gebe
  1. fırtına

    fırtına Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    13 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.895
    Beğenilen Mesajlar:
    29
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    Eğitim Gemisi Yol Alıyor Mu?

    Konu, 'Egitim' kısmında fırtına tarafından paylaşıldı.

    [​IMG] Eğitim, “istendik davranışları kazandırma süreci” olarak tanımlanır. Acaba, “istendik davranışları kazandırma süreci”, ülkemizde “edilgen birey yaratma süreci” olarak mı algılanıyor? Bu tanıma bakarak doğumdan başlayarak eğitim sayesinde istediğini bireyi yaratabilirsiniz. Bu birey “savaşcı” bir kişiliğe sahip olacağı gibi, “hümanist” bir birey de olabilir. Eğitimin bu kadar etkili bir süreç olduğunu düşünürsek, “iktidarların, neden eğitimi kendi ideolojilerine göre yönlendirmek istediklerini” anlamak mümkündür. İşin garip tarafı, her iktidar kendi eğitim ideolojisiyle, kendi bireylerini yaratmaya çabaladığı için, aslında kültür çatışmasının da mimarı olmaktadırlar. İktidarların kendi dönemleri içindeki bu tavırları, kuşaklar arasında uçurumlar yaratıyor. Bu şekilde farklı ideolojilerle yetişen gençlik, kendilerine zıt fikirleri anlayamamaktadır. Farklı düşünceye hoşgörü geliştirmek yerine, onlara önyargıyla yaklaşmaktadırlar. Burada Einstein’in bir sözünü anımsamak gerekir : “Önyargıları kırmak atomu parçalamaktan daha zordur”.
    Bugünkü sosyal çatışmaların, gençliğin uzlaşma geleneğine sahip olmayışının, belki de en büyük nedeni siyasetin eğitim üzerindeki gölgesidir. Gençler değişmek, uzlaşmak istese de bilinçaltında yatan ideolojilerin esiri olmaktan kurtulamıyorlar. Bir noktaya saplanıp, sürekli aynı yönde fikir beyân etme eğiliminde kalıyorlar. Bu durum bireyi önceden programlanmış bir robot yapıyor adetâ.

    İkinci bir çatışma süreci ise, özellikle çevre değiştiren bireyin yeni duruma uyum sağlamasında ortaya çıkıyor. Örneğin, üniversite yıllarında yetiştiği çevreden çok farklı bir ortama giren birey, o güne kadar benimsediği görüşleri sorgular hale geliyor. Bu durumda, geçmiş yörüngesinden sıyrılma konusunda çatışmaya düşüyor. “Bugüne kadar öğrendiklerim bir hiç mi?” sorusuyla karşı karşıya gelebiliyor. Ülkemizin, eğitimi “hümanist” temelli ele almayışının, bugün en çok hissedilen sonucu “kutuplaşmaya” eğilimli gençler yaratmasıdır. Artık gençler, “tartışma” kavramını “kavga etme” şeklinde algılıyor. Çünkü, onlara aktarılan bilgiler bu sonucu doğuruyor. Daha küçük yaşlardan model aldıkları kişiler de bu yönlerinin gelişmesine yardımcı oluyor.

    Siyasal erklerin, eğitim sistemindeki çarpıklığın sorumluluğunu “geçmiş iktidarlara yükleme” geleneği sürüp gidiyor. Bu durum, “çözüm yaratamayan zihniyetin çeşitli bahanelerle gerçeklerden kaçış yoludur.” Önemli olan, ülkenin ihtiyacını, insan profilini dikkate alarak, arz-talep dengesine göre bireyler yetiştirmektir. Kısa vadeli çözümlerle eğitim süreci yürütülmüyor. Bu tür uygulamalar, ülke geleceğini ötelemekten başka bir sonuç yaratmıyor. Bugün yapılan “kirleri halı altına süpürmekten başka bir şey değil.” Sonuç olarak, ülke geleceğinin siyasî ideolojilerden bağımsız, köklü bir eğitim süreciyle şekillendirilebileceği gerçeği yok sayılmamalıdır. Bu açıdan bir an önce bilimsel düzeyde, hümanist anlayışla, yeni bir eğitim sistemi oluşturulmalı, bu sistem tüm iktidarlar tarafından daimî olarak desteklenmelidir.

