gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.164
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113

    Fizyoterapi Deyip Geçme

    Konu, 'Fizik Tedavi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    fizik tedavi ve rehabilitasyon mesleği fizyoterapist ne kadar kazanır fizyoterapist ne kadar kazanir fizyoterapistler kazanır fizyoterapistler kazanıyor

    İş koşullarının ürettiği pek çok hastalık, egzersiz alışkanlığı ve koruyucu eğitimle önlenebilir. Fiziksel fonksiyonlar kişiye göre değiştiği için paket programların yarardan çok zararları var

    Fizyoterapistlik mesleği, önleme, tedavi ve rehabilitasyon işlemleri içinde hareket potansiyelinin tanımlanması ve yaşam kalitesinin maksimum düzeye çıkarılması ile ilgilidir. Fizyoterapist, hareket, kuvvet, koordinasyon ve enduransı artırarak kas iskelet sistemi fonksiyonlarını geliştirmek, hareket yetersizliklerini azaltmak, fiziksel
    uyumu sağlamak amacı ile egzersiz, ısı, ışık hidroterapi, elektroterapi, manipülasyon gibi değişik fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımlarını uygular. Fiziksel fonksiyonları ve günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlık seviyesini, ağrıyı değerlendirerek fizyoterapi programını planlayıp uygular.

    Endüstri kökenli rahatsızlıklar
    Egzersiz, fizyoterapistlerin en sık kullandığı yöntemlerin başında gelir ve diz sakatlanması geçiren bir futbolcuya uygulananlardan beyin felci geçirmiş bir kişinin ellerini kullanabilmesi için öğretilen özel egzersizlere kadar değişiklik gösterir. Endüstriyel yaşam koşulları nedeniyle oluşan hareketsizlikten kaynaklanan pek çok hastalığı egzersiz alışkanlıkları kazandırarak, koruyucu eğitim vererek önlemek mümkündür.
    Fizyoterapistler tedavi edici rehabilitasyon hizmetlerinin yanında, kas iskelet sistemi hastalıklarını önleyici, fiziksel uygunluk, bel ve boyun sağlığını koruma ev ve işyerlerinin ergonomik düzenlenmesi gibi konuları kapsayan koruyucu fizyoterapi programları uygulamaktadırlar.
    Günümüzde egzersiz ve pek çok alternatif tedavi bilinçsizce kullanılmakta ve kişilere yarar yanında sayısız zarar vermektedir. Kişiye göre farklılık gösteren fiziksel fonksiyonlar değerlendirilmeden paket programlar şeklinde yaptırılan egzersiz ve fitness çalışmaları kas, eklem ve bağların zorlanmasına yol açmaktadır. Masaj, yoga ve bazı yöntemler amaçlarından saptırılarak ticari amaçla kullanılmaktadır. Ülkemizde fizik tedavi ve rehabilitasyon yüksekokullarından mezun olan fizyoterapistler, bu konularda yükseköğrenim gören ve daha çok yararlanılması gereken meslek mensuplarıdır.
    Hareketlilik ve fonksiyonel becerilerin kazandırılması ve devam ettirilmesinde önemli rolü olan fizyoterapistler, mesleklerinin ülkemizdeki 43 yıllık geçmişlerine karşılık meslek kanunlarının olmayışı nedeniyle büyük mağduriyet yaşamaktadırlar. Fizyoterapistler mesleklerine özgü bilgi ve becerileri dört yıllık yükseköğrenimle kazanırlar, rehabilitasyon yaklaşımlarını hastalar, tıp ve diğer sağlık görevlileri ile etkileşim içinde gerçekleştirirler. Fizyoterapistlerin her meslek gibi ahlaki ilkelerinin doğrultusunda kendini denetleme ve toplumun gereksinimlerine göre yönlendirebilme haklarının olması doğal bir gereksinimdir.
    Ülkemizde fizyoterapistlik mesleğinin gelişimi engellenmekte ve bir başka mesleğin tek bir uzmanlık alanının kontrolü altında tutulmaya çalışılmaktadır. Fizyoterapistlerin istedikleri hekim rolü oynamak veya tümü ile hekimlerden bağımsız çalışmak değildir. Tersine tüm hekimlerle etkileşim içinde çalışabilmektir. Bugün gelişmiş ülkelerin hepsinde mesleki bilgi ve yeterlilik sınırları içinde bulunan bir fizyoterapist, kendi mesleği olan fizyoterapi uygulamasında, bakım ve önlem yaklaşımlarında ve sağlık gelişimi konusunda başka mesleklerin alanına girmeksizin mesleki yargılarını kullanabilmektedir.

