Engelli Hakları Hakkında Bilgiler

Konu, 'Engelliler dünyası' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

  1. sakatlık raporu nasıl çıkarılır ?
    sakatlık raporu çıkarmak için sağlık kurulu raporu alınması gerekir. bunun için, engellinin doğrudan raporu verecek olan hastanenin baştabipliğine müracaat etmesi gerekir veya çalıştıkları kamu kurumu veya iş ve işçi bulma kurumunca resmi yazı ile hastaneye gönderilmesi gerekir. (sağlık kurulu raporu almak için başvurulabilecek hastanelerin listeleri aşağıda belirtilmektedir.)
    sakatlık raporuna nasıl itiraz edilir ?
    bedensel, zihinsel ve ruhsal engelleri nedeniyle çalışma gücünün en az % 40’ından yoksun olduğu sağlık kurulu raporu ile belgelenenler iş ve işçi bulma kurumunca engelli olarak kabul edilirler. % 40’ın altında rapor alanların veya sakatlık yüzdesine itirazı olanların raporlarına itiraz hakkı vardır. bir sağlık kurulu raporuna engelli veya vasileri tarafından itiraz edildiği takdirde, itiraz dilekçesi, raporu isteyen kurum veya o yerin en büyük mülki amirliğince ilk raporun tasdikli bir örneği ile en yakın yetkili sağlık kuruluşuna gönderilir. itiraz edilen rapor ile itiraz üzerine verilen rapordaki kararlar aynı ise rapor kesinleşir. farklılık halinde, engelli yeniden muayene edilmek üzere rapor tanzim edilmesi için sağlık bakanlığının belirleyeceği bir hakem hastaneye gönderilir. hakem hastanenin sağlık kurulunca verilen karar kesindir.

    engelli raporu vermeye yetkili bazı sağlık kuruluşları
    1. şişli etfal hastanesi
    2. i.ü. cerrahpaşa tıp fakültesi hastanesi
    3. çapa tıp fakültesi hastanesi
    4. hacettepe üni. tıp fakültesi hastanesi
    5. dışkapı ssk hastanesi
    6. haydarpaşa numune hastanesi
    7. kartal devlet hastanesi
    çalışan engelliler için kanuni haklar kanununa göre istihdam oranları
    (50 ve daha fazla işçi çalıştırılan işyerleri için)
    özel sektör özürlü çalıştırma oranı : %3
    kamu sektörü özürlü çalıştırma oranı : %4
    sakatların çalıştırılabileceği işler nelerdir?
    kanuna göre, belirli bir mesleği olanların meslekleri ile ilgili işlerde çalıştırılmaları esastır. belirli mesleği olmayanlar, sakatlık durumuna uygun kadrolarda çalıştırılmalıdır. sakatlar, sakatlıklarını artırıcı veya ek sakatlık getirici işlerde çalıştırılmamalıdır. sakat memur çalıştırmak zorunda olan kurumlar çalışma yerlerini sakatlara göre düzenlemek ve çalışmaları ile ilgili özel araç ve gereçler temin etmek zorundadırlar.

    engellilerin iş yerlerindeki hakları nelerdir?
    bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan sakat işçiler eski işyerlerine alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları, boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe o andaki şartlarla başka isteklilere tercih ederek almak zorundadır.

    bir işyerinde çalışırken iş kazası nedeniyle sakatlananların öncelik hakkı vardır. işveren bu işçisini sakat kadrosunda öncelikle çalıştırmakla yükümlüdür. çalıştığı işyerinde sakatlananlar, durumlarını tescil için iş ve işçi bulma kurumuna başvururlar.
    sakatlık dereceleri % 40’ın üstündeyken işe girip de daha sonra durumlarında bir iyileşme görülerek sakatlık dereceleri %40’ın altına düşenler sakat kadrosunda çalışmaya devam ederler.
    bu hükümlere aykırı hareket eden, sakat çalıştırmayan işverene çalıştırmadığı her özürlü,eski hükümlü ve çalıştırılmayan her ay için 1.071.69 ytl idari para cezası uygulanır.(2005 yılı için geçerlidir.)
    çalışma talebinde bulunan engelli nereye başvurabilir?
    işverenler, çalıştırmak zorunda olduğu sakat kimseleri iş ve işçi bulma kurumu aracılığı ile sağlar. bu nedenle, iş talebinde bulunanlar buraya başvurmalıdır.
    iş ve işçi bulma kurumuna nasıl başvurulur?
    işe girmek isteyen kişi, öncelikle bulunduğu yerdeki iş ve işçi bulma kurumuna şahsen başvurmak zorundadır. başvuru için gereken belgeler şunlardır:
    1. dört adet vesikalık fotoğraf
    2. nüfus cüzdanı
    3. varsa diploma
    4. varsa, mesleki durumunu gösterir bir bonservis veya sertifika (örneğin;daktilo kursunun sertifikası) kuruma başvuran engelli, burada bir form doldurur ve hastaneye sevk kağıdı alır.
    kurum, başvuru sahibini, sakatlık durumunu belgeleyecek sağlık kurulu raporu alması için bulunduğu yerdeki en yakın tam teşekküllü bir devlet hastanesine sevk eder.
    bu raporun alınması için gereken muayeneler ücretsiz yapılır.
    muayene sonuçları tekrar sağlık kurulu bürosuna getirilir. haftada iki gün toplanan sağlık kurulu, bu sonuçları değerlendirerek bir rapor hazırlar. üç kopya olarak hazırlanan raporlar-dan biri hastanede kalır. bir diğeri rapor sahibi tarafından iş ve işçi bulma kurumuna getiri-lir. bir kopyada kendinde kalır. iş ve işçi bulma kurumu, vasıfları uygun olanları işe yerleştirir.
    şehirlerarası nakil yapılabilir mi?
    iş ve işçi bulma kurumuna yapılan başvuruların şehirlerarası nakli mümkündür. bir şehir-den başka bir şehre 7taşınmak durumunda kalanların, taşındıkları ildeki kurum şubesine ya da bürolarından birine başvurarak naklini istemesi gerekir.


