gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Fikret

    Konu, 'Biten Diziler' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    Üç yıldır tiyatroda 'Yaprak Dökümü'nün 'kırık' figürü Fikret'i oynayan Bennu Yıldırımlar'a, ekranda da düşe düşe aynı rol düşmüş. 'Bir şey olmak için bekliyorum'

    Reşat Nuri Güntekin'in 'Yaprak Dökümü'nün 2006 versiyonu Kanal D ekranında. İstanbul Şehir Tiyatroları da 1 Ekim 2003'ten beri 'Yaprak Dökümü'nü-aslına sadık kalarak-sahneliyor. Üstelik 400'üncü gecede bile kapalı gişe oynuyorlar. Cumhuriyet döneminde kaymakamlık görevinden istifa ederek ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşen Ali Rıza Bey'in başından geçenler, çocuklarının bir yaprak dökümü gibi dağılıp gitmelerine seyirci kalışı melodramsever Türkleri her dönemde etkiliyor. Tabii bu durum sosyolojik bir inceleme konusu.

    'Yaprak Dökümü' dizisinde evin 'ağır ablası' Fikret rolünde Bennu Yıldırımlar'ı görünce şaşırdım, çünkü sahnedeki 'Yaprak Dökümü'nde de Fikret'i o oynuyor. Sanki başına gökten düşe düşe bu rol düşmüş: Fikret'in 80 yıl öncesi... Fikret'in 80 yıl sonrası... Her ne kadar ekranseverler Yıldırımlar'ı 'Süper Baba' dizisindeki isyankâr Elif olarak hatırlasalar da o aslında esaslı bir tiyatro oyuncusu.

    Yıldırımlar, İÜ Devlet Konservatuvarı'ndan mezun olur olmaz 1990'da Londra'ya giderek bir buçuk yıl drama eğitimi almış. Bu sırada yurtdışında var olabilmenin kolay olmadığını görmüş. Yurda dönüşte İstanbul Şehir Tiyatroları'nın kadrosunda. Bugüne kadar hep 'ışıklı' rollerde oynamış.

    [​IMG]

    İlk şansı, Tolstoy'un 'Bir Atın Öyküsü'nde bir atı canlandırmak. Bu zor rol ona 1996'da Bedia Muvahhit Ödülü'nü kazandırıyor. Ertesi yıl Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Huzur'unda Nuran rolünde. Ardından 1998 İsmet Küntay Ödülü geliyor. Tunca Yönder'in 'Ağrıya Dönüş' filmindeki başarısı dikkat çekiyor ve 1994 Antalya Film Festivali'nde 'Umut Veren Kadın Oyuncu' seçiliyor. Reha Erdem'in 1998 yapımı 'Kaç Para Kaç'ında da döktürüyor.

    Sonuç: 2000 Yılı Sadri Alışık Ödülü. İki yıldır İstanbul Şehir Tiyatroları'nda Sartre'ın 'Saygılı Yosma'sındaki Lizzie rolüyle seyirciden çok alkış alıyor. 1988'den beri 21 dizide oynamış. Favorisi ise 'Şapkadan Babam Çıktı'. Başarı hanesi kabarık, ama pek ortalarda görünmüyor. Özel hayatı konusunda ketum. Tiyatro oyuncusu Bülent Emin Yarar'la evli, yedi yaşında kızına çok düşkün. Alışık olmadığımız kadar ölçülü ve düzgün. İşte, iki saatlik görüşmemizin özeti...

    Gözleriniz her daim buğulu. Bu yüzden mi 'hüzünlü' rollerin kadınısınız?

    Televizyonda çeşitli rollerde görülmek kolay değil. Ama beni izleyenler bilirler, tiyatroda rol konusunda sıkıntım yok. Sürekli aynı şeyleri yapmak benim için ışıklı bir şey değil. Televizyonda komedi denemelerim oldu ama bunlar uzun süremedi. Televizyonda her iş sonuna kadar gitmiyor.

    Aynı anda iki ayrı Fikret'i oynamak nasıl bir şey? Bu dizinin reyting sorunu yok galiba.

