gebe
  1. nisan

    nisan Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.707
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    isvicre

    ECT (Elektrokonvülsif Terapi)

    Konu, 'DEFG Melek Sözlük' kısmında nisan tarafından paylaşıldı.

    elektropleksi olarak da bilinir) 1933 yılında Meduna, şizofreni tedavisi için konvülsiyon terapisini yeniden psikiyatride kullanmaya başlamış ve 1937 yılında Cerletti ve Bini, elektrikle harekete geçirilen nöbetlerin, terapötik olarak, daha önceleri kimyasal yoldan yaratılan konvülsiyonlar kadar etkin, ama daha güvenilir ve daha az rahatsız edici olduğunu ispatlamışlardır. ECT tamamen ampirik bir tedavi biçimidir. Bu tip nöbetin hastaya niçin yararlı olduğu bilinmemektedir, ancak son zamanlarda ECT'nin beyinde fizyolojik aktivite gösteren amin (bkz.) konsantrasyonlarını, tıpkı antidepresan ilaçlar gibi, arttırdığı ispatlanmıştır. Konvülsiyon terapisi ilk olarak şizofreni tedavisinde kullanılmış, ama tek başına uygulandığı zaman ve fenotiazinlerin bulunmasından önce olumlu sonuçlar vermemiştir. Oysa, fenotiazinlerle veya diğer majör trankilizanlarla kombine kullanımı gittikçe yaygınlaşmakta ve yalnızca çok kere dramatik bir tepki gösteren katatonik durumlarda veya affektif öğenin güçlü olduğu hastalarda değil, aynı zamanda akut bir hastalık başlangıcı ya da şiddetlenmesi gösteren, hattâ yalnızca medikasyonla tedaviye dirençli daha kronik paranoid şizofrenilerde bile uygulanmaktadır. ECT' nin başlıca endikasyonu, daha ziyade endojen tipteki depresyondur. Uygun vakalarda,ECT hastalığın tamamen iyileşmesini sağlar, ama tabii ki nüksetmeyi önlemez. Özellikle, ilk olarak hayatın envolüsyonel döneminde başgösteren ve belirgin ajitasyonla karakterize olan endojen depresyonlarda etkindir. Oysa, nörotik tipteki depresyonlarda, hastalık nekadar şiddetli olursa olsun, hiç yararlı değildir. Pratikte ECT, antidepresan ilaçlarla kıyaslanabilir. ECT bazı vakalarda hastalığın tamamen iyileşmesini, oysa antidepresanlar yalnızca semptomatik rahatlamayı sağlar ve doğal bir remisyona kadar belki de aylarca tedavi gerekebilir. Öte yandan, ECT tekrarlı anestetik kullanımını gerektirir ve poliklinik tedavide bile haftada bir veya iki kere yarım günlük iş kaybına yol açar. Pratikte, evde tedavi veya poliklinik tedavinin mümkün olduğu hafif ve orta derecedeki depresyon vakalarında, antidepresanlar çok yararlıdır. Daha entraktabl vakalarda veya antidepresanlarla tedavinin başarısız olması ihtimalinin bulunduğu şiddetli depresyon vakalarında,ECT'ye başvurulmalıdır. Şiddetli depresyon geçiren hastalarda, yeme güçlüklerinin yarattığı fizik rahatsızlık veya uykusuzluk, genel ajitasyon ve huzursuzluk nedeniyle olan halsizlikten dolayı, birçok hekim antidepresan ilaçları deneyerek zaman kaybedeceklerine, tedaviye ECT ile başlamayı yeğlerler. Bu, intihar tasarıları kuran hastalarda da geçerlidir; çünkü her iki tedavi yönteminde, de iyileşme kaydedilmeden önce latent bir dönem geçmesine rağmen, şiddetli depresyon geçiren hastalar şüphesiz ECT' den yararlanacaklardır ve daha az etkin bir tedaviyi deneyerek intihar riski göze alınmamalıdır. ECT ve antidepresan ilaçlar arasında bir seçim yapmak yerine, özellikle ortam ve kişilik sorunları olan hastalarda, yalnız ECT tedavisiyle başgösterebilecek bir nüksetmeyi önlemek için, artık ECT ile birlikte antidepresan ilaçlar uygulanmaktadır. ECT, öncelikle depressif hastalıklarda kullanılmakla birlikte, mani durumlarında da yarar sağlayabilmesi bir çelişki gibi görünmektedir. Majör trankilizanların yetersiz bir kontrol sağladığı yahut hastalığın belirgin olduğu vakalarda, ECT endikedir. Her iki durumdada genellikle daha sık uygulanan (örneğin, ilk hafta üç kere, sonra haftada iki kere) ECT kürüyle nöbetlere çok kere son verilir. Tecrübeli bir ekip tarafından uygulandığında,ECT son derece güvenli bir tedavidir ve ancak birkaç bin hastada bir ölüm vakası kaydedilir; başka bir deyimle genel anesaaaideki ölüm riskinden daha da az. Yalnızca yeni bir kardiak enfarktüs vakası, ECT için bir kontrendikasyondur. Diğer kontrendikasyonlar nisbidir. Örneğin, pülmoner tüberküloz veya konjestif kalb yetmezliği ve fizik gerileme vakalarında, anestetik ve modifiye konvülsiyonların sakıncaları ve depressif hastalıktaki sürekli huzursuzluğun dezavantajları karşılaştırılmalıdır. ECT, başlangıçta genellikle haftada iki kere uygulanır, ama tedavinin sonuna doğru haftada bire indirilir.Olumlu vakalarda, üçüncü ya da dördüncü konvülsiyondan sonra düzelme kaydedilir ve altı yedi tedavi yeterli olabilir. Altı ya da yedi konvülsiyondan sonra düzelme görülmezse, tedavinin sürdürülmesi tavsiye edilmez. Tedavinin bir sonucu olarak kısmi amnezi, özellikle yaşlı hastalarda, sık görülür. Konvülsiyon sıklığı ve sayısı arttıkça amnezi de artar ve yaşlı hastalarda, klinik durum elverir elvermez, tedaviyi seyrekleştirmek yoluyla azaltılabilir. Amnezi hemen her zaman geçicidir,ama yaşlı hastalarda birkaç ay sürebilir.Ender olarak şiddetlidir,ama özellikle işi hafızaya dayanan bir hastada rahatsızlık yaratır. Çok kere bu gibi hafıza bozukluklarının, ECT'nin ayrılmaz ve gerekli bir öğesi olduğu düşünülmektedir, ama son zamanlarda yapılan çalışmalar bunun doğru olmayabileceğine işaret etmektedir. Böylece, ECT' nin yalnızca non-dominant hemisfere uygulanmasına başlanmış ve olumlu sonuçlar elde edilmiştir.
     
