gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.167
    Beğenilen Mesajlar:
    2.218
    Ödül Puanları:
    113

    Estergon Kalesi ve Destani

    Konu, 'Genel Türk Tarihi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Kanuni Sultan Süleyman'ın Padişahlığı döneminde ve 1543 yılında elimize geçen Estergon Kalesi Sancakbeyli haline getirilerek Budin Beylerbeyliği'ne bağlanmıştı. Ancak kale, bundan yaklaşık elli yıl sonra Alman, Leh, Çek ve İtalyanlardan oluşan 80 bin kişilik bir haçlı ordusu tarafından kuşatıldı. Bu sırada Estergon Kalesi'nde yalnızca beş bin Türk askeri bulunuyordu. Durum gerçekten çok kötüydü ve yardım alma ihtimali de yoktu. Düşmanın teslim olma teklifi Estergon muhafızı Kara Ali Bey tarafından kabul edilmedi. Kara Ali Bey ve yanındakiler, "Biz Rumeli gazileriyiz; kelle verir, kale vermeyiz!" diyorlardı.

    Bu inancı taşıyan er kişilerin savunduğu kaleyi düşürmek elbette kolay olamazdı. Nitekim kuşatmanın uzaması, düşman askerlerini yöneten kumandanları çılgına çevirdi ve askerlerini kırbaçlatmaya başladılar, Bu durumu gören Kara Ali Bey yüksek bir sesle bağırdı:

    - "Şu mel'un kumandan yere düşürülürse, kafir askerlerinin hepsi geri dönecektir. Kim onu vurursa, kendisine dilediği verilecektir!"

    Bunun üzerine Osman isimli bir yiğit "Ya Allah" diyerek tetiği çekti ve düşman kumandanını yere serdi. Ancak ne var ki bu arada kale kumandanı Kara Ali Bey de şehid oldu. O'nun yerine kumandayı, o sırada kalede bulunan Anadolu Beylerbeyi Lala Mehmed Paşa aldı. Ancak, kalede kıtlık ve susuzluk başladığı için yapılacak fazla bir şey yoktu.

    Kalede bulunan tarihçi Peçevi İbrahim Efendi durumu şöyle özetliyordu:

    - "Sanıç etrafında hararetinin şiddetinden ıslak mermerleri yalayan ve bir damla su için can veren elsiz - ayaksız yaralıların inlemeleri yürekleri sızlatıyordu."

    İçerdeki durum gerçekten elem vericiydi. Bu arada Yeniçeri askerinin ayaklanması herşeyi alt - üst etti. Artık teslim olmaktan başka çare yoktu. Aralarında, Anadolu Beylerbeyi Lala Mehmed Paşa'nın da bulunduğu esirler Tuna nehrindeki gemilere bindirilerek Vişegrad'a götürüldüler.

    Estergon Kalesi'nin elden çıkması ve orada verilen şehidler bütün milleti yürekten yaraladı ve işte, nesilden nesile söylene gelen Estergon türküsü o günlerin hatırasını hâlâ canlı tutuyor:


    Estergon Kalesi subaşı durak
    Kemirir içimi bir sinsi firak
    Gönül yâr peşinde yâr ondan ırak

    Akma Tuna akma ben bir dertliyim
    Yâr peşinde koşar kara bahtlıyım

    Estergon Kalesi subaşı hisar
    Baykuşlar çağırışır, bülbüller susar
    Kâfir bayrağını burcuna asar

    Akma Tuna akma ben bir dertliyim
    Bu ateşle yanar kara bahtlıyım

    Estergon Kalesi subaşı kale
    Göklere ser çekmiş burçları hele
    Biz böyle kaleyi vermezdik ele

    Akma Tuna akma ben bir dertliyim
    Estergon'u vermiş kara bahtlıyım.


    Evet... "Kara bahtlılar" Estergon'u gözyaşları içinde düşmana vermişlerdi ama onu geri almaya da ahd etmişlerdi.

    Başvezirlik ve kumandanlık görevine tayin edilen Lala Mehmed Paşa, kalenin elden çıkışından on yıl sonra bu defa fetih için Estergon önlerindeydi. 29 Ağustos 1605 yılı günü başlayan kuşatma bir ay sürdü ve kale 29 Eylül ele geçirildi. Artık yaralar sarılmış, kaybedilen dosta kavuşulmuştu.

    Estergon Kalesi bundan sonra 78 yıl daha Osmanlı hudut boylarının müdafaasını yapan bir mücahid gibi görev yaptı. Kale, üstümüzde kara bulutların dolaşmaya başladığı günlerde, 1683 yılında içimizde silinmez hatıralar bırakarak elimizden çıktı ve bizleri boynu bükük bıraktı. Onun için biz hâlâ o türküyü söylüyor, Estergon'u unutmuyoruz, unutamıyoruz:


    Estergon Kalesi subaşı durak
    Kemirir içimi bir sinsi firak
    Gönül yâr peşinde yâr ondan ırak

    Akma Tuna akma ben bir dertliyim
    Yâr peşinde koşar kara bahtlıyım...


     
Estergon Kalesi ve Destani konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Klasik müzik ve mehterin diliyle destan

    Klasik müzik ve mehterin diliyle destan

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  2. Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi

    Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi

    Bodrum Kalesi, iki liman arasında, üç taraf denizle çevrili, kayalık bir yarımada üzerine kurulmuştur. Kalenin, kare biçimine yakın bir görünümü vardır. Kale 80x85 metre ölçülerindedir .En yüksek yeri, deniz seviyesinden 47,5 metre olan Fransız Kulesidir . Bodrum Kalesinin duvarlarında 249 arma vardır. Armalar, kulelerin savaş stratejisinin gelişmesiyle, yapılan eklentilerin ve onarımların...
  3. Alanya Kalesi

    Alanya Kalesi

    Denizden ve karadan zor ulaşabilirliği nedeniyle tarih boyunca devamlı yerleşime uğramış olan Alanya Kalesi; Anadolu’ yu süsleyen yüzlerce kaleden bugün ayakta kalabilmiş, en iyi korunmuş olanlarından birisidir. Kale 6,5 km. yi bulan sur uzunluğu, 140′ ı bulan burçları, içindeki 400′ e yakın sarnıcı, yazıtlı kapıları ile Selçuklu sanatını en iyi yansıtan, Selçuklu‘nun görkemliliğini...
  4. Ebru Destan ve Hakan Bilgin Akşam Keyfi'nde

    Ebru Destan ve Hakan Bilgin Akşam Keyfi'nde

    ebru destan saç rengi herakşam olduğu gibi bu akşamda seçkin kişilerin konuk olduğu Kenan Erçetingöz'le Akşam Keyfi'nde buakşamla ilgili bütün haberler burada....... KENAN ERÇETİNGÖZ'LE AKŞAM KEYFİ! KENAN ERÇETİNGÖZ'LE AKŞAM KEYFİ YİNE DOPDOLU.. Podyumlardan sahne dünyasına transfer olan ve ‘müzik piyasasında ben de varım’ diyerek iddiasını ortaya koyan Ebru Destan ile ünlü tiyatro-dizi ve...
  5. Doğal Destan Ve Yapay Destan Arasındaki Farklar nelerdir

    Doğal Destan Ve Yapay Destan Arasındaki Farklar nelerdir

    Selam kızlar size bir sorum olacak Doğal Destan Ve Yapay Destan Arasındaki Farklar nelerdir bu konuda bilgi vermeniz mümkün mü?

Sayfayı Paylaş