gebe
  1. MEÇHUL

    MEÇHUL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    18 Ekim 2008
    Mesajlar:
    8.875
    Beğenilen Mesajlar:
    66
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    şehr-i MEÇHUL

    Gel gör ki kabağın bir sahibi var

    Konu, 'Denemeler Hikayeler' kısmında MEÇHUL tarafından paylaşıldı.

    Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir. Meşrebin usulünce bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir...
    Saç, sakal, bıyık, kas, ne varsa hepsinden.
    Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.
    - Vur usturayı berber efendi, der.

    Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş aynada kendini takip
    etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa
    usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri.
    Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:
    - Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.
    Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş.
    Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden. Berber mahcup, fakat korkmuştur.
    Ses çıkaramaz.

    Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa başlar.
    Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder:
    'Kabak aşağı, kabak yukarı.'
    Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki,
    gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir.
    Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına
    denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir.
    Kabadayı oracığa yığılır, kalır.
    Ölmüştür. Görenler çığlığı basar.

    Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:
    - Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
    Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:

    - Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. -



    Gel gör ki kabağın bir sahibi var. O gücenmiş olmalı!

    Hikâye böyle...
    Ama hayat da böyle...
    Ensemize, kafamıza vurup vurup dalga geçen sahte kabadayıların, kabağın da
    bir sahibi olduğunu, bu sahibin de en affetmeyeceği şeyin kibir ve kul hakkı
    yemek olduğunu unutmaya başlayanlar, koltuklarına, makamlarına, rantlarına yapışanlar anlayacaklardır ...
    [FONT=Comic
    Sans
    MS]

    Gününüz , ömrünüz güzel olsun....
    [/FONT]


     
Gel gör ki kabağın bir sahibi var konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ne mutlu ki benim bir ..... var

    Ne mutlu ki benim bir ..... var

    Ne mutlu ki benim bir ..... var Ailem Arkadaşım/Dostum Sevgilim/Eşim Bilgisayarım Severek yaptığım bir işim Arabam Diğer Aile bir insanın en önemli varlığıdır bence
  2. Bir Sabah. . ÖyLe Bir Sabah GeL Ki. . .

    Bir Sabah. . ÖyLe Bir Sabah GeL Ki. . .

    Aynen öle...Öyle bir sabah gel ki herşey güzel olsun...Mululuk olsun...Buyrun meleklerim; Bir Sabah. . ÖyLe Bir Sabah GeL Ki. . . Bir şarkı olmalı seni anlatan, yüreğin olmalı yüreğimde bulduğum. . . Ne çok denedim seni bulmayı, ne çok aradım seni bir bilsen... Sanma ki çabuk pes ettim, seni bulabilmek için ben bir ömrü tükettim... Sesim mi çıkmıyordu, çok mu sessiz harf vardı...
  3. eğer kuru bir cilt tipine sahipseniz bir önerim var

    eğer kuru bir cilt tipine sahipseniz bir önerim var

    Bir adet muzu soyup kasede ezin. 1 çay kaşığı bal ve badem yağını ezilmiş muza ekleyip karıştırın. Karışımı, ince bir tabaka halinde yüzünüze sürüp gerilme hissedinceye kadar 4-5 dakika bekletin. Ilık su ile yıkayıp temizleyin. :)

Sayfayı Paylaş