gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.167
    Beğenilen Mesajlar:
    2.217
    Ödül Puanları:
    113

    Doğum hakkında kimsenin size anlatmadığı 10 şaşırtıcı gerçek

    Konu, 'Kadın Haberleri' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Sakın olaki bu konudan bebek bekleyenler korkmasın:)Allah her şekilde kulunun yardımcısıdır bunu unutmayın Öncelikle dünyaya yeni bir canlı getiriyorsunuz bu gerçekten kolay birşey değil sonuçta candan can ayrılıyor.Zahmetsiz emeksiz birşey olmaz değil mi arkadaşlar sonucun güzel olacağını düşünerek çekilen acıların boş yere olmadığını anlıyoruz:) Tüm acılarımız çektiğimiz çileler dünyaya gelen bebeğimizi gördüğümüzde inanın geçiyor:) Peki doğum anında yaşananlar çekilenler nelermiş isterseniz şimdide bunlara göz atalım

    Bebek bekliyorsunuz ve doğumun nasıl olacağını, neler yaşayacağınızı şiddetle merak ediyorsunuz.

    Doğumla ilgili bulabildiğiniz yazıları ve kitapları okuyor, doktorunuzla, arkadaşlarınızla ve doğum yapmış annelerle konuşuyorsunuz. Yine de doğumla ilgili bazı konuların size hiç kimse tarafından anlatılmamış olması olasılığının yüksek olduğunu biliyor musunuz?

    Öncelikle şunu bilmelisiniz, her kadının doğum deneyimi birbirinden farklı olsa da kesin olan bir şey var: Doğurmak filmlerdeki gibi olmaz! Öte yandan, doğumun nasıl olduğu konusunda başka annelerle konuşmak yararlı olsa da, özellikle zor bir doğum yapmış annelerin objektif olması çok zordur. Ayrıca sizin planladığınız doğum şeklinden farklı bir doğum yapmış annelerin de size çok fazla fikir vermesi mümkün değildir.
    Tüm bu durum karşısında doğumla ilgili bilmeniz gereken ancak size anlatılmamış olması muhtemel konuları derledik...

    1- İlk doğum saatler sürebilir

    Filmlerde anne adayı ilk sancıda arabaya bindirilerek hastaneye götürülür, kısa bir süre sonra da bebek dünyaya gelir. Oysa ilk doğumlarda, ilk sancının hissedilmesinden sonra doğumun gerçekten başlaması rahat altı-yedi saat sürebilir. Rahim ağzı 2 santim açılmadan önce “başlamış doğum eylemi” olarak değerlendirilmezsiniz. Bu dönemde ayakta ve aktif olmak süreci hızlandırabilir ancak çok erken aşamada hastaneye gitmeniz durumunda da kendinizi hastane yatağında uzanarak gözlem altında beklerken bulabilirsiniz. Kısacası ilk sancıları hissettikten sonra yapmanız gereken, sakin olmak, rahatlamaya ve gevşemeye çalışmak ve kasılmaların şiddeti, süresi ve gelme aralığına dikkat ederek doktorunuzla temas kurmaktır.

    2- Sularınız her zaman ani ve şiddetli bir boşalma şeklinde gelmez

    Bazı annelerin suları şiddetle ve aniden boşalsa da, çoğunlukla suların gelmesi sızıntı şeklinde hissedilir. Bunun nedeni bebeğin başının amniyotik sıvının çoğunun boşalmasını engellemesi olabilir. Miadını doldurmuş anne adaylarının çoğu hafif idrar kaçırmaları yaşayabilir, bu nedenle suların gelmesinin idrar kaçırmayla ya da idrar kaçırmanın suların gelmesi ile karıştırılması sık görülen bir durumdur.

    Sularınız doğumun herhangi bir aşamasında gelebilir, dolayısıyla da bu ilk su sızıntıları doğumun çok yaklaşmış olduğuna işaret etmeyebilir. Bununla birlikte, suların gelmesinin ardından rahimde enfeksiyon oluşması riski doğduğundan 24 saat içerisinde doğumun gerçekleşmesi gereklidir. Sularınızın gelip gelmediğinden emin olamıyorsanız, yapmanız gereken en doğru şey doktorunuza ya da ebenize başvurmak olacaktır.

