gebe
  1. büşra.shid

    büşra.shid Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    953
    Beğenilen Mesajlar:
    175
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    on the clouds :)

    Dokuma tezgahının tarihçesi

    Konu, 'Tarih' kısmında büşra.shid tarafından paylaşıldı.

    dokuma tezgahı tarihçesi dokuma tezgahı çeşitleri nasıl çalışır nasıl yapılır El emeği göz nuru örgü dikiş nakış malzemelerimiz vardır elbet evlerimizde çeyizlerimizde.Ne kadar modernleşen teknoloji bizlere onları yavaştan unutturmaya başladıysa da yerleri ayrıdır elbet.Gelin dokuma tezgahlarına dair nostalji yapalım..

    Dokuma tezgâhı, en eski buluşlardan biridir. Kazılardan anlaşıldığına göre, kullanımı, İ.Ö. 4 500 yıllarına, hattâ daha Öncesine uzanmaktadır. El dokuma tezgâhları, birçok ülkede (bu arada yurdumuzda da), günümüzde bile yaygın olarak kullanılmaktadır. Yüksek hızlı endüstri dokuma tezgâhları da aynı ilkeye dayanır.
    Bir dokumadaki boyuna ipliklere, «çözgü Dokuma tezgâhında, çözgü iplikleri, makinayla gergin tutulur. En yaygın tür olan düz dokumada, her iki iplikten biri yukarı, ötekiler aşağı doğru çekilir. İpliklerin böyle, iki kat halinde ayrılmasına, «ağızlık açma Kısacası dokuma işlemi, birbirini izleyen ağızlık açma, argaçlama, sıkıştırma işlemleriyle sürer.


    [​IMG]



    Tarihçe:
    İlkel dokumacılık, örme kadar yavaş yapılan bir işti. İlk dokuma tezgâhının da, yere çakılı çubuklara bağlı iplerden oluştuğu sanılır. Binlerce yıl önce, çözgü ipliklerinden oluşan dizileri aralıklı tutabilmek için, ağızlık çubukları yapılmıştı. Daha eskidense bu aralıklamanın, elle ve teker teker yapılması gerekiyordu.
    Bir başka önemli buluş, gücüdür.
    Gücünün ne zaman geliştirildiği kesinlikle bilinmemektedir. Ancak, ilk gücülerin delikli bir sopadan oluştuğu sanılmaktadır. Sonradan bu amaçla, ortası delikli bir tel, daha sonra da, delikli bir metal şerit kullanılmıştır. Gücü, makinanın önüne, düşey olarak takılır. Genellikle her çözgü için, bir gücü bulunur. Çözgü ipliği, gücüdeki delikten geçirilir ve gücü çerçevesi alçaltılıp yükseltilerek, argaç aralığı oluşturulur. Daha karmaşık dokumalarda gücüler, istenen desene göre, karışık sırayla açılır. Desen dokumacıya, 8 x 8 puntoluk kareli kâğıt üstünde verilir.
    İlkel dokuma tezgâhlarında,
    çözgünün gergin tutulması için çeşitli yöntemler kullanılmıştır. Ağırlıklı tezgâhlarda, çözgü iplikleri bir kol demirinin üstünden geçirilip, uçlarına bağlı ağırlıkla gerdirilirdi. Kayışlı tezgâhlardaysa, dokumacı, sırtına bağlı kayışı, geriye yaslanarak gergin tutardı. Bu ilkel tezgâhlarda argaç, argaç aralığından elle geçirilirdi. Modern tezgâhlarda bu işlem, bir mekikle yapılır. Mekik, en yalın biçimiyle, içinde atkı masurası bulunan içi boş bir tahta parçasıdır.
    Gücüler ve mekik, son yıllara kadar elle çalıştırılmaktaydı. Yalnızca gücü çerçevesi ayakla yöne-tilebiliyordu. Gücü çerçevesi, ilk kez Doğu'da geliştirildi. Avrupa'da, dokuma tezgâhı, Ortaçağ boyunca oldukça ilkel bir makina olarak kaldı. Ama XIII. yüzyılda, gene Doğu'dan alınan bir yenilik geliştirilerek, şaftlı dokuma tezgâhı ortaya çıkarıldı. Bu tezgâha, bir dizi gücü takılıyordu. Gücüler bir şafttan tezgâhın üstüne uzanıyor ve bir pedalla çalıştırılıyordu. Böylece, her argaca bir gücü düştüğünden, çeşitli desenler yapmak olanağı doğmuştu.
    Günümüzde dokuma tezgâhındaki gelişmeler, mekik ve gücülerin otomatikleştirilmesi ve makinanm buhar ya da elektrikle işletilmesi doğrultusunda olmuştur. Mekiğin otomatikleştirilmesi, Leonardo da VİNCİ'nin üstünde çalıştığı sorunlardan biriydi. Ne var ki, bu konuda, XVII. yüzyıla kadar önemli bir gelişme olmadı. Dokuma tezgâhlarının geliştirilmesi, BUHAR MAKİNASI'nın bulunmasıyla birlikte. Sanayi Devrimi'ne yolaçtı. Ama, dokuma tezgâhında gerçekleştirilen her yenilik, mesleklerini yitirmekten korkan el dokumacılarının tepkileriyle karşılaştı.
    Çekmeli dokuma tezgâhı:
    Şaftlı dokuma tezgâhları karmaşık dokumalar için, pek yeterli değildi. Çekmeli dokuma tezgâhı bu eksikliği karşıladı. Söz konusu tezgâhta, çok çeşitli dokuma desenleri oluşturulabilir; çünkü, gücülerin yanı sıra, çözgü ipliklerine sürgüler bağlanmıştır. Eskiden sürgüler, ma-kinanın üstüne oturan bir çekici çocuk tarafından, istenen desene göre iplerle çekilmekteydi. Çekmeli dokuma tezgâhı yavaş yavaş geliştirilerek jakar, yani mekanik seçicili bir ayırma mekanizması ortaya çıkarıldı. Bu mekanizma, J.M. jacquard tarafından 1805'lerde son haline sokuldu. Jakar tezgâhında, sürgülerin yerini kancalar aldı. Bunlar, bir delikli kart şeridiyle çalıştırılıyordu.