    Üç yıldır oynuyorum Fikret'i... Şu an yeni bir versiyon içindeyim. Fikret yabancı değil bana. Zaman değişse de Fikret aynı Fikret. Kardeşler içinde en mantıklısı. Otoriter, fazlasıyla babacı ve ailenin bir arada olması için çabalıyor. Bizlere yabancı bir figür değil. Bu hikâye aslında birçoğumuzun hikâyesi. Dizide günümüzün problemleri anlatılıyor. 'Yaprak Dökümü', çatısı sağlam bir metin. Reyting iyi gidiyor.

    Ancak reyting benim için bir anlam taşımıyor. Mühim olan kendimi iyi hissetmem. Keşke bu kadar çok dizi olmasa. Keşke zaman harcanmış, kafa yorulmuş işler izlesek. Herkes yoğun çalışıyor, akılda kalacak hangi işleri yapıyoruz acaba? Bu dönem çekilen diziler 10 yıl sonra aynı zevki verecekler mi?

    Neden sekiz senedir sinemada teklif almadığınızı merak ediyorum.

    Ben de. Yaptığım işler görülmeyecek gibi değil. Teklif gelse değerlendiririm. Görebildiğim kadarıyla belli insanlar, belli yerlerde toplanıyor ve onlarla bu iş devam ediyor. Ekranda ne kadar sık görünürseniz filmlerde yer almanız o kadar kolay. Yeri geldiğinde herhalde bana da bir rol verirler (gülüyor). Bayağıdır bekliyorum 'bir şey' olmak için (gülüyor).

    Galiba mücadeleci ve fazla sabırlıyım. Tam anlamıyla gelişmiş bir sektör olsa sinemayı tercih edebilirim. Bir oyuncunun kendisiyle baş başa kalabildiği, kendini geliştirebildiği yer ise tiyatro. Dünya çapında oyuncular iki- üç yılda bir kendilerini tiyatroya atıyorlar arınmak için. Bence Türkiye'nin şartlarında her şey zor, oyuncu olmak da, işçi olmak da... En büyük şikâyetim, bilimsel eleştirinin oturmaması. Oysa ben yaptığım işe eleştirel bakar, sürekli eksik bulurum. Sadece kendi rolümle değil, bütünle ilgilenirim.

    Neden bir kamu kurumunda çalışıyorsunuz?

    Özel tiyatroda da olabilirim. Ancak daha fazla insana ulaşmak için 90 yıllık bir kurumda çalışıyorum. Bilet fiyatları herkesin alabileceği kadar makul. Tiyatroda yapmak istemediğim bir şey olmadı. Tiyatroyu sevgisiz yaparsanız belli olur. Oyuncunun gözleri her şeyi anlatır. Doğru mu söylüyor, yalan mı? Birilerine oyunculuk yaptırılıyor, başkaları da seslendiriyor. Benim inanamadığım, "Aaa, kendi sesinizi kullanıyormuşsunuz" demeleri.

    Evet kendi sesim! Oyunculuk ses ve bedenin bir bütünüdür. Seslendirme aşamasında yüzümle karşılaştığımda, bir yandan 'İyi oynamış mıyım?' diye düşünüyorum. Gıptayla bakıyorum, 'Şunu da yaptım, bunu da yaptım' diyenlere... Hiçbir zaman öyle olamayacağım. İyi yapılmış işlerden büyük aaaif alırım. Ama kötü bir işi seyrederken yargı sistemim işler.


    26 yillik tiyatro sanatcisi Bennu Yildirimlar, “Dizi oyunculugunda egitim onemli degil, oynayabilecegini dusunen oynuyor” dedi. Yaprak Dökümü dizisindeki roluyle dikkatleri uzerinde toplayan sanatci ”Mankenle oynamam” diyor

    Super Baba dizisindeki, cilgin, deli dolu Elif ismindeki genc bir kizi canlandirdigi donemde kendisiyle tanistigimiz Bennu Yildirimlar, guclu oyunculugu ile Yaprak Dökümü dizisinde Fikret karakteri ile yine izleyenlerin karsisinda. Kendisini bir tiyatro asigi olarak goren Yildirimlar'a gore tiyatrosuz bir hayat olamaz. Tiyatronun dizi oyunculugunu da besledigini savunan sanatci, sektordeki kargasayi 0 izleyicinin saglikli dusunememesine bagliyor. Bennu Yildirimlar'la kisa ama oz bir sohbet yaptik.

