gebe
  1. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21.238
    Beğenilen Mesajlar:
    598
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Evliliğiniz Heyecanını Kaybetmesin

    Konu, 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' kısmında PaSikA tarafından paylaşıldı.

    Evlilikler bir süre sonra ilk günkü heyecanını kaybedebiliyor...Uzmanlar, birlikteligin ilk günlerindeki heyecani, tutkuyu kaybetmemek için önerilerde bulunuyor. [​IMG]

    Günümüzde beraberliklerin kisa sürede tükenmesi, “evlilik kurtarici kilavuz’ kitaplara ilgiyi artiriyor. Uzmanlar evlilikte kritik sürecin 7 yildan 2 yila indigini belirtirken ‘uzun süreli, mutlu evlilik’ için önerilerde bulunuyorlar.

    ‘Iyi günde kötü günde, hastalikta ve saglikta...’ yemini, ‘bir yastikta kocayin’ temennileri ile baslayan evliliklerin ömrü günümüzde pek uzun olmuyor. En saglam görünen birliktelikler bile çatirdiyor... “Karakter uyusmazligi”, “Yogun islerden dolayi birbirine vakit ayiramama”, “Is hayatindaki stresin eve tasinmasi” gibi nedenlerle bosanmalar artarken; piyasaya yeni yeni ‘evlilik kurtarici kilavuz’ kitaplar çikiyor. Üç ayda 100 binin üzerinde satan The surrendered wife (Laura Doyle), The marriage sabbatical (Cheryl Jarvis) gibi kitaplarda uzmanlar çiftlere krizi asmanin yollarini anlatiyor. Rusya, ABD ve Çek Cumhuriyeti’nden sonra bosanmalarin en çok yasandigi 4. ülke olan Ingiltere’de ise Blair hükümeti, daha ilkokuldan çocuklara evlilige hazirlik kurslari organize etmeyi planliyor.



    2. YIL KRIZI

    Amerikali psikologlar evlilikte artik ilk 7 degil ilk 2 yilin tehlikeli olduguna dikkat çekiyor. Teksas Austin Üniversitesi arastirmacilarinin yaptigi bir arastirma, evliligin ilk 2 yilinda romantizmden, uyum ve sevgiden ödün vermeyen çiftlerin bir ömür boyu birlikte olma ihtimallerinin çok daha yüksek oldugunu gösteriyor. 1981 yilinda evlenen 156 çifti inceleyen bu kisilerin eslerine karsi hissettiklerini, tavirlarini mercek altina alan Td. L. Huston baskanligindaki ekip, “Çiftin bosanip bosanmayacagi, ilk 24 ayda belli oluyor” diyor.



    KISA AYRILIKLAR

    Evlilik terapistlerinin çogu ‘uzun evliligin sirri kisa süreli ayriliklardir’ prensibinde birlesiyor. Uzmanlar her 2-3 yilda bir çiflere 1 ila 5 ay arasi degisen sürelerle ayri kalmalarini öneriyor ve ‘tedavi amaçli ayriliklarin’ mucizeler yarattigini söylüyor.

    Uzmanlar, birlikteligin ilk günlerindeki heyecani, tutkuyu yakalamak için su önerilerde de bulunuyor:

    Sizin için yaptiklarini bir hatirlayin

    Esinize nasil davraniyorsunuz? Ona, herhangi bir tanidiga gösterdiginiz ilgi ve sevecenligi gösteriyor musunuz? Eger takdir ve tesekkürün yerini ilgisizlik ve talepler aldiysa, tehlikeli bir noktadasiniz demektir. Bu durumda yapilacak sey, esinizin sizin için yaptigi seyleri yapmaya mecbur olmadigini düsünmek. Esinizin sizin için her gün yaptigi seylerin bir listesini çikarin ve sonra kendi kendinize, bunlarin kaçi için ona tesekkür ettiginizi bir sorun. Basit bir tesekkürün birçok seyi degistirebilecegini unutmayin.

    Falcilik yapmayin

    Esinizin düsündügü ve duydugu seyleri tahmin etmekten vazgeçin çünkü hata yapabilir ve gereksiz yere kavgaya sebebiyet vermis olursunuz. Kaç kere karsimizdakinin hareketlerinden yanlis sonuçlar çikardigimizi, gerçegi tesadüfen veya çok zaman sonra anladiginizi bir düsünün. Çogu kez esimize, dogru olmayan istek ve fantaziler yükleriz. Mesafeli duran bir es sorunlu veya üzgün olabilir, unutmayin.

