gebe
  1. TİTAN

    TİTAN *Melekler Mekanı*

    Kayıt:
    21 Eylül 2012
    Mesajlar:
    14.192
    Beğenilen Mesajlar:
    2.685
    Ödül Puanları:
    113

    Düşükten Sonra Kadın Psikolojisi Hakkında Bilgiler

    Konu, 'Kürtaj' kısmında TİTAN tarafından paylaşıldı.

    Bu konu; Düşükten Sonra Kadın Psikolojisi Hakkında Bilgiler vermektedir.


    Sevgili melekler, büyük bir hevesle gebelik döneminin geçmesini bekleyen anne adaylarının karşılaştıkları sorunların başında düşükler gelir. Gebeliğin beklenmeyen bir şekilde sonuçlanması, özellikle ilk bebeklerini bekleyen çiftler başta olmak üzere çift için ve bilhassa da anne için aşılması zor bir durum haline gelebilir. Anne olma içgüdüsü doğasında bulunan kadın, kucağına almayı hayal ettiği bebeği yerine düşük gibi bir problemle karşılaştığında fizyolojik olduğu kadar psikolojik sıkıntılarla da karşı karşıya kalabilir.



    [​IMG]




    Düşük, hamileliğin genellikle 20 haftadan önce kendiliğinden sona ermesi olarak tanımlanır ve hamilelerin % 10 ile % 25'inde düşük görülür. Aslında düşükleri vücudun bir seçimi, elemesi olarak görmek de mümkündür. Bazen sorunlu hamileliklerde annenin bedeni bu hamileliği sonlandırabilir. Ancak bazen ortada bir neden yokken ya da kaza, hastalık gibi beklenmedik durumlarda da düşük ortaya çıkabilir. Fizyolojik olarak sevimsiz ve sıkıntılı bir olaydır ama asıl sıkıntı psikolojik olarak yaşanır. Özellikle hamilelik süreci ne kadar ilerlemişse eşlerin yaşayacağı stres, hayal kırıklığı ve üzüntü o kadar yoğun olacaktır. Hamileliğin ilk haftalarında yaşanan düşükler de çok üzücüdür ama henüz tam olarak oluşmamış bir bebek olması nedeniyle genellikle daha kolay atlatılırlar. Ancak uzun tedaviler ve uğraşlar sonucu elde edilmiş bir hamileliğin ilk günü dahi olsa kaybedilen bir bebek, anne baba adayı için oldukça kötü bir deneyimdir ve hamileliğin ilerlemiş aşamalarındaki düşükler kadar can yakıcı olabilir. Ailenin yaşayan bir üyesini kaybetmiş kadar hüzünlü ve üzücü olarak algılanabilir. Bebeğin doğmadan kaybedilmesi her iki eşi aynı şekilde üzüyor olsa da daha ağır duygusal çöküntüleri yaşayanların kadınlar olduğu unutulmamalıdır. Kadınlar başlarına gelen böylesi üzücü bir duygu durumunda kendi kendilerini sorguluyor, eleştiriyor ve suçluyorlar. Yeniden çocuğu olmayacağını düşünen, umutsuzluğa kapılan bir çok kadın hemen önlem alınmazsa, travma sonrası stres bozukluğu ya da depresyon yaşamaya başlıyor.
    HAYAL KIRIKLIĞI KİŞİYE GÖRE DEĞİŞİYOR

    Anne adayının bin bir hayal kurduğu, doğmadan geleceği üzerine planlar yaptığı bebeğini kaybetmesi tam anlamıyla bir travma etkisi yapıyor. Düşük yaşayan her kadın az ya da çok sarsılıyor. Kimi kadınlar durumu daha çabuk atlatırlarken kimi kadınlar ağır psikolojik sorunlar yaşayabiliyorlar.
    Durumun boyutunu belirleyen pek çok farklı etken var aslında:
    -Kıymetli bebek olarak tanımlanan ve aşılama ya da tüp bebek yöntemleri gibi tedaviler sonucu elde edilmiş hamileliklerde,
    -Anne adayının kendi sağlık sorunları nedeniyle hamileliğe izin verilmemesi veya başka hamileliklerin riskli olması durumunda,
    -Kadının ileri yaşta olması ya da tekrar hamilelik şansının düşük olması halinde,
    -Aile içinde ve eşler arasında gergin, çatışmalı bir ilişkinin varlığında,
    -Anne adayının depresyon geçirmiş olması ya da ruhsal bazı problemlerinin bulunması durumunda, yaşanan bir düşük halinde ortaya çıkan tepkinin dozu artabiliyor.
    Kadınların bebeklerini kaybetmeleri, bazen eşler arasındaki ilişkiyi de olumsuz şekilde etkiliyor. Özellikle kendine dönük suçlayıcı, öfke dolu, acımasız eleştirilerde bulunan anne adayı, düşükten dolayı kendisini ve kendi bedenini o kadar çok sorumlu tutuyor ki, eşini de kendisinden uzaklaştırıyor. Hiçbir teselliye ya da olumlu beklentiye izin vermiyor.
    Yaşanan üzüntü nedeniyle ortaya çıkan stres ve depresif duygu durumu bazen aylarca sürebiliyor. Depresyon düzeyi, kadının yaşına, durumuna, hamilelik süresine bağlı olarak değişkenlik gösterse de, kadınlar düşük nedeniyle son derece olumsuz etkileniyorlar ve eğer belirtileri ciddiye alıp, tedaviye başlamazlarsa, sorun giderek büyüyüp kronikleşebiliyor.
    DÜŞÜK SONRASI KADIN PSİKOLOJİSİ