    devlet memuru engellilerin yurt dışında tedavi imkanından yararlanma hakları
    yurt dışına gönderilme
    yurt içinde tedavisi mümkün olmayan hastalıklara tutulanların yurt dışında tedavilerinin sağlanabilmesi için;
    sağlık bakanlığınca yetkili kılınan hastanelerin sağlık kurullarınca tedavinin yurt içinde yapılamayacağına dair rapor düzenlenmesi,
    bu raporun ankara numune hastanesince teyit edilmesi,
    sağlık bakanlığı tarafından da hastalığın yurt dışında tedavi edilmesi gerektiği belirtilerek raporların onaylanması,gerekmektedir.
    türk silahlı kuvvetlerinden emekli personel ile dul ve yetimleri için yetkili hastaneler milli savunma bakanlığı tarafından tespit edilmiş olup raporların onay mercii de milli savunma bakanlığıdır.
    yurt içinde mümkün olmayan organ nakli işlemlerinde, hastanın ilk tetkiklerinin yurt dışındaki sağlık kuruluşunda tamamlamasından sonra uygun organ teminine kadar gelecek süredeki tetkik ve tedaviler yurt


    yurt dışında bulundukları sırada hastalananlar
    herhangi bir nedenle yurt dışında bulunduğu sırada hastalananların veya kazaya uğrayanların yapılan muayene ve tedavilerine ait giderlerin ise ilgililerce karşılandıktan sonra, orijinal tedavi belgelerinin tedavinin yapıldığı yerdeki türk konsolosluğu, türkiye’deki noterler veya yeminli tercümeleriyle birlikte sandığa ibrazı halinde bütçe uygulama talimatı tarifeleri esas alınmak suretiyle bulunacak miktarı kendilerine ödenmektedir.
    engelliler devlet memurluğuna nasıl başvurabilir?
    engelliler için sınavlar, engelli kontenjanı açık olan kurum ve kuruluşlara ilk devlet memuru olarak atanacaklar için açılan sınavla eş zamanlı, böyle bir sınava ihtiyaç duyulmamışsa, engelli kontenjanı açığı bulunduğu sürece ayrı zamanlı olmak üzere engelli grupları ve ulaşılabilirlikleri göz önüne alınarak yapılır. engelliler için sınavlar, engelli grupları dikkate alınarak sınav sorusu hazırlamak ve değerlendirmek üzere özel sınav kurulu teşkil edilerek ayrı yapılır.

    sakatlar için gelir vergisi indirimi
    193 sayılı gelir vergisi kanununa göre;
    ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebebiyle verilen tazminat ve yapılan yardımlardan vergi alınmaz.
    yardım sandıkları tarafından kendi üyelerine ölüm, sakatlık, hastalık, evlenme, doğum gibi sebeplerle yapılan yardımlardan vergi alınmaz.
    sakatlık indirimi ne kadardır?
    aylık sakatlık indirimi( 01.01.2005’ten itibaren) sakatlık indirimi;
    birinci derecede sakatlar (çalışma gücünün asgari %80’ini kaybetmiş olanlar) 480 ytl
    ikinci derecede sakatlar (çalışma gücünün asgari %60’ini kaybetmiş olanlar) 240 ytl
    üçüncü derecede sakatlar için (çalışma gücünün asgari %40’ini kaybetmiş olanlar) 120 ytl
    sakatlık derecelerine göre tespit edilecek indirimler engelli çalışan için ücretinden indirilir.
    sakatlık indirimden yaralanmak için nasıl başvurulmalı ?
    sakatlık indiriminden faydalanılabilmesi için çalışan engellinin öncelikle sakatlık raporu ile sakatlığını belgelemesi gerekir. bunun için engellilerin işyerinden alacakları resmi bir yazı ile sağlık kurumuna gönderilmesi veya şahsen sağlık kurumuna başvurması gerekir. burada düzenlenen rapor, sağlık kuruluşu tarafından işverenin bulunduğu yerdeki il defterdarlığına gönderilir. gereken işlemler kurumlar tarafından yapılır ve işverene bildirilir.
    not:bu konudaki ayrıntılı bilgi iibk veya ökm ‘ den öğrenilebilir.
    sürekli tedavi gerektiren bir hastalığı olan sigortalılar için kolaylıklar
    sigortalı olup, uzun süre tedavi gerektiren bir hastalığı olduğu kurum sağlık tesisleri (sigorta hastanesi) sağlık kurulu raporu ile belirlenen, ayakta yapılan tedavileri sırasında verilmesine lüzum görülen ilaçlardan hayati önemi olduğu, komisyonca tespit edilen ilaçların bedellerinin % 20’ si ilgililerden alınmaz.
    sağlık kurulu raporlarının düzenlenme şekli
    5434 sayılı t.c. emekli sandığı kanunu ile kurulan ve sandığın organları arasında sayılan sağlık kurulu, aynı kanunun 44, 45, 47, 50, 72, 74, 98. maddelerine, 2330, 6741 sayılı kanunlara, 657 sayılı devlet memurları kanununun 105 inci maddesine göre kişilerin maluliyet durumlarını incelemekte, 1053 sayılı nizamnameye göre vazife malûllerini derecelendirmekte ve bu görevi türkiye cumhuriyeti sınırları içerisindeki resmi hastanelerin sağlık kurullarından alınan rapor*lara göre yapmaktadır.
    sağlık kurulu raporlarının düzenlenmesi

