gebe
  1. cns_01

    cns_01 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    19 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    381
    Beğenilen Mesajlar:
    95
    Ödül Puanları:
    0

    Diyet Yapmanın Doğurganlığa Etkisi Var mı?

    Konu, 'Diyet - Sağlıklı Beslenme' kısmında cns_01 tarafından paylaşıldı.

    hamilelik, diyet yapmak, zararlari, saglik, tek tip beslenmek, ile ilgili tüm bilgileri burada bulabilirsiniz
    [​IMG]


    Diyet Yapmanın Doğurganlığa Etkisi Var mı?


    Sağlıklı her Kadin bebek sahibi olmayı düşündüğü dönemde beslenmesine ve yaşantısına ekstra dikkat eder. Fazla kilo veya yanlış beslenmeden kaynaklanan aşırı kilo kayıplarının yumurtlamayı olumsuz etkileyeceği gerçeği göz ardı edilmemeli…

    Tek tip diyetler, hormonal dengeyi bozarak, yumurtlamayı durdurabilir. Uzmanların önerilerine kula verirsek; yumurtlamanın sağlıklı olabilmesi için en ideali 36-38 beden olmak.


    Beslenme tarzı doğurganlığa nasıl etki eder?

    Hamile kalma süreci bazılarımız için sancılı bir dönem olabiliyor. Özellikle son yıllarda çoğu kadın hamile kalmakta zorlanıyor ve mikro enjeksiyon sistemi ile hamile kalmaya çalışıyor. Bunun nedeni; hormonal dengesizliğin yanında yoğun ve stresli bir iş ya da aile hayatının içinde bulunmak. Aşırı stres maalesef ki hormon salınımını direkt etkiliyor. Bunun yanında; hızlı hayat koşullarına ayak uydurmaya çalışırken yeterli ve dengeli beslenememek de doğurganlığı etkileyen çok önemli bir faktör. Ayak üstü atıştırmalarla ya da fast food’larla geçiştirilen beslenme tarzı nedeniyle, vücut birçok besinden mahrum kalıyor. Yeterli vitamin, mineral ve kaliteli protein alamamak; hormonların düzenli ve yeterli çalışmasını engelliyor.


    Sıfır beden olmak kadının yumurta sayısını düşürür mü?
    Sıfır beden; vücutta ciddi anlamda vitamin, mineral, protein ve karbonhidrat eksikliklerine neden olup, kişide aşırı gerginliğe yol açarak yumurtlamayı direkt durdurur. Oysa yumurtlamanın sağlıklı olabilmesi, sağlıklı bir bedende mümkündür. Bu beden de 36- 38 beden arasıdır. Sıfır beden veya çok zayıf olmak, vücudun hormonal dengesini bozar. Vücudun demir depoları azalır. Buna bağlı konsantrasyonda azalma, yorgunluk, halsizlik, dikkatsizlik ve düzensiz âdet olma ya da hiç olamama durumu olur. Tüm bu etkenlerin toplamında da yumurtlama gerçekleşmeyerek hamile kalınamaz. Ayrıca sıfır beden bir kadın her şeye karşı ilgisiz ve dikkatsiz olur.


    Sık sık diyet yapmak ya da tek besin içeren diyet programında yaşamak doğurganlığı etkiler mi?
    Hamilelik programı özel bir beslenme programıdır. Bu programı diyet olarak değerlendiremezsiniz. Sık sık diyet yapmak ya da tek besin içeren bir diyeti hamilelik öncesi ve hamilelikte uygulamak son derece yanlıştır. Hamile kalmadan önce de sıkı ve şok diyet yapmak ve kısa zamanda çok kilo vermek hamile kalmayı engeller. Hamile kalmayı planladığınız dönemde hızlı kilo vermeyecek şekilde diyet programınızı ayarlamalısınız. Tek besin içeren diyetler de hamile kalmayı engeller.


    Hamileliğe hazırlanan bir kadın kilo konusunda nelere dikkat etmeli?

    Hamileliğe hazırlanma sürecindeki kadın kilosunu koruyacak şekilde bir beslenme planı düzenlemeli. Bu dönemde kilo ve beslenmeye dikkat edilmezse, hamileliğe gereksiz yere fazla kiloyla başlanır. Hamilelik öncesinde ve hamile kaldıktan sonraki ilk üç ayda kilo korunmalı. Hatta ilk üç ayda kilo alınmamalı. 3 aydan sonra da ayda 1- 1.5 kilo alacak şekilde bir beslenme planı düzenlenmeli. Her ay bebeğin hangi bölümü gelişiyorsa ve annenin hangi rezervleri kullanılacaksa ona göre beslenmek çok önemlidir.


    Hamileliğe hazırlanırken hangi besinlerden kaçınılmalı?

    Hamilelik sürecinde kadında bazı fizyolojik değişiklikler olur. Vücutta aşırı şişkinlik ve su toplanması, kan şekerinde ani değişiklikler ortaya çıkabilir. Anne adayı bu olumsuzluklardan korunmak için beslenmesine çok dikkat etmeli. Hamileliğe hazırlanırken en çok kaçınılması gereken yiyecekler; salamura tuzlu yiyecekler, sakatatlar, konserve yiyecekler, aşırı yağlı besinler ve kızartmalardır. Özellikle tuzlu yiyecekler ödem oluşmasına zemin hazırlar. Ayrıca hamile adayında daha önceden gelen kansızlık söz konusu ise beslenmesi de iyi düzenlenmelidir. Kan şekerinde ani iniş ve çıkış olmaması için basit şekerli yiyeceklerden mümkün olduğunca uzak durulmalı. Bu yiyecekler arasında çay şekeri, şekerlemeler, hamur tatlıları (sütlü tatlıları haftada 1-2 ), kola ve hazır meyve sularını sayabiliriz. Bu arada bebek cinsiyeti, tamamen genetikle alakalı olup, beslenmeyle ilgisi yoktur.


