gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Genel infertilite bilgileri

    Konu, 'Çöplük' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    Kadında Kısırlık Nedenleri:

    aşılamadan sonra kasık ağrısı aşılama sonrası ağrı aşılama sonrası kanama serophene ne işe yarar aşilamadan kaç gün sonra adet görülür
    1.Yumurtlama Bozuklukları:
    Yumurtlama bozuklukları kadında en sık görülen kısırlık nedeni olup, yumurtlama bozukluğu dendiğinde, yumurtlamanın hiç olmaması veya düzensiz ve seyrek olması anlaşılır. Adetlerin seyrek veya hiç görülmemesi çoğu zaman bir yumurtlama bozukluğunu gösterir, ancak adetlerin tamamen düzenli olduğu durumlarda da yumurtlama bozukluklarına rastlanabilir. Yumurtlama bozuklukları başlıca üç grupta toplanabilir.

    Yumurtalıklardaki yumurta üretimini uyaran hormonların doğuştan eksikliğine bağlı olarak beyin sapından salgılanamaması,
    Beyin sapından süt hormonu prolaktinin normalden fazla salgılanması,
    Polikistik over sendromu.

    2.Tüplerin Hasarlı veya Tıkalı Olması:
    Tüplerin kısmen veya tamamen tıkalı olması sperm ile yumurtanın buluşmasını engelleyerek döllenme ve gebeliği olanaksız kılar. Tüplerdeki bu hasar, geçirilmiş enfeksiyon, endometriozis veya geçirilmiş bir ameliyat sonrası kalan karın içi yapışıklıkları gibi birçok nedene bağlı olabilir. Gelişmiş ülkelerde cinsel yollardan bulaşan enfeksiyonlar tüplerdeki hasarın en önemli nedeni. Ülkemizde çocukluk çağında alınan verem mikrobu da tüplerde geri dönülmez hasar oluşturabilir.

    3. Endometriozis:
    Endometriozis rahim içini döşeyen dokunun (Endometrium) rahim dışında gelişmesi olarak ifade edilir. Endometriozis tıpkı rahim içini döşeyen doku gibi hormonlara duyarlı olup adet sırasında kanar. Karnın içinde oluşan bu mikro kanamalar zamanla iltihap bezleri yangısal durum oluşturup ve yapışıklıklara sebep olur. Endometriozis yumurtalıklarda yerleştiği zaman kist oluşumuna neden olur. Bu kistlere endometrioma adı verilir. Endometriozisi olan kadınların yaklaşık %50’sinin çocuk sahibi olabilmeleri için tedavi olmaları gerekir. Yine kısırlık nedeni ile başvuran kadınların yaklaşık %25’ inde endometriozis saptanır.

    4. Rahim Ağzına Ait Problemler:
    Rahim ağzındaki yapısal, enfeksiyona ait veya bu bölgedeki salgıyla (Mukus) ait bozukluklar kısırlık sebebi olabilir. Rahim ağzında salgılanan mukus spermlerin genital yoldan taşınmasını kolaylaştırır. Östrojen ve progesteron hormonları etkisi altında mukusun siklus sırasında miktarı ve niteliği değişir. Polip gibi iyi huylu tümörler veya bu bölgeye uygulanmış olan cerrahi girişimler kısırlık sebebi olabilir.

    5. Alerjik Nedenler:
    Alerjik nedenler kısırlık nedeni olabilmekle birlikte teşhisleri ve tedavileri zordur. Alerjik durumların tedavi etkinliği belli olmadığı ve tedavi edilen veya edilemeyenlerdeki gebelik oranları çok farklı olduğundan rutin olarak ölçülmelerinin gerekliliği tartışılıyor.
     
  2. advantur

    advantur Forum Okuru

    kısırlıkta tedavi ve tetkik

    Mardin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Başhekim Yardımcısı, Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Dr. Adem Özden, kısırlık konusunda çiftlerin bilimselliğe dayanmayan yöntemlerde çözümü aramaması için sağlık hizmeti verenlerin tetkik ve tedaviye başlamadan önce çiftleri mutlaka gerekli bilince ulaştırması gerektiğini söyledi.