    1. resmi sağlık kurullarınca verilen raporların çoğunda sadece teşhis yazılmakta ve karar kısmında;
    çalışarak hayatını kazanamaz,
    eşinin sosyal haklarından faydalanır,
    eşinin sağlık kar nesinden yararlanır,
    malulen emekli olur.
    gibi ifadeler kullanılmakta, bazı raporlarda da, "%....iş gücü kaybı vardır" gibi oranlar belirtilmektedir.

    bu şekilde düzenlenen raporlar aşağıda verilen örneklerden de anlaşılacağı gibi sandık sağlık kurulunun karar vermesini güçleştirmektedir.
    5434 sayılı t.c. emekli sandığı kanunu çerçevesinde kurulup görev yapan sağlık kurulu, 2022 sayılı 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz ve kimsesiz türk vatandaşlarına aylık bağlanması hakkında kanuna göre kurulup görev yapan sağlık kurulundan ayrı bir kurul olup çalışma kriterleri de ayrı olarak belirlenmiştir. 2022 sayılı kanunun uygulamasında 18 mart 1998 tarihinde ve 23290 sayılı resmi gazetede yayımlanan “özürlülere verilecek sağlık raporları hakkında” yönetmelikte belirtilen işgücü kaybı esas alınmakta, 5434 sayılı t.c. emekli sandığı kanununun ;
    44 üncü maddesinde hükme bağlanan malullük için "bulunduğu görevi yapamama",
    72 nci ve 74 üncü maddelerinde hükme bağlanan malullük için "çalışarak hayatını kazanamama",
    47 nci madde ile 657 sayılı devlet memurları kanununun 105 inci, 926 sayılı türk silahlı kuvvetleri personeli kanununun 128 inci maddelerinin uygulan*masında "sıhhi izin süreleri",
    6741 ve 1239 sayılı kanunlarda aranan malûllükte "başkasının güç yardımına muhtaç olma" önem taşımaktadır.
    bu nedenle, 5434 sayılı t.c. emekli sandığı kanununa göre işlem yapılacak olay*larda şahsın durumunun iş gücü kaybına göre değerlendirilmemesi gerekmektedir.
    örnek:
    şahsın jeneralize yılda 2 den fazla epileptik nöbeti varsa 2022 sayılı kanuna göre %65 iş gücü kaybı vardır kararı verilebilmektedir. ancak, 5434 sayılı t.c. emekli sandığı kanununa göre yapılacak incelemede, bilimsel kriterlerin, klinik, laboratuar ve radyolojik bulguların, kan, ilaç düzeylerinin belirtildikten sonra çalışarak hayatını kazanıp kazanamayacağı kararının verilip yazılması gerekmektedir.
    bir çok hastane 5434 sayılı t,c. emekli sandığı kanunu çerçevesinde yaptığı inceleme sonucunda "çalışarak hayatını kazanamaz.", "malulen emekli olur", "babasının veya annesinin sosyal haklarından faydalanır" derken başka bir raporun*da aynı kişi için "her türlü taşıt kullanması, yüksek yerlerde çalışması, tehlikeli işlerde çalışması sakıncalıdır, bunların dışında çalışabilir" kararı vermektedir.
    örnek:
    işe girerken "sağlam" raporu verilen bir şahıs hakkında daha sonra "dejeneratif miyop, her iki gözün ayrı ayrı görmesi 2/10, %75 işgücü kaybı var. "cami imam hatibi görevini yapamaz" kararı verilmekte, ancak, aynı şahsın askerlik belgesi istendiğinde ileri derecede dejeneratif miyop nedeniyle askerlikten muaf tutulduğu anlaşılmak* tadır.
    her iki gözünün görmesi 2/10 olmasına rağmen işgücü kayıp oranı değil, şahsın yaptığı işin göz önüne alınması gerektiğinden, şahsın cami imam hatibi olarak çalışmasına engel olmayan bu arızası nedeniyle maluliyet kararı verilmemesi gerek*mektedir. nitekim bir çok tıp fakültesi ve eğitim hastanesinin kararı bu yöndedir.
    diğer taraftan her iki gözü 2/10 veya daha yüksek görme kaybı nedeniyle "çalışarak hayatını kazanamaz kararının" verilmesi, toplum içinde yaşayan görme engellilerin santral memurluğu, avukatlık gibi meslekleri yapabilmeleri gerçeği ile de çelişmektedir. nitekim aynı hastaneler "çalışarak hayatını kazanamaz" kararı verdik*leri kişiler için daha sonra "santral memurluğu" yapar, kararını da vermektedir.