    3- Doğum “pis” iştir!

    Evet, filmlerde ve pembe dizilerde makyajı yerinde bir kahramanın birkaç çığlık atması ve pek az ter dökmesinin ardından gururlu anne-babanın mutlulukla minik bebeklerine baktıklarını görürüz. Anne biraz yorgundur ancak halen üstü başı, eli yüzü gayet düzgün ve bakımlıdır.
    Ancak gerçek yaşamda göğüs hizasına kadar çekilen çarşafın altındaki sahne pembe dizilerden çok adli vakaların anlatıldığı dizilerdeki sahnelere benzer!

    Doğurmak “pis” iştir ve o ilk ağlamayı işittiğinizde büyük olasılıkla küçük bir ter, amniyotik sıvı, kan ve muhtemelen kakadan oluşan bir bataklık içerisinde yatıyor olacaksınız. Ikınırken kaka kaçırılması gayet normal ve aslında doğru biçimde ıkındığınızı gösteren bir durumdur. Ancak böyle bir kazanın olmasından korkarak ıkınmaktan kaçınmamalı ve sizden ıkınmanız istendiğinde var gücünüzle ıkınmalısınız. Olası bir kaka kaçırma durumunda hiçbir yorumda bulunmadan temizliğiniz yapılacaktır ve bu duruma her zaman şahit olan doktorunuz ya da ebeniz sizin hakkınızda hiçbir olumsuzluk düşünmeyecektir.

    4- Suni sancı her zaman işe yaramayabilir

    Bebeğiniz miadını geçirdiyse doktorunuz suni sancı ile doğumu başlatmak isteyebilir. Bunun nedeni hamileliğin sonuna yaklaşıldığında plasentanın çok etkin bir şekilde çalışamaması ve bebeğe yeterince besin ve destek sağlayamaması riskinin doğmasıdır. Çok çeşitli suni sancı (indüksiyon) yöntemleri vardır ve ilk teşebbüsün sonuç vermemesi durumunda doktorunuz bir sonraki daha güçlü yönteme geçecektir. Ancak doğumu başlatmaya yönelik tüm çabalara rağmen (büyük olasılıkla bebeğin gerçekte miadını tam doldurmamış olması nedeniyle) doğumun başlatılamaması söz konusu olabilir.

    Gebelik yaşı son adet tarihine ve bebeğin ölçümlerine göre hesap edilir. Ancak kadınların son adet tarihlerinden itibaren yaklaşık iki hafta sonra yumurtlamaları nedeniyle bebeğin gebelik yaşı hesaplarına kıyasla iki hafta daha küçük olması söz konusu olabilir. Bu nedenle henüz 42 haftanızı doldurmadıysanız (ilk kez doğumb yapan anne adaylarının hesaplanan olası doğum tarihlerinden 10 gün geç doğum yaptıklarına dair bulgular mevcuttur), bebeğinizde bir sorun olduğuna ya da amniyotik sıvı miktarının olması gereken düzeyde olmadığına dair bulgular mevcut olmadığı sürece, suni sancı konusunda ihtiyatlı davranmanızda yarar vardır.

    5- Epidural riskli olabilir

    Epiduraller yaygın kullanılan ağrı kesici yöntemlerdir ve bu sayede pek çok anne adayı doğumu stresli ve sancılı bir deneyim yerine rahat ve tadı çıkarılan bir deneyim olarak yaşamaktadır.

    Epiduraller çoğunlukla işe yarar ancak nadiren vücudun tek tarafında etkili olması ve vücudun diğer tarafında sancıların hissedilmesi söz konusu olabilmektedir. Ayrıca anestezik maddenin yanlışlıkla kana enjekte edilmesi söz konusu olabilmektedir (çoğunlukla doğumun çok ileri aşamalarında ve anne adayının epidural uygulanırken hareketsiz durmakta zorlanması halinde meydana gelmektedir). Bu durum ise daha sonra şiddetli baş ağrılarına yol açabilmektedir.
    Epiduralin doğumu neredeyse hiç ağrısız yapma ve doğumun yavaş ilerlemesi durumunda dinlenme olanağı vermek açısından net bir yararı olduğunu unutmayın. Ancak uzun süre hastane yatağında uzanmak da doğum sürecini fazlasıyla yavaşlatarak kasılmaların yeniden başlayabilmesi için ilave ilaçların verilmesini gerektirebilir. Ayrıca bu durum ıkınma sırasında hissetme yeteneğinizi etkileyerek yardımlı doğum ya da sezaryen olasılığını artırabilir.