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kadın sağlığı problemi olmakla beraber sosyal yaralara yol açan kısırlık hakkında bilgiler veren Dr. Adem Özden, kısırlıkta tetkik ve tedavide bölgeye özgü ve genelde yapılan yanlışlıkların yeni evlenen çiftlerin sabırsızlığından kaynaklandığını ifade etti. Dr. Özden, kulaktan dolma bilgilerin fazlasıyla ortada dolaştığı bölgede çoğu zaman bayanların ne zaman, ne şekilde ve hangi sağlık kurumundan yararlanacağını bilemediği, kısırlık hakkında medya organlarında hemen her gün kısırlık teşhis ve tedavisine yönelik yüzlerce yayına yer verilmesine rağmen bölgede halen sorun olan ve evli çiftlerin yüzde 15'ini ilgilendiren hastalıkla ilgili olarak sadece bayanların tedavi görmesinin yanlış olduğunu, kısırlıkta bayanlar kadar erkeklerin de tedavi görmesi gerektiğini söyledi.
    Bir yıllık korunmasız ilişki sonunda çiftlerin yüzde 86'sında, 2 yıl sonunda ise yüzde 92 oranında gebelik meydana geldiğini ifade eden Dr. Özden, bu gerçeğin bilincinde olmayan yeni evli çiftlerin evliliklerinin 4. ayında kaynana, görümce, komşu baskısıyla sağlık kurumlarına "Çocuğum olmuyor" şikayetiyle başvurabildiğini kaydetti. Kısırlık konusunda hastalık psikolojisine girenlerden şanslı bir kesimin bu konuda bilgilendirildikten sonra ikna edildiğini ve bekleme süresi içerisinde gebe kaldıklarını ifade eden Dr. Özden, "Şanssız bir grupta ise aylarca sürecek, çiftte maddi ve manevi hırpalanmaya yol açacak tetkik-tedavi süreçleri, hastanın ısrarı veya sağlık birimlerinin uygun olmayan yaklaşımlarıyla başlar. Oysaki, bu grubun büyük bir kısmı zaten kendiliğinden çocuk sahibi olacaktır" dedi.
    Yaşı küçük kızların evlenmesi sonucunda fiziksel, hormonal ve psişik olarak tam olguluğa ulaşmamış genç kadınlarda gebelik beklentisi sonucunda erken başlayan tetkik ve tedavi süreçlerine özellikle kırsal bölgelerde karşılaşıldığına dikkat çeken Dr. Özden, bir bayanın en doğurgan döneminin 20'li yaşlar olduğunu ve bu nedenle 17 yaşında evlenmiş bir bayanda 1 yıl bekleme sonunda kısırlık tanısı koymanın en büyük yanlışlık olduğunu ifade etti.
    Kısırlığın sadece bayandan kaynaklanan bir problem olmadığına vurgu yapan Dr. Özden, kısırlığın yüzde 40 kadına, yüzde 30 erkeğe bağlı, yüzde 15 bilinmeyen ve yüzde 15 ise her iki çifte bağlı nedenlerden kaynaklandığını açıkladı.
    Erkeğe bağlı kısırlık nedenlerinin neredeyse bayana bağlı nedenlerle eşit olmakla beraber uygulamada çoğu zaman gözardı edildiğini kaydeden Dr. Özden, "Bayanlara yüzlerce test yapılır ve ilaçlar kullanılırken, erkeklere basit bir sperm sayımı tetkiki yaptırmak mümkün olmamaktadır. Asıl kafa karıştıran ise, cinsel performansla sperm sayımı arasında bağlantı olduğu şeklindeki yaygın kanıdır ki, bunu bazen eğitimli erkeklere anlatmak bile mümkün olmamaktadır. Bir sperm sayımı yapmaktansa çok eşliliği seçip, uzun ikna turları sonrasında sperm yapım bozukluğu rastlanan örnekler hiç de az değildir" ifadesini kullandı.
    Genellikle kısırlık problemi olan çiftlerin ellerindeki kalın tetkik dosyalarıyla çok sık hekim değiştirme konusuna da değinen Dr. Özden, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
    "Bu tetkikler arasında bazen tanıya hiçbir katkısı olmayan yüzlerce tahlil ve inceleme görülürken, asıl yapılması gereken tetkiklere rastlanamamaktadır. Son yıllarda Kanıta Dayalı Tıp Perspektifi'nde yapılması gereken ve faydası olan tahlil sayısı iyice azalmıştır. Günümüzde yapılması gereken temel 3 inceleme vardır ki, çoğu zaman bunları yapmadan tedaviye başlamak yanlıştır. Bu tetkikler; spermiogram sperm sayımıyla ana olarak erkek üreme hücreleri değerlendirilir. Bu tetkikte sperm sayısı, hareket kabiliyeti ve anatomisi değerlendirilir. Rahim filmi; rahim boşluğunu yumurtalıklara bağlayan ince kanalımsı yapılarda tıkanıklık olup olmadığı ve rahim iç boşluğu hakkında bilgi verir. 21. gün kanda progesteron tetkiki; yumurtlama olup olmadığını test etmek için yapılır. Ana olarak bu 3 temel tetkikin tanı değeri çok yüksektir ve yapılmadan tedaviye başlanmamalıdır."
    Kısırlık açısından yapılan inceleme ve tedavilerin hemen sonuç vermediğini hatırlatan Dr. Özden, tedavi sürecinin bazen aylarca sürebildiğini ve çiftlerin bu noktada yaptıkları yanlışlardan en büyüğünün sabırsızlık göstermeleri ve sık hekim değiştirmeleri olduğunu ifade etti. Günümüzde özellikle internetin yaygınlaşmasıyla çiftlerin çoğu zaman doğru, ama bazen de yanlış bilgilere ulaşabildiğini ve özellikle yüzde 15 oranında görülen sebebi belli olmayan kısırlık durumlarında çiftlerin hekimin bir yerlerde eksiği olduğunu düşünüp, tetkik ve tedaviyi yönlendirmeye çalıştıklarını söyleyen Dr. Özden, anksiyetesi fazla olan bu çiftlere uygun bir danışmanlık hizmetinin verilmesi gerektiğini söyledi.
    Son zamanlarda azalmakla beraber uzun süren tetkik ve tedavilerden bıkan hastaların çözümü kocakarı ilaçlarında, büyücülerde ve geri dönülmez zararlara yol açabilecek birtakım bilimselliğe dayanmayan yöntemlerde aradığına dikkat çeken Dr. Özden, bu konuda sağlık hizmeti verenlere büyük görevler düştüğünü ve bu bağlamda tetkik ve tedaviye başlamadan önce çiftleri mutlaka gerekli bilince ulaşmaları için gerekli olan bilgileri vermesi gerektiğini sözlerine ekledi.
     