    Gelişmiş ülkelerde durum
    Gelişmiş ülkelerin hemen hepsinde, yükseköğrenimle kazanılmış mesleklerin davranışları kendi yükümlülükleri altında olup, meslek davranışları diğer meslek mensupları tarafından baskılanıp kontrol edilmemektedir. Ülkemizde fizyoterapi mesleğinin eğitim standartları bugün ABD, Kanada ve AB ülkelerindeki eğitim ile yarışır durumdadır. Özellikle mezuniyet sonrası, bilim uzmanlığı ve doktora programları pek çok AB'ye üye ülkeden daha ileridedir ve bu durum uluslar arası toplantılarda Dünya Fizyoterapistler Konfederasyonu tarafından kabul edilmiştir. Fizyoterapistler lise sonrası hayli yüksek sayısal puanla (368.712) fizik tedavi ve rehabilitasyon yüksekokullarına girerler. Uzun ve zorlu bir eğitimle mesleki bilgi ve becerilerini kazanırlar. Eğitime harcanan emek ve para, mesleğin daha verimli ve kolay ulaşılabilir olmasını gerektirir. Yine fizyoterapistin yüksek standartlarda hizmet sunabilmesi hareket sistemindeki hastalığın teşhisini koyan, cerrahi veya tıbbi tedavisini gerçekleştiren herhangi bir uzman hekimden doğrudan hasta alabilmelerine bağlıdır.

    Eğitime denk yetki
    Dünyanın her yerinde çağdaş sağlık hizmetlerinin uygulama biçimi, maliyet analizleri, eğitime denk yetki donanımı fizyoterapistlerin herhangi bir uzman hekimden doğrudan hasta alabilmesini zorunlu kılmıştır. Türkiye'ye özgü bir yaklaşım ve rant korkusu ile fizyoterapistler fiziksel tıp uzmanı hekimlerle teknisyen gibi çalışmaya zorlanmaktadır. Hareket ve fonksiyona yönelik ölçme, değerlendirme ve fizyoterapi programını planlama yetkileri bu konulardaki tüm bilgileri yok sayılarak engellenmektedir. Uygulayacakları ısı, ışık, hidroterapi, egzersiz, mobilizasyon cihazlama gibi pek çok yaklaşımdaki süreler ve uygulama şekli yazılı olarak ellerine verilerek denetim altında tutulmaktadırlar. Haklı gerekçesi olmayan bu yaklaşım, 'hastaya zarar verilmesini önlemek' veya 'yasal boşluk nedeniyle denetim zorunluluğu' gibi gerekçelerle açıklanmaya çalışılır.
    Fizyoterapistler, fiziksel fonksiyonları geliştirici uygulamalar yaparken, kişiden kişiye farklılık gösteren fizyolojik ve fiziksel cevapları anında değerlendirerek yaklaşımları değiştirirler. Tedavinin merkezinde daima hastanın kendisi olmalı, uygulama yapılan vücut bölgesi kadar kişinin yaşam rolleri gereği tercihleri doğrultusunda bizzat tedaviyi uygulayan fizyoterapist ve hastanın sürekli oluşturacakları etkileşim büyük ölçüde tedaviyi yönlendirmelidir. Hastaya zarar vermeme açıklamasının anlamsızlığı, yalnızca uygulayıcı olarak kabul edilen fizyoterapistlerin günlerce hasta ile yalnız çalıştığı gerçeği dikkate alındığında, tedavi programının detaylarının yazıldığı bir kâğıt parçasının hastayı koruyamayacağı kolayca anlaşılabilir. Diğer yandan, fizyoterapistlerin fizik tedavi uzman hekimleri dışında hiçbir hekimle doğrudan çalışamayacağı iddiasını günümüzün çağdaş mesleklerini kapsamayan, yıllardır güncelleştirilememiş kanunlarla açıklamak mümkün olmadığı gibi gelişmiş ülkelerdeki uygulamaları tamamen görmezlikten gelmektir. Sağlık Bakanlığı, AB ülkelerinde fizyoterapistlerin hangi hekimlerle çalışabildikleri sorusunu araştırdığında gelen cevapların tamamı bu ülkelerde fizyoterapistlerin farklı hekimlerden doğrudan hasta kabul edebildiklerini açıkça göstermiştir.