    6- Epizyotomi (doğum kesisi) yapıldığını hissetmezsiniz

    Epizyotomi (bebeğin çıkışını kolaylaştırmak amacıyla vajina girişinde kesi yapılması) çoğu kadını korkutur. Ancak bu uygulama sadece mutlaka gerekli olması halinde yapılır ve epidural almamış olsanız dahi, lokal anestezi altında ya da kasılmanın tepe noktasında gerçekleştirileceğinden, kesi yapıldığını hissetmezsiniz.


    7- Ayakta ve hareketli olmak daha iyidir!

    Doğumla ilgili filmlerin çoğunda doğum yapmak için sırt üstü uzanmak gerektiği fikri oluşturulur. Oysa gerçekte doğum ve bebekle ilgili herhangi bir sorun bulunmadığı sürece bunun tam tersi daha iyidir. Ayakta ve hareketli olmak yer çekiminin kasılmalarınızı destekleyerek bebeğin doğum kanalına girmesinin kolaylaştırması anlamına gelir. Yürümek, kalçaları sallamak ve nefese yoğunlaşmak sancıları hafifletme konusunda gerçekten yardımcı olur. Dolayısıyla bu şekilde sancılarla kendi başınıza gayet iyi bir şekilde baş edebildiğinizi görmenizi sağlayabileceğinden, epidural uygulanmasını istemeden önce bunu deneyebilirsiniz.

    8- Doğum sonrasında yoğun kanamanız olacak

    Doğum sonrasında, sezaryen doğum yapmış olsanız dahi, yoğun kanama ve büyük pıhtıların gelmesine hazırlıklı olmalısınız. Özellikle doğumdan sonraki ilk 24 saat içerisinde sık sık ped değiştirme ihtiyacı duyabilir ve her ayağa kalktığınızda boşalma şeklinde kanama hissedebilirsiniz. Bu kanama gayet normaldir ve plasentanın rahim duvarına tutunduğu yerden kaynaklanmaktadır. Doğumdan üç ile dört hafta sonra kanama kahverengimsi bir akıntıya dönüşerek hafifler. Kanamanın hafiflemesi ve ardından yeniden yoğunlaşması ya da parlak kırmızı bir renk alması rahminizde halen plasenta parçası kalmış olabileceğine işaret edebileceğinden derhal doktorunuza başvurun. Ayrıca bu süre boyunca, tampon kullanımı rahminize ve plasenta alanındaki yara yeri kanalıyla kan akımınıza hava girmesine neden olarak tehlikeli sonuçlara yol açabileceğinden ped kullanmayı tercih etmelisiniz.

    9- Sezaryen kolay yol değildir

    Sezaryen vücuda erişmek için cilt, kas ve yağ dokusunun kesilmesini gerektiren bir büyük operasyondur. İyileşme süreci ağrılı olabilir ve bebeğiniz ile mevcut diğer çocuklarınıza bakmanızı ve emzirmenizi zorlaştırabilir. Vajinal olarak doğurma seçeneğine sahip olduğunuz sürece, bunun sizin için en iyi ve en güvenli yol olduğu gerçeğini aklınızdan çıkarmamalısınız.

    10- Emzirmek başlangıçta acı verebilir

    Emzirmek hem siz, hem de bebeğiniz için en iyisidir ve hazır mamaya başlamadan önce bebeğinizi emzirmek için elinizden gelen her şeyi yapmalısınız. Anne sütü bebeğe yaşama en iyi şekilde başlangıç yapma olanağını verir. Ancak tüm bunlar özellikle bebeğin memeyi iyi kavramaması durumunda emzirme sırasında canınızın yanabileceği gerçeğini değiştirmez.
    Bu açıdan anahtar unsur bebeği ve kendinizi doğru pozisyonda tutabilmek için gerekli tüm bilgi ve tavsiyeleri almanızdır.