  3. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    infertilite: Kısırlık

    Kısırlık tanısı için yapılan tetkikler ve muayeneler adım adım uygulanır ve uzun zaman alabilir. Bu zamar doktorun problemi iyi anlamasına ve en etkili tedaviye karar vermesine yardım eder. Araştırmalar sonucu bir ve•ya birden fazla kısırlık nedeni bulunabileceği gibi çiftlerin yaklaşık %15′inde kısırlığın nedeni saptanamaz.
    Kısırlığın mutlak olduğu durumlar nadirdir. Erken menopoz veya erkekte hiç sperm hücresi bulunmaması dışında diğer kısırlık nedenleri için doğal yollardan çocuk sahibi olma şansının azalmış olduğundan bahsedilebilir.
    Kadındaki en önemli kısırlık sebepleri yumurtlama bozuklukları, endometriozis ve tüplerin hasarlı veya tıkalı olmasıdır. Erkekte görülen kısırlık nedenleri arasında ise sperm sayısının, hareketliliğinin yetersiz olması ve bazı durumlarda da sperm hücrelerinin anormal olması sayılabilir.
    KADINDA KISIRLIK NEDENLERİ
    Yumurtlama bozuklukları:
    Kadında en sık görülen kısırlık nedeni yumurtlama bozukluklarıdır. Yumurtlama (yumurtanın yumurtalıklar dışına atılması) olmaksızın döllenme ve gebelik oluşamaz. Yumurtlama bozukluğu dendiğinde yumurtlamanın hiç olmaması veya düzensiz ve seyrek olması anlaşılır. Adetlerin seyrek veya hiç görülmemesi çoğu zaman bir yumurtlama bozukluğunu gösterir ancak adetlerin tamamen düzenli olduğu durumlarda da yumurtlama bozukluklarına rastlanabilir. Yumurtlama bozuklukları başlıca üç grupta toplanabilir.
    Yumurtalıklardaki yumurta üretimini uyaran hormonların doğuştan eksikliğine bağlı olarak beyin sapından salgılanamaması:Bu durumda kadında ergenlikten itibaren hiç adet kanaması görülmez.
    Beyin sapından süt hormonu prolaktinin normalden fazla salgılanması: Bu durum genellikle bu bölgedeki iyi huylu bir tümörün varlığına bağlı olmakla beraber bazen hiçbir sebep bulunamaz. İyi huylu tümörlerin cerrahi yollarla çıkarılması veya sebep bulunamadığı durumlarda çeşitli ilaç tedavileri ile prolaktin seviyeleri düşürülerek yumurtlama normal hale getirilebilir.
    Polikistik over sendromu: Bu hastalığın tipik formunda genel olarak adetler düzensiz ve seyrektir (yılda 3-4 adet). Bazı hastalarda adetler hiç görülmezken diğerlerinde tamamen normal olabilir. Hastalar genellikle şişmanlamaya yatkındırlar. Ciltte ve saçlarda yağlanma, sivilce gibi problemler sıkça görülür. Yumurtalıklarda normalden fazla sayıda yumurta bulunmakta ve bunlar erkeklik hormonu salgılayarak normal yumurta gelişimini engellemektedirler.
    Tüplerin hasarlı ve tıkalı olması:
    Tüplerin kısmen veya tamamen tıkalı olması sperm ile yumurtanın buluşmasını engelleyerek döllenme ve gebeliği olanaksız kılar. Tüplerdeki bu hasar geçirilmiş enfeksiyon, endometriozis veya geçirilmiş bir ameliyat sonrası kalan karın içi yapışıklıkları gibi birçok nedene bağlı olabilir. Tüpler bir dış gebelik sonucu da hasara uğrayabilir. Gelişmiş ülkelerde cinsel yollardan bulaşan enfeksiyonlar tüplerdeki hasarın en önemli nedenidir. Ülkemizde çocukluk çağında alınan verem mikrobu da tüplerde geri dönülemez hasar oluşturmaktadır.
