gebe
  1. Julieт

    Julieт Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    17 Kasım 2009
    Mesajlar:
    577
    Beğenilen Mesajlar:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Cehennemin dibi

    Doğru istikamet

    Konu, 'Tüm İslami Bilgiler' kısmında Julieт tarafından paylaşıldı.

    Bir kimsenin temiz gönüllü, ihlâslı ve doğru bir istikâmet sahibi olduğunu anlamak için onun, yaptığı ibâdetlerinden ziyâde o ibâdetleri hangi kalbî seviye ve hâl ile yaptığına bakılmalıdır. Yani bilhassa davranışlarının İslâm ahlâkına uygun ve kazancının helâl olup olmadığına dikkat edilmelidir. Bu meyanda Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-, bir kimse methedildiği zaman, metheden şahsa, üç şeyi sormuştu:
    “-Sen onunla hiç komşuluk, yolculuk veya ticâret yaptın mı?”
    Muhatâbı üçünü de yapmadığını söyleyince: -Öyleyse onu methetmeyin, çünkü siz onu lâyıkıyla tanımıyorsunuz!” buyurdu.

    Onun için Süfyân-ı Servî -kuddise sirruh-:
    Kişinin dindarlığı, ekmeğinin helâlliği nisbetindedir.” buyurmuştur.

    Yine birgün kendisine:
    Efendim! Namazı birinci safta kılmanın fazîletini anlatır mısınız?” dediklerinde de helâl lokmaya dikkat çekmiş ve:
    -Kardeşim! Sen ekmeğini nereden kazanıyorsun, ona bak! Kazancın helâl olduktan sonra, hangi safta dilersen namazını orada kıl;bu hususta sana güçlük yoktur.” cevabını vermiştir.

    Denilebilir ki helâl-haram hassâsiyeti, mü'minin mânevî durumunu teşhiste en hâyatî ölçüdür. Helâl kazancına haram karıştırmamanın ehemmiyet ve bereketini, merhum Mûsâ
    efendi -kuddise sirruh- şu hâdise ile anlatırdı:

    Gayr-i müslim bir komşumuz vardı. Sonradan müslüman olmuştu. Birgün kendisine hidâyete eriş sebebini sorduğumda şunları söyledi:
    -Acıbadem'de tarla komşum Rebî Molla'nın ticaretteki güzel ahlâkı vesilesiyle müslüman oldum. Molla Rebî süt satarak geçimini temin eden bir zâttı. Bir akşam vakti bize geldi ve:
    “ - Buyurun, bu süt sizin!” dedi.
    Şaşırdım:
    “Nasıl olur? Ben sizden süt istemedim ki!” dedim.
    O hassas ve zarif insan:
    “-Ben farkında olmadan hayvanlarımdan birinin sizin bahçeye girip otladığını gördüm. Onun için bu süt sizindir.Ayrıca o hayvanın tahavvülât devresi (yediği otların vücüdunda tamamen izâlesi) bitinceye kadar sütünü size getireceğim[​IMG].” dedi. Ben:
    “- Lafı mı olur komşu? Yediği ot değil mi? Helâl olsun![​IMG]” dediysem de Molla Rebî :
    “ - Yok yok, öyle olmaz! Onun sütü sizin hakkınız![​IMG]” deyip hayvanın tahavvülât devresi bitene kadar sütünü bize getirdi.
    İşte o mübârek insanın bu davranışı beni ziyâdesiyle etkiledi. Neticede gözümden gaflet perdeleri kalktı ve hidâyet güneşi içime doğdu. Kendi kendime:
    “ - Böyle yüce ahlâklı birinin dîni, muhakkak ki en yüce bir dîndir. Böylesine zarîf, hakşinâs, mükemmel ve tertemiz insanlar yetiştiren dinin doğruluğundan şüphe edilemez!” dedim ve kelime-i şehâdet getirip müslüman oldum.