    Annelerimiz halalarımız nenelerimiz "sana falanca danteli şunu bunu öreceğim" cümlesini her söyleyişinde "amaaan hazırı var" demek ne kadar yeni adetlerden olmuşsa daa kendimizi kandırmayalım eski köye yeni adet gelmez.Böyle el emeği parçaları kim sevmez :tik:

     
Dokuma tezgahının tarihçesi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Tezgah

    Tezgah

    İş tezgahı kazanca, dükkan yahut mağaza tezgahı ticari işlemlere; Tezgah bazen kardınmaya yahuk kandırılmaya delalet eder.Rüyada tezgah görmek, ortaklariniz veya is arkadaslariniz veya ailenizle aranizda bazi anlasmazliklarin bulunduguna ve fakat sizin zekaniz sayesinde bunlarin hepsini çözmek ve içinden çikmak kudretinde oldugunuza ve bu yüzden sikilmamaniza isarettir
  2. Tezgah yüzeyi:

    Tezgah yüzeyi:

    Tezgah yüzeyi: Tezgah yüzeyi küçük mutfaklar için 335 cm., büyük mutfaklar için ise 500 cm. olarak hesaplanmalıdır. Tezgah 40 cm. derinliğe sahip olmalıdır. Tezgah üstü ile mutfak dolapları arasında 38 cm.-45 cm. boşluk bırakılmalıdır.
  3. Avusturalya'nın Tarihçesi...

    Avusturalya'nın Tarihçesi...

    avusturalyanın yemekleri avusturalyanın özellikleri avustralya kıyafetleri oyunları avustralya nın oyunları Öncelikle şunu belirtmek istiyorum... Canım ülkem benim çok seviyorum ve sizlerlee geçmişini paylaşmak istedim... Herkesin gidip görmek istediği bir ülke... Avustralya yerlilerinin nüfusunun, Avrupalıların kıtaya yerleşmeye başladığı sıralarda 350.000 civarı olduğu tahmin edilmektedir....
  4. Baharatın tarihçesi

    Baharatın tarihçesi

    baharatların tarihçesi baharatlar hakkında bilgiler bilinmeyen gerçekler hepsi burada melekler Baharatın tarihçesi de nerden çıktı diyebilirsiniz meleklerim ama bugün söylemesi ayıp bol salçalı bir makarna yaptım.Sever misiniz bilmem ama içine çeşit çeşit baharat koydum.Kimyon sumak karabiber nane herbişeyden attım.Öyle lezzetli olduki,acı biber salçası da vardı içinde mmmhh yani :) Merak...
  5. doğu anadolunun tarihçesi nedir

    doğu anadolunun tarihçesi nedir

    lütfen bana yardım edin

Sayfayı Paylaş