    Ne yazık ki pek çok anneyi emzirmekten caydıran sorunların çoğunun aslında kolaylıkla çözümlenmesi mümkündür. İlk birkaç gün sabırlı olur ve emzirme tekniğini öğrenmek için kendinize şans verirseniz, ilerleyen günlerde hem bebeğinizin bakımı sizin için çok daha kolay olur, hem de onu anne sütünün artık sayılmakla bitmeyen faydalarından mahrum bırakmamış olursunuz.


     
  2. <3PirayeEda<3

    <3PirayeEda<3 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    22 Haziran 2010
    Mesajlar:
    230
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Trabzon
    Evet doğumdan ve çocuklardan soğudum :D özellikle ıkınırken altımıza kaçırmaktan sonra :D
     
  3. HaYaL

    HaYaL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    1 Şubat 2009
    Mesajlar:
    11.262
    Beğenilen Mesajlar:
    229
    Ödül Puanları:
    83
    Şehir:
    Şehr-i HaYaL
    Iyykk bebek istemekten vazgeçtim ben :D hahaha
     
  4. orkide

    orkide Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.672
    Beğenilen Mesajlar:
    10
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    bende anlayamadım neresi
    amanınnn ndoğumuu hep anlatmışınnn hamişler korkacakkk hahahahah kızlar ne olursa olsun nasıl dıoğurursanız doğurunnn meleğinizi kucağınıza veripmemenizi ağzına soktuğunuz an işte o an herşey duruyor :D:D allah hepsinin yardımcısı olsunnn :D.D
     
  5. benimm ben

    benimm ben Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    30 Kasım 2010
    Mesajlar:
    857
    Beğenilen Mesajlar:
    22
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Benim yerim Onun yanı.. :)
    okurken stresten başıma ağrı girdi hahaha
     
  6. hüzün meleği 26

    hüzün meleği 26 Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    11 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.213
    Beğenilen Mesajlar:
    77
    Ödül Puanları:
    48
  7. ^Gri Melek^

    ^Gri Melek^ Hamiş Melek Üye

    Kayıt:
    24 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    1.064
    Beğenilen Mesajlar:
    201
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    HiNDiSTaN :)
    Benim sanci basladiginda dr a 4 saat sonra haber verdik tam acilma olsun oyle gelsin diye.... birak yatmayi evin icinde kosular gerceklestirdim maraton hazirligi gibiydi:D Ikinma esnasini anlatmaya cesaret edemedim biraz dogrulup alt kisma baktigimdaki goruntu biraz karisikti sahsen neler vardi orda bende cikaramadimhahahaha.... Amaaaa oglum icin her aciya deger:d040:
     
  8. $ul€

    $ul€ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.205
    Beğenilen Mesajlar:
    424
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    iڪے†∂ηßﺙℓ
    sanırım sadece eşim ve ben kalıcaz :D tabi evlenirsek :D
     
  9. eficixmM

    eficixmM Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    18 Ekim 2010
    Mesajlar:
    334
    Beğenilen Mesajlar:
    7
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    isTanßLue .)
    anamm ben cocuk yapmaktan vazgectım okurken tırstım dogum anını duşunemıorm bıle :S
     
  10. gamzeee_006

    gamzeee_006 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    4 Ocak 2011
    Mesajlar:
    2
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ankara
    öyle diyorsunuz şimdi evlenin bak nasıl istiyorsunuz.ben 6 haftalık hamileyim.hamile kalabilmek için neler yaptım.Allah aratmasın çok zor.olsun diye daha dua edeceksiniz.şuan yaşadığım güzel duyguları yaşamak için dua ediceksiniz.boşverin hiç kafanıza takmayın.annelik en güzel şey.1 gün acınız oluyor ama hayatınız boyunca evladınızın mutluluğunu yaşıycaksınız.herşeye değer....
     