    Endometriozis:
    Endometriozis rahim içini döşeyen dokunun (endometrium) rahim dışında gelişmesidir. Endometriozis en sık olarak rahimi yerinde tutan bağlara yerleşmektedir. Diğer sık görüldüğü bölgeler ise rahim yüzeyi, tüpler ve yumurtalıklardır. Endometriozis tıpkı rahim içini döşeyen doku gibi hormonlara duyarlı olup adet sırasında kanar. Karın içinde oluşan bu mikro kanamalar zamanla iltihab benzeri yangısal durum oluşturmakta ve yapışıklıklara sebep olmaktadır. Endometriozis yumurtalıklarda yerleştiği zaman kist oluşumuna neden olmaktadır. Bu kistlere endometrioma adı verilir.
    Endometriozisin en önemli belirtileri adet öncesi ve adet sırasında ağrı, ilişki esnasında veya sonrasında ağrı, düzensiz şiddetli adetler ve kısırlıktır. Daha az görülen diğer belirtiler yorgunluk, adet esnasında bağırsak hareketlerinin şiddetlenmesi veya ishal, kabızlık gibi diğer sindirim sistemine ait belirtilerdir. Bunların yanısıra endometriozis bazı kadınlarda hiçbir belirti vermeyebilir.
    Endometriozisi olan kadınların yaklaşık yüzde 50’sinin çocuk sahibi olabilmeleri için tedavi gerekir. Yine kısırlık nedeni ile başvuran kadınların yaklaşık yüzde 25′inde endometriozis saptanmaktadır.
    Rahim ağzına ait problemler:
    Rahim ağzındaki yapısal, enfeksiyona ait veya bu bölgedeki salgıya (mukus) ait bozukluklar kısırlık sebebi olabilir. Rahim ağzından salgılanan mukus spermlerin genital yoldan taşınmasını kolaylaştırır. Östrojen ve progesteron hormonları etkisi altında mukusun siklus sırasında miktarı ve niteliği değişir. Polip gibi iyi huylu tümörler veya bu bölgeye uygulanmış olan cerrahi girişimler kısırlık sebebi olabilmektedir.
    Alerjik nedenler:
    Alerjik nedenler kısırlık nedeni olabilmekle birlikte teşhisleri ve tedavileri zordur. Alerjik ajan spermlerde veya mukusta bulunabilir. Antisperm antikorları adı verilen bu alerjik durumların tedavi etkinliği belli değildir ve tedavi edilen veya edilmeyenlerdeki gebelik oranları çok farklı değildir. Bu nedenle rutin olarak ölçülmelerinin gerekliliği tartışmalıdır.
    ERKEKTE KISIRLIK NEDENLERİ
    Çocukları olmayan çiftlerin yaklaşık %30-50’sinde problem erkekten kaynaklanmaktadır. Erkekteki kısırlık nedenleri başlıca 2 ana grupta toplanmıştır.
    1-Spermin sayı ve kalitesini etkileyen üretim bozuklukları,
    2-Spermi dışarıya taşıyan kanallardaki tıkanıklıklar.
    Erkekteki bu problemlerin nedeni %30-40 olguda açıklanamaz. Sperm kalite ve sayısındaki bozuklukların nedeni bulunamadığında bir takım deneysel ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Bu tedavilerin herhangi bir etkinliği olmadığı gösterilmiştir. Mikroinjeksiyon tekniğinin 1992 yılından itibaren uygulanmaya başlanması erkek kısırlığının tedavisinde bir dönüm noktası olmuştur. Bu teknik ile şiddetli erkek kısırlığı durumlarında bile yüksek gebelik oranları elde edilmektedir.
    Sperm üretim bozuklukları:
