gebe
  1. nisan

    nisan Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.707
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    isvicre

    Düşünce,Düşünme

    Konu, 'Çöplük' kısmında nisan tarafından paylaşıldı.

    Doğrudan doğruya algılamaya (bkz.) bağlı olmayan, kognitif (bkz.) bir proçes için kullanılan en genel terim «fikir-idea» dir. Bu terimin kapsamına imajlar, duyusal yaşantıların akılda yeniden oluşturulması ve daha kavramsal ve simgesel proçesleri yansıtan düşünceler girer. Düşünme terimi, en genel anlamıyla, herhangi bir fikirler silsilesi, yahut daha dar anlamda, bir sorunla harekete geçen ve bu sorunun çözümüne yönelen fikir aktivitesi için kullanılır. Düşünmenin en az kontrollü biçimi, hayal kurma ve buna benzer durumlarda olan fantazi (bkz.) denilen imajlar silsilesidir. Freud (bkz.) fantaziye önemli ölçüde bilinçdışının (bkz.) yön verdiğini ve arzuları gerçekleştirmenin yerine geçtiğini öne sürmüştü. Freud, ayrıca uyku sırasında görülen düşlerin bir tür fantazi olduğunu ve bastırılmış malzemenin gizli ve simgesel biçimde ifade bulduğunu düşünüyordu. Öte yandan, gerçekliğe yönelik düşüncede karmaşık hiyerarşik düzenli kavramsal bir sistem kullanılır. Bu sistemin araçları ise dil (bkz.) yahut matematik muhakemede kullanılan türde diğer simgesel kodlardır. Çocuğun düşünceyle ilgili gelişim seyri, özellikle İsviçreli bir psikolog olan Piaget tarafından ayrıntılı olarak incelenmiştir. Piaget'in çalışmaları öncelikle kavramsal sistemlerin edinilmesine yönelmiştir. Piaget, ayrıca birbirleriyle ilgili iki proçes olan «assimilasyon» ve «akommodasyon» üzerinde de durmuştur. «Assimilasyon», yeni bir yaşantının, daha önceden mevcut sistemlere sindirilerek bütünleşmesidir; «akommodasyon» ise eski sistemlerin değiştirilmesi ve yenilerinin formasyonudur. Piaget zekânın safha safha geliştiğini düşünmektedir. İlk sensor-motor dönemde (0-2 yaş), bebeğin davranışını doğrudan doğruya doğuştan gelen yahut şartlı refleksler (bkz.) belirler; kognitif araç azdır yahut hiç yoktur. Bu donemde, çocuk kendisini yaşadığı ortamdan ayırdetmeyi ve diğer nesnelerin kalıcı niteliğini öğrenir, ikinci, pre-operasyonel (2-7 yaş) safhanın ilk döneminde (2-4 yaş) çocuğun düşüncesi egosantriktir ve kavramları ilkeldir; ikinci sezgi döneminde (4-7 yaş)ise, nesneleri sınıflandırabilir ve sayıları çözebilir, ama yaptığı bir sınıflandırmanın temelini açıklayamaz. Bundan sonra «somut işlemler» dönemi(7-11 yaş) başlar; bu dönemde çocuk çeşitli mantıksal işlemleri çözebilir, ama çoğunlukla pratik durumlara bağımlıdır. Son olarak, biçimsel işlemler döneminde (11-15 yaş), hipoaaalere kadar uzanan gerçek soyut düşünceyi başarır. Akıl hastalığında, düşünce bozukluklarına sık rastlanır; bunlar düşüncenin ya içeriğini, ya biçimini, ya da her iki yönünü birden etkileyebilir. Bu ansiklopedinin birçok bölümünde, bu bozukluklarla ilgili, sayısız spesifik örnekler verilmiştir. Ancak, kişisel gerçeklerle veya fantazilerle yönetilen daha otistik veya dereistik (bkz.) Düşünceye doğru genel bir yatkınlık mevcuttur. Bu nitelikteki bazı bozukluklarla, küçük çocuklardaki ilkel, büyüyle ilgili ve egosantrik düşünce arasındaki benzerlik, regresyon (bkz.), yani daha erken bir döneme ait ve ilkel bir davranış ve ifade biçimine geri dönüş kavramını desteklemektedir. Bkz. Kavramsal düşünce ve somut düşünce
     
Düşünce,Düşünme konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Düşünmeden Cevap Ver

    Düşünmeden Cevap Ver

    Aşağıdaki test, 4 basit sorundan ibaret. Düşünmeden hemen cevap vermek gerekiyor Soru 1: Bir koşuya katılıyorsun, İkinci adamı solluyorsun. Hangi sıralamada yer alırsın? Cevap: Birinci sıraya çıkarım dediysen tamamen yanıldın !...
  2. Ajda Pekkan - Düşünme Hiç

    Ajda Pekkan - Düşünme Hiç

    Düşünme hiç neden diye yorulma O yıllar ki yaşanmayacak seninle bir kez daha Gittikçe kaybolan bir aşk hatırlanan Bizden de güzeldi zaman Acı nedir bilmeden yağmurlu gün görmeden Hep akıllı geçindik, kalp kırmayı öğrendik Söyle ne oldu bize nefret girdi sevgiye Kaldın bak sen kendine, ben de kendim kendime O günlerde bir başkaydın gözümde Tek şenle ben kalmıştık sanki yer yüzünde...
  3. Düşler

    Düşler

    Düşler, bir gecede dört beş kere olan, her seferinde 20 dakika süren ve uyku zamanının %20-25'ini kapsayan hızlı göz hareketleri (REM) yahut paradoksal uykuyla ilgilidir. Bu sırada alınan EEG kayıtları, bir uyuklama halindeki EEG kayıtlarını andırır ve 4-10 c/san, dalgalardan oluşur. Ortodoks uykunun tersine, REM uykusundan uyanan hastalar düş gördüklerini söylerler ve bu düşleri uzun uzun,...
  4. büyük düşünmenin gücü....

    büyük düşünmenin gücü....

    İnanmak ile bir dağı yerinden oynatabilirsiniz. Başarabileceğinize inanarak başarıyı elde edebilirsiniz. • “Bu nasıl yapılır” daima yapabileceğine inanan kişilerin kapısını çalar. • Lidere saygı duyun ama ondan daha iyi olmaya çalışın. • Kişi kendi düşüncelerinin ürünüdür. Onun için büyük düşünün... • Sıradan bir insanın öne sürdüğü tüm bahaneler, başarılı insanlar tarafından da ileri...

Sayfayı Paylaş