    Doğurganlığı artıran besinler neler?
    Doğurganlığın artması ve döllenmenin sağlıklı gerçekleşmesi için anne adayının özellikle dikkat etmesi gereken nokta; psikolojik dengesini iyi koruması ve vücudu rahatlatan B kompleks vitaminleri içeren bir beslenme uygulamasıdır. B kompleks vitaminin dışında diğer vitamin ihtiyacını da iyi karşılamalı. Bunlar; ceviz, fındık (1 çay bardağı), 5 adet muz, greyfurt, portakal, mandalina, çok tahıllı ekmek, yoğurt, süt, kivi, soya, bulgur, kereviz, brokoli, bezelye ve soya eti, yağsız kırmızı et gibi besinlerden alınabilir.


    Boy ve kilo arasında ne kadar fark olmalı?

    Herkesin ideal kilosu farklılık gösterir. ‘Boy ile kilo arasında 10 kilo fark olmalı’ diyemezsiniz. Böyle bir standart koymak yanlış olur. Boy ile kilo arasındaki farkın kiminde 10, kiminde ise 15 kilo olması gerekebilir. Peki bu nasıl belirlenir? Herkesin kemik yapısı da boy ile kilo farkı da değişir. Örneğin; kalın kemik yapılı insanların kemik ağırlığı fazla, yağ oranı az olur ve bu durumda da kilonun boydan ortalama 10-12 kilo az olması gerekir. Bu farkla insanlar 38-36 beden arası olurlar. Fakat kemik yapısı ince olan kişilerin kemik ağırlığı az olduğundan bu fark 14-17 arası bir farka yükselir. Diğer bir faktör ise vücuttaki yağ oranıdır. İdeal kiloyu belirlemek için vücut, su, yağ ve kas oranına bakılması şart. Ayrıca bel çevresi ve vücudun bazal metabolizma hızı çok önemlidir.



    Taylan Kümeli

     
Diyet Yapmanın Doğurganlığa Etkisi Var mı? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Lazer epilasyonun yan etkisi var mıdır?

    Lazer epilasyonun yan etkisi var mıdır?

    Lazer epilasyonun yan etkisi var mıdır? İşlem, hastanın cilt ve kıl tipine uygun enerji değerleri ile yapıldığında lazer epilasyonun hiçbir yan etkisi yoktur. Uygulama sonrasında kısa süreli olarak, hafif bir kızarıklık, kabarıklık ve yanma görülebilir ki bu da tedaviden sonraki birkaç saat içinde kendiliğinden geçmektedir. Çok hassas ciltlerde kızarıklıklar 2-3 gün devam edebilir
  2. Dolunayın İnsanlar Üzerinde Etkisi Var mı?

    Dolunayın İnsanlar Üzerinde Etkisi Var mı?

    dolunayın etkileri dolunay, insan üzerinde etkileri, insan davranışlarına etkisi, dolunay ve insan, etkiler mi, ile ilgili bilgileri burada bulabilirsiniz Sevgili melekler, Dolunay denilince akla kurt adam gelir, kurt adam denildiğinde de dolunay..Dolunay olduğu gecelerde ,bu gece kurt adam olacağız gibi lüzumsuz esprileri de hep yaparız.Ama ne alaka demeyiz çünkü bunun sebebi...
  3. Kuşburnunun Yan Etkisi Var mı ?

    Kuşburnunun Yan Etkisi Var mı ?

    kuşburnunun zararları kuşburnunun faydaları ve zararları Tansu Çiller'in başbakanlık yaptığı dönemlerde meşhur olan kuşburnu çayı ile kuşburnuyu tanımıştık melekler :) Bu bitki özellikle C vitamini deposu olmasıyla ünlü. Peki yan etkisi var dersiniz ? Makalemizden öğrenelim :tik: Kuşburnunun faydaları ve zararları - Hastalıklara karşı direnç verir. - Bedene ve gözlere güç verir. -...
  4. Kefirin Yan Etkisi Var mı ?

    Kefirin Yan Etkisi Var mı ?

    Kefirin Yan Etkileri Kefirin Zararı var mı kefirin Zararları Nelerdir Orta Asya kökenli bir içecek olan kefirin faydalarını hepimiz aşağı yukarı biliyoruz melekler :) Peki faydalı diye tükettiğimiz kefirin yan etkileri var mı acaba melekler ? :) Kefirin bilinen bir zararı yoktur. Çok nadir olarak bazı kişiler yeni başladıklarında fazla kefir içmeye tahammül edemezler. Bu kişiler kefir...
  5. Yaşınızın Doğurganlığa Etkisi...

    Yaşınızın Doğurganlığa Etkisi...

    ileri yaş hamilelik ileri yaş gebelik Sevgili melekler, evlenip yuvanızı kurduktan sonra kendinizi hazır hissettiğinizde bir bebek sahşbşi olmak istemeniz kadar doğal birşey yoktur. Ancak güğnümüzde eskiye oranla evlenme ve buna bağlı olarak bebek sahibi olma yaşının yükselmesi sebebiyle, bebk sahibi olamayan ve bunun için uğraş veren çiftlerin sayısı da artıyor. Biz de bu sayfamızda...

Sayfayı Paylaş