    Erkek kısırlığı olgularında spermin üretim ve olgunlaşma bozuklukları en sık rastlanılan durumdur. Üretim bozukluğu sperm sayısı ile ilgili olabileceği gibi kadın yumurtasının döllenmesini engelleyen sperm hareketlerinin zayıflığı veya sperm şekillerinin (morfoloji) anormalliği ile de ilgili olabilir. Erkeğin sperminin normal kabul edilebilmesi için sayısının en az 20 milyon/ml, hareketli sperm oranının yüzde 30 ve yapısal olarak normal sperm oranının yüzde dördün üzerinde olması gereklidir. Sperm değerlerinin yukarıda belirtilenin altında olması halinde doğal yollardan gebelik elde edilmesinde belirgin zorluklar yaşanmaya başlanmaktadır. Birçok faktör spermiogenezi (sperm hücrelerinin üretimi ve olgunlaşması) olumsuz yönde etkileyebilir. Bunlar aşağıdaki başlıklar altında toplanabilir.
    İltihabi hastalıklar- Bazı bakteri ve virüsler erkekte yumurtalık iltihabına sebep olur. Yumurtalıklarından iltihabi bir hastalık geçiren erkeklerin yaklaşık % 25′inde kısırlık problemi oluşmaktadır.
    Hormon bozuklukları- Sperm ve erkeklik hormonu olan testosteron hormonunun üretimi beyin sapından salgılanan iki hormon (folicle stimulating hormon ve luteinizing hormon) tarafından kontrol edilir. Bu hormonların salınımına ait bozukluklar erkek kısırlığının o/a 2-5′inden sorumludur.
    Çevresel problemler- Kanser tedavisi için kullanılan ışın ve ilaçlar sperm üretimini bozabilir.
    Yapısal bozukluklar
    Spermin üretim yeri olan yumurtalıklardan dışarı çıkmasını engelleyen tam veya kısmi tıkanıklıklar kısırlık nedeni olabilmektedir. Bu tıkanıklıklar doğuştan olabileceği gibi sonradan bir enfeksiyona da bağlı olabilir. Yumurtalık bölgesinden geçirilmiş bir cerrahi müdahale de tıkanıklığa sebep olabilmektedir.
    Nedeni açıklanamayan kısırlık
    Günümüzde tıbbın olanakları ile nedeni ortaya konulamayan kısırlık durumlarında nedeni açıklanamamış kısırlık (idiopatik infertilite) söz konusudur. Testler ile ortaya çıkarılamayan sperm fonksiyon bozuklukları, yumurtanın çatlaması ve tüpler içindeki hareketinde bazı bozuklukların varlığı öne sürülen varsayımlar arasındadır.
    Nedeni açıklanamamış kısırlık olgularında rol oynayan psikolojik etkenlerin varlığı tam olarak belli değildir. Stresin kadın üreme sistemi ve hormon dengesi üzerinde olumsuz etkiler yapabileceği bilinmektedir. Ancak burada sebep-sonuç ilişkisi belli değildir. Yani kısırlık nedeniyle mi stres olmaktadır yoksa stres nedeniyle mi kısırlık olmaktadır. Stresin ortadan kalkma durumunda doğal yollardan gebeliklerin oluştuğu bildirilmiştir. Özellikle kısırlık tedavilerine cevap alınamayan çiftlerde bazen tedavinin kesildiği ve çifte dinlenme şansı verildiği aylarda kendiliğinden gebelik olabilmektedir.
    Nedeni açıklanamamış kısırlık terimi günümüzdeki tanı yöntemlerinin sınırını göstermektedir. Tanı yöntemlerindeki ilerlemelerle birlikte bu gruba sokulan çift sayısı da azalacaktır
    İnfertilite Tedavisi:
    Tedavi araştırma safhasında bulunan nedene bağlı olarak yumurtlamayı sağlamak için hormon uygulanmasından cerrahi müdahaleye veya tüp bebek gibi yardımcı üreme tekniklerine kadar değişebilir.
    Yumurtlama problemleri