    Bebeklerini kaybeden ve bu olay nedeniyle depresyon gibi psikolojik sorunlar yaşayan kadınların durumu incelendiğinde,
    -Düşükten dolayı kendilerini suçladıkları,
    -Duygusal dirençlerinin zayıf olduğu,
    -Olaylara bakış açılarının olumsuz olduğu,
    -Mücadele becerilerinin yetersiz olduğu,
    -Genellikle ekonomik düzeylerinin ortalamanın altında kaldığı,
    -Sosyal anlamda destek bulamadıkları,
    -Düşükten sonraki bir yıl içinde yeniden hamile kalamadıkları görülmüştür.
    Yine, düşük sonrası kadının yaşadığı sorunlara karşı duyarlı bir çevre, sosyal ve psikolojik destek, ilgili bir eş depresyonun olumsuz etkilerini azaltmakta ve kadının hayata daha sıkı tutunmasına yardımcı olmaktadır. Özellikle yoğun kaygı, öfke, suçluluk, özgüven kaybı gibi duygular azalmaya başlar ve kaybın kişiselleştirilmesi durumu hafifler.

    Düşük sonrası en belirgin durum yaşanan kaybın kişiye özelmiş gibi algılanmasıdır. Bu durum da zaten depresyonun ilk adımlarıdır. Dünyaya getirmeye hazırlandığı bebeğini kaybetmek, özellikle ilerleyen hamilelik dönemlerinde elbette son derece üzüntü verici bir durumdur. Normal olarak üzüntünün yaşanması gerekir ve bu dönem kısa süreli bir yas dönemi olmalıdır. Eğer aylarca süren bir üzüntü durumu yaşanıyorsa, profesyonel destek alınmalı, mutlaka tedavi yoluna gidilmelidir.

    Hamilelikler her zaman sağlıklı doğumla sonuçlanmıyor maalesef. Hatta bir çok kadın hamile olduğunu bile anlamadan düşük yapıyor ve yaptığı düşüğü de fark etmiyor. Bu durum kadın vücudunun ve doğanın muhteşem bir dengesi aslında. Buna 'doğal eleme' deniyor. Genellikle bebeğin oluşumunda ve gelişiminde bir sorun olduğunda vücut normal dışı bir gelişim olması nedeniyle hamileliğin ilk haftalarında yanlış gelişen canlıyı yok ediyor.Bir çok anne adayı durumu fark etmediği için herhangi bir psikolojik sorun da yaşamıyor.Kadın bedeni sonraki hamilelikler için hazırlanmaya devam ediyor. Düşükler sonrasında hem anneyi, hem de yakın çevredeki bireyleri en zorlayan durum da bu oluyor. Anne adayı kendisine olan güvenini kaybedip, durumu tamamen kendi suçu ve sorumluluğu olarak görüyor. Olumsuz duygu durumlarının yol açtığı en önemli sorun tam bu noktada başlıyor. Bu kadar yoğun yaşanan düşük sonrası üzüntü durumu nedeniyle bilincinde olmadan, olası hamileliklerin de önü kesiliyor. Sıklıkla duyduğumuz ' sebebi bilinmeyen', herhangi bir fiziksel soruna dayanmayan kısırlıkların bir çoğunun ardında anne adayının yaşadığı stres faktörü etkili oluyor. Stres ve özgüven kaybı nedeniyle kadın bir daha çocuğu olmayacağı ya da tekrar düşük yapacağı endişesi yaşıyor. Bu endişe durumu yeni hamilelikleri engelleyebiliyor.

