gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 ♥ سن بنيم جننتيم نفسيمسين ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    9.580
    Beğenilen Mesajlar:
    1.516
    Ödül Puanları:
    113

    Dinler birbirlerinin kopyası mıdır?

    Konu, 'Tüm İslami Bilgiler' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    Semavi dinlerin kaynağı bir olduğu için, özellikle iman esaslarında benzerlik ve birliğin olması bu dinlerin doğruluğunu göstermektedir.
    Mesela bütün hak dinlerde “la ilahe illallah=Allah’tan başka ilah yoktur” hakikatinin ilan edilmesi, tevhid inancının tartışmasız bir gerçek olduğunun göstergesidir. Zira, binler sene içerisinde farklı zaman dilimlerinde ortaya çıkan hak dinlerin aynı noktaya parmak basması bu işin kaynağının gerçekliğine büyük bir kanıttır.


    - Birbirlerini görmeyen bu dinlerin sahibi olan peygamberlerin bu görüşlerini daha önceki peygamberlerden kopya ettiklerini düşünmek, beşer aklını hafife almak demektir.




    1.jpg











    Özellikle okuma-yazması olmadığı herkes tarafından kabul edilen, Kur’an’da bu husus açıkça vurgulandığı halde, tarihin şahadetiyle muarızlarından hiç kimsenin buna karşı çıkmadığı bilinen ve çocukluğundan beri bulunduğu çevre halkı tarafından -asla yalana tenezzül etmeyen, en güvenilir bir kimse olduğunu unvanı olarak- kendisine “Muhammedu’l-emin” unvanı verilen Hz. Muhammed’in elindeki vahyin/Kur’an’ın eski kitaplardan kopya olduğunu iddia eden kimsenin -şayet akli muhakemesi yerindeyse- dinsizliğin verdiği ön yargı fanatizminin esir aldığı bir “zavallı” damgasını yemekten kurtulamayacaktır.

    - Kur’an’ın daha önceki kitaplardan naklettiği bazı gerçekleri açıkça ifade etmesi, “kopyacılık” iddiasının bir safsata olduğunun açık göstergesidir. Çünkü, dürüstlüğüyle meşhur olmuş Hz. Muhammed kendisinden çok emindir. Allah’tan geldiğine inandığı eski kitapların ve suhufların, Allah’ın kitabı Kur’an’da referans verilmekten asla rahatsız olmaz.

    Buna mukabil, yeri geldiğinde Tevrat’a bağlı din adamlarına -Kur’an lisanıyla-meydan okuyor ve “...eğer doğru isenin Tevrat’ı getirip okuyun bakalım!” (Al-i İmran, 3/93) demekten çekinmiyor. Bu cesur tavır, “kopyacılık” iddiasının açık bir yalan olduğunu göstermektedir.

    Cevap 2:

    “Arızalı beyinler, benzer sanrılar görüyorlar. Biyolojik beynin arızaları da benzer” şeklindeki ifade, yazarın aleyhinedir. Şecaat arz ederken iki-üç yönden hezimete sürüklenmiştir:

    Birincisi: “Arızalı beyinler, benzer sanrılar görüyorlar” yargısı, tam da yazarın hayatında tecrübe ettiği, bizzat yaşadığı bir hükümdür.

    İkincisi: Yazarın bu benzerliklere vurgu yapması, yalnız bugün bile iki milyara yakın Müslüman insanın beyin arızalısı olduğunu söylemek için ise, özellikle diğer din mensupları da buna dahil olduğuna göre, insanlık camiasının yaklaşık % 70-80’inin deli olması gerekir.

    Bu kadar kocaman bir yalana cesaret eden kimsenin ne olabileceğine doktorlar karar vermelidir.

    Üçüncüsü: Eğer bu benzetme ile, vahiy kitaplarının birer kopya oldukları kastedilmişse, bu düşünce zifiri cehalet kılığına bürünmüş dinsizlik sara nöbetinin dışa vurmasıdır. Çünkü, insanlardaki arızalı beyin benzerliği varsa, sağlıklı beyinlerin benzerliği de vardır. Kalplerin de dahil olduğu insan organlarının birbirine nakledilebilmesi, bu benzerliğin açık göstergesidir.

    Şu halde, bu adamın iddiasına göre, milyarlarca insanların bütün organları -benzer olduklarından- birbirinin kopyasıdır.

    Biz de deriz ki, bu iddia sahibi, insanların organlarının birer kopya olduğunu ispat ederse, bu takdirde semavi kitapların da birer kopya olduklarına dair iddiasında bir arpa boyu kadar da olsa “evhamdan kaynaklanan” bir haklılık ihtimali olabilir.

    Eğer bunu ispat etmezse, bu takdirde bütün insanların sayısı kadar/hatta organlarının sayısı kadar “yalancı-müfteri” damgasını yemekten kurtulamaz.

    Cevap 3:

    Semavi olan dinlerin birbirini tanıması, onların hak din olduklarının göstergesidir. Çünkü, farklı zaman diliminde gelen bu dinlerin birbirlerini desteklemesi, onların aynı kaynaktan beslendiğini gösterir.

