gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 ♥ سن بنيم جننتيم نفسيمسين ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    9.628
    Beğenilen Mesajlar:
    1.524
    Ödül Puanları:
    113

    Erkek kısırlığının ilaçla tedavisi mümkün mü?

    Konu, 'Gebelik' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    erkek kısırlığı nedir,erkek kısırlığının sebepleri,erkek kısırlığının tedavisi,azospermi,mikro tese,erkek kısırlığı hakkında bilgiler er.jpg

    Çocuk sahibi olamayan çiftlerin yaklaşık yarısında erkek ile ilgili sorunlar görülmektedir. Sperm sayısı veya kalitesiyle ilgili sorunların çoğunun ‘neden’ kaynaklandığı konusunda hala net bilgi yoktur. Bahçeci Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Op.Dr. Emre Bakırcıoğlu çocuk sahibi olamayan erkeklerde en sık rastlanan sorunlar, tedavi yöntemleri, TESE ve Mikro TESE hakkında soruları cevaplandırdı.

    Erkek kısırlığının nedenleri nedir?

    Erkek kısırlığının nedenleri; erkeğin çocuk yaşta geçirdiği hastalıklar, inmemiş testis hikâyesi, anatomik bozukluk olan ‘varikosel’ adı verilen testise giden damarlardaki genişlemelere bağlı olan rahatsızlıklardır. Daha az oranda da sperm yapımından sorumlu olan hormonlardaki bozukluklar (düşüklükler) ve genetik yapıyla ilgili problemlere rastlanır. Genetik yapı bozukluklarından ‘Klinefelter Sendromu’ en sık görülen kromozom bozukluğudur.


    Kısırlık problemi olan erkeklerin yalnızca bir kısmını oluşturan ‘Hipogonadism’ hasta grubunda ilaç tedavisiyle sperm çıkışı sağlanabilir. Bu erkeklerde ‘Azoospermi’ adı verilen sperm çıkışının hiç olmaması durumu söz konusu iken ilaç tedavisiyle sperm çıkışı sağlanabilir. Bu durum doğuştan veya sonradan gelişmiş olabilir, hormon salınımının azlığı sperm üretimini etkiler. Bu gruptaki azoospermik erkekler ilaçla tedavi edilebilen ve yüz güldürücü sonuçlar alınan yegane çocuk sahibi olamama durumudur.

    İlaç tedavisi yeni bir uygulama mıdır?

    İlaç tedavisi geçmişten günümüze uygulanan bir yöntemdir. Ancak yeterli doz ve sürede uygulanmadığı zaman olumlu sonuç almak mümkün değildir. Bu hastaların en az bir yıl süreyle ilaç tedavisine devam etmesi gerekir. Geçmişte 3- 4 ay ilaç kullandırılan ve iyi takip edilmeyen bu gruptaki erkeklerin çocuk sahibi olmaları neredeyse imkânsız olduğu düşünülürken bu süre en az 1 yıla çıkartıldığında büyük bir kısmında menide sperm çıkışı sağlanmıştır. Bu gruptaki hastaların bir kısmı doğal yoldan bile gebe kalmayı başarabilir. Bu çiftler tedavi sürecinde desteklenmezlerse ve kısa süreli tedavi nedeniyle başarısızlığa uğrarlarsa; ümitleri kırılır, tedavi olamayacaklarına inanır. Burada önemli olan hastalara güven aşılamak ve ilaçlarını uygun dozlarda ayarlayıp, düzenli olarak kontrollerini yapmaktır.

    Tedavi sonunda doğal yoldan gebe kalamayanlar nasıl çocuk sahibi olabilir?

    Tedavi sonunda bir kısım hasta doğal yoldan çocuk sahibi olurken bazılarının sperm sayısı ve kalitesi doğal yoldan çocuk sahibi olmaya yeterli düzeylere ulaşmaz. Bu durumda beklemek yerine mikroenjeksiyon tedavisi önerilir. Mikroenjeksiyon sonucunda da gebelik sağlanabilir.
    Diğer nedenlere bağlı sperm çıkışı olmayan erkeklerde ilaç tedavisi etkili olabilir mi?

    Özellikle ameliyatla (TESE) sperm araştırması yapılan ve sperm çıkışı olmayan bir grup erkek daha vardır. Bu guruptaki erkeklerde mikro TESE denilen operasyon tekniği ile yaklaşık yarı yarıya ameliyatla sperm bulma şansı vardır. Hormon düzeyleri normal ve çoğu zaman normalin üzerinde olduğundan bu erkeklerde ilaçlarla sperm üretimini arttırmak mümkün değildir. Mikro TESE operasyonu ile testis dokusunda sperm bulanamayan erkeklerde sperm elde etmek için henüz yeni bir yöntem gelişmedi. Bazı erkeklerde testosteron seviyelerinde düşük ise operasyondan 2-3 ay öncesinde yükseltmek için ilaç tedavisi kullanılabilir.

    Azoospermi durumu sık karşılaşılan bir durum mudur? Ne sıklıkla Mikro TESE yöntemi uygulanır?

