gebe
  1. İzmirella

    İzmirella Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.619
    Beğenilen Mesajlar:
    10
    Ödül Puanları:
    0

    Fransa’da hukuk

    Konu, 'İdare Hukuku' kısmında İzmirella tarafından paylaşıldı.

    fransada hukuk fransız hukuk sistemi fransa sistemi Bibliyografya.- Chapus, Droit administratif général, op. cit., c.I, s.12-13, 747-755; ; Vedel ve Delvolvé, op. cit., c.I, s.86-87; De Laubadère, Venezia ve Gaudemet, Traité, op. cit., c.I, s.346-348. 1. İdarî Yargının Ortaya Çıkışı .- Fransa’da Fransız ihtilalinden sonra, 16-24 Ağustos 1790 tarihli Kanunla , “idarî ve adlî makamların ayrılığı ilkesi (principe de la séparation des autorités administratives et judiciaires)[10] kabul edilmiş ve hakimlerin idareye karşı açılmış davalara bakmaları, idarî işler hakkında karar vermeleri ceza tehdidi altında yasaklanmıştır[11]. Bu Kanunun İkinci Bölümünün 13’üncü maddesi şöyle demektedir:

    “Adlî görevler, idarî görevlerden ayrıdırlar ve her zaman ayrı kalacaklardır. Hakimler, hangi şekilde olursa olsun idarî makamların işlerine karışamazlar, görevleri dolayısıyla idarecileri mahkemelere çağıramazlar; aksi takdirde görev suçu işlemiş olurlar”[12].

    Keza 16 Fructidor Yıl III [1795] tarihli bir Kararname “her ne türde olursa olsun mahkemelerde idarî işlemler hakkında dava açılamayacağını” hüküm altına almıştır. Fransa’da 16-24 Ağustos 1790 tarihli Kanun, gerekse 16 Fructidor Yıl III [1795] tarihli Kararname hâlâ yürürlüktedir ve uygulanmaktadır. Örneğin Fransız Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının “vize (visa)”lerinde 16-24 Ağustos 1790 tarihli Kanunu her zaman zikreder[13].

    Fransa’da idareyle ilgili uyuşmazlıklar hakkında mahkemelerde dava açılması bu şekilde yasaklanınca, idarenin eylem ve işlemlerinden zarar gören vatandaşlar, mahkemelere başvuramadıkları için doğrudan doğruya idareye başvurup zararlarının giderilmesini istediler. Bu durumda idare ile bireyler arasındaki uyuşmazlık hakkında doğrudan doğruya yine idare karar veriyordu[14]. İdare ile vatandaşlar arasındaki uyuşmazlık hakkında idarenin kendisinin karar vermesi sistemine “idareci-hâkim sistemi (système de l’administra-teur-juge )” denmektedir[15]. Bu ise adalet ve hakkaniyete aykırıydı[16]. Çünkü, idare aynı davada hem taraf, hem de hâkim oluyordu[17]. Bu ise “kimse kendi davasında hâkim olamaz (nemo debet esse iudex in propria causa )” şeklinde ifade edilen evrensel hukuk ilkesine aykırıydı[18].

    Neticede bu durumu bir ölçüde de olsa gidermek için 22 Frimaire Yıl VIII (13 Aralık 1799) Anayasasıyla “Conseil d'État [konsey deta okunur] (Devlet Şurası, Danıştay)” kuruldu ve idare ile vatandaş arasındaki uyuşmazlıkları çözme görevi Conseil d'État’ya verildi[19]. Ancak Conseil d'État’nın uyuşmazlıklar hakkında karar verme yetkisi yoktu. Uyuşmazlık hakkında bir karar tasarısı hazırlayıp devlet başkanına bunu bir teklif olarak sunuyor; kararı devlet başkanı veriyordu[20]. Buna “tutulmuş adalet sistemi (système de la justice retenue)” denir[21]. Bununla birlikte Conseil d'État’nın prestiji ve hukukî otoritesi öyle yerleşti ki, yetmişbeş yıl boyunca, uyuşmazlıkların çözümü konusunda Conseil d'État’nın önerilerinin aşağı yukarı hepsi devlet başkanı tarafından benimsendi[22]. Conseil d'État bu dönemde bir “mahkeme”, üyeleri bir “hâkim” değildi ve idarenin bir parçası durumundaydı. Bununla birlikte uyuşmazlıkları çözümlerken aşağı yukarı bir yargısal usûl uyguluyordu. Nihayette 24 Mayıs 1872 tarihli Kanunla, Conseil d'État’ya uyuşmazlıklar hakkında kesin karar verme yetkisi tanındı[23]. Böylece “devredilmiş adalet sistemi (système de le justice déléguée )”ne geçilmiş oldu[24]. 1872’den bu yana Conseil d'État bir idarî yargı organı olarak etkin olarak çalışmış ve idare hukukunun pek çok önemli kavram, kurum ve ilkesini geliştirmiştir.

    Kısacası, Fransa’da 1790 yılında mahkemelerin idarî uyuşmazlıklar hakkında karar vermesinin yasaklanması ve ortaya çıkan boşluğun adım adım Conseil d'État tarafından doldurulmasıyla idare hukuku doğmuş ve gelişmiştir. Eğer Fransa’da 16-24 Ağustos 1790 tarihli Kanunla hakimlerin idarî uyuşmazlıklar hakkında karar vermesi yasaklanmasaydı, yani bu uyuşmazlıklara hakimler baksaydı, pek muhtemelen bir idare hukuku doğmayacaktı; zira bu hakimler ülkenin ortak ve genel hukukunu (droit commun), yani bugünkü tabirle özel hukuku uygulayacaklardı. Nitekim İngiltere’de de bu böyle olmuş; idare ile bireyler arasındaki uyuşmazlıklara normal mahkemeler bakmış ve bu mahkemeler bu uyuşmazlıklara da ülkenin genel hukukunu (common law) uygulamışlar ve neticede hiçbir zaman bağımsız bir idare hukuku doğmamıştır.

    Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki, idare hukuku, Fransa’da Conseil d'État’nın idarî uyuşmazlıklara bakması sonucu doğmuştur. Georges Vedel ve Pierre Delvolvé’nin işaret ettikleri gibi Fransa’da idare hukuku, idarî yargı organlarını değil; idarî yargı organı (yani Conseil d'État) idare hukukunu yaratmıştır

     
Fransa’da hukuk konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Fransa’dan işadamları için vize kolaylığı

    Fransa’dan işadamları için vize kolaylığı

    İSTANBUL Ticaret Odası (İTO) ve Fransa’nın İstanbul Başkonsolosluğu arasında, Oda üyelerinin Fransa’ya Schengen vizesi başvuru prosedürlerini kolaylaştırmak amacıyla protokol imzalandı. İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, protokol imza töreninde yaptığı konuşmada, Fransa’nın Türkiye için son derece önemli bir ülke olduğunu belirterek, Türk iş adamlarının dış ticaretini kolaylaştıracak ilk adımın...
  2. İdare Hukuku - Muhakeme Hukukları

    İdare Hukuku - Muhakeme Hukukları

    İdare hukuku, genel mahkemeler (adlî yargı organları) tarafından değil, idarî yargı organları tarafından uygulanır. O nedenle, idare hukukunun kendine has bir muhakeme hukuku vardır ki, buna “idarî yargılama hukuku” veya kısaca “idarî yargı” denir. Biz idarî yargıyı ayrı bir kitap hâlinde inceleyeceğiz. Bununla birlikte, muhakeme hukukları ile idarî yargılama hukuku arasında yakın ilişkiler...
  3. İdare Hukuku - Yabancılar Hukuku

    İdare Hukuku - Yabancılar Hukuku

    Yabancı, bir devletin ülkesinde bulunan ve o devletin vatandaşlığını iddiaya hakkı olmayan kimsedir. Yabancılar hukuku ise, belli bir ülkede yabancıların sahip oldukları hakları ve ödevleri düzenleyen hukuk dalıdır. Yabancılarla ilgili eylem ve işlemler (örneğin yabancıya oturma veya çalışma izni verilmesi, yabancının sınırdışı edilmesi, vs.) idarî makamlardan (özellikle İçişleri...
  4. İdare Hukuku - Vatandaşlık Hukuku

    İdare Hukuku - Vatandaşlık Hukuku

    Vatandaşlık (daha doğru bir deyimle tabiiyet) bir kişiyi veya şeyi devlete bağlayan hukukî ve siyasî bağa verilen isimdir. Vatandaşlık hukukunun başlıca inceleme konusu vatandaşlığın nasıl kazanılması ve kaybedilmesidir. Vatandaşlığın gerek kazanılması, gerek kaybı birçok hâlde Bakanlar Kurulu kararı olur. Bu karar tamamıyla bir idarî işlemdir ve Danıştayın yargısal denetimine tâbidir....
  5. Fransa’da ikinci yüz nakli

    Fransa’da ikinci yüz nakli

    yüz nakli nasıl yapılır yüz nakli yapılan adam Dünyada ilk yüz nakli yapılan Isabelle Dinoire Fransa’da ikinci yüz nakli Fransa’da Kasım 2005’te yüzü köpeği tarafından parçalanan bir kadına yapılan başarılı ilk yüz naklinin ardından ikinci yüz nakli gerçekleştirildi. AA Güncelleme: 14:41 TSİ 24 Ocak 2007 Çarşamba PARİS - Bu kez 27 yaşındaki bir erkeğe uygulanan yüz nakli ameliyatında,...

Sayfayı Paylaş