    örnek:
    şoför olarak görev yapan bir şahsın görmesinin tam olması gerektiğinden, her*hangi bir nedenle bir gözünün görmesini kaybetmesi veya her iki gözün görme değerlerinin toplamı 12/20 den aza inmesi halinde şoförlük yapamayacağından maluliyet hakkı doğmaktadır.
    örnek:
    bazı raporlarda da şahısların beyanı göz önünde tutulup, hastalığına ait herhan*gi bir tetkik yapılmadan “görevini yapamaz karan” verildiği görülmektedir. şahsın beyanına göre "gaz, gaita kaçırdığı, abdestini tutamadığı ve cami imam hatiplik görevini yapamayacağı" kararı gibi. bu şahısların maluliyetlerine karar verilebilmesi için daha sonra sevk edildikleri eğitim hastaneleri veya tıp fakültesi hastanelerine gitmedikleri yapılan takiplerde görülmektedir.
    örnek:
    işitme ve konuşma engelli olup, %50 veya böbrek translantılı ama fonksiyonel olup %80 iş gücü kaybına sahip kişiler için verilen "çalışarak hayatını kazanamaz" kararı günlük yaşamımızdaki gerçeklerle tamamen terstir. hemen her meslek grubunda böbrek translantılı olup, çalışan insana rastlamak mümkündür.
    birçok hastanenin sağlık kurulu raporlarına ait matbu kağıdın altında “not: hastalık durumunda kısaca klinik bulgularla, kararı etkileyen röntgen ve laboratuar bulguları, sağlam raporlarında ise bulgular bölümlerine sağlam yazılacaktır” denilmesine rağmen, klinik, laboratuar ve röntgen bulgularının hanelerinin boş bırakıldığı sadece teşhis ve kararın yazıldığı görülmektedir. raporların nasıl düzen*leneceği 18 mart 1998 tarih ve 23290 sayılı resmi gazetede yayımlanan "özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik'te açık bir şekilde belirtilmiş olup, en son sağlık bakanlığınca 09.05.2001 tarih ve 8080 sayı ile genelge halinde yayınlanmıştır. bu yönetmelik ve genelgenin sadece özürlü kişiler için değil tüm raporlarda uyulması gereken kriterler olduğu açıktır.
    örnek:
    hipertansiyon tanısı ile "çalışarak hayatını kazanamaz" kararı verilenlerin daha sonra "başka bir hastanede muayeneleri veya aynı hastaneden istenen klinik, laboratuar, radyolojik bulguların yazıldığı sağlık kurulundaki asıl nüshanın onaylı suretinde, t.a: 140/100 mm hg olduğu, komplikasyonu bulunmadığı görülmektedir. bu gibi kişilere "çalışarak hayatını kazanamaz" veya "malulen emekli olur" kararı günümüz gerçeklerine ters düşmektedir. bir çok meslek grubunda bu durumdan daha ağır şartlarda mesleğini icra eden kişileri çevremizde görmek mümkündür..
    örnek:
    1- psikotik bozukluk tanısı ile "çalışarak hayatını kazanamaz" veya "malulen emekli olur" kararı verilenlerin daha sonra gönderildikleri ruh sağlığı ve hastalıkları hastanelerinde veya tıp fakültelerinin abd'ce belirli bir süre incelenmeleri sonucu tamamen sağlam oldukları anlaşılmakta veya nevrotik bir kişiliğe ait bulgulara sahip oldukları görülmektedir.
    örnek:
    2- her iki gözü p+/p+ olan şahısların "çalışarak hayatını kazanamaz" "babasının veya annesinin sosyal haklarından faydalanır." veya "malulen emekli olur" kararının verildiği raporlarını klinik, laboratuar, radyolojik bulgularının yazıldığı sağlık kurullarında kalan asıl suretlerinde ise şahısların görmelerindeki kayıpların katarakt hastalığına bağlı olduğu görülmektedir. bilindiği gibi katarakt ameliyatla görme dere*celeri düzeltilebilen bir hastalıktır, durumları ameliyat sonundaki derecelere göre değerlendirilmelidir.
    3- aynı hastanede ilgili dal uzmanı varken birbirine yakın dal uzmanlarının şahıslar hakkında karar vererek sağlık kuruluna sevk yaptığı ve sağlık kurulu rapor*larını imzaladıkları görülmektedir.. bilindiği gibi iç hastalıkları, genel cerrahi, göz, kulak-burun-boğaz, nöroloji uzmanları sağlık kurullarının asil üyeleridir. 18 mart 1-998 tarih ve 23290 sayılı resmi gazete'de yayımlanan yönetmelikte yer alan
    "nöroloji ve/veya psikiyatri" ibaresi nöroloji uzmanının olmadığı yerlerde sağlık kurulunun toplanmasının engellenmemesi için yerine psikiyatri uzmanının katılması, için kullanılan bir ifadedir. eğitim hastanelerinin "nöroloji ve/veya psikiyatri" ifadesinin dışında tutulması gereklidir. zira eğitim hastanelerinde veya tıp fakültesi hastanelerinde nöroloji kliniklerinde şef, şef yardımcısı veya başasistan uzmanın bulunmadığını düşünmek mümkün değildir.
    ayrıca hastalık hangi tıp dalını ilgilendiriyorsa ilgili dal uzmanının da imzasının bulunması bir zorunluluktur.
    4- 5434 sayılı t.c. emekli sandığı kanununun 45 inci maddesi uyarınca vazife malûlü olanların malûllük dereceleri 1953 yılında kabul edilen ve tamamen fonksiyon kayıpları esas alınarak düzenlenmiş olan "vazife malullüklerinin nevileriyle dere*celeri" hakkındaki nizamnameye göre belirlendiğinden raporlarda klinik, laboratuar ve radyolojik bulguların olmaması vazife malûllüğü derecesini etkilemektedir. bu durumda yeni raporların istenmesi gerekmekte, bu da hastanelerin ve sağlık kurulunun yükünü arttırdığı gibi şahısların mağduriyetine neden olmaktadır.
    sonuç olarak usulüne uygun bir raporda, klinik, laboratuar, radyolojik bulguların açık bir şekilde belirtilmesi, iç hastalıkları, genel cerrahi, göz, kulak-burun-boğaz ve nöroloji ve/veya psikiyatri uzmanının ve ilgili dal uzmanının imzasının olması, “çalışarak hayatını kazanamaz”, “görevini yapamaz”, “malulen emekli olur” kararlarının şahıs hakkında uygulanacak kanunun ilgili maddesine ve günün gerçeklerine uygun olarak verilmesi gerekmektedir.
    sıhhı izin süreleri ve sınıf değişikliği:
    sandık sağlık kurulu 5434 sayılı t.c. emekli sandığı kanununun 50 inci mad*desinde belirtilen hükümler doğrultusunda maluliyet hakkının doğumuna neden olan kesin raporları veya sıhhi izin süreleri ile ilgili raporları inceleyip iştirakçinin görevini yapıp yapamayacağıma, sıhhi izin süresini doldurup doldurmadığına karar verme yetki ve sorumluluğundadır.
    5434 sayılı t.c. emekli sandığı kanununun 47 nci maddesi;
    "vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlardan hastalıkları kanun*larında tayin edilen müddetlerden fazla devam edenler hastalıklarının mahiyetlerine ve doğuş sebeplerine göre "adi malûl" veya "vazife malûlü" sayılırlar.
    "tedavisi imkansız olduğu raporla belirtilen hastalıklara uğrayanların hastalıklarının mahiyet ve doğuş sebeplerine göre yukarıdaki müddetlerin bitmesi beklenmeksizin rapor tarihinden itibaren (adi malûl) veya (vazife malûlü) sayılırlar" hükmünü amirdir.
    bu hükme göre hastalıklarının veya sakatlıklarının tedavisi sonucu verilen rapor*lara göre görevlerini yapamayacakları anlaşılan iştirakçilerin bu raporlarının sandık sağlık kuruluna intikali ile bu kurulun tetkik ve onayı üzerine maluliyet hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
    5434 sayılı t.c. emekli sandığı kanununun 44 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre, görevlerini yapamayacak derecede malûl olanlardan isteyenlerin malullüklerinin mani olmadığı başka görev ve sınıflara nakledilmeleri mümkün bulunduğundan görev ve sınıfları değiştirileceklerin kesin raporlarının sandık sağlık kurulunda ince*lenip "maluliyet" kararı verildikten sonra sınıf ve görev değişikliğinin yapılması, sınıf ve görev değişikliğinden sonra da tekrar sağlık kurulu raporu alınmaksızın istekleri üzerine maluliyet hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
    birçok kurumun personel birimleri çalışanlarına kanun hükümlerine uyulmadan sınıf değişikliği yaptırmakta, bunun sonucunda bir çok hukuki problemin doğmasına neden olmaktadırlar.
    yukarıda belirtilenler ışığında:
    a) hastalık veya sakatlıkları bulundukları görevi yapmalarını engelliyor ise hastalığının düzelme imkanı da yoksa raporun ilgili kurumun varsa sağlık dairesince incelendikten sonra personel birimleri vasıtasıyla sandık sağlık kurulunun inceleme*sine göndermeleri ve bu kurulun onayından sonra haklarında maluliyet işlemi yap* maları,
    örnek
    bir gözünü tamamen kaybetmiş bir kişinin mevcut yönetmelikler ve yasalar gereği şoför, polis veya infaz koruma memuru olarak çalıştırılmaları mümkün değildir. bu nedenle görevlerini yapamayacaklarına dair raporlarının gecikilmeden sandığa gönderilmesine özen gösterilmelidir.
    b) 657 sayılı devlet memurları kanununun 105 inci maddesinde en az sağlık izni süresi 6 ay olarak tespit edildiğinden alınan sıhhi izinlerin 6 aylık süreye ulaşması halinde ilgililerin hizmet sürelerine ve hastalıklarına göre a, b veya c fıkralarından hangisine girdiğine sandık sağlık kurulunca karar verilmesi, bunun için de personel birimlerinin raporları geciktirmeden sandığa göndermeleri,
    c) sıhhi izin yönünden 926 sayılı türk silahlı kuvvetleri personel kanununun 128 inci maddesine göre durumu incelenecek olanların raporlarının, bu maddenin "sıhhi izin süresini doldurmak durumuna girenler sıhhi izin sürelerini dolduracakları ayın ilk haftasında kati işlem yapılmak üzere tekrar muayeneye sevk edilirler. bunlardan sıhhi arızalarının devam ettiği ve hiçbir sınıfın hizmetinde vücutlarından istifade edilemeyeceği anlaşılanlar hakkında t.c. emekli sandığı hükümleri uygulanır"
    hükmü uyarınca daha önceden incelenip haklarında karar verilmesi gerekir. bu nedenle de alınan raporların 6 aylık süreyi aşması durumunda ilgili madde hükmünün a ve b fıkralarından hangisinin uygulanacağı konusunda sandık sağlık kurulunun son rütbedeki raporlarını inceleyerek karar vermesi, bu karara göre sıhhi izin süresini dolduracakları ayın ilk haftasında haklarında kat’ı işlem yapılmak üzere ilgili komutanlığın personel şubesince tekrar muayeneye sevk edilmeleri gerekmek tedir.
    önemle arz/rica ederiz.

