zevk alarak yaptığınız bir çok işi artık boş ve anlamsız bulursunuz.

    Sıkıntının bariz ve yaşadığınız durumla uyumlu bir nedeni varsa bu doğal bir duygu yansıması olarak değerlendirilebilir. Ancak eğer bu anlamda bir sebep yokken siz kendinizi sıkıntılı ve gergin hissediyorsanız bunu biraz incelemek gerekir.

    Burada hemen şu soru akla geliyor sıkıntının normali var mıdır? Evet her insanın hayatında hastalık olmadan yaşadığı normal bir sıkıntı vardır. Ciddi kayıplar (para, sevilen birinin kaybı vs gibi) bir süre için kaybın kişi için anlamı oranında sıkıntıya sebep olabilirler. Ancak bu süre işimizi gücümüzü engelleyecek boyuta ulaşmışsa, sosyal ilişkilerimizi bozuyorsa artık eskiye kıyasla asabi olmaya başlamışsak sınırlar aşılmış normalin ötesine geçilmiş olur.

    En çok da depresyonda bu durumu yaşarız. Depresyonun en önde gelen belirtisi zaten duygu duruma hakim ola sıkıntı ve isteksizlik halidir. Sözün özü sıkıntınız 2 haftadan daha uzun bir süredir devam ediyorsa; sosyal mesleki ve aile yaşantınıza negatif yansımaları varsa sıkıntının normal sınırı aşılmaya başlanıyor emektir. Dikkatli olmalısınız.


     
  2. ocean

    ocean Paylaşımcı Melek Üye

    Kayıt:
    15 Ekim 2008
    Mesajlar:
    360
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    izmir
    Cevap: depresyon
    canım çok güzel bilgiler teşekkür ederim
     
  3. Beyazca

    Beyazca Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    12 Haziran 2008
    Mesajlar:
    655
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Ankara
    Cevap: depresyon

    kim yaşamıyorki bu hastalığı bilşgiler için tşkler canım
     
  4. mislinay

    mislinay Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    8.130
    Beğenilen Mesajlar:
    39
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: depresyon

    bazen bu belirtileri yaşamıyorum desem yalan olmaz çağımızın hastalığı işte...
    emeğine sağlık canım
     
  5. seda_emir

    seda_emir Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Nisan 2008
    Mesajlar:
    113
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: depresyon
    ellerine saglık sahsen ben yasıyorum bu belirtilerin aynısını ve ilac kullandım ama sanırım yeniden basladı ve doktora gitmem lazım ellerine saglık tesekkürler
     
  6. tuqqce

    tuqqce Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    19 Mart 2008
    Mesajlar:
    6.382
    Beğenilen Mesajlar:
    394
    Ödül Puanları:
    83
    Şehir:
    Wuppertal-Germany
  7. minaa

    minaa Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    21 Nisan 2010
    Mesajlar:
    30
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    depresyondayım unutuldum aldatıldım:(
     
  8. gamselim

    gamselim Mekanın en şık Meleği Üye

    Kayıt:
    6 Ekim 2009
    Mesajlar:
    3.849
    Beğenilen Mesajlar:
    185
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    SAMSUN
    eywaahhh ben depresyona girdim melişlerr eee oncaa duygusall acıdan sonraa beklenir dii ....
    paylaşım için tşklerr balım....
     
depresyon konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Depresyon...

    Depresyon...

    Affektif bozukluklar ve bu grubun depresif tipte olanları toplum için sık ve yaygın olarak görülen ruhsal bozuklukları oluştururlar. Yaklaşık toplumun %20 sini etkileyen depresyon tüm toplumlar için ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Hayat boyu risk erkekler için %3-12, kadınlar için %20-26 'dır. Ortalama başlangıç yaşı 20-30 yaşlar arasındadır. Ancak çocuk ve ergenlerde...
  2. Depresyon

    Depresyon

    Bu terim maalesef en az üç anlamda kullanılmaktadır — ruhsal bir durumu, bir sendromu ve bir hastalığı tanımlar. Ruhsal bir durum olarak depresyon evrensel insan yaşantısının bir parçasıdır ve genellikle hayatın früstrasyonlarına ve hayalkırıklıklarına karşı bir tepki olarak, bazan da belli bir nedeni olmaksızın «durup dururken» gelişir. Depresyon sendromu, diğer birkaç semptomdan bazıları...
  3. **depresyon hoş...**

    **depresyon hoş...**

    Güneş renksiz, yaz soğuk, insanlar salakça gelir gözüne Kolunu kaldıracak halin yoktur. Her şeye çok alınır olmuşsundur artık ne denirse densin batar mutlaka.Gülmek için neden yaratmazsın, gülemeyeceğini biliyorsundur. Zorla da gülünmez ya… Tüm insanlar yanında olsun, sana destek olsun istersin ama aslında insanlardan nefret ediyorsundur, O yüzden kimseyi istemezsin yanında…...
  4. Depresyon nedir

    Depresyon nedir

    Depresyon insanın üzüntülü, kederli ve hüzünlü ruh halini tanımlamak için kullanılan bir sözcük. Üzüntü, keder ve hüzün birtakım olaylara verilen, kendimizi korumak amaçlı gösterdiğimiz kısa süreli ve normal duygulardır aslında. Depresyon ise insanın duygu, düşünce ve davranışlarında çöküntü yaratan, yaşam kalitesini bozan, ilişkilerini etkileyen ciddi bir hastalıktır ve tedavi edilmesi...
  5. Kadınlarda Depresyon

    Kadınlarda Depresyon

    hamilelikte depresyon ilacı kullanımı depresyon ilaçlarının zararları pmdd nedir Kadınlar, erkeklerden iki kat daha fazla depresyon yaşama riski taşımaktadırlar. Kadınların, %10 ile %25’i hayatlarında en azından bir kez bir majör depresyon atağı yaşamaktadırlar. Neden Depresyon Kadınlarda Bu Kadar Yaygın? Ergenlikten önce kızların ve erkeklerin depresyon oranları aynı iken, ergenlik çağı...

Sayfayı Paylaş