    Nitekim, değişik hayali kaynaklardan beslenen beşeri dinlerin birbirini desteklediğini kimse iddia edemez.

    Cevap 4:

    “Hazırda zaten uyutulmuş bir kitle var (yani daha önceden başka dine iman edenler), kim kaçırmak ister, o kitleyi..” ifadesi, ateistlerin yalancılıkta sınır tanımadığını, diğer bir ifadeyle “tanrı tanımazlık”, “iftirada sınır tanımazlık” anlamına geldiğini göstermektedir. Çünkü;

    a) İslam dininin ilk müminleri olanlar, çoğunlukla, hiç bir dine bağlı olmayan puta tapan müşrikler idi. Demek ki (yani daha önceden başka dine iman edenler..), ifadesi yalanın ötesinde bir zırvanın zirvesini göstermektedir.

    b) “Hazırda uyutulmuş bir kitlenin var olduğu” doğrudur. Fakat bu kitle dindar kesim değil, dinsiz kesimdir. Bunun en büyük delili, ateist rejimlerin yıkılmasından sonra insanların hızla dindarlığa dönmesidir.

    Bunun manası şudur: “Materyalist felsefe ile uyutulmuş ateist kitle, materyalist düşünce afyonundan kurtulur kurtulmaz, kendine geliyor, aklını başına alıyor, gerçekleri görüyor ve bir dine, özellikle de en son hak din olan İslam dinine intisap ediyor.”

    Bir gün, bu iddia sahibi de ateizm afyonundan paçayı kurtarıp, aklını başına devşirir, “modern bilimin evrenin sonradan yaratıldığını kabul ettiğini, sonradan var olan her şeyin mutlaka bir var edeni olduğunu, bir iğnenin bile ustasız olmadığını, olamayacağını, bir tek harf bile yazarsız yazılamayacağını” düşünüp de kelime-i şahadet getirip Müslüman olabilir. Biz de onu bütün benliğimizle alkışlayacağız..

     
Dinler birbirlerinin kopyası mıdır? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Dinine İmanına Bir Güreş Tutalım Var mısın?

    Dinine İmanına Bir Güreş Tutalım Var mısın?

    Kanuni devrinde Avrupa'dan İstanbul'a yaman bir güreşçi gelmiş. dünyaya hükmeden bir padişahın şehrinde herkese meydan okuyor. -Hodri meydan, çekiyormuş. Bunu duyan Kanuni, Çırağan'a dergaha gitmiş. Selam kelâm ve hoş beş faslından sonra Yahya Efendi'ye: - Ağabey, demiş, Avrupa keferesinden bir pehlivan gelmiş, bizimkilere meydanı dar edermiş. Merak ettim gidip seyredeceğim, uygunsa sizde de...
  2. fala bakmak baktırmak dinimizce günah mıdır

    fala bakmak baktırmak dinimizce günah mıdır

    fala bakmak tarot günah mı tarot falı günahmı fal baktırmak günah mıdır fal baktırmak mı evet çok günahtır. hadisi şeriflerde buyruluyor ki , falcının büyücünün dediklerine inanlar kuranı kerime inanmamış olur. fal baktıran falcıya inanmasa bile kırk gün kıldığı nmazlar kabul olmaz.
  3. Dinimizde Kurşun Döktürmek Günah mı?

    Dinimizde Kurşun Döktürmek Günah mı?

    bu konu kurşun döktürmenin dinimizdeki yeri hakkında bilgiler içermektedir. Halk arasın da nazar değen yada ruhu sıkılan kişilerin bazıları çareyi kurşun döktürmekte arar. Kurşun dökümün de ortaya çıkan kurşunun görünümüne göre de yorumlar yapılır. Hatta yakından tanıdığımız birçok ünlü bile arada kendileri için kurşun döktürmektedir. Peki dinimiz de kurşun döktürmek günahmı? Bu sorunuzun...
  4. Birbirinin Kopyası Ünlüler Çok Şaşıracaksınız!

    Birbirinin Kopyası Ünlüler Çok Şaşıracaksınız!

    Bu sayfa; Birbirinin Kopyası Ünlüler Çok Şaşıracaksınız konusu hakkında bilgiler vermektedir. Sevgili melekler, boşuna dememişler insanoğlu çift yaratılmıştır diye. Gerek yerli ünlülerden gerek yabancı ünlülerden birbirine çok benzeyen isimler bulunuyor. Tabi magazin basını da bunları kaçırmamış ve benzer ünlüleri yanyana karelerde paylaşmış. Siz de gördüğünüzde gözlerinize...
  5. Dinimizde müzik haram mıdır?

    Dinimizde müzik haram mıdır?

    Simanın caiz olduğu ve caiz olmadığı yerler vardır. Bazıları, kitaplardaki sima kelimesini çalgı olarak tercüme ettikleri için mubah çalgılar da var zannedilmektedir. Aşağıdaki yazıların tamamı İslam âlimlerinin kitaplarından alınmıştır. Nereden alındığı da sonunda yazılıdır. Kendimize ait tek cümle yoktur. Aletsiz, çalgısız nağmeli sese sima denir. Çalgı aleti ile birlikte olan insan sesine...

Sayfayı Paylaş