gebe
  1. zelihaseyma

    zelihaseyma Üye Üye

    Kayıt:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    69
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    8

    Dün bir dosttan, uzun bir mektup aldım

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında zelihaseyma tarafından paylaşıldı.

    dün bir dosttan uzun bir mektup aldım dostuna mektup [​IMG]
    Dün bir dosttan, uzun bir mektup aldım
    Beni anlatmış sana ve sen ona
    "Unuttum artık onu" demişsin.
    Hem bu sözü gülerek,
    Medar-ı iftihar ile söylemişsin.
    Unutamazsın Nokta Noktam
    Unutamazsın!
    Çünkü; unutmak için
    önce unutulmak gerek
    Oyasa ki sen,
    Hala bende esen,
    Eski kavak yelisin.
    Unutamazsın...
    Kan değil, tüküremezsin,
    Ruj değil, silemezsin
    Dişi dudaklarına, dişimle yazdığım
    İki heceli erkek adımı
    Unutamazsın Nokta Noktam
    Unutamazsın!
    Seninle biz, halâ bir kabukta
    İki badem içi gibiyiz.
    Baharsın; kokacaksın
    Güneşsin; yakacaksın.
    Sabah yatağım kadar rüyâ dolu
    Sabah yatağım kadar sıcaksın
    Unutamam
    Unutamazsın!
    Şimdilik bu kadar.
    Öbür mektubuma daha diyeceklerim var
    Darılma bana, gücenme sakın
    Ankara günlerinin bembeyaz ufkundan
    Binlerce selam sana.

    Bahar başladı nokta noktam
    Ankara'da bahar, veriminde toprak ana
    Aylar var ki sana tek satır yazamadım
    Oysa ki şimdi mevsim bahar
    Ötüşlerde adın, kokuşlarda tadın var
    Artık yazmalıyım.
    Takvime baktım bu sabah,
    ayrılalı beş ay olmuş.
    Düşün ki Nokta Noktam
    Beş ay denilen nesne tam yüz elli gün eder.
    Bunca uzun ayrılıksa;
    İnan bana Nokta Noktam
    İnsanı, herşeye küskün eder.
    İnan bana... Dargınlığım herkese
    Ve tek hasretim sana
    Düşünüyorum...
    Aşıklar pazarına çıkan yolu düşünüyorum.
    Bu yolun sağında yükselen
    Her geçişinde penceresinden tebessümler gelen
    Bahçesinde iri yedi veren,
    kayısı gülleri açan evi düşünüyorum.
    Bir türlü gelmiyor düşüncelerimin ardı
    Ablan yanımda çorapsız gezerdi,
    Baş örtüsüz annen.
    Düşünüyorum... Bu mevsimde baban,
    Her akşam bir yerine iki içerdi.
    Miyoplaşınca gözleri "Şair, iç be oğlum
    bahar dişidir doğurur" derdi.
    Bahar başladı Nokta Noktam.
    Ankara'da bahar,
    Gönül ufkunda yağmur bulutları
    Cennet olsa artik sevmiyorum
    Sevmiyorum sensiz baharı...

    Sen; ey yirmidört baharın en güzel süsü!
    Sen; ey mutlu günlerimin mutlu türküsü!
    Sen; ey ilk yaz akşamları kadar güzel çocuk!
    Sen; ey altın gözlerinin hisli dünyası!
    Ölümsüz bir yolculuk yaratan
    Sen; ey çıplak bir hançer gibi!
    Boylu boyunca gönlümde yatan
    Sen; ey herşeyim olan herşey!
    Son mektubunda söz verdin
    Tut diyorsun, unuttum
    Unut diyorsun, unutmak mı???
    Güneş tekrar doğmayı unutabilir mi hiç?
    Gönül ferman dinlemez sözü unutulabilir mi hiç?
    Sen; ey mutlu günlerimin mutlu türküsü!
    Sen; ey herşeyim olan herşey!