    Dolayısıyla düşük, sevimsiz bir durum olmakla beraber, her kadını ve her hamilelik sürecini tehdit eden bir sorun. Olayı kişisel mesele olarak görmekten çok sadece duruma özgü ve herkesin başına gelebilen, pek çok kadının yaşadığı ortak bir sorun olarak görmekte fayda var.
    Bu kaygıyla yaşamak ve hayatı zorlaştırmak yerine, önceden önlemleri almak ve olayın derinleşip kökleşmesine izin vermeden yardım almak en sağlıklı yoldur.

     
  2. gamze bayram

    gamze bayram Üye Üye

    Kayıt:
    7 Haziran 2014
    Mesajlar:
    60
    Beğenilen Mesajlar:
    16
    Ödül Puanları:
    8
    Şehir:
    istanbul
    evet aynen öyle ben geçen pazar kaybettim bebeğimi hiç ummadığım Bi anda kayıp gitti içimden:(
     
  3. ayla89

    ayla89 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    22 Nisan 2013
    Mesajlar:
    13
    Beğenilen Mesajlar:
    17
    Ödül Puanları:
    3
    Şehir:
    çanakkale
    geçmiş olsun benimde 3 düşük bir taneside 8 aylıkken karnımda öldü :( çok kötü bir duygu
     
  4. gamze bayram

    gamze bayram Üye Üye

    Kayıt:
    7 Haziran 2014
    Mesajlar:
    60
    Beğenilen Mesajlar:
    16
    Ödül Puanları:
    8
    Şehir:
    istanbul
    sağol canım sana da geçmiş olsun:(
     
Düşükten Sonra Kadın Psikolojisi Hakkında Bilgiler konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kadin İlmİhalİ hakkında bilgiler

    Kadin İlmİhalİ hakkında bilgiler

    Kadin İlmİhalİ adetliyken sac boyanırmı adetliyken saç boyama saç kestirmek günah mı sac boyanirmi adet döneminde boyanırmı Gusülden sonra meni çıkarsa yıkanmak gerekir mi? Gusülden sonra kadından gelen meni; Kendisine değil de, kocasına aitse, guslü tekrarlamaz, yalnız abdest alması gerekir. Kadın meninin kandisine ait olduğu kanaatine varırsa, yani meni sarı ve ince olursa guslü...
  2. Düşükten Sonra Adet Kanaması

    Düşükten Sonra Adet Kanaması

    düşükten sonra ne zaman adet olurum,düşükten sonra ne zaman adet olunur,düşük sonrası adet kanaması hakkında bilgiler Düşükten sonra adet, düşüğün nasıl gerçekleştiğine bağlı olarak adet kanamalarında düzensizlik yaşanan süreci içerir. Bebeğin anne karnındayken gebeliğin ilk 20. haftalarında 500 gr.lık ağırlığa erişmeden gebeliğin herhangi bir nedenle bitmesine verilen duruma düşük denir....
  3. Kaç  çeşit düşük vardır?

    Kaç çeşit düşük vardır?

    Düşük günümüzde hayli sık görülen bir problemdir ve gebeliklerin %15’indekarşılaşılmaktadır. Bu da demek oluyor ki her 20 gebe bayandan 3 tanesi bu istenmeyen durum ile karşı karşıya kalıyor. Oranın bu denli yüksek olması anne adaylarını korkutuyor olsa da bazı belirtileri önceden fark edebiliyor olmak müdahale edilmesine olanak sağlayacaktır. Hamilelikte Düşük riski genel olarak hamileliğin...
  4. Düşük şüphem var ne yapmalıyım?

    Düşük şüphem var ne yapmalıyım?

    Görülen belirtirler arasında ilk sıraya kanamalar yazılmalıdır. Her düşükte mutlak surette görülen bir durumdur ve zaman zaman gerçekleşen, olağan kanamalar ile karıştırılabilmektedir. Birçok anne adayı gebeliği boyunda en ufak bir kanamada dahi hastaneye koşuyor olsa da bu duruma özen göstermeniz gerektiğini söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra kanama ile birlikte görülen ağrılarda düşük...
  5. Gebelik kayıplarını önlemek mümkün

    Gebelik kayıplarını önlemek mümkün

    Gebelik kaybı, 20. gebelik haftası öncesi gebeliğin düşükle sonlanmasıdır. Genellikle detaylı araştırmaya üç gebelik kaybı sonrasında başlansa da, iki ardışık düşüğe neden olan sebeplerin görülme sıklığı hemen hemen üç düşük yapan nedenlerle aynı olması nedeniyle araştırmaya güncel bilgiler eşliğinde 2 düşükten sonra da başlanabilir. Detaylı hikaye ve fiziksel muayeneden sonra ayrıntılı...

Sayfayı Paylaş