  11. beklenenbebis

    beklenenbebis Forum Okuru

  12. Bir Hamile

    Bir Hamile Forum Okuru

    38 haftalık hamileyim, daha dün 2 kez çatı muayenesi oldum ve doktorum keyfi olduğuna inandığım şekilde beni sezeryana yönlendirdi. Tabii ki kabul etmedim ve farklı bir doktora gittim. Sonuç, haklıyım, yönlendirme keyfi, normal doğum yapabilirim. Normal doğum candır, epizyo mecbur kalınmadıkça atılmayacaktır, her doğum hikayesi mükemmel değildir ama aynı kişinin farklı gebeliklerinde dahi herşey farklıdır kusmadan doğum anı sancılarına kadar... Normal doğum için tüm araştırmaları yapmış biri olarak okuduklarımdan şaşırmadım açıkçası, ancak güzel bir yazı, teşekkür ederim...
     
    SadmiN bunu beğendi.
Doğum hakkında kimsenin size anlatmadığı 10 şaşırtıcı gerçek konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Hayvanlar Hakkında Bilinmeyen 10 Gerçek

    Hayvanlar Hakkında Bilinmeyen 10 Gerçek

    10. Timsahlar dalışlarında denge sağlayabilmek için taş yutarlar. 9.Anne balina yavrusu memesine tutunmuşken süt bezlerinin çevresindeki kaslar yardımıyla sütü püskürterek onu besler. Günlük 90 kilo civarındaolabilen bu sütün %50'ye yakını yağdır. 8. Pek çokkuş türü yönlerini bulabilmek için dünyanın manyetik alanındanyararlanır. Güvercinler bunun yanısıra yeryüzündeki işaretlerden...
  2. Beynimiz hakkında 10 şaşırtıcı gerçek

    Beynimiz hakkında 10 şaşırtıcı gerçek

    İngiliz bilim insanları Sandra Aamodt ve Sam Wang, yeni çıkan "Welcome to Your Brain (Beyninize Hoşgeldiniz)" adlı kitapta beyin ve sinir sistemine yönelik gözden kaçırdığınız, bilmediğiniz ayrıntıları sıraladı. İşte bu ayrıntılardan bazıları... 1. Beyniniz, buzdolabınızın ampulünden daha az enerji tüketir Beyin 12 watt gücünde enerji kullanır ki büyük boy iki muzdan elde edilecek...
  3. Şaşırtıcı Gerçekler!

    Şaşırtıcı Gerçekler!

    HİNDİSTAN’DA 44 MİLYON ÇOCUK İŞÇİ VAR. SANAYİLESMİŞ ÜLKELERDE İNSANLAR, GUNDE 6-7 KG KATKI MADDESİ YİYOR. DUNYANIN EN ÇOK KAZANAN SPORCUSU GOLFÇU TİGER WOODS, YILDA 78 MİLYON DOLAR, YANİ SANİYEDE 148 DOLAR KAZANIYOR. 15 YAŞINDAKİ İNGİLİZLER’İN YARISI UYUSTURUCU KULLANMIŞ, DORTTE BİRİ SİGARA İÇİYOR. AMERİKALI 7 MİLYON KADIN, 1 MİLYON ERKEK YEME BOZUKLUGU ÇEKİYOR....
  4. Bitkiler Aleminden Şaşırtıcı Gerçekler

    Bitkiler Aleminden Şaşırtıcı Gerçekler

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  5. Mona Lisa hakkında bilinmeyen 10  gerçek

    Mona Lisa hakkında bilinmeyen 10 gerçek

    1. Mona Lisa’yı Fransızlar “La Joconde”, İtalyanlar ise “La Gioconda” olarak biliyor yani “Madonna Lisa”nın kısaltması. Bu da “Leydim Lisa” dernek. 2. Mona Lisa’nın gerçekte kim olduğu hâlâ bir sır. Ancak tarihçiler onu Floransalı bir işadamı olan Francesco del Giocondo’nun eşi Lisa del Giocondo olduğuna inanıyor. 3. Diğer teoriler ise, Da Vinci’nin annesi, Meryem Ana, hayat kadım ve hatta Da...

Sayfayı Paylaş