    Dizi oyunculugunu mu tiyatroyu mu daha cok seviyorsunuz?

    Tiyatro bolumu mezunuyum. Bir oyuncunun beslenecegi yerin tiyatro olacagina inaniyorum. Yani ben eger tiyatrodan iyi bir sekilde besleniyorsam bunu dizide iyi bir sekilde gosteriyorum. Bu ikisi de birbiriyle ilintili. Benim hayatim sadece dizi degil tabi ki. Ama her sene duzenli bir sekilde dizide oynuyorum.

    Projeyi secerken nelere dikkat ediyorsunuz? Öncelikle senaryo tabi. Sonra da projede yer alacak diger oyunculara bakiyorum.

    Siz rol aldiginiz her projede oyunculugunuzla taktir topluyorsunuz. Bunun egitimle dogrudan alakali oldugunu soyleyebilir miyiz? Bunun ulkemizde pek yansimasinin olduguna inanmiyorum. Yani egitim pek taktir edilmiyor ve onemsenmiyor. Özellikle dizi sektorunde oyunculuk yapabildigini dusunen yapmaya calisiyor.

    Dizilerde oyuncu secimi de tartisiliyor. Herkes oyuncu oldu deniyor. Siz ne soyleyeceksiniz? Bazilari gercekten basarili ve kendini gelistiriyor. Aslinda oyunculuga emek harcayan herkese saygim var. Onlarin icinden de egitim almaya calisanlar oluyor. Evet, medyatik olmak basarilarini da artiriyor olabilir ama asla bu tek basina yeterli olamaz. Oyunculuga daha cok hislerimizle yaklasiyoruz. Neticede bir seyleri gec de olsa buluyoruz. Bazilari da bir sure sonra bu kulvardan cekiliyorlar.

    DİZİLER TİYATROYU ÖLDÜRMÜYOR

    Genelde huzunlu rollerde yer aliyorsunuz. Gercek hayatta da Bennu Yildirimlar huzunlu mudur? İzleyenler ozel hayattaki halinizi gercekten cok merak ederler... Gercek hayatta insanlarin nasil bircok ruh hali varsa bende de oyledir. Benim de surekli neseli olmam ya da surekli huzunlu olmam mumkun degil. Bazi arkadaslarim benim icin "cok neselidir" der, bazilari da "cok asik yuzlu". Mesala cok yogun bir gun gecirmisimdir suratim asiktir ama bazen de her sey rayinda gitmistir o zaman da neseliyimdir. Ben gercek yasamimda asla rol yapmiyorum. Esofmanlarimla dolasirim ve makyaj bile yapmam.

    Diziler tiyatroyu olduruyor mu sizce? Hayir bence oldurmuyor. Tiyatro olecek bir sey degil. Çunku tiyatronun canliligini dizide yakalayamazsiniz. Tiyatro insanlik kadar eski. Dunyada iki insan da kalsa tiyatro devam edecek. Tiyatronun sorunlari maalesef yillardir kotu uygulanan kultur politikalarindan kaynaklaniyor.

    Turkce ile derdimizi anlatamaz olduk! Sokaktaki insanlar dertlerini ifade edecek Turkce'yi bile dogru konusamiyorlar maalesef. Ben ve benim gibiler ekranlarda ve sahnede buna dikkat etmeye calisiyoruz. Bununla insanlara guzel Turkce konusmayi nasil saglariz bilmiyorum ama egitim ve kulturun ic ice gectigi bir gercek. Okullarda kucuk yaslarda sanat ve kultur asilanmali. Bunun kimseye zarari olmaz. Herkes oyuncu olmaz ama ufku genisler ve derdini anlatabilen bir nesil yetisir.

    ÖYLE BİR PROJEDE OLMAM

    Size bir proje gelse ve kadroda tartisma konusu olan oyunculuga adim atmis mankenlerden bir isim olsa kabul eder misiniz ? Acikcasi ben oyle bir projede yer almam. Bu benim icin bir prensip meselesi. Maalesef ulkemizde oyunculuk herkesin yapabilecegi bir meslek olarak goruluyor. Ben, bir sekilde aynı karede o insanlarla gorulmeme sansim varsa bunu kullanirim. Bunun da benim en dogal hakkim oldugunu dusunuyorum.