    Bu hikmetli kıssalar, helâl kazanç ve haram meselesi hususunda ne kadar titiz ve ihtiyatlı olmamız gerektiğini de pek bâriz bir şekilde ortaya koymaktadır. Zîrâ helâl kazanç, takvânın temel esaslarındandır.
    Ancak helâl-haram demeden dünya ihtirâsına mağlup olanlar, bu âlemde saltanat sürer gibi görünselerde, sonsuz âlemin ebedî birer sefîli ve yoksulu olmaktan kendilerini kurtaramazlar. Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
    Öyle bir zaman gelir ki, kişi malını helâlden mi haramdan mı kazandığına hiç aldırış etmez.” (Buharî, Büyû, 7, 23)
    Hâsılı, hadis-i şerifte işâret edilen gafletlerin fazlaca zuhur ettiği ve gönüller haramları terk etmeye çalışsa da, onların gönülleri bırakmadığı günümüzde, helâle riâyet edebilmek, en mühim mesele ve en büyük ibâdettir. Bu büyük ibâdeti ifâ ederek Allah'ın emrine itaat, teslîmiyet ve rızâ hâlinde bulunabilen kalpler, dikenlerin arasından sıyrılıp renk renk açmaya mazhar olan güller misâli, b,rer hayır ve feyiz menbaı olurlar. Bunun aksine, haram ve şüpheli şeylere dalmış kalpler de, güllerin aksi olan dikenlerin arasına katılıp binbir kötülük kaynağı ve hattâ ahlâksızlık yuvası hâline gelirler.


    alntı

     
Doğru istikamet konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Doğru erkek doğru kadın....

    Doğru erkek doğru kadın....

    Birkaç yıl önce bir uçak yolculuğu sırasında yanımdaki koltukta oturan bir adamın alyansını sağ elinin işaret parmağına taktığını fark ettim. O anda yorum yapmaktan kendimi alamadım. 'Bayım alyansınızı yanlış elinize takmışsınız dedim ' Adam bunun üzerine bana dönerek ; 'yanlış kadınla evlendim de ondan' diye karşılık verdi. Ziglar bu anıyı okuyuculara aktardıktan sonra aklımıza gelmeyen...
  2. doğru kadın-doğru adam

    doğru kadın-doğru adam

    ben büyük bir zevkle okudum umarım sizde beğenirsiniz bu hikayeyi:):) ders çıkartılacak bir konu aslında :) Bir uçak yolculuğunda yan koltukta oturan bir adamın alyansını sağ elinin işaret parmağına taktığını fark eden yazar yorum yapmaktan kendini alamaz; "Bayım alyansınızı yanlış elinize takmışsınız!" Adam bunun üzerine; "Yanlış kadınla evlendim de ondan!" diye...
  3. Güneş'in Gidiş İstikameti

    Güneş'in Gidiş İstikameti

    Kuran'da Güneş ve Ay'dan bahsedilirken her birinin belli bir yörüngesi olduğu vurgulanır: Geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yaratan O'dur; her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor. (Enbiya Suresi, 33) Yukarıdaki ayette geçen "yüzme" kelimesi Arapçada "sabaha" olarak ifade edilir ve Güneş'in uzaydaki hareketini anlatmak üzere kullanılmaktadır. Bu kelime Güneş'in uzayda...
  4. Doğru Adresler,Doğru Aşklar

    Doğru Adresler,Doğru Aşklar

    Sevgili Melek :') Artık seni gerçekten seven,anlayan ve her halinle sahiplenecek bir erkek arkadaş mı arıyorsun? onu nerede bulabileceğini gerçekten biliyormusun? işte ruhunun eşine rastlayabileceğin adresler... Beyaz atlı prens arayışlarına girdiysen ve inatla bu konuda doğru insana ulaşabileceğine inanıyorsan hiç durma devam et!asıl önemli olan onu nerede bulacağın.Tabii ki kimin...
  5. Doğru Sözler

    Doğru Sözler

    Doğru Sözler arıyorum ben facede ya da msn de kullanacam artık gerisini siz düşünün :)

Sayfayı Paylaş