gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Gazeteci Tacizciyi Görünmez Kılıp Kadının Haklarını Yok Sayınca

    Konu, 'Kadın Haberleri' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    ......'in haberi tacizi normalleştiriyor, kadının cinsel haklarını yok sayıyor, suçsuzluk karinesini ihlal ediyor. Anlatıma kanacak olsanız, gazetecinin olayların her anına birinci derecede tanık olduğunu düşünebilirsiniz. BİA Haber Merkezi - İstanbul

    11 Haziran 2008, Çarşamba


    Tolga KORKUT


    ............'in haberinin başlığı "Terörle mücadelede biten aşk hikayesi". Altında .......... imzası var.

    Haberin bize anlattığına göre bir kadın meslektaşlarının tacizine uğruyor. Bundan sevgilisine bahsediyor. Sevgilisi halasının oğluyla konuşuyor. Halasının oğlu da "polislere gereken dersi vereceğini" söylüyor. Zaten hala oğlunun telefon konuşmalarını dinlemekte olan polis üç kişiyi de gözaltına alıyor.

    Buraya kadar, sıfatları özellikle gizledik. Çünkü gazetecilerin haberi "seksileştirmek" için kullandıkları sıfatlarla, çerçevelemeyle ve anlatımla karşı karşıyayız.

    Haberdeki kadının mesleği polislik. Sevgilisi bir astsubay. Hala oğlunun da Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) üyesi olduğu yazılı.

    Taciz de normalleştiriliyor, kadının haklarının yok sayılması da
    Haber kadının bir birey olduğunu, bedeninin ve cinselliğinin tek egemeni olduğunu tamamen saklayan bir dil kullanıyor.

    Daha spotta şu cümleyle karşılaşıyoruz: "Bir kadın polis ile bir astsubay aşık oldular. Kadın polisin, 'Dört polisle oldum' itirafına rağmen nişanlandılar."

    Buradan ne mesaj alırız? "Cinsel aktiviteleri olan kadınlarla nişanlanılmaz. Kadınların cinsellikleri 'itiraf edilecek' bir şeydir."

    Peki gazeteci erkeğin cinsel etkinlik geçmişiyle ilgili bir şey yazıyor mu? O neyi "itiraf etmiş" olabilir?

    Bu tutum perçinlenerek gelişiyor: "Polis memuru kadın hiçbir şeyi sevgilisinden saklamadı. Geçmişte kendi meslektaşları ile yaşadığı maceraları sevdiği adama anlattı. Adam, 'Kabulümsün' dedi. 3 ay önce nişanlandılar."

    "Lekelenmiş" kadın figürünü kuran gazeteci, onu "kabul eden" "yüksek gönüllü erkek" figürünü de kurmakta gecikmiyor.

    Ya bu paragraftan ne mesaj alırız?

    "Mutlulukları kabusa döndü. Genç kadının daha önce birlikte olduğu polis memurları tacize başlamıştı. İlişkiye girmek istediklerini söylüyorlardı. Tacizlerle tek başına mücadele edemeyen kadın, sıkıntısını nişanlısı ile paylaştı. Çift, yaşanan sıkıntıyı çözmek için çareler düşünmeye başladı. Polis memurları ile genç kadının yaptığı konuşma da durumu düzeltmemişti."

    Haberin doğru olduğunu kabul edecek olursak ortada açık açık taciz, yani suç var. Ama bu paragraf bize "lekelenmiş kadın" figürünün ve onunla beraber olan –"yüksek gönüllü" de olsa- erkeğin başının dertten kurtulmayacağı mesajını veriyor.

    Peki ya tacizciler nerede?
    Haberin sonunda: "Tacizci polis memurları ile ilgili olarak ise herhangi bir işlem yapılmadığı, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın talimat vermesi halinde idari soruşturma başlatılabileceği kaydedildi."

    Gazetecinin tacizin suç olmasıyla, cezalandırılma süreçleriyle, tacize uğrayan kadının hak arama olanaklarıyla, ama her şeyden önce tacize uğramama hakkıyla neredeyse hiçbir ilgisi yok bu haberde.

