gebe
  1. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21.238
    Beğenilen Mesajlar:
    598
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    evrim-körelmiş organlar

    Konu, 'Doğa bilimleri' kısmında PaSikA tarafından paylaşıldı.

    KÖRBAGIRSAK: Birçok türde , eskiden işlek olan yada yakın akraba gruplarında hala işlevine devam ettiren birçok körelmiş yapı bulunur.İnsanda 100'den fazla bu şekilde körelmiş yapı vardır.Örneğin apandix (körbağırsak ) insan besininin farklı olduğu devrelerde işler haldeydi.Bugün kuslarda, papağanlarda bulunmamasına karşın tavuklarda , kazlarda ve deve kuşlarında bir çift ve oldukça büyük olup, sindirimde rol oynar.Bununla beraber serçeler gibi daha evrimli kuşlarda küçülmüş ve bir lenf organına dönüşmüştür.Memeli hayvanlardan atlarda ve kemirgenlerde özellikle sellulozu sindiren hayvanlarda uzun bir kör bağırsak vardır.Primatlarda kısa bir apandix halindedir.Bugün ameliyatla alınması insanın sağlığına olumsuz bir etki yapmaz aksine enfekte olduğu zaman hayatı tehliaaae sokabilir. KULAK KASI : İnsanlar primatlarda ve diğer memelilerde bulunan kulak kaslarının türünü içerir.Fakat kulak kepçesini oynatamaz buna karşın atlar , eşekler vb. hayvanlar ve ayrıca bazı hayvanlar (kulak kepçesi-kas ilişkisini devam ettirdiği için ) kulak kepçelerini hareket ettirebilirler.Evrimsel gelişim süreci içerisinde kulak, sese yönelmeye ve sinekleri kovmaya yarar.

    DERİ-KAS BAĞLANTISI : İnsanlarda , alın derisi hariç deriyi hareket ettiren deri-kas bağlantısı yitirilmiş. Yalnız bazı insanlarda bu bağlantı kafa derisinde kalıntı olarak bulunabilir.Bu tip insanlar kafalarındaki deriyi ve dolayısıyla saçlarını hareket ettirebilir.

    YİRMİ YAŞ DİŞİ : Bireylerin durumuna göre farklı zamanlarda çıkar.Çiğnemede herhangi bir görevi yoktur.Diğer dişlere göre daha basit ve küçük yapılardadır.

    PLİCA SEMİLUNARİS : Gözün iç kısmında yarım ay şeklindeki kas ve zar kalıntısı balıklardan memelilerin çeşitli gruplarına kadar bulunan ve gözü kapatan üçüncü bir göz kapağına homolog'dur.Kuşların gözlerine giren (uçarken ve eşelenirken) tozları silmeyi yarar insanlarda küçülerek gözün bir yanında çıkıntı şeklinde kalmıştır.

    KUYRUK : Kuyruk sokumundaki kemiklerin körelmesiyle ortamdan kalkmıştır. nadiren on-onbeş cm kuyruğu olan insanlar( mutasyon ve populasyonda mevcutgenlerin bir araya gelmesiyle doğarsa da bu kuyruklar hastane de kesilmektedir bizdeki kuyruk sokumu omurları bunun kalıntısıdır.

    VÜCUT KILLARI : Gelişmişliğe gidildikçe kıllarda azalma görülür.Bu kıllar bir zamanlar ısıyı korumaya yardımcı olurken ( ormanda yaşadığımız devirlerde) steplere indiğimizde hem hızımızı hem de :):):):)bolizmanın artmasından dolayı meydana gelen fazla ısının savrulması için ve daha sonra yapay korunma nedenleriyle kıllar gitttikçe azalmıştır.

    AYAK KALINTISI : Afrika'da yaşayan dev piton yılanlarının kloakının (anüs) her iki yanında deriden dışarıya doğru çıkmış küçük ayak kalıntıları vardır diğer yılanların çoğu bu körelmiş ayakları taşımaz :fakat ayaklara destak olan kalça köprüleri derinin altında mevcuttur.

    PARMAK KÖRELMESİ : Atlar tek bir tırnağın üzerinde durmasına karşın körelmiş parmaklar onun çok parmaklı bir attan geldiğini gösterir.Nitekim fosiller bunu kanıtlar.