    emekli sandığına bağlı engelliler için isteğe bağlı emeklilik
    emekli sandığına bağlı olan ve bedensel yada zihinsel yeteneklerinde eksiklik nedeniyle %40‘ ın üstünde sakatlık raporu bulunan engelliler 15 yıl fiili hizmetlerini tamamladıkları takdirde emeklilik hakkı isteyebilirler.
    muhtaç ve kimsesizlere aylık bağlanma hakkı
    65 yaşını doldurmuş, kendisine kanunen bakmakla mükellef kimsesi bulunmayan, sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlanmayan, nafaka bağlanmamış veya bağlanması mümkün olmayan, mahkeme kararıyla veya doğrudan doğruya kanunla bağlanmış herhangi bir devamlı gelire sahip bulunmayanlara kanunca belirlenen miktarlarda aylık bağlanır.
    65 yaşını doldurmadığı halde yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde malul olduklarını, tam teşekküllü bir hastaneden alacakları bir sağlık kurulu raporu ile kanıtlayanlarla, durumlarına uygun bir işe yerleştirilemeyen sakatlardan yukarıdaki şartları taşıyan türk vatandaşlarına da aylık bağlanır.
    aylık bağlanması için gerekli belgeler;
    dilekçe (t.c emekli sandığı genel müdürlüğüne)
    mal bildirim belgesi (köy-mahalle muhtarları tarafından düzenlenecek)
    ikametgah ilmühaberi (bağlı bulunan muhtarlıktan)
    vukuatlı nüfus kayıt örneği (nüfus idaresinden)
    muhtaçlık belgesi (muhtarlıktan)
    sağlık kurulu raporu (tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurulundan)
    üç adet fotoğraf
    engellilerin yurt dışından ithal ettiği alet ve makinelerden gümrük vergisi alınmaz.
    gümrük kanununa göre, malul ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel suretle imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu ve motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet, ve binek otomobilleri gümrük vergisinden muaftır. buna göre yurda sokulan kara nakil vasıtalarının malul olmayanlara her hangi bir şekilde devri halinde gümrük vergisi alınır. gümrük vergisinden muaf olabilmek için ithalatın malul kişi tarafından yapılması gerekir.
    malul kişi, yurt dışından yurda kesin dönüşünde, türkiye’de yaşıyorsa döviz transferi suretiyle yada yurt dışındaki tüzel kişiler tarafından bağış olarak gönderilmesi suretiyle bunları ithal edebilir.
    gümrük vergisi ödemeden ithal etmek için;
    binek otomobil ithal ediliyorsa maliye ve gümrük bakanlığı gümrükler genel müdürlüğüne, koltuklu bisiklet, motosiklet, ithal ediliyorsa eşyanın getirildiği gümrük idaresine başvurulmalı.
    müracaat için hangi belgeler gerekli ?
    tam teşekküllü hastaneden, engel derecesini ve kullanabileceği taşıtın özelliğini belirten heyet raporu, trafik idaresinden ehliyet belgesi(h sınıfı), ithal edilecek taşıtın cinsi, markası ve fiyatını gösteren proforma fatura ve ithal sırasında fatura aslı. nüfus cüzdanı örneği, ithal edilecek aracın, engellinin kendisi tarafından kullanılacağını, başkasının kullanmasına veya istifadesine vermeyeceğini, bakanlık izni olmadan başkasına devretmeyeceğini belirtir noterden onaylı bir taahhütname, yurt dışında ikamet ediyorsa kesin dönüş belgesi, bağış şeklinde alıyorsa bağışı yapanın yurt dışı ikametini gösterir konsolos onaylı belge.
    ithal edilecek otomobillerde aranan şartlar
    otomobilin özellikle engelliler tarafından kullanılmak üzere özel olarak yapılmış hareket ettirici özel tertibatı bulunmalıdır.bunun için ise aracın yurtiçine girişi sırasında gümrük beyannamesine özel tertibatı yapılacaktır şerhi konularak ithaline izin verilir. ancak vergi muafiyeti ile ilgili olarak yükümlü katma değer vergisini ödemekle yükümlüdür. özel tüketim vergisini ise 7 seri nolu tebliğde belirtildiği üzeredir.(engelli hakları bölümüne bakınız.)
    engellinin seçimlerde oy kullanma hakkı
    seçim kanununa göre körler, felçliler, veya bu gibi bedeni sakatlıkları açıkça belli olanlar, bu seçim çevresi seçmeni olan akrabalarından birinin, akrabası yoksa diğer bir seçmenin yardımı ile oylarını kullanabilirler. bir seçmen, birden fazla malule refakat edemez.