    Dinleme, örgüt, bu bilgiler nereden?
    Habere göre, Samsun'daki hala oğlu MLKP üyesi ve polis tarafından dinleniyormuş. Samsun Emniyeti, İstanbul Emniyeti'ni uyarınca hala oğlu Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınıyor.

    Acaba gazeteci bu bilgileri, henüz ortada bir savcılık iddianamesi olmadığına göre, nasıl edinmiş olabilir? Yanıt her zamanki gibi. Emniyet'teki kaynaklarını kullanan gazeteci, buradan gelen bilgileri kesin doğruymuş gibi kabul ediyor ve haberleştiriyor.

    Hala oğlunun MLKP üyeliğinin kanıtlanmamış olması, kanıtlansa bile bunun ne demek olduğu, "zanlı"ya "suçlu" demenin habercilik için ne zedeleyici olduğu unutulmuş durumda.

    Polisin dinlemesinin yasal olup olmadığını, hangi mahkeme kararıyla yapıldığınıysa öğrenemiyoruz.

    Peki ceza hukuku açısından gerçekleşen olgu nedir? Üç kişi gözaltında. Sadece bu.

     
Gazeteci Tacizciyi Görünmez Kılıp Kadının Haklarını Yok Sayınca konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kadın Hakları

    Kadın Hakları

    kadın kadın haklarının kabulü cumhuriyet döneminde kadınlara verilen haklar cumhuriyet dönemi hakları döneminde hakları Kadın hakları ve kadınların erkeklerle eşitliği konusunda geçen asırdan itibaren batı ülkelerinde ve toplumlarında yoğun mücadelelerin verildiği ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere' nin bu mücadelelerin en şiddetlilerini yaşadığı bilinmektedir. Ülkemizde,...
  2. Kadın hakları...

    Kadın hakları...

    Kadın hakları,kadınların erkeklere eşit şekilde sahip olduğu sosyoekonomik, siyasi ve yasal hakların tamamına verilen isim. Kadın hakları kavramı özellikle 19 yy'da büyük önem kazandı. Dünya genelinde çok çeşitli kurum ve kuruluşlar kadınların karşılaştığı sorunların ve ayrımcılıkların giderilmesi için çalışmalar yapıyor. Kadınların başlıca problemleri ise şunlar: İş ve çalışma hayatında...
  3. Yok Say Beni

    Yok Say Beni

    Sev.. Sevişinle acıt ruhumu.. Acınmak vakti geldi artık.. Ağlamayalı uzun zaman oldu nasılsa.. Sustur ruhumu,hadi! Savaşımım sona erene dek sars düşüncelerimi!! Hissetmek istemiyorum bu güzel duyguları,sustur kalbimi ve düşün.. ''Neydi,ne oldu ? '' de.. ''Maviye tapardı,onsuz yaşayamazdı,ne oldu? '' de!! Dur.. Dur biraz ne olur.. Aşkımın her zerresini bir kez daha yok et.....
  4. kiracıların hakları yok mu

    kiracıların hakları yok mu

    Sürekli ev sahipleri yazıp yazıp duruyor ama biz kiracılar ne olacağız ? Ev sahipleri de bazen illallah ettiriyor. Kiracıların hakları neler, onları da bilelim lütfen..
  5. Boşanma Davasında kadının hakları

    Boşanma Davasında kadının hakları

    Boşanma davasında kadının hakları nelerdir,bir kadın boşanırken neler alabilir,boşanırken kadına ne gibi haklara sahibim,boşanırken kocamdan neler alabilirim,boşanırken kadına düşen yasal haklar,boşanırken nelere dikkat etmeliyim, MUHAKKAK DAVACI OLUN Özellikle sık karşılaşılan bir konuya dem vurmak gerek. Erkek tarafınca açılan boşanma davalarında, kadınlarımız mahkemeye gider derdimi...

Sayfayı Paylaş