    Kısırlık nedeniyle doktora başvuran kadınların yaklaşık % 20’sinde yumurtlama problemi vardır. Kadın üreme fonksiyonları bazı hormon bezleri tarafından salgılanan hormonlarla kontrol edilir. Bu bezlerden beyin sapında bulunan iki tanesi FSH ve LH hormonları yumurtlamanın oluşmasında temel rol oynarlar.
    Bu bezlerdeki hormon salınımındaki bozukluklar yumurtlama problemlerine yol açarlar. Bu durumda yumurtlama çeşitli ilaçlarla (Klomifen, Pergonal Humegon, Metrodin) uyarılmalıdır. Yumurta gelişimi kandaki hormon seviyeleri ve ultrasonla takip edilerek, yumurtlama için uygun zaman tayin edilebilir. Bazı durumlarda yumurtanın çatlaması çeşitli ilaçlarla (Profazi, Pregnyl) sağlanabilir. Döllenme için en uygun zaman böylece belirlendikten sonra çifte ilişki önerilebileceği gibi halk arasında aşılama diye anılan spermlerin yıkanması sonrası rahim içine yerleştirilmesinden ibaret olan inseminasyon da yapılabilir.
    İnseminasvon tedavisi
    İnseminasyon daha çok rahim ağzına ait problemlerin bulunduğu, sperm sayısında ve hareketliliğinde hafif bozuklukların bulunduğu veya çifte ait hiçbir problemin bulunamadığı açıklanamayan kısırlık durumlarında uygulanmaktadır.
    İnseminasyon için erkekten alınan sperm sıvısı laboratuar koşullarında çeşitli yıkama işlemlerine tabi tutularak sperm hücreleri dışındaki tüm sıvılarından arındırılmakta, sperm hücreleri çok az bir sıvı içinde konsantre edilmekte böylece sayı hareketlilik oranı artırılmaktadır. Daha sonra bu sıvı ince bir kateter yardımı ile rahim ağzından geçirilerek doğrudan rahmin içine verilmektedir.
    Bu tedavi rahim ağzından salgılanan mukusun spermin rahim içine geçişini engellediği durumlarda en iyi sonucu vermektedir. İnseminasyon ayrıca nedeni açıklanamamış kısırlık olgularında ve hafif erkek kısırlığı olgularında da daha düşük başarı oranları ile kullanılmaktadır. En yüksek gebelik oranlarının ilk üç uygulamada olduğu altı uygulamadan sonra gebelik şansının çok düşük olduğu gösterilmiştir. Uygun koşullarda yapılmış üç inseminasyon sonrası yardımcı üreme tekniklerine geçilmesi düşünülebilir. Özellikle nedeni açıklanamayan kısırlık olgularında çiftlerin yaklaşık yüzde 25′inde tüp bebek uygulanmasında spermden veya yumurtadan kaynaklanan bir döllenme bozukluğu görülmektedir. İnseminasyon tedavisi ile gebelik şansı altı uygulama sonucu yaklaşık olarak yüzde 30 civarındadır.
    Yumurtlama yokluğu ilaçlara yanıt vermediği bazı durumlarda yumurtalık yetmezliğine bağlı olabilir. Tedavisi olmayan bu durumda tek çözüm ülkemizde uygulanmasına izin verilmeyen yumurta veya embriyo bağışıdır.
    Yardımcı üreme teknikleri
    Erkek ve kadın üreme hücrelerinin doğal yollardan bir araya gelemediği durumlarda daha ileri tekniklere başvurmak gerekmektedir. Bu tekniklerin çoğunda kadının yumurtaları ultrason kontrolünde bir iğne ile emilerek vücut dışına alınmaktadır. Bu amaçla çeşitli ilaçlarla aynı anda birçok yumurtanın gelişmesi sağlanmakta ve uygun koşullarda 20′den fazla yumurta hücresi elde edilebilmektedir. Sperm elde edilmesi ise çoğu zaman çok daha kolaydır ancak menisinde sperm bulunmayan erkeklerde spermleri yumurtalık kanalından veya doğrudan yumurtalıklardan elde etmek için cerrahi işlemlere gerek duyulmaktadır
     