    görme engellilerin evrak imzalamaları hakkında
    borçlar kanununa göre amaların imzaları usulen tasdik olunmadıkça veya imza ettikleri zaman muamelenin metnini vakıf oldukları sahip olmadıkça onları ilzam etmez.
    ihtiyaç sahiplerinin yararlanabilecekleri mevcut haklar ve güvenceler
    ssk
    bir hizmet akdiyle bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanları kapsayan bir sosyal güvenlik kurumudur. sosyal sigorta esaslarına dayalı olarak iş kazaları, meslek hastalıkları, hastalık, analık, yaşlılık, malullük, ölüm risklerine karşı güvenlik sağlar. yalnızca sigortalı olan kişi için değil eş ve çocukları içinde sosyal güvenlik sağlar.
    bağ-kur
    1479 sayılı bağ-kur kanunu kapsamında sigortalı sayılan esnaf, sanatkar ve diğer bağımsız çalışanlara sosyal sigorta sistemi içerisinde sosyal güvenlik sağlayan bir sigorta kurumudur. sigortalının yanında onların eş ve çocuklarına da sosyal güvenlik sağlar. bağ-kur sigortalılarına hastalık, yaşlılık, malullük ve ölüm risklerine karşı sosyal güvenlik sağlar.
    emekli sandığı
    devlet memurları ve diğer kamu görevlilerine sosyal sigorta sistemi içerisinde sosyal güvenlik sağlayan bir kurumdur. iştirakçilerine onların eş ve çocuklarına, yaşlılık, malullük, ölüm risklerine karşı sosyal güvenlik sağlar. hastalık ve analık gibi risklerde sosyal güvenlik sağlamamaktadır. ancak böyle bir durumda tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin finansını sağlama yönünde hizmet vermektedir.
    özel sigortalar
    ferdi inisiyatif üzerine karşılıklı mukavele esasına dayanarak fertlerine kapsamına almaktadır.
    yeşil kart
    3816 sayılı kanuna göre herhangi bir sosyal güvencesi olmayan hasta, yaşlı, sakat ve malullerin, sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi amacıyla sosyal güvenlik sağlamaktadır. bu kart illerdeki valiliklerde bulunan yeşil kart bürolarından temin edilebilmektedir. burada yapılan başvurular değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. bu karttan yararlanabilmek için;
    1- hiçbir sosyal güvenceye sahip olmamak,
    2- gelirin asgari ücreti geçmemesi,
    3- herhangi bir gelir getirici gayrimenkule sahip olmamak,
    4- tarım gelirine sahip olmamak,
    5- sürekli bir sosyal yardım almıyor olmak gerekiyor.