    KULAK ÇIKINTISI : Birçok insan kulağının üst kenarınındaki kıkırdak kısmında küçük bir çıkıntı taşır Darwin bu çıkıntının aslında köpek gibi diğer uzun kulaklı memelilerin kulağındaki uç kısmın bir kalıntısı olarak bulunduğunu savunmuştur.Darwin çıkıntısı olarak bilinen bu çıkıntı bir zamanlar uzun kulağa sahip olduğumuzu kanıtlar denmektedir.Fakat şimdiye kadar uzun kulaklı bir bireye rastlanılmamıştır.

    EMBRİYONİK KALINTILAR : Embriyonik evrede bulunan birçok özelliğin erginde de görülmesine Atavismus Kalıntıları denir.Örneğin kuyruğunun ortaya çıkması ve 4-5 memeli bir insanın görülmesi vs. Tüm bu kalıntılar eskinin bir mirasıdır.Embriyonik evrede geçirdiğimiz tüm evrimsel sıranın bir noktada kesintiye uğramasıyla ya da gelişim hatasıyla gelişim sürecindeki bir yapının ortaya çıkmasıdır.

    Lamarck'ın da savunduğu gibi kullanılmayan organlar körelmeye yüz tutar.Bu kalıntı yapılar bu varsayımı destekler gibi görünmesine karşın başka bir mekanizmanın da rol oynaması olasıdır.Bir organın büyümesinde ve gelişmesinde rol oynayan mutasyonlar, şayet hayvanın yaşamasında yeni yararlar sağlıyorsa sürekli olarak saklanır.Zararlı ise bir noktada öldürücüdür ve ortadan kalkmak zorundadır.Şayet bir organ yaşamak için gerekli bir yapı olmaktan çıkmışsa fakat varlığı zararı yoksa o zaman kalıntı organlar meydana gelir ve gittikçe körelmeye başlar.

     
evrim-körelmiş organlar konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. organlarınızı bağışlarmısınız??

    organlarınızı bağışlarmısınız??

    evet melekler hiç organlarınızı bağışlamayı düşündünüzmü evetse hangi organınızı bağışlarsınız?
  2. üreme organları

    üreme organları

    Erkeğin üreme organı evlat, mal ve ömürle tabir edilir. Kadının üreme organı üzüntü ve kederden kurtulmaya, gizli durumları bilmeye, ortaklık kurmaya, yola gitmeye ve bekar için evlenmeye delalet eder. Tenasül uzvundan su içtiğini görmek cinsi münasebetee düşkün olmaya, Elbisenin açılıp avret yerinin açılması utanılacak bir işe, Mahrem yerinin açıldığını ve bundan utandığını görmek düşmanı...
  3. İdare organının Yürütme organından Ayrılması

    İdare organının Yürütme organından Ayrılması

    İdare organının Yürütme organından Ayrılması İdare organı, Anayasamızın 123 ilâ 137’nci maddelerinde düzenlenmiştir. Anayasamıza göre idare organı , “merkezî idare ” ve “yerinden yönetim kuruluşları” olarak ikiye ayrılmaktadır (m.126 ). Merkezî idare de kendi içinde “başkent teşkilâtı” ve “taşra teşkilâtı” olarak ikiye ayrılmaktadır. Taşra teşkilâtı da Anayasaya göre, “illere, iller de diğer...
  4. İdare organının Yargı organından Ayrılması

    İdare organının Yargı organından Ayrılması

    İdare organının Yargı organından Ayrılması İdare organının yargı organından ayrılmasında da bir mesele yoktur. Anayasamızın 9’uncu maddesine göre, “yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır”. Burada “bağımsız mahkemeler ” ifadesinin altını çiziyoruz. Çünkü, bu ifade yargı organının tanımını bize vermektedir. “Bağımsız mahkemeler” ifadesinde geçen “mahkemeler”...
  5. A. İdare organının Yasama organından Ayrılması

    A. İdare organının Yasama organından Ayrılması

    A. İdare organının Yasama organından Ayrılması İdare organının yasama organından ayrılmasında bir mesele yoktur. Zira 1982 Anayasasına göre, yasama organı genel oyla seçilen 550 milletvekilinden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisidir (m.75). Yani genel oyla seçilen 550 milletvekilinin oluşturduğu organ, “idare” kavramına dahil değildir. Bu organ yasama organıdır

Sayfayı Paylaş