  4. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Gebe kalamama infertilite ve tedavisi

    Fertil olan, yani gebelik oluşturma potansiyeli olan bir çiftin korunmasız bir siklusta yeterli sayıda ilişkide bulunması durumunda kadının gebe kalma şansı yanlızca yaklaşık %20-25′tir. Böylece gebeliği planlayan bir çiftin bunu 4-5 ayda başarması gerekir. Ancak elbette her kadında bu süre içerisinde gebelik oluşmaz. Böyle bir durumda en muhtemel etken bu çiftte bir problem olması değil, çiftin bu %20-25′lik şansı yakalayamama “şansızlıklarıdır”. Çift deneme süresini artırdığında muhtemelen gebelik oluşacaktır.
    Denemelerine karşın gebelik oluşturmayı başaramayan çiftlerin bir kısmı ise “subfertil” kategorisinde yeralırlar. Burada subfertil kelimesi, “fertilitesi”, yani “gebelik oluşturabilme kabiliyeti nispeten daha düşük”, basit bir anlatımla “zor gebe kalan” anlamında kullanılmaktadır. Böyle bir çift korunmasız bir siklusta düzenli olarak ilişkide bulunsa da kadının siklus başına gebe kalma olasılığı %2-3 civarına kadar inebilmektedir. Böyle bir çift tedavi edilmediğinde
    muhtemelen ancak 4-5 senelik bir deneme süresi içinde gebelik oluşacaktır.
    Diğer bir grup çift ise gebe kalma açısından %0 kategorisindedir. Böyle bir çiftte gebeliğe engel olan etkenler tedavi edilmediğinde gebelik oluşma olasılığı yoktur.
    Bu %0 kategorisi “infertil” çiftlerin çok ufak bir kısmını oluşturur ve muhtemel nedenler kadında her iki Fallop tüpünün tıkalı olması, kadında döllenecek yumurta oluşmaması, erkeğin sperm sayısının çok düşük olması ya da hiç spermi olmaması