    Suçlamayin

    “Senin suçun” demek ne kadar da kolay! Yolunda gitmeyen bir olayda kendi suçunu aramaktan çok daha kolay kuskusuz. Suçlamak sorunlari çözmez, çözmedigi gibi birbiri ardina yeni suçlamalar getirir. Suçlamalar gerçegi görmeyi engeller ve istemeden de olsa incitici hakaretler dogurabilir.



    KADIN BOYUN EGERSE

    Laura Doyle’un mutlu evlilik reçetesinde ise “kadinin esine boyun egmesi’ önerisi bulunuyor. surrenderedwife.com internet sitesinde mutlu evlilik reçetesini açiklayan Doyle kadinlara su öneride bulunuyor: “Çalisma hayatinda dilediginiz gibi patronluk taslayabilirsiniz. Ama evin kapisindan içeri girdiginizde kadinliginizi hatirlayin ve erkeksi tavirlardan vazgeçin!”

    Doyle’a göre kadin olmak, “konusmadan önce iki kere düsünmek, erkegi soförlügü, giyimi, yemek tarzi ve zevki konusunda elestirmemek, onu oldugu gibi kabul etmek. Otoyolda yanlis yola saptigi, veya palyaço gibi giyindigi zaman bile... Doyle sadece ocak ayinda ABD’de 100 bin adet satan kitabinda, “Yolda kaybedeceginiz 20 dakika, mutlu bir 20 yillik evliligin yaninda hiçtir” diyor. Mutsuz çiftlere telefonda danismanlik hizmeti veren, ülkenin dört bir yaninda seminerler düzenleyen Doyle’un bu önerilerini, dogal olarak feministler müthis öfkeyle karsiliyor. Kadin-erkek iliskisinde uzman Andrew Christensen ve meslektasi John Gottman, Doyle ve hareketini “dinozorlar sürüsü” olarak nitelendirirken, Doyle’u iliski konusunda geri kafalikla suçluyor.

    ABD’de yapilan bir arastirma, ayni isyerini paylasan çiftlerin evlilik yasamlarinda daha büyük sorunlarla karsilastiklarini ortaya koydu. Ortak is sorunlari, ev disinda da bir arada olmak, bosanma riskini artiriyor.

    Ayni isyerinde çalisan çiftler üzerinde bir arastirma yapan Amerikan Working Woman dergisi, evin disinda ofisi de paylasan çiftlerin ayrilma riskinin daha büyük oldugunu saptadi.

    Is idaresi konusunda uzman Jane Barmont dergiye yaptigi açiklamada, “Aslinda hem kadin hem erkegin çalismasi yeterince sorun yaratabiliyor. Örnegin biri tayin oldugunda, digeri de ayni yere gidebilecek mi? Çocuk hastalanirsa kim evde kalip ona bakacak? Ayni anda izin alinabilecek mi? Is yeri ayni oldugunda ise bu sorunlara baskalari eklenir. Birinin kariyer yapma sansi daha yüksekse, hangisi geri çekilecek? Hangisi digerine destek olacak? Eger kadin daha çok kazaniyorsa ne olacak? Kisacasi kadinlarin is dünyasinda giderek daha çok katilmasi milenyumun temel sorularindan birini yaratti: is dünyasinda esit olan iki insanin birlikteligindeki çatismalar nasil çözümlenir?”

    Kimilerine göre en eski çözüm yolu kadinin boyun egmesi. Yani kariyer yolunda erkegin yolunu açmasi. O ilerlerken, destek olmasi. En azindan Laura Doyle “The surrendere wife” adli kitabinda bu fikri ileri sürüyor. “Is dünyasinda da kadinlar geri planda kalmali. Ayni is yerinde çalisiyorsaniz, tipki evde oldugu gibi kocaniza yumusak davranin” diyor.

    Society for Human Resource Management (Insan Kaynaklari Yönetim Dernegi) ise ayni isyerini paylasan çiftlere, sorunlari en aza indirgemek için su önerilerde bulunuyor:

    1- Her ne kadar hiçbir isin garantisi yoksa da, ayni is yerinde olmak, ayni isveren adina çalismak riskli olabilir. Her zaman için yumurtalari ayni sepete koymamakta yarar var.

    2- Isi eve tasimayin. Çok gerekmedikçe isle ilgili sorunlari evde tartismayin.

    3- Is yerinde evli oldugunuzu unutun. Esinizin yapmasi gereken bir konuyu size aktardiklarinda is arkadaslariniza “Bu benim isim degil, bu konuyu onunla konusmalisin” demeyi ögrenin.

    4- Is arkadaslariniza, onlarla ilgili konulari evde konusmadiginiz konusunda güven verin. Ayni zamanda ev hayatinizla ilgili sirlari onlara anlatmayin.