    engelli kimlik kartı
    doğuştan, kaza yada etkisi altı aydan fazla süren sağlık bozukluğu sonucunda meydana gelen bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal, ve sosyal yeteneklerini %40 ve üstünde bir oranda kaybeden engellilere verilen kimlik kartıdır. bu kimliği almak için gerekli belgeler;
    tam teşekküllü bir devlet hastanesinden alınacak sağlık kurulu raporu
    sosyal hizmet uzmanı veya psikolog tarafından doldurulmuş “engelli kimliği bilgi formu”
    iki adet renkli fotoğraf
    nüfus cüzdanının onaylı fotokopisi
    engelli kimliği alırken izlenecek yol;
    engelliler için sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerden birine başvurularak rapor alınacak
    hastanede sosyal hizmet uzmanı veya psikolog engelli kimliği bilgi formu düzenleyecek
    engelli kimliği bilgi formu hastanede düzenlenmediyse sosyal hizmetler il müdürlüğünce düzenlenecek.
    sosyal hizmetler il müdürlüğüne gerekli belgeler ile başvurulacak.
    engelli kişi veya yakını bu işlemlerden sonra başka bir işlem yapmayacaktır.
    kimlik kartı düzenlendiğinde kişinin engelli kimliği bilgi formunda bildirdiği adrese iadeli taahhütlü olarak postalanacaktır.
    engelli kimliğinin sağlayacağı kolaylıklar;
    telsim özgür hattan indirimli olarak faydalanabileceksiniz,
    milli parklara ücretsiz olarak girebileceksiniz,
    engelli istihdamı amacıyla açılan sınavlarda engelin belgelenmesinde kullanacaksınız,
    yerel yönetimlerin alacağı kararlar ile su bedellerinden indirimli olarak faydalanabileceksiniz,
    devlet demir yolları ile seyahat etmeniz halinde %40 indirimden faydalanabileceksiniz,
    türk hava yolları ile seyahat etmeniz halinde %40 indirimden faydalanabileceksiniz,
    yerel yönetimlerin alacağı kararlar ile toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yada indirimli faydalanabileceksiniz,
    devlet tiyatrolarından ücretsiz faydalanabileceksiniz.
    her türlü bilgi için; alo-özdanış ücretsiz hattı arayabilirsiniz. 0800 314 83 00-0800 314 83 01
    sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca yapılan sosyal yardımlar 2022 sayılı yasa
    01 07.1976 tarihinde kabul edilen ve 10.07.1976 tarihli resmi gazetede yayımlanan 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz ve kimsesiz türk vatandaşlarına aylık bağlanması hakkındaki 2022 sayılı kanun

