gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    En BÜyÜk BaŞari, Kendİn Olmaktir.

    Konu, 'Hayatın İçinden & Hayata Dair Herşey' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    Hani bazı şeyler gözümüzün önünde şekil değiştirir ya, işte öyle bir şey okuyaaksınız. Ama bu şekil değişikliğinin ille de fiziksel olması gerekmiyor. Ruh halindeki hızlı değişimler de bizi aynı fizikî değişimlerde olduğu kadar şaşırtabiliyor. Bunu gözlemlemek kolay ama burkuyor insanın içini. Bir arkadaşımız iki haftadır yoğun bir motivasyon içindeydi. Her sabah işe geliyor ve üşenmeyip yakın çevresine günaydın demek için odalarımızı dolaşıyor, bizi mutlu etmek amacıyle minik armağanlar getiriyordu. Davranış biçimi ruhumuzun okşarken, fiziksel olarak da her zamankinden daha sevimli göründüğü için göz zevkimizi de tatmin ediyordu. Her zaman alıştığımız spor giyim tarzının daha farklı ve oldukça hoş giyiniyordu. Gözlerinin içi gülüyor ve hepimizi etkisi altına alan negatif enerjiden bizi sıyırmak uğraşıyordu. Sanki ufak çaplı bir misyon üstlenmiş gibiydi. Bizler ise ona gülümsemeye çalışırken bile " Ama.." diye başlayan olumsuz cümleleri sarfediyorduk. Nasıl böyle pozitif olabildiğine için için sinirlenmiyor da değildik. O ise bize "Ne derseniz deyin beni aşağıya çekemezsiniz" diyerek gülümsüyordu. Olan biten yaşanan tüm tatsızlıkları, ülkemizin ekonomik sıkıntılarını, bunun birey olarak hepimize yansımasını, terördü, savaştı mavaştı, hepsini o da biliyordu. Yani kavanoz içinde yaşamadığı gibi aldırış etmeyen biri de değildi. Baktık onu ikna edemiyoruz, başladık dedikoduya; "Seni böyle motive eden kesinlikle aşk olmalı, insan ancak aşık olunca böyle çiçeğe böceğe kafasını takar" dedik.
    Güldü ve "Evet!" dedi, " Evet aşık oldum!.
    "Kime ?" sorduk.
    Ağzını doldura doldura ve gayet kendinden emin bir sesle "Kendime!" dedi.

    Ne kadar haklıydı. Yaşadığımız kişisel ve toplumsal tüm problemler kendimizi görmeyi ve hissetmeyi unutturuyor. Bir çarka kaptırıp gidiyoruz. Kendimizden tat almayı unutuyoruz. Oysa bunun için ne çok sebebimiz var. Mutlaka her şeyin dört dörtlük olması gerekmiyor.
    Sağlıklı mıyız?
    Elimiz iş tutuyor mu?
    Fikir üretebiliyor ve uygulayabiliyor muyuz?
    Dostlarımız var mı doya doya sohbet edecek?
    Can dostlarımız ve ailemiz var mı hayatı paylaşacağımız? Kaybettiğimiz yakınlarımızın yerine oturtmaya çalıştığımız, doğuştan değil, sonradan kendi seçtiğimiz akrabalarımız var mı?
    Renklerimiz yok mu üzerimizde taşıyarak güzelleşebileceğimiz, hayallerimizi süsleyebileceğimiz?
    Çiçekleri yok mu bize ait olmasa da doğa da olan ve kopartmadan koklayabileceğimiz?

    Varsın zorluklar olagelsin. Sınavdır belki de, gelir geçer. Geçmese de alıştırır, bizim zorluklarımız olur.
    Yeter ki kendimizle barışık olalım. Yeter ki aynalara her ne olursa olsun gülümseyebilelim. Varsın derinlere inemeyen sığ insanlar bize deli desin.
    Çok akıllı olup bunalmaktansa, deli olup hayatı şakayla karışık yaşayarak yol alalım. İyilikler kadar sıkıntılar, zorluklar, kayıplar da insanlar için. Tünelin en karanlık noktası aydınlığa en yakın olan anıdır. Yeter ki zor zamanları kendimize ve çevremize küsmeden geçirelim. Olabildiğince mutlu ve pozitif olalım.
    Negatif olmak çevreye çok çabuk bulaşıyor. Söz konusu arkadaşım etraftan gelen negatif enerjiye iki hafta dayanabildi. Dün odama gelip "Bana enerji ver, kendimi düşük hissediyorum." dedi.
    Buyrun bakalım.
    Kendine aşkı mı bitti? Hayır, sadece pozitifi bize o kadar çok verdi ki, kendi enerjisini düşürdü. Oysa bizler almayı bilseydik, ondan yayılan bizden yayılanla birleşecek ve daha büyüyecekti. Yani paylaştıkça çoğalacaktı.
    Öyleyse etrafımıza hemen gülümseyelim. Belki de ilk başta sahte gibi olacak ama sonra içten geldiğini göreceğiz. Kendimize aşkımızı hiç kaybetmeyelim ve bu aşk oldukça herşeyin üstesinden geleceğimizi unutmayalım. Kendimizi şımartmayı ihmal etmeyelim. Küçücük şeylerle bile olsa: Bir kahve, bir kadeh şarap, bir kurabiye, bir film, bir kıyafet, bir kitap, bir dost paylaşımı, bir kucaklaşma, ne şekilde olursa olsun kendimizi ödüllendirmektir.
    ***