    Yaprak Dökümü BENİM İÇİN YENİ DEĞİL

    Yaprak Dökümü dizisi projesi size geldiginde neler hissettiniz, dusundunuz? Aslinda bu proje benim icin yeni degil. Ben zaten 3 yil Şehir Tiyatrosu'nda sahnelenen Yaprak Dökümü'nde oynadim. Hem de aynı karakteri oynadim. Seyircimiz her oyunu bu kadar yildir hep doldurmustur. Bu hikaye bizim toplumda gercekten kabul goren, kendini bilen bir hikaye olmus durumda.

    Çunku yasanmamisliklar, soylenmesi gerekip de soylenmeyen sozler, babadan ve anneden saklanan sirlar bizim toplumumuza gercekten uyuyor. Daha sonra da ah keskeler soyleniveriyor tabi. Bu yuzden romanin cektigimiz bu yeni versiyonu, gunumuze uyarlanmis seklini de halkimiz hemen kabullenmekte zorlanmadi. Bu dizide de aile gunumuz sorunlariyla bogusuyor.

    Dizinizde cok kuvvetli bir oyuncu kadrosu goze carpiyor sizce dizinizin diger dizilerden farki sadece bu mu? Ben butun dizileri izlemiyorum. Bazilarina soyle bir baktigimda "ha bu da tutabilir, guzelmis" diyorum. Ben sadece oyunculuk olarak gorevimi yapiyorum ama acikcasi kriterleri bilemiyorum. Bir dizinin kriterleri neye gore secilir onu bilemiyorum.

    Bazi diziler beni cogu zaman gercekten cok sasirtiyor. Bazen de iyi olan bir sey devam edemeyebiliyor. Bunlar neler bilmiyorum ama bildigim bir sey var bizim dizimizin digerlerinin yaninda ozel bir yeri oldugu.

     
Fikret konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Fikret bey!!!

    Fikret bey!!!

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  2. Fikret Kuşkan

    Fikret Kuşkan

    22 Nisan 1965 yılında İstanbul'da doğdu. 1986'da İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü özel yetenek sınavını kazanarak eğitimini bu okulda sürdürüp tamamlamıştır. Oyunculuk konusunda lise eğitimi sırasında edebiyat öğretmeninin desteğini alır. Fotoğrafçılık yaparken bırakarak, tiyatro aşkıyla sınavlara girer.Zor da olsa konservatuvarı bitirmesinin ardından Zülfü...
  3. Tevfik Fikret Resimleri

    Tevfik Fikret Resimleri

    tevfik fikret resimleri tevfik fikretin resimleri fikret fotoğrafları resmi ressam 24 Aralık 1867'de İstanbul'da doğdu, 19 Ağustos 1915'te aynı kentte öldü. Asıl adı Mehmet Tevfik'tir. Çocuk yaşta annesinin ölümü ve babasının uzun yıllar sürgünde olması onu yaşamı boyunca etkiledi. Ortaöğrenimini önce Mahmudiye Rüştiyesi'nde, sonra da Galatasaray Sultanisinde yaptı. Burada Recaizade...
  4. Yaprak Dökümünün Fikreti Çırılçıpak

    Yaprak Dökümünün Fikreti Çırılçıpak

    yaprak dökümündeki fikretin gerçek adı yaprak dökümü fikretin gerçek adı dökümünün fikreti dökümü fikret 'YAPRAK DÖKÜMÜ'NÜN FİKRET'İ BENNU YILDIRIMLAR, BİR FAHİŞEYİ CANLANDIRDIĞI 'GÖKTEN ÜÇ ELMA DÜŞTÜ' ADLI FİLMDE 10 SANİYE BOYUNCA ÇIPLAK GÖRÜLÜYOR!.. ÜNİVERSİTELİ FAHİŞE Bennu Yıldırımlar, 'Gökten Üç Elma Düştü' filmindeki duş sahnesiyle çok konuşulacak. 10 saniye süren bu sahnede...
  5. fikret mualla

    fikret mualla

    fikret muallanın eserlerini adını sıralarmısınız

Sayfayı Paylaş