    (halen yürürlükte bulunan uygulama yönetmeliği 06.01.1994 tarih ve 21810 sayılı resmi gazetede yayımlanmıştır.)

    2022 sayılı kanuna göre muhtaç olmak koşulu ile, 65 yaşını doldurmuş yaşlılar ile 18 yaşından büyük malûl ve sakat türk vatandaşlarına 1500 gösterge rakamının, memur maaşlarına uygulanan katsayı ile çarpımında bulunacak tutarda aylık bağlanmaktadır. bağlanacak aylık miktarına eşit veya daha fazla aylık ortalama geliri bulunanlar muhtaç sayılmazlar ve kendilerine aylık bağlanmaz.

    sandığımızca bağlanan bu aylıklar her yılın, mart, haziran, eylül ve aralık aylarında olmak üzere üç ayda bir peşin olarak ikametgahlarına yakın anlaşmalı t.c. ziraat bankaları şubeleri ile anlaşmalı ptt merkez müdürlükleri aracılığı ile hak sahiplerine veya vekil yada vasilerine ödenmektedir.

    anılan kanuna göre yukarıda açıklanan şartları taşıyan türk vatandaşları, aylık talepleri için üç adet belgelik fotoğrafları ve nüfus cüzdanları ile birlikte ikametgahlarının bağlı bulunduğu defterdarlık veya malmüdürlüklerine başvurmaları gerekmektedir.

    ilgili defterdarlık veya malmüdürlüğü aylık talebinde bulunanlar hakkında, kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin ilgili hükmü doğrultusunda aylık bağlanabilmesi için gerekli belgeleri düzenleyerek sandığımıza göndermektedirler. söz konusu belgeler kanun ve uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelenerek ilgililere aylık bağlanıp, bağlanmayacağı hususunda nihai karar sandığımızca verilmekte ve bu kararlar yazı ile aylık talebinde bulunanların adreslerine bildirilmektedir.

    eşi ile birlikte başvuruda bulunmuş olanlardan, kadın ve kocaya ayrı ayrı aylık bağlanmamaktadır. bu durumda kocaya bağlanan aylık, esininde aylığa müstahak olması halinde %50 artırılarak ödenmektedir.

    kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliğe göre kocası hükümlü, gaip ve akıl hastası olanlar dışında evli kadınlar kanun kapsamı dışında tutulmuşlardır.

    bağlanan aylıklar, hak sahiplerinin;

    a) ölümü,
    b) türk vatandaşlığından çıkması, çıkarılması, yabancı memleket uyruğuna girmesi ( türk vatandaşlığını muhafaza edenler hariç),
    c) muhtaçlığın kalkması,
    d) kadın ise evlenmesi,
    e) sakatlığı nedeniyle aylık bağlanmış ise bir işte çalışmaya başlaması,
    f) bir akitle hakiki veya hükmi şahıslar tarafından bakım altına alınması,
    g) daimi olmayan sakatlık oranının %40'ın altına düşmesi,
    h) erkek ise evlenmesi sebebiyle muhtaç durumdan çıkması,

    hallerinde, bu durumlarının meydana geldiği tarihi takip eden dönem başından itibaren kesilmektedir.

    aylık almakta olanlar veya aylık sahiplerinin eş, kardeş, anne, baba, vasi, kayyım veya vekilleri aylıkların kesilmesini gerektiren hallerin vukuunda, bu durumları sandığımıza üç ay içinde bildirmekle yükümlüdürler.

    2022 sayılı kanuna göre aylık alanlara, aylık ödemelerinde kimlik belgesi yerine geçen sandığımızca fotoğraflı "tanıtım kartı" verilir.

    bu kanundan yararlananların tedavi giderleri, 18.06.1992 tarihli ve 3816 sayılı ödeme gücü olmayan vatandaşların tedavi giderlerinin yeşil kart verilerek devlet tarafından karşılanması hakkında kanun hükümlerine göre yeşil kart verilerek karşılanmaktadır.

    2022 sayılı kanuna göre bağlanmış aylıklarından feragat etmek isteyenler:

    aylığın kesilme nedenini de belirten sandığımıza hitaben yazacakları dilekçelerini, (dilekçedeki "imza ve beyanın kendilerine ait olduğunun" mahallesi veya köyü muhtarına imza, kaşe ve mühür ile onaylattıktan sonra) sandığımız "yaşlılar sosyal güvenlik dairesi başkanlığı ehlibeyt mah. cevizlidere cad. no:20 06520 balgat
    /ankara" adresine göndermeleri gerekmektedir.
    ALINTIDIR

Sayfayı Paylaş