    Bu gece Yılbaşı...
    Başkent'de kar yağıyor Nokta Noktam
    Başkentte kar ve tütüyor gözlerimde
    Küllenmiş bir mangal gibi hatıralar
    Başkent'de kar yağıyor, başkent'de kar...
    Bu gece yılbaşı.
    Bilirsin ki Nokta Noktam
    Yılbaşında hesaplanır
    Çoğu zaman insanların yaşı.
    Bu gece yılbaşı...
    Tokmaklarında yirmi dört hece
    Eğilip üstüme sessizce
    Şehrin kule saati
    Bilir misin Nokta Noktam?
    Bilir misin, bilir misin ne dedi?
    "Şair, kutlu olsun, yaş otuz yedi."
    Ve bir el saçlarımdan tutarak
    Kalbimi sana kadar sürükledi.
    Bu gece yılbaşı, başkent ayakta
    Çalınan Tuna dalgaları komşu plâkta.
    Ne de kıvrak bu vals havası
    Başladı yine gönlümün
    On yıl evvel ki kanaması
    Ne günlerdi o günler cancağızım
    Ne günlerdi...
    Sen, on yedisinde sevgilerin sisinde
    Başı duman duman bir kız.
    Ben, yirmi üstünde
    Gönlü gördüğü her güzelliğe nişanlı
    Öylesiye bir şair, öylesiye bir delikanlı.
    Ne çabuk geçti zaman.
    Hey gidi Dünya hey...
    Bu gece yılbaşı
    Dışarıda kar yağıyor ve tütüyor gözlerimde
    Küllenmiş bir mangal gibi eski hatıralar
    Köşede bir kırlent, kırlentde bir resim.
    Bartın'da bahar.
    Elimle yapmışım
    "asma köprüsünden" Kocanaz deresi
    Sağda, orta okul
    Okulda, çocukların sesi.
    "Çakır beylerin" elma bahcesi.
    Derede kayık, dümende ben.
    Küreklerde sen.
    Hava berrak, hava ılık
    Hava temiz
    Ve sularda sarmaşan gölgemiz
    Bu gece yılbaşı, başkent ayakta
    Çalınan Tuna dalgaları değil artık
    komşu plâkta.
    Gönlüm bu diyardan çok çok uzakta.
    Dışarıda kar yağıyor.
    Dışarıda kar ve tütüyor gözlerimde
    Küllenmiş bir mangal gibi
    Eski hatıralar...


    alıntıdır

     
Dün bir dosttan, uzun bir mektup aldım konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. bir dost...

    bir dost...

    Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın… ‘Nereden çıktın bu vakitte’ dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; gözünün dilini bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı… Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. İhtiyaç duyduğunda gidip...
  2. Bir saatlik Dost...

    Bir saatlik Dost...

    Hızlı bir çalışma temposunun ardından saatin beş olduğunu kat nöbetini devretmeye gelen hemşire arkadaşlar sayesinde fark etmiştik. yoğun bir servisti çalıştığım servis; çocuk servisleri hastanelerin en yoğun ve gürültülü olan servisleridir. artık günün yoğunluğu geçmiş servis sessiz bir hal almıştı. akşam tedavilerini henüz bitirmiş, ofiste çay içmeye gitme telaşındaydım. çünkü o günün ilk...
  3. Yaşar - Bir Dost Bulamadım

    Yaşar - Bir Dost Bulamadım

    Seyyah oldum şu alemi gezerim Bir dost bulamadım gün akşam oldu Kendi efkarımca okur yazarım Bir dost bulamadım gün akşam oldu İki elim gitmez oldu yüzümden Ah ettikçe yaşlar gelir gözümden Kusurumu gördüm kendi özümden Bir dost bulamadım gün akşam oldu Bozuk şu dünyanın düzeni bozuk Tükendi taneler kalmadı azık Yazık şu geçen ömre yazık Bir dost bulamadım gün akşam oldu Kul Himmet üstadım...
  4. ElvedayLa SüsLenmiş Bir Yarının DünündeyiM...

    ElvedayLa SüsLenmiş Bir Yarının DünündeyiM...

    bugünün dünündeyim ben yarının dünündeyim elvedayla süslenmiş bir yarının sözleri
  5. Uzunca bir mektubu okur gibiydi gülüşünün rengi

    Uzunca bir mektubu okur gibiydi gülüşünün rengi

    Uzunca bir mektubu okur gibiydi gülüşünün rengi.. özlemiştin ve gelmişti işte… Postacının kutuya bıraktığı bir mutluluktu bu.. Büyüdüğün evin balkonunda izlerken eski sokağın, eskimeyen paket taşlarını, ellerinde tuttuğun kitabın çok uzağına dalardı gözlerinin elası.. Bazen dolardı … Bazen taşardı.. Elinin tersinde kalan gözyaşların küçük bir çocuk gibi kayardı...

Sayfayı Paylaş