    5- Esinizin isi konusunda yorum yapmayin, isine karismayin.

    6- Ticari bir ortaklik söz konusuysa, sirketi kurmadan önce kurallarini net bir sekilde koyun. Ayrilmak zorunda kaldiginizda dogabilecek çatismalari önlemek için gerekli adimlari atin
    ABD’de yapilan bir arastirma, ayni isyerini paylasan çiftlerin evlilik yasamlarinda daha büyük sorunlarla karsilastiklarini ortaya koydu. Ortak is sorunlari, ev disinda da bir arada olmak, bosanma riskini artiriyor.

    Ayni isyerinde çalisan çiftler üzerinde bir arastirma yapan Amerikan Working Woman dergisi, evin disinda ofisi de paylasan çiftlerin ayrilma riskinin daha büyük oldugunu saptadi.

    Is idaresi konusunda uzman Jane Barmont dergiye yaptigi açiklamada, “Aslinda hem kadin hem erkegin çalismasi yeterince sorun yaratabiliyor. Örnegin biri tayin oldugunda, digeri de ayni yere gidebilecek mi? Çocuk hastalanirsa kim evde kalip ona bakacak? Ayni anda izin alinabilecek mi? Is yeri ayni oldugunda ise bu sorunlara baskalari eklenir. Birinin kariyer yapma sansi daha yüksekse, hangisi geri çekilecek? Hangisi digerine destek olacak? Eger kadin daha çok kazaniyorsa ne olacak? Kisacasi kadinlarin is dünyasinda giderek daha çok katilmasi milenyumun temel sorularindan birini yaratti: is dünyasinda esit olan iki insanin birlikteligindeki çatismalar nasil çözümlenir?”

    Kimilerine göre en eski çözüm yolu kadinin boyun egmesi. Yani kariyer yolunda erkegin yolunu açmasi. O ilerlerken, destek olmasi. En azindan Laura Doyle “The surrendere wife” adli kitabinda bu fikri ileri sürüyor. “Is dünyasinda da kadinlar geri planda kalmali. Ayni is yerinde çalisiyorsaniz, tipki evde oldugu gibi kocaniza yumusak davranin” diyor.

    Society for Human Resource Management (Insan Kaynaklari Yönetim Dernegi) ise ayni isyerini paylasan çiftlere, sorunlari en aza indirgemek için su önerilerde bulunuyor:

    1- Her ne kadar hiçbir isin garantisi yoksa da, ayni is yerinde olmak, ayni isveren adina çalismak riskli olabilir. Her zaman için yumurtalari ayni sepete koymamakta yarar var.

    2- Isi eve tasimayin. Çok gerekmedikçe isle ilgili sorunlari evde tartismayin.

    3- Is yerinde evli oldugunuzu unutun. Esinizin yapmasi gereken bir konuyu size aktardiklarinda is arkadaslariniza “Bu benim isim degil, bu konuyu onunla konusmalisin” demeyi ögrenin.

    4- Is arkadaslariniza, onlarla ilgili konulari evde konusmadiginiz konusunda güven verin. Ayni zamanda ev hayatinizla ilgili sirlari onlara anlatmayin.

    5- Esinizin isi konusunda yorum yapmayin, isine karismayin.

    6- Ticari bir ortaklik söz konusuysa, sirketi kurmadan önce kurallarini net bir sekilde koyun. Ayrilmak zorunda kaldiginizda dogabilecek çatismalari önlemek için gerekli adimlari atin.
    ABD’de yapilan bir arastirma, ayni isyerini paylasan çiftlerin evlilik yasamlarinda daha büyük sorunlarla karsilastiklarini ortaya koydu. Ortak is sorunlari, ev disinda da bir arada olmak, bosanma riskini artiriyor.

    Ayni isyerinde çalisan çiftler üzerinde bir arastirma yapan Amerikan Working Woman dergisi, evin disinda ofisi de paylasan çiftlerin ayrilma riskinin daha büyük oldugunu saptadi.

    Is idaresi konusunda uzman Jane Barmont dergiye yaptigi açiklamada, “Aslinda hem kadin hem erkegin çalismasi yeterince sorun yaratabiliyor. Örnegin biri tayin oldugunda, digeri de ayni yere gidebilecek mi? Çocuk hastalanirsa kim evde kalip ona bakacak? Ayni anda izin alinabilecek mi? Is yeri ayni oldugunda ise bu sorunlara baskalari eklenir. Birinin kariyer yapma sansi daha yüksekse, hangisi geri çekilecek? Hangisi digerine destek olacak? Eger kadin daha çok kazaniyorsa ne olacak? Kisacasi kadinlarin is dünyasinda giderek daha çok katilmasi milenyumun temel sorularindan birini yaratti: is dünyasinda esit olan iki insanin birlikteligindeki çatismalar nasil çözümlenir?”