    107 yıllık geçmiş
    Fizyoterapistlik, yaklaşık 107 yıldır gelişimini sürdüren özerk bir meslek olarak sağlık alanında yerini almıştır. Dünyadaki meslektaşlarımız bu haklarını kötüye kullanmayıp sürekli artırdıklarına göre eşdeğer eğitim alan Türk fizyoterapistlerine aynı haklar çok görülmemeli. AB'ye üye olmayı hedefleyen ülkemizde, bilgi ve beceri israfını önlemek, binlerce meslek mensubunu tatminsiz ve mutsuz çalışmaya terk etmemek, yurtdışındaki olanaklar nedeniyle beyin gücünü durdurmak, fizyoterapistlerin kendilerine özgü bilgi ve becerilerini daha ekonomik ve kısa yoldan verimli şekilde kişilere ulaştırabilmek için fizyoterapistlerin tüm hekimlerle çalışabilmelerine olanak verecek şekilde meslek kanunlarının bir an önce çıkarılması şarttır. Meslek kanunu çıkarılarak yasal güvence sağlanamadığı için, yürürlükteki yönetmelikleri değiştirme ve çağdaş uygulamalar yapan kurumları mahkemelere başvurma yoluyla durdurma çabaları ile fizyoterapistlik mesleği mevcut hakları da elinden alınarak çağ dışına itilmeye çalışılmaktadır.




     
Fizyoterapi Deyip Geçme konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. uçuk deyip geçme!

    uçuk deyip geçme!

    yüzdeki uçuklar yüzdeki uçuk uçuk izi geçme süresi geçmeyen uçuklar Şeker hastalığı, kazalar, yüz sinirini sıkıştıran tümörler, enfeksiyon hastalıkları, kulakla ilgili rahatsızlıklar, tükürük bezi hastalıkları da yüz felcine sebep olabiliyor. Dudaklarınızdaki uçuklara dikkat! Dudaklarda uçuk yapan HSV 1 virüsü, yüz felci yapıyor. Yüzdeki mimikleri çalıştıran sinirin zarar görmesiyle oluşan...
  2. tükürük deyip geçme

    tükürük deyip geçme

    fazla tükürük salgılama fazla tükürük salgılanması ağızda neden salgılarız Vücudun hayatiyetinin devam ettirebilmesinde vazifeli iç ve dış salgı bezlerinde her gün yüzlerce kimyevî madde üretilmekte ve bu maddeler ihtiyaca göre vücudun çeşitli yerlerine dağıtılmaktadır. Vücuda giren zararlı maddelere karşı vücudu koruma, faydalı olanları vücuda kazandırma ve atık maddeleri bünyeden...
  3. Bilgisayar Deyip Geçme

    Bilgisayar Deyip Geçme

    Bilgisayar deyip de geçme, onunda bir harddiski var. Bilgisayarın var mı, derdin var. Ağ alma komşu al. Orjinal program kullananı dokuz ağdan kovarlar. Görünen ağ protokol istemez, sakla setup'ı gelir zamanı. Avi. gelen yerden mp3 esirgenmez. Bugünün işini görev zamanlayıcısına bırakma. Dos kocamış; windowsun maskarası olmuş. Beleş anti-virüs programı; virüsü türkü çağıra çağıra ararmış....

Sayfayı Paylaş