gebe
  1. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0

    Genclik ve Siddet...

    Konu, 'Ruh Sağlığı' kısmında kördügüm tarafından paylaşıldı.

    Hazırlayanlar: Doç. Dr. Erol Göka, Ankara Numune Hastanesi Psikiyatri Kliniği Şefi Uz. Dr. M. Hakan Türkçapar,SSK Ankara Hastanesi

    GENÇLİK BAŞIMDA DUMAN

    İnsanlık tarihi boyunca şiddet, insanlığın gündeminden hiç eksik olmamıştır. Kimi zaman problemlerin çözümü için şiddetten bir vasıta olarak yararlanma yoluna gidilirken, kimi zaman da toplumdan şiddeti söküp atmanın çareleri üzerinde durulmuştur. Türk toplumu da, diğer tüm toplumlar gibi kendisini bazı tarihsel durum ve koşulların sonucunda, şiddet problemlerinin içinde bulmuş ve bu problemleri çözebilmek için çareler aramıştır. Örneğin 1970-1980 yılları, toplumumuzun böyle bir şiddet karabasanına gömüldüğü ama bir biçimde bundan sıyrılmasını bildiği yıllar olarak toplumsal hafızamıza kaydedilmiştir.

    1970-1980 yılları arasında yaşanan ve kendini daha çok siyasi biçimlerde ifade eden şiddet, toplumun tüm kesimlerinde belirgin bir etki yapmış ama özellikle bir gençlik problemi olarak ortaya çıkmıştı. Bu dönemde bir gençlik problemi olarak siyasi şiddet, ülkemizin çözmek zorunda olduğu problemler içinde, tartışmasız bir biçimde birinci sıraya yerleşmiş; başta yüksek ve orta öğrenim görenler olmak üzere, birçok gencimiz menfur olaylarda yaşamlarını yitirmişler veya çeşitli bedensel, ruhsal, toplumsal sorunlarla başetmek durumunda kalmışlardı. 1970-1980 dönemi, gençliğin şiddetle ilgili problemlerinin, bazı durum ve koşullar bir araya geldiğinde, hangi noktalara varabileceğinin çok tipik bir örneğini göstermektedir. Üstelik bu hal, yalnızca bizim ülkemize mahsus değildir. Hangi ülkenin tarihine bakarsak bakalım, gençliğin şiddetle ilgili problemlerinin bazan çok ileri safhalara vardığını ve hatta 1968′li yıllarda olduğu gibi, dünya çapında bir boyuta ulaştığını gözlemleyebiliriz.
    1994-1995 öğrenim yılının özellikle ikinci yarısında, başta İstanbul metropol kentimizin liselerinde olmak üzere, orta öğrenim gençliğimizin şiddetle ilgili yeni tipte bir problemle karşı karşıya olduğuna dair, kamuoyumuzda haklı bir telaş ve kaygı ortaya çıkmıştır. Bu olayların nedenleri tam olarak anlaşılamamış, fatura “kredili sistem”e kesilmiştir. 1996-1997 öğrenim yılının başlangıcından itibaren bu kez genç yaş grubunda yaşanan şiddet olayları, yeniden üniversitelere “siyasi şiddet” kılığında girmiştir. Tüm bunlar olup biterken kamuoyu ve yetkililer hep aynı bildik tavrı almakta, somut ve belirgin veriler sunan bilimsel araştırmalar yapılmaksızın, bir an evvel, aceleyle suçlular aranması yoluna gidilmektedir. Her kişi, her toplumsal ve siyasi kesim, kendi tarz ve anlayışına göre, problemin bir yanına el atmakta, ortada bilimsel araştırma bulguları olmadığından, toplumumuzu çok derinden etkileyen bu sorunun nedenleri ve çözüm yolları hakında bir fikir birliği sağlanamamaktadır. Hatta bazıları, gençliğimizden tümüyle umutlarını kesecek kadar ileri ölçülere varan değerlendirmeler yapmaktan çekinmemektedirler.
    Biz ise, çözümünde belki bir ışık olur umuduyla, bu çok önemli toplumsal soruna bilimsel olarak yaklaşmayı deneyeceğiz. Öncelikle şiddet ve saldırganlık üzerinde durmalıyız.

     
  2. Yesil Gözlü

    Yesil Gözlü Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    8 Aralık 2007
    Mesajlar:
    513
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Genclik ve Siddet...
    Emegine saglik canim...
     
Genclik ve Siddet... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ve Fırtınalar

    Ve Fırtınalar

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  2. Atatürk genclik marsi

    Atatürk genclik marsi

    atatürk gençlik marşı atatürk gençliği marşı gençlik mp3 gençleri marşları mp3 http://www.youtube.com/watch?v=aYs2WcPSlJc&mode=related&search=
  3. Egzersiz Turleri (siddetlerine Gore)

    Egzersiz Turleri (siddetlerine Gore)

    Ilımlı egzersiz: kanda 2 mmol/L laktat düzeyindeki (aerobi eşik) ya da bu düzeyin aşağısı bir şiddetteki egzersizdir (100-130 nabız/dak). Bu şiddette uzun süreli eforlar desteklenir (yürüyüş-koşu). Şiddetli egzersiz: kanda 4 mmol/l laktat (anaerobi eşik) düzeyine denk gelen egzersizdir (170 nabız/dakika). Bu şiddetteki eforlar 1,5-2 dakika süre Çok şiddetli egzersiz: anaerobi eşik düzeyi...
  4. Ve Postmodernizm...

    Ve Postmodernizm...

    POSTMODERNİZM Postmodernizm tartışmaları teori alanında modernist sanat biçimleri ve pratiklerinden koptuğu iddia edilen bir dizi kültürel yapıntıyı tanımlayan mimari, edebiyat, resim vb. alanlarda yeni “postmodern” kültür biçimlerinin işaretleri olarak başladı. Bu tartışmalar zamanla diğer bir çok alanlara da yansımıştır. Bu alanlarda birisi de eğitimdir. Postmodernizm bilgi, doğru ve...
  5. 50 Cent´lik Genclik

    50 Cent´lik Genclik

    Bu haber pek güncel degil 18 Nisan 2009´da yayninlanmis. Antalya´da,TÜBITAK icin 4 lisede 289 ögrenciyle yapilan bir arastirma,ögrencilerin Türk ve dünya tarihine damga vurmus kisileri fazla tanimadigi ortaya cikardi. Fotograflari gösterilen 12 Eylül darbesinin liederi ve 7´nci Cumhurbaskani Kenan Evreni "Tanimiyorum" diyen erkek ögrencilerin orani yüzde 69 kizlarin yüzde 88...

Sayfayı Paylaş