    Kısacası eğitim işi biraz olsun “siyaset üstü” düşünülerek yapılmalıdır. Bu ülkenin uzun vadeli bir kalkınma programı bile yok. Eğitim sistemi yaz-boz tahtasına dönmüş. Başlatılan projeler bile gibi yarıda kesilebiliyor. Bazı projeler iyi olsa bile sadece eski iktidarın ürünü olduğu için rafa kaldırılabiliyor. Sonuçtan etkilenen her zaman ülkenin gençleri oluyor. Mitinglerde, medya önünde sürekli dillendirilen cümleler klasikleşti : “Türkiye genç, dinamik nüfusa sahip bir ülkedir ve gençlerimiz geleceğimizdir.” Bu söylem dillere pelesenk oldu artık. Gençlere bu kadar güvenen yönetimler ne yaptılar bu gençler için? Bu ülkenin kısa sürede kalkınmasını istiyorsak, iyi bir eğitim sistemi yaratmalıyız.

    Eğitim gemisi alarm veriyor! Umarım bu gemi batmadan, bu büyük okyanusta rotasını bulur.

     
Eğitim Gemisi Yol Alıyor Mu? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Temizlikçi Alıyor musunuz?

    Temizlikçi Alıyor musunuz?

    Temizlikçi alıyor musunuz? Yoksa kendi işimi yaparım diyenlerden misiniz? :rule1:
  2. Kariyer Yolunda Eğitim

    Kariyer Yolunda Eğitim

    Bir iş görüşmesinde yeni mezun bir üniversite öğrencisine veya işe başvuran bir adaya yöneltilen ve yanıtlaması beklenen sorular arasında sıklıkla “ileride (örneğin, beş - on yıl sonra) kendinizi organizasyon içinde nerede görüyorsunuz? / nerede olmayı hedefliyorsunuz?” sorusu yer alır. Tümüyle kişinin kariyeriyle ilgili beklentilerini, hedeflerini belirlemeye, belki de azmini ölçmeye yönelik...
  3. Yemiyor ama kilo mu alıyorsunuz?

    Yemiyor ama kilo mu alıyorsunuz?

    Diyet yapmasına rağmen kilo vermede güçlük çekenlerin, tiroit testi yaptırmaları gerektiği, aksi takdirde obezitenin yanı sıra çeşitli sağlık sorunları da yaşayabilecekleri bildirildi. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tamer Tetiker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada yaklaşık 200 milyon insanda tiroit hastalığı bulunduğunu,...
  4. Kışın kilo mu alıyorsunuz?

    Kışın kilo mu alıyorsunuz?

    KIŞ AYLARINDA BİRÇOĞUMUZUN ŞİKAYETİ ALINAN KİLOLAR.PEKİ NEDEN ? BAHANELERİMİZ HAREKETSİZLİK,BİLİNÇSİZ YEME VS.... AMA DİKKATLİ DAVRANARAK BU SORUNU ÇÖZEBİLİRİZ İŞTE ÖNERİLER Metabolizmanızı hızlandırın Kış aylarında vücut ve metabolizma kendini koruma altına almıştır ve daha yavaş çalışmaya başlar. Kışın yeme ihtiyacı artan kişi çok fazla karbonhidratlı yiyecekler yeme ihtiyacı...
  5. Doğru nefes alıyor musunuz?

    Doğru nefes alıyor musunuz?

    Solumun yani nefes alıp vermek; vücudumuzun en doğal ve otomatik dürtülerinden biridir. Her canlı nefesle oksijen alıp, karbondioksit ve atıkları vücudundan atar. Buna detoks denir. Vücudumuz besinsiz birkaç hafta, susuz birkaç gün dayanabilse de, beyin oksijensiz yalnızca birkaç dakika dayanabilir. Sağlıklı bir vücut iyi oksijen alımı ile gerçekleşmektedir. Yetersiz oksijen alımı; yorgunluğa,...

Sayfayı Paylaş