    Kimilerine göre en eski çözüm yolu kadinin boyun egmesi. Yani kariyer yolunda erkegin yolunu açmasi. O ilerlerken, destek olmasi. En azindan Laura Doyle “The surrendere wife” adli kitabinda bu fikri ileri sürüyor. “Is dünyasinda da kadinlar geri planda kalmali. Ayni is yerinde çalisiyorsaniz, tipki evde oldugu gibi kocaniza yumusak davranin” diyor.

    Society for Human Resource Management (Insan Kaynaklari Yönetim Dernegi) ise ayni isyerini paylasan çiftlere, sorunlari en aza indirgemek için su önerilerde bulunuyor:

    1- Her ne kadar hiçbir isin garantisi yoksa da, ayni is yerinde olmak, ayni isveren adina çalismak riskli olabilir. Her zaman için yumurtalari ayni sepete koymamakta yarar var.

    2- Isi eve tasimayin. Çok gerekmedikçe isle ilgili sorunlari evde tartismayin.

    3- Is yerinde evli oldugunuzu unutun. Esinizin yapmasi gereken bir konuyu size aktardiklarinda is arkadaslariniza “Bu benim isim degil, bu konuyu onunla konusmalisin” demeyi ögrenin.

    4- Is arkadaslariniza, onlarla ilgili konulari evde konusmadiginiz konusunda güven verin. Ayni zamanda ev hayatinizla ilgili sirlari onlara anlatmayin.

    5- Esinizin isi konusunda yorum yapmayin, isine karismayin.

    6- Ticari bir ortaklik söz konusuysa, sirketi kurmadan önce kurallarini net bir sekilde koyun. Ayrilmak zorunda kaldiginizda dogabilecek çatismalari önlemek için gerekli adimlari atin.


     
Evliliğiniz Heyecanını Kaybetmesin konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Umudunu Kaybetme

    Umudunu Kaybetme

    Filmin Türü Drama Orijinal Adı The Pursuit of Happyness Yapımcı Firma Columbia Pictures Yapım Yılı 2006 Yapım Ülkesi ABD Orijinal Dili İngilizce Filmin Süresi 117 dakika Resmi Sitesi Dağıtıcı Firma Warner Bros Vizyon Tarihi 02.03.2007 Filmin Konusu . Chris Gardner (Will Smith) zeki ve yetenekli ancak...
  2. Umudunu Kaybetme Filimi

    Umudunu Kaybetme Filimi

    Bir hayal kurdunuz ve her şeyinizi ona adadınız. Sonucun mükemmel olmaması için hiçbir neden yok. Ama işler düşündüğünüz gibi gitmedi. Tüm kozlarınızı ortaya koydunuz, fakat yine de kaybettiniz. Üstelik elinizdekiler de uçup gitmeye başladı ve paranız tükendi. Kimse de size inanmıyor. En yakınlarınız bile. Ne yapardınız? Hayatta kaldığımız sürece, para ile satın alınamayacak en önemli üç...
  3. heyecanımı paylaşmak istiyorum-ilk deneyimimdi

    heyecanımı paylaşmak istiyorum-ilk deneyimimdi

    eşimi paylaşmak eşimi paylaşmak istiyorum kocam beni istiyor karımı istiyorum karımı dün akşam bir siteden masterdan reiki uyumlama yani uzaktan enerji akışı yapılacaktı.bende katıldım kendi adımı ve eşimin adını yazdım.eşim başka şehirde bu arada onun haberi yok bundan gözlerinizi kapatıp konsantre olmaya çalışın dedi ben de öyle yaptım ama 25 dk falan o süre içinde eşimi kendimi ve daha...
  4. Harun Kolçak Kaybetmem Şarkı Sözü

    Harun Kolçak Kaybetmem Şarkı Sözü

    Harun Kolçak Kaybetmem Şarkı Sözü istiyorum arkadaşalr bayılıyorum ben bu şarkıya
  5. Doğum yaklaştıkça heyecanlarımız

    Doğum yaklaştıkça heyecanlarımız

    Spinal Duygu yoğunluğu Kızlar dogum yaklaştıkça ne gibi duygulara kapılıyorsunuz Doğumdan korkan ben zaman yaklaştıkça korkumun gittiğini farkettim ve ameliyata sıfır korku ile gittim Hemde doğumu spinal anestezi ile yaptıgım halde hıc heyecan korku yoktu doktor bile şaşırmıştı :)

Sayfayı Paylaş