ECT (Elektrokonvülsif Terapi) konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Depresyon Tedavisinde Terapi

    Depresyon Tedavisinde Terapi

    depresyon tedavisinde müzik depresyon müzikleri DEPRESYON TEDAVISINDE TERAPI Depresyon tedavisinde terapinin ilaçlar kadar etkili olabildiği açıklandı. Amerikan Psikiyatri Kuruluşu genel kurulunda, terapi maliyetinin kısa dönemde ilaç tedavisi maliyetiyle aynı olduğu, ancak uzun dönemde daha ekonomik olabileceği belirtildi. Nashville Vanderbilt Üniversitesi uzmanlarından Dr. De Rubeis ve...
  2. çiçekle terapi

    çiçekle terapi

    Bach Çiçek Terapisi, hastalıklarımızın çoğunun fiziksel değil, zihinsel ve duygusal kaynaklı olduğu tezine dayanır. Korku, umutsuzluk, kaygı, irrasyonellik ve yorgunluk gibi duygusal problemlerimiz, birçok hastalığa davet niteliğini taşır. Yabani bitkiler, çiçekler ve ağaçlar bu duygusal problemlerin tedavisine destek olur. Bitkilerin pozitif gücü bedenimize nüfuz ederek, bize pozitif bakış...
  3. Endüstriyel Terapi

    Endüstriyel Terapi

    Gerçekçi çalışma proçesleri, son yirmi yıl içinde, daha ziyade el ustalıklarına dayanan, geleneksel uğraş terapisini desteklemiş ya da bunun yerini almıştır. Hastalar, çeşitli endüstriyel firmalardan, performanslarına göre ücret almaktadırlar ve yapılan işler çeşitli ustalık düzeylerine ayrılmıştır. Hastahanelerdeki ve toplumsal günlük iş merkezlerindeki endüstriyel terapi, normal çalışma...
  4. Asertif Terapi

    Asertif Terapi

    Yeterince asertif bir davranışın gösterilmediği durumlarda daha asertif davranışlarda bulunmaya hastanın alıştırılması. Örneğin haksız yere eleştirildiğinde aşırı anksiete ve gerginliğe yatkın bir hastaya, benzer sitüasyonlar yaratılarak kendini savunması öğretilebilir. Tıpkı kas gevşekliği gibi, asertif tepkilerin de anksietenin antagonisti olmaları mümkündür.
  5. Burcunuza göre aroma terapi

    Burcunuza göre aroma terapi

    Gel vatandaş gellllll işte size rahatlatıcı burçlara uygun tiyolar burada gel gör oku uygula rahatla..... KOÇ Sardunya, zambak, şerbetçiotu, kırmızı biber, kapari, köknar, dikenli bitkiler, devedikeni, hanımeli, pırasa, sarımsak, soğan, hardalotu. BOĞA Papatya, ıhlamur, tarçın, mısır, buğday, tüm tahıllar. İKİZLER Nergis, orkide, lavanta çiçeği, havuç, yeşil fasulye, at kestanesi,...

Sayfayı Paylaş