    Azoospermia yani sperm çıkışının olmaması durumu erkek kısırlığında %10-15 oranında karşılaşılan bir durumdur. Tıkanıklığa veya üretim bozukluğuna bağlı olabilir. Mikro TESE operasyonu sperm üretim bozukluğu olan ve ilaçla tedavi edilemeyen erkeklerde bugün için çocuk sahibi olmalarında tek çözüm. Çünkü bu yolla testis dokularından elde edilen spermler mikroenjeksiyon yoluyla eşlerinin yumurtalarına aktarılarak başarılı bir şekilde embriyo gelişimi ve gebelik sağlanabilir. Mikro TESE yöntemi 1999 yılında ilk kez ABD’de uygulanmaya başlandı. 2002 yılından beri ülkemizde bu operasyon üretim bozukluğuna bağlı erkeklerde sperm bulmak için uygulanmaktadır.

    En fazla şansı ve en az şansı olan azoospermik erkekler nasıl ayırt edilir?

    Genel olarak sperm bulma başarısı %50 civarındadır. Açıklamak gerekirse; örneğin inmemiş testisi olan erkekler buluğ çağından önce operasyon geçirirse ve testis boyutları iyi düzeylerde ise % 65-70 oranlarında sperm bulma şansı vardır. Geçmişte hiç şans tanınmayan, kromozom yapı bozukluğu olan erkeklerde bile bu yeni teknikle sperm elde etme oranı yükseldi. ‘Klinefelter Sendromu’ olarak adlandırılan ve doğuştan kromozom yapı bozukluğu olan erkeklerde yapılan çalışmada sperm bulma olasılığının yaşla ilgili olduğu tespit edildi. Bu yüzden Mikro TESE yönteminin Klinefelter sendromlu erkeklerde genç yaşlarda yapıldığında sperm bulma şansı arttığı tespit edildi. Ayrıca sperm bulma ve gebelik oranları normal kromozom yapısı olan erkeklerle aynı seviyede olduğunu görüldü. Bu nedenle azoospermik erkeklerin tetkiklerinin tam olarak yapılması ve değerlendirilmeleri gerekir. Ayrıca ameliyatta mikroskop kullanılması bazı azoospermik erkeklerin testis dokusunda sperm bulma şanslarını önemli oranda arttırmakta ve tüp bebek yöntemleriyle çocuk sahibi olma şanslarını da devam ettirmektedir.

     
Erkek kısırlığının ilaçla tedavisi mümkün mü? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Erkeklerin Korkulu Rüyası Andropozu Önlemek Mümkün mü?

    Erkeklerin Korkulu Rüyası Andropozu Önlemek Mümkün mü?

    andropoz yaşı erkeklerde menopoz olurmu psikolojik andropoz ii erkeklerde ateş basması Erkek menopozu ya da erkekliğin sonu olarak bilinen "andropoz", menopoz gibi kaçınılmaz olmasa da, 50 yaş sonrası erkeklerin hayatını önemli oranda etkiliyor. Ani ateş basmalarından cinsel güç kaybına, unutkanlıktan eklem ve kas ağrılarına kadar bir çok şikayeti de beraberinde getiren andropoz,...
  2. mümkün mü??

    mümkün mü??

    Bir insanı sevmek ve asla dönmeyeceğini bile bile boş bir ümitle onu beklemek ne kadar acıymış. aslında sende farkında oluyorsun boş bir umut olduğunun ama yine de bekliyorsun. lanet olası sevda böyle bir şey. neden, ne zaman, niye bu gibi soruları soramıyorsun ki kendine. çünkü bir anda onda buluyorsun kendini. hiçbir şey gelmiyor aklına onunlayken. onunlayken dediğimde uzaktan gülüşünü...
  3. Hipnozla Panik Atak Tedavisi Mümkün mü?

    Hipnozla Panik Atak Tedavisi Mümkün mü?

    panik atak, hipnozla tedavi, nasıl yapılır, faydaları, öneriler, ile ilgili bilgileri burada bulabilirsiniz Sevgili melekler, Hipnoz pek çok hastalıkta uygulanmaya başlanan bir yan tedavidir.Çağımızın hastalığı panik atakta tedavisinde ki etkileri neler olabilir,öğrenelim... Tıpta uzun zamandır kullanılan ve insanlık tarihi sürecinde de kendisini gösteren bir fenomendir. Ancak...
  4. Alzheimer Tedavisi Mümkün Müdür?

    Alzheimer Tedavisi Mümkün Müdür?

    alzheimer nedir,alzheimer nedenleri,alzheimer belirtileri,alzheimer tedavisi,alzheimer hakkkında bilgiler Karşınızdaki kişinin size anlamsız gözlerle bakıyor olması, size başka bir isimle hitap etmesi, kendini farklı görmesi oldukça endişe verici bir durumdur. Unutmak, çaresizliği anımsatır. Kim olduğunu, nerede ve kimlerle olduğunu unutmak bir insanın başına gelebilecek en kötü bir durum...
  5. Kısırlık oranı tıptaki gelişmelerle düşüyor

    Kısırlık oranı tıptaki gelişmelerle düşüyor

    Gebeliğin oluşmaması durumunda eşlerden herhangi birinden kaynaklanan bir sorunun varlığından söz edilebilmesi için; yaklaşık bir yıl düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin gerçekleşmemiş olması gerekir. Bu bir yıllık bekleme süresi; çiftlerin çocuk sahibi olma şansı yakalamasını, infertilite için yapılan tetkiklerin getireceği psikolojik ve fiziksel yüklerden kurtulmalarını sağlayacaktır....

Sayfayı Paylaş