    "Başarıların ne olursa olsun, en büyük başarın mümkün olabildiğince kendin olmaktır. Dünyayla uyum içinde olabilmek için kendin ol. Bu meydan okuyan bir iştir. Ve bunu senin kadar kimse yapamaz...



     
  2. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: En BÜyÜk BaŞari, Kendİn Olmaktir.
    Çok güzel bir paylaşımdı canım, ellerine sağlık. Çok doğru söylemiş.
     
En BÜyÜk BaŞari, Kendİn Olmaktir. konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Burçların En Büyük Korkuları

    Burçların En Büyük Korkuları

    en çapkın burç çapkın burçlar en capkın burclar burç kadını KOÇ : Hedef bulamama, tartışacak kişi yada konu bulamama korkusu. BOĞA : Huzur bulamama korkusu, huzurun bozulması korkusu. İKİZLER : Bilgi verme ve bilgi alma işlevini sürdürememek, ellerini ve konuşma yeteneğini kaybetme korkusu YENGEÇ : Başına bela gelme korkusu. Başına herşey gelebilme ihtimali korkusu ASLAN : İzleyici...
  2. MaviGöl-Ankara'nın Doğu bölgesinin en büyük piknik alanı- Kendi fotograflarım !!!

    MaviGöl-Ankara'nın Doğu bölgesinin en büyük piknik alanı- Kendi fotograflarım !!!

    mavi göl ankara mavigöl ankara mavi göl resimleri piknik alanı Meleklerim ben ANGARALIYIM... Ankarayı da çok seviyorum... Son zamanlarda bazı sıkıntılarımız olsada Ankaralı olarak .... Çok güzel ve huzurlu bulduğumuz mekanlarda var... Çevre düzenlemesi ve bahçelerin gelişimii meşhurdur Ankaranın.. Bir çok piknik alanı yapılmıştır... Fakat bu yapılanlar genelde Ankaranın batı kısmnaydı;...
  3. dünyanın en büyük havuzu

    dünyanın en büyük havuzu

    dünyanın en büyük ammı dünyanın en büyük havuzu amcıgı havuz havuz Brüksel'in Uccle bölgesinde 33 metre derinlikdeki "Nemo 33" adlı havuz, bilimsel araştırmalar ve profosyenel dalgıçlık eğitimi amacıyla kullanılıyor. 2.5 milyon litre su alan ve günel ışınıyla ısınan havuzun sıcaklığı ortalama 30 derece civarında. Havuzun içinde dalgıçlar için 100 metreye ulaşan görüş mesafesi ve...
  4. en büyük hatanız

    en büyük hatanız

    yaşımız kaç olursa olsun kızlar yaptığımız hatalar çoğu zaman ders verir bizlere bazen çok ağır olur içimiz yanar sitem ederiz ama ardından tekrar hata yaparız acımız hafifler unuturuz keşke deriz ama yaşarızz her geçen yıl bi yeni hata getirir götürdükleride ayrı tabi ben 21 yaşındayım daha neler görücem bu hayatta bilmiyorum ama en büyük hatam şimdilik o.............. ve çook ağır oldu bana...
  5. Flaş!Ali Kaptan'a Kendi Kanalından Büyük Darbe!

    Flaş!Ali Kaptan'a Kendi Kanalından Büyük Darbe!

    ali kaptana darbe, kanal d'nin ayıbı, öyle bir geçer zaman ki dizisinde şok, ayrıntılar, erkan petekkayaya şok, ile ilgili bilgileri burada bulabilirsiniz Sevgili melekler, Kanal D kendi kanalında yayınlanan ve reyting rekorları kıran dizisi Öyle Bir Geçer Zaman Ki'nin Ali Kaptanı Erkan Petekkaya'yı yerden yere vurdu!. Haber şöyle; Kanal D ile Ali Kaptan arasında ipler...

Sayfayı Paylaş