gebe
  1. *GüMüŞ*

    *GüMüŞ* Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    19 Şubat 2008
    Mesajlar:
    3.733
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0

    Farmakogenetik

    Konu, 'Biyoloji bilimi' kısmında *GüMüŞ* tarafından paylaşıldı.

    Her birey, genleri ile çevresinin etkileşiminin bir ürünüdür. Farmakogenetik, hastaların ilaçlara verdiği cevapların oluşmasında temel bir rol oynayan genetik faktörleri inceleyen bilim dalıdır (1). Farmakogenetiğin kullanımı ile yakın bir gelecekte kişiler arasındaki DNA farklılıklarının profillerini saptayarak ve buradan elde edilecek bilgileri kullanarak bireyin belli bir ilaca vereceği yanıtı önceden belirleyebileceğiz. Bu gelişmelerin tıbbın uygulamaları ve ekonomisi üzerinde derin etkilerinin olması kaçınılmazdır. Rekombinant DNA teknolojisinin tıbba olan etkileri son yirmi yıl içinde kalıtsal hastalıklara neden olan nükleotid değişimlerinin (mütasyonlar) tanımlanması üzerinde yoğunlaşmış ve büyük başarılar elde edilmiştir. Şimdi ise bilim bir adım daha ileri giderek kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, sporadik kanserler gibi sık rastlanan hastalıkların gelişiminde önemli bir yer tutan ve bireyler arasındaki :):):):)bolik farklılıklardan kaynaklanan nükleotid değişimlerini tanımlayabilecek teknolojik düzeye ulaşmıştır (2) (Tablo I). Burada bir örnek olarak Türk toplumunda mesane kanserine yatkınlık açısından bir risk faktörü oluşturması olası bazı gen polimorfizmleri üzerinde yapılan çalışmaları verebiliriz (3). Çalışma kapsamında incelenen gen polimorfizmleri glutatyon s-transferaz (GST) lokuslarını içermektedir. GSTM1 (+/-) ve GSTT1 (+/) genotipleri ile, GSTP1 313 AG veya GG, polimorfizmlerinin mesane kanserine yatkınlıkla ilişkisi bir hasta-kontrol çalışması kapsamında incelenmiştir (Tablo II). Çalışma grupları 121 mesane kanseri hastasından ve 121 yaş-cinsiyet açısından uyumlu kontrolden oluşturulmuştur. Yaş, cinsiyet ve sigara öyküsü göz önüne alınarak gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra, GSTM1 (-) genotipinin 1.94 (95% CI 1.15- 3.26) ve GSTP1 313 AG veya GG genotiplerinin ise 1.75 (95% CI 1.03- 2.99) kat riske neden olduğu gözlenmiştir. Bu risk her iki lokus için, riskli genotipler kombine edildiğinde 3.91 (95% CI 1.88-8.13) kat artmış olarak saptanmıştır (Tablo III). GSTT1 lokusu ile mesane kanseri arasında bir ilişki ise tesbit edilmemiştir. Sigara öyküsü ve riskli genotip bir arada bulunduğunda risk GSTM1 lokusu için 2.81 (95% CI 1.23-6.35), GSTP1 lokusu içinse 2.38 (95% CI 1.12-4.95) olarak bulunmuştur. Bu bulgular GSTM1 (-) ve GSTP1 313 AG veya GG genotiplerinin mesane kanseri için bir risk faktörü olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca gen-gen (GSTM1- GSTP1) ve gen-çevre (GSTM1-sigara öyküsü, GSTP1-sigara öyküsü) etkileşimleri gözlemlenen riski önemli ölçüde artırmaktadır.
     

Sayfayı Paylaş