gebe
  1. PeLiNiM

    PeLiNiM Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    16 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    5.444
    Beğenilen Mesajlar:
    57
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ANTALYA

    Felâketleri çağıran Sebebler

    Konu, 'İslam ve İnsan' kısmında PeLiNiM tarafından paylaşıldı.

    Hayr ve şerrin yaratıcısı olan, kullarına ceza ve mükâfatlar veren ve her şeyi kontrolünde bulunduran Allah’û Tealâ, Bakara suresinin 155. ayetinde şöyle buyurur:

    “And olsun sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da canlardan mallardan ve mahsullerden eksiltmekle behemehal imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele.”
    Enfâl süresinin 25. Ayetinde ise:
    “Aranızdan yalnız zalimlere erişmekle kalmayacak olan fitneden sakının. Allah’ın azabının şiddetli olduğunu bilin.” buyurarak, bizleri imtihan ettiğini ve O’nun buyruğundan çıkarsak, zalim mazlum ayrımı yapmadan hepimize fitne ve azap göndereceğini ifadeyle, bizleri açık açık uyarıyor.
    Kıymetli Mü’minler!
    Unutmayalım ki; kullar azmadıkça, Hak belâ göndermez. Hiç şüphesiz başımıza gelenler ellerimiz, ayaklarımız, ağzımız, dilimiz ve diğer uzuvlarımızla işlediğimiz günahlar yüzündendir .
    İşte, Allah’ın gazabını yoğurup, felâketini ve depremlerini yer yüzüne çağıran sebeplerden bir kaçını söylüyor, felâketlerden kurtulma yollarını ve çarelerini düşünmeyi de sizlere bırakıyorum...
    Allah’ın kesin olarak yasakladığı çizgileri aşarak; içki, kumar ve zina gibi toplumsal günahları, açık açık ve hiç bir kaygı duymaksızın işlemek.
    Allah’ı unutup, nefsin arzularına uyarak, heva ve heveslere bağlı duygularla hareket etmek.
    Allah’ın emirlerine karşı çıkıp, Allah’ı sümme haşâ yalanlamak.
    Allah’a, peygamberine, Allah’ın dinine, Kur’an’ına, ve Allah’ın halis kullarına saygısızlık etmek.
    Allah’ın yerde ve gökte işine karışmak.
    Allah’ın kesin emirleriyle sabit olan, tesettür ve ibadet şekillerini yasaklamak.
    Kulların hakimiyetini, Allah’ın hakimiyetine tercih ederek, tabiatı ve maddeyi İlâh edinmek.
    Allah’ın Azameti Kibriya’sına dokunacak işler yapmak.
    İnsanların kıyameti unutarak sadece dünyanın peşinde koşmaları.
    İnsanların şımarmaları ve İlâhi sınırları aşarak nimetlere karşı nankörlük etmeleri.
    Erkek ve kadınların, mahrem yerlerini açığa vuracak şekilde, toplum içerisinde açık saçık olarak dolaşmaları.
    İnsanların tövbesiz ve sorumsuz bir şekilde zevkle günah işlemeleri.
    Allah’ın kitabı olan Kur’an-ı Kerim’in hükümlerini hiçe sayarak yaşamaları.
    Hayat modelinde Kur’an’dan kesitlere yer vermemeleri, Allah’ın gazabına dokunur.
    Dini eğitimleri hoş görmeyip, din hizmetleri veren sosyal hareketleri engellemek, Allah’ın gazabına dokunur.
    Kur’an’ı öğrenen ve öğretenleri baskı altına alıp ta, şeytani hareketleri serbest bırakmak Allah’ın gazabını çağırır.
    Allah’ın, beğenerek tamamladığı İslâm dinini değiştirmeye uğraşıp, yer yüzünde aslından uzak, yamalı ve farklı bir din modeli oluşturmaya çalışmak; deprem, yangın, sel, fırtına, kıtlık, kuraklık gibi tabii afetlerle, Allah’ın azap ve gazabını harekete geçirir.
    Hz. İsa (a.s.) konumuzla ilgili olarak şöyle buyurmuştur: “Allah’ın gazabı her şeyden şiddetlidir, ondan cehennemler bile bizim gibi titrer.” [3]

    Bu musibetlerden kurtulmanın bir tek yolu varsa, o da Allah’ın kanunlarına muhalif işleri yapmamaktır.
    İstesek te istemesek te, her şeyi idaresi altında bulunduran Allah’û Tealâ’nın nizam dairesinde dönen bir dünya da yaşamak zorundayız. O halde, her mahlûkatın saygı duyduğu bu çerçeveye, bizler de saygıyla itaat etmeliyiz. Her şeyi insanın hatırına yaratan bu yüce kudretin karşısında, rükû ve secdelere kapanmalıyız.
    Bu âlem içerisinde yapacağımız her hareket bir gün karşımızda, iyi ve ya kötü sonuçlar doğuracaktır. Mutlak surette iyileri iyi; kötüleri de kötü sonuçlar beklemektedir.
    Rabbimiz Yunus süresinin 23. ayetinde meâlen:
    “Ey insanlar! Sizin zulmünüz ancak kendi aleyhinizedir. O kıymetsiz dünya hayatının menfaati gibi (süreksiz) dir. Sonra döner bize gelirsiniz. Biz de size bütün yaptıklarınızı haber veriniz.”
    Peygamberimiz (s.a.v.) ise: "Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, Ya iyiliği emreder kötülükten men edersiniz, yahut Allah'û Tealâ size azap gönderir. Allah'a (azabın kaldırılması için) yalvarırsınız, lâkin duanız kabul edilmez"[4] Buyurarak bizleri uyarmaktadırlar.
    Yüce Mevlâ’mız, kendisine inanan bütün insanlığı ve bütün mahlûkatı her türlü afet ve musibetlerden muhafaza eylesin. Görünür görünmez kaza ve belâlardan hıfzı emin eylesin. Bütün Müslümanları azap ve gazabının her türünden korusun. Amin.

     
  2. beren.efe

    beren.efe Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    29 Ekim 2009
    Mesajlar:
    174
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Ülkemin en sıcak köşelerinden bir yerden.
Felâketleri çağıran Sebebler konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Çağıran birisi

    Çağıran birisi

    Rüyada seslenip çagiran birisint isitmek, yolculuga isarettir. Seslenen birisini görmek, iyiligi açiga vurmak demektir.
  2. Boş yere bağırıp çağıran adam

    Boş yere bağırıp çağıran adam

    Rüyada bos vere bagirip çagiran adami görmek, batil ve yanlis söz söylemeye isaret eder. Bazen de bu rüya, Hakk'la batilin arasini ayiran, akilli ve anlayisli bir kimseye isaret eder.
  3. Evlilikte sevgiyi bitiren sebebler

    Evlilikte sevgiyi bitiren sebebler

    ilgisizlikle ilgili sözler ilgisizlik sözleri ilgisiz kocalar kocaların ilgisizliği evliliği bitiren nedenler Saygısızlık Kimi eşler, evlenir evlenmez "Karı-koca arasında resmiyet mi olur?" düşüncesiyle saygıyı rafa kaldırıyorlar. Halbuki saygı sevgiyi besler. Her kaba söz ve davranış, sevgi duvarından koparılan tuğladır. Sevgi neden ölür? Bitti,seninle aramızdaki sevgi öldü....

Sayfayı Paylaş