gebe
  1. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21.238
    Beğenilen Mesajlar:
    598
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Ergenekon'da tahliye yok

    Konu, 'Güncel Haberler' kısmında PaSikA tarafından paylaşıldı.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ''Ergenekon'' davasının bugünkü duruşmasında, sanıklar ile avukatlarının tahliye taleplerini reddederek, duruşmaya 27 Ekim 2008 tarihine kadar ara verdi. ''Ergenekon'' davası duruşmasında, sanık avukatları müvekkillerinin tutukluluk durumlarıyla ilgili değerlendirme yapılarak, tahliye edilmelerini istedi.

    ŞEKER HASTASIYIM, TAHLİYE EDİN!
    Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki duruşma salonunda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmada, söz alan sanık Orhan Tunç, ağır şeker hastası olduğunu ve cezaevinde iğne yapamadığını belirterek, tahliyesini talep etti.

    İDDİANAMENİN OKUNMASI GÜNLER ALIR
    Tutuklu sanıklardan Erkut Ersoy da el konulan bilgisayarındaki dokümanların bir kopyasını isteyerek, tahliye talebinde bulundu.

    Tutuklu sanıklardan Hayrettin Ertekin'in avukatı Lütfi İşbulan da iddianamenin okunmasının günler alacağını, bu sebeple müvekkilinin tahliyesini istedi.

    KERİNÇSİZ DE TAHLİYE İSTEDİ

    Duruşmada söz verilen avukat Kadir Kartal da müvekkili Kemal Kerinçsiz'in, 3 tane dernek kurduğunu ve önceden izin alarak çeşitli organizasyonlar gerçekleştirdiğini anlatarak, müvekkilinin tahliyesi konusunda karar verilmesini talep etti.

    MUZAFFER TEKİN'DEKİ BOMBA DEĞİL SÜSMÜŞ

    Duruşmada söz alan tutuklu sanık Muzaffer Tekin, bombalarla ilgili bir bilgi vermek istediğini ifade ederek, 1985 yılında Tuzla Piyade Okulundan mezun olduğundan beri kendisinde bulunan 2 adet el bombasının başlık kısmının bulunmadığını savundu. Tekin, bomba denilen bu şeylerin başlık kısmı bulunmadığı için süs eşyası olduğunu ileri sürdü.

    Muzaffer Tekin'in avukatı Engin Çelik Kadıgil de duruşmaya gelirken korktuğunu, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılardan 2 tanesinin duruşma salonunda olduğunu, dışarıda olan savcının ise ne yapacağını bilmediğini söyledi. Kadıgil, iddianamenin okunmasını talep etti.

    DURUŞMADA ALKIŞ SESLERİ

    Sevgi Erenerol'un avukatı Nevzat Erdemir de müvekkilinin ceza yasasının suç olarak tanımladığı bir fiiline rastlanmadığını, katıldığı etkinliklerin resmi kurumlardan izin alınarak gerçekleştirildiğini ileri sürdü.
    Erdemir, Türkiye'nin şu an ''bir rejim değişikliği tehdidi altında olduğunu'' öne sürerek, ''teokratik kadrolaşmanın devletin çoğu kurumlarına sızdığını'' iddia etti.

    Davanın rejimi değiştirmek isteyenlerin varmak istedikleri son aşama olduğunu savunan Erdemir, ''Bu dava siyasi bir davadır. Müvekkilim bu olayın, yargısız infazın mağdurudur'' görüşünü dile getirdi.

    Erdemir'in, ''Bu yaşanan olay, İstanbul'u işgal eden İngiliz işgal kuvvetlerinin tutuklanacakların listesini Damat Ferit'in eline tutuşturmasıdır'' şeklindeki sözleri üzerine, duruşma salonundan alkış sesleri yükseldi.

    BURASI ALKIŞ YERİ DEĞİL

    Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, ''Burası alkış yeri değil, kimsenin alkışa ihtiyacı yok. Buranın kendine özgü kuralları vardır. Bunun bir daha tekrarı olmasın lütfen'' dedi.

    Bu olay üzerine söz isteyen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, çeşitli sözler sarf edildiğini belirterek, alkış konusunda uyarı yapılması için söz aldığını, ancak mahkemenin zaten uyarı yaptığını kaydetti.

    SAVCI ÖZ'ÜN TUTANAKLARA GEÇMEYEN SORUSU
    Sanık İsmail Yıldız'ın avukatı Dursun Yassıkaya, ''Ergenekon'' soruşturmasını yürüten savcılardan Zekeriya Öz'ün de duruşma salonunda bulunmasını isteyerek, müvekkilinin savcılık sorgusu yapılırken savcıyla aralarında geçen bazı diyalogları anlattı.

    Avukat Yassıkaya, savcı Öz'ün müvekkilinin ifadesini alırken, ''Sana bu yazıları kim yazdırıyor, Başbakanla neden bu kadar uğraşıyorsun?'' şeklinde sözler sarf ettiğini öne sürerek, bunların ifade tutanaklarına geçmediğini ileri sürdü. Yassıkaya, iddianamenin satır satır okunmasını talep etti.

    PERİNÇEK'İN AVUKATI MUMCU-

    Aralarında İP Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de bulunduğu toplam 7 sanığın avukatı olan Ceyhan Mumcu da iddianamenin okunmasını istedi.

    İddianamenin dünya adalet tarihinde rekor denilecek bir iddianame olduğunu, sayfa adedi bakımından bu kadar kalın bir iddianamenin okunmadığını ve bunun okunması durumunda da bu rekorun dünya adalet tarihine geçeceğini söyledi.

    Mumcu, iddianame okunmadan önce müvekkiline ilişkin tahliye taleplerinin değerlendirilmesini istedi.

    PERİNÇEK'İN KAÇMA İHTİMALİ YOK
    Müvekkili Perinçek'in liseden beri arkadaşı olduğunu ifade eden Mumcu, Perinçek'in, 12 mart ve 12 Eylül döneminde hakkında soruşturma açıldığını öğrenince yurt dışından Türkiye'ye döndüğünü ve tutuklandığını belirtti.

    Perinçek'in İsviçre'ye giderken de gözaltına alınacağı ve tutuklanacağının vize alırken bizzat söylendiğini, ancak müvekkilinin 8 aylık hapis cezasını göze alarak bu ülkeye gittiğini anımsatan Mumcu, böyle bir kişinin kaçma ihtimalinin bulunmadığını savundu.

    SADECE 2 KİŞİ ZENGİN
    Kahraman Şahin'in avukatı Süleyman Erbaş, kimlik tespitlerine göre 2 kişinin yüksek geliri bulunduğunu, diğerlerinin ise fakir olduklarını öne sürerek, pazartesi günkü oturuma katılan avukat Ertaç Giray'ın gözaltına alınmasını eleştirdi.

    Duruşmada söz alan bazı sanık avukatları da iddianame okunmadan önce müvekkillerinin tutukluluk durumlarıyla ilgili değerlendirme yapılmasını ve tahliyesini istedi.

    internethaber

     
Ergenekon'da tahliye yok konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ergenekon'da karar günü

    Ergenekon'da karar günü

    Ergenekon operasyonunda dananın kuyruğu kopuyor... 13. Ağır Ceza Mahkemesi 2455 sayfadan ve 441 klasörden oluşan Ergenekon İddianamesi'yle ilgili "kabul" ya da "red" kararını bugün verecek... İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Ergenekon soruşturmasıyla ilgili iddianamenin kabulü veya reddi konusunda karar vermesinin son günü olarak 28 Temmuz 2008 tarihi verilmişti......
  2. Ergenekon'da hesapları kabaranlar

    Ergenekon'da hesapları kabaranlar

    Alparslan Arslan’ın anne ve babasının hesaplarına belirsiz bir kaynaktan 100 bin YTL aktarıldı. Diğer sanıklarında hesaplarında da gözle görülür atışlar var. Ergenekon iddianamesinde, Danıştay saldırısından sonra sanık Alparslan Arslan’ın anne ve babası ile sanıklar Osman Yıldırım ve İlhan Parlak’ın yakınlarının banka hesaplarında hareketlilik olmuş. Arslan’ın ailesine 100 bin YTL yatmış...
  3. Ergenekon'da  diyaloglar

    Ergenekon'da diyaloglar

    Ergenekon Davası’nın binlerce sayfalık delillerinin arasında, özel telefon konuşmaları sansürsüz yayınlanınca yakın dostları birbirine düşürecek görüşmeler de ortaya çıktı. Özner BERBER - Süleyman ARIOĞLU - Mete YILMAZ'ın haberi Konuyla ilgisi olmayan çok sayıda özel sohbetin de deliller arasında yer alması, yapılan şakaları, dedikoduları gün yüzüne çıkardı. Kamoyunda çokça...
  4. Ergenekon'da 3 tahliye daha

    Ergenekon'da 3 tahliye daha

    Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan Muammer Karabulut, Orhan Tunç ve Vedat Yenerer tahliye edildi. Ergenekon davasının 11 aydır tutuklu bulunan sanıkları Noel Baba Barış Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Karabulut, Gazeteci-Yazar Vedat Yenerer ve emekli Astsubay Orhan Tunç'un tahliyesine karar verildi. Tahliye kararını açıklayan Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, mevcut delil...
  5. Ergenekon'da bilgi sızıntısına inceleme

    Ergenekon'da bilgi sızıntısına inceleme

    Ergenekon soruşturmasında basına sızan bilgilerle ilgili müfettiş görevlendirildi. TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın özel yetkili mahkeme için 3 savcı görevlendirilmesi talebinin Adalet Bakanlığı'nca da uygun görüldüğünü söyledi. Öncelikle hakim ve savcılara güvenilmesi gerektiğini belirten Şahin, “Onlar, adaletin...

Sayfayı Paylaş