gebe
  1. KızılÖtesi

    KızılÖtesi Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    28 Nisan 2008
    Mesajlar:
    3.580
    Beğenilen Mesajlar:
    9
    Ödül Puanları:
    38

    Gazeteci Ayşe Arman, doğumdan sonra veremediği kiloyu vermek için zayıflama kampında

    Konu, 'Magazin' kısmında KızılÖtesi tarafından paylaşıldı.

    zayıflama kampları nerede [​IMG]

    AYŞE ARMAN ZAYIFLAMA KAMPINA GİDİYOR!
    Gazeteci Ayşe Arman, doğumdan sonra veremediği 5 kiloyu vermek için minik kızı Alya'yı da yanına alarak Muzaffer Kuşhan'ın zayıflama kampına gidiyor.

    Ayşe Arman'ın yazısı:

    Kampa hazırlık
    Gecenin bir yarısı hazırlıklar hálá sürüyor...

    Alya, "El fenerim nerede?" diye bağırıyor.

    Kampa gidecek diye heyecanlı.

    Kim bilir neler hayal ediyor?

    Baltalar elimizde, uzun ip belimizde

    Biz gideriz ormana, ormana

    Böyle bir şey mi acaba?

    Kırmızı İkea çadırını da alıyoruz.

    Ne yazık ki o kadarla kalamıyoruz, Barbie evi, Barbileri, Ken’leri, kıyafetleri, boyama kalemleri, renkli kartonlar, yapıştırıcı, çocuk makası, masal kitapları, legoları, kollukları, şişme botu, bisikleti, çizgi film CD’leri...

    3.5 yaşındaki bir çocukla bir yerden bir yere gitmeyi kolay mı zannediyorsunuz?

    Bir bavul yalnızca oyuncaklarına ayrılıyor.

    Tabii ormanda yürüyecek ya, spor ayakkabıları, uzun gömlekler, ne bileyim yağmur yağar diye belki yağmurluk, yastığı, Teddy bear’i...

    Sabahın 7’sinde kalkacağız Polonezköy’ün yolunu tutacağız.

    Ben, Alya ve Leman...

    Nejla yok, annesinin sağlık sorunları var, onun yanında, mümkün olabilirse bize sonradan katılacak.

    Nereye gidiyoruz?

    Muzaffer Kuşhan’ın zayıflama kampına...

    Günde 14 kilometre ormanda yürümeye...

    Az yemeye...

    Hem zayıflayıp hem de artık çağın en bela sorunu haline gelen fazla kilo üzerine gözlem yapıp, izlenim yazmaya...

    Yaşasın, bir taşla iki kuş vuracağım!

    Zayıfsan başarılısın

    Önüm, arkam, sağım, solum...

    Şişmanlık... Şişmanlar... Kilo sorunu... Kilo kontrolü... Bir türlü verilemeyen fazla kilolar... Hareketsizlik... Her pazartesi başlanıp çarşamba bırakılan rejimler... Vücudun akordeon sendromu... Diyetisyen isimleri... Diyet türleri... Birbirleriyle çelişen, yarışan beslenme uzmanları... Şişmanlık endüstrisi... Bunun üzerinden para kazananlar... Kilo verdirirken Allah korusun öldüren ilaçlar... Az göbek... Çok göbek... Etli sırt... Kalın kol... Sarkan kol... Löp bacaklar... Selülit...

    Artık böyle bir çağda yaşıyoruz.

    Hepimizin öyle ya da böyle bir kilo sorunu var...

    Aynı kiloda kalmaya çalışmak bile efor gerektiriyor.

    Zayıflamak artık ideolojik bir hedef.

    Rahmetli Ercan Arıklı’nın söylediği gibi belki de bu yüzyılın sırrı zayıflık, dünyanın en güzel insanı olmasan bile, zayıfsan yırtıyorsun... O tabii daha acımasız söylerdi: "Çirkinsen bile zayıfsan yırttın, giydiğin her şey yakışır, güzelsin..."

    Zayıf kalabiliyorsan başarılı sayılıyorsun.

    Artık zayıflık başarı ölçülerinden biri...

    Artık küçük çocuklar bile, ya diyet ya light ürünleri tüketiyor, kepek ekmeği yiyor, yeni bir endüstri, yeni bir dil, yeni söylem...

    Yeni alışkanlıklar, yeni anlayışlar...

    Ben kendi çevremdeki ergenlerden, gençlerden de biliyorum, dümdüz olmak istiyorlar, tahta gibi, memesiz, poposuz...

    Çıkıntısız insanlar olmaya uğraşıyorlar...

    Yanlış anlamayın, bir tespit yapmaya çalışırken, bu rüzgardan kendimi muaf tutmuyorum, bir sürü şeye kızıyorum ama ben de benzer davranışlar sergiliyorum, çünkü hepimizin etkilendiği bir dalga bu... Hepimizi içine çeken bir dalga...

    Soruyorum size, hanginiz 5 kilo daha zayıf olmayı istemezsiniz?

    Benim durumum da bu!

    O kampa hem insanların şişmanlık öykülerini dinlemeye hem de doğumdan sonra üzerimde kalan 5 kiloyu vermeye gidiyorum... İnşallah...

    Çok kilo aldı tanımayabilirsin

    "Merhaba beni hatırladın mı?" diyor. Bende tık yok.

    Uzun boylu kumral bir adam. Boş boş suratına bakıyorum ve "Hatırlamaz olur muyum?" diyorum. Dua ediyorum ki, kendisi hakkında bir ipucu versin. Veriyor.

    "Aynı dershaneye gitmiştik. Erdem ben. Psikiyatr oldum..."

    "A ne güzel..." diyorum.

    "Senin ne yaptığını biliyoruz, gazeteden takip ediyoruz..." diyor.

    Tam o sırada "Nisan’ı hatırlıyor musun" diyor, "O da dershaneden. Evlendik, üç kızımız oldu. Bak bize doğru geliyor. Ama tabii tanıyamazsın şimdi onu, çok kilo aldı..."

    Donkkkkkkkk.

    Bir şey kafama vurdu.

    Cümleye bakar mısınız:

    "Ama tabii şimdi tanımazsın onu, çok kilo aldı..."

    Böyle diyor. Karısı hakkında söylüyor.

    Üstelik adam psikiyatr.

    O anda hissediyorum. Karısının şişmanlığından nefret ediyor, hatta utanıyor.

    Nisan’la selamlaşıyoruz, öpüşüyoruz, 3 şeker kızı olmuş. Belli ki o da fazla kilolarından utanıyor, ilk lafı "Sen doğum sonrası kilolarından kurtulmuşsun" oluyor. "Yok tam olarak değil" diyorum.

    İşte bu. Anlatmak istediğim bu.

    Bu fazla kilo, hayatımızın orta yerine gelmiş oturmuş vaziyette, her şeyimizi etkiliyor, davranışımızı, bakışımızı, kendimize güvenimizi, konuşmamızı, geçmişimizi, geleceğimizi... Ben fazla kilo ile barışmak gibi bir kavrama da inanmıyorum.

    Barışıkmış gibi görünebiliriz ama gerçek bu değil, barışılamıyor, o fazla kilo ile aramızdaki kavganın bitmesine imkan yok.

    O kilodan kurtulmak gerekiyor...

    Acilen... Hemen şimdi.

    Baba - oğul birlikte kilo vermek

    Nişantaşı Hünkar’a girdik Alya ile, ev yemekleri yemeye...

    Galip Ügümü oradaydı, sahibi.

    Lafladık. Küçük oğlu de yemek yiyordu biraz ilerideki masada.

    "Su topu antrenmanından geldi" dedi. "Ne şahane" dedim "Spor çok iyi bir şey, herkesin yapması gerekiyor. Bir fantezi değil, mecburiyet!"

    Bir an durdu... Konu sağlıklı beslenme, zayıflama, spora gelince...

    "Bak sana ne göstereceğim" dedi kalktı iki fotoğraf getirdi.

    Kilolu bir genç, yanında Galip Bey ve bir kadın var.

    "Karım ve büyük oğlum" dedi.

    Ne yalan söyleyeyim üzüldüm, oğlan belli ki obezdi... Ama yakışıklıydı... O da su topçusuymuş... 140 kiloymuş o fotoğrafta... Ne diyeceğimi bilemedim... Derken bir fotoğraf daha gösterdi, Aman Allah’ım! Başka bir genç, incecik, sportif, atletik... İkinci fotoğraftaki genç harbiden yakışıklıydı...

    "Bu kim?" dedim.

    "Oğlum" dedi.

    "Üçüncü oğlunuz mu?" dedim.

    "Hayır hayır demin fotoğrafını gösterdiğim oğlum" dedi, "60 kilo verdi."

    "Müthiş!" diye çığlık attım.

    Çok şaşırdım, çok etkilendim, çok heyecanlandım.

    "İnanılır gibi değil. Nasıl hoş bir delikanlı" olmuş dedim, "Aferin ona!"

    "Evet evet şimdi bir sürü kız arkadaşı var, rahat bırakmıyorlar..." dedi.

    Ve biliyor musunuz nasıl olmuş...

    Birlikte yapmışlar...

    Baba- oğul Muzaffer Kuşhan’a yatmışlar, oğlan 11 ayda 60 kiloyu vermiş, baba çok daha kısa süreli bir rejimle 7 kilo vermiş. Kilo vermek deyip geçmeyin...

    Ben eskiden bunun ne kadar zor, zahmetli bir şey olduğunu bilmezdim, hata kilo veremeyenleri anlayamazdım, küçümserdim...

    Şimdi böyle düşünmüyorum. Tam tersine büyük bir efor gerektiğini biliyorum. Müthiş bir irade. O yüzden kilo veren herkesi tebrik ediyorum.

    Ama bu vakada, babayı da özel olarak tebrik ediyorum.

    Çocuğuyla birlikte yapıyor, destek olmak için işini gücünü bırakıp oraya yatıyor

    "Hadi git evladım kilo ver!" demekle olmuyor...

    Yarın görüşmek üzere...

    Her gün 14 kilometre yürüyecekmişiz, Allah yardımcımız olsun...



    habertürk

     
  2. yasemin asu

    yasemin asu Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    25 Kasım 2010
    Mesajlar:
    388
    Beğenilen Mesajlar:
    24
    Ödül Puanları:
    0
    harika:) çok güzel yzmş her zmanki gibi:)
     
Gazeteci Ayşe Arman, doğumdan sonra veremediği kiloyu vermek için zayıflama kampında konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kilo vermek için öneriler

    Kilo vermek için öneriler

    Kilo vermek için öneriler Her gün tartılmayın ve yemek yemek için midenizin zil çalmasını beklemeyin. Kilo vermekle ilgili eski moda, boş inanışları unutun, bilgilerinizi güncelleyerek fazlalıklarınızdan kolayca kurtulun.. Kilo kaybetmek, arabanızın anahtarlarını kaybetmekten daha kolay olabilir. Bunu için birkaç dakikanızı bize ayırmanız yeter... (Bize güvenin, biz doktoruz!) Kilo...
  2. Dogumdan Sonra Kilo Vermek

    Dogumdan Sonra Kilo Vermek

    Doğum sonrası kilo vermek ve bebeğinizin sağlıklı gelişimi için emzirmek en büyük yardımcınız. Uzmanın anne sütü ve doğum sonrası kilo vermenin püf noktaları... Hamilelik ve sonrasında yapılacakları anlatan Obezite ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, süt verme döneminin gebelikte alınan fazla kiloların verilmesi için bir şans olduğunu ifade ederek, "Normal bir kadın vücudu...
  3. Kilo vermek isteyenlere zayıflatan bitkiler

    Kilo vermek isteyenlere zayıflatan bitkiler

    en hızlı zayıflatan bitkiler hızlı zayıflatan bitkiler çabuk en bitki cabuk bitki Kilo vermek isteyip te veremeyenler ! Peki bitkisel yöntemlere hiç başvurdunuzmu ? Bitkisel yöntemlerle zayıflamak isteyenler için işte mucizevi zayıflatan bitkiler Deniyorum ama bir türlü kilo veremiyorum diyorsanız iste size zayıflamanızı sağlayacak 10 mucize bitki... At kuyruğu bitkisi idrar sökücü...
  4. Zahmetsizce Kilo Vermek İçin...

    Zahmetsizce Kilo Vermek İçin...

    kolayca kilo verme kolayca kilo vermek için Evet başlığımız zahmetsizce kilo vermek için ama öyle bir mucize de beklemeyin sakın melekler :D:D Elbette ki spor yapacaksınız, bir beslenme programı uygulayacaksınız, daha doğrusu beslenme alışkanlıklarınızı bir daha hiç dönmemek üzere değiştireceksiniz. Bunun kaçarı yok. Bu, kilo vermenin yanında daha da önemlisi sağlıklı ve kaliteli bir hayat...
  5. Hızla zayıflatan 4 yöntem

    Hızla zayıflatan 4 yöntem

    Bu sezon doğala dönüş var çünkü diyetlerle verilen kiloların kaçınılmaz olarak ve artarak geri geldiği bilinen bir gerçek. Aynı zamanda sentetik yöntemlerin sonuçlanını da basından duyuyoruz. Kalori tuzağına düşenlerin gerçeği görüp, başvurduğu tabiat yöntemleri bir inceltiyor pir inceltiyor. Çeşitli diyetleri deneyip başaramamış ve hala şişman olanlara en doğru ve doğal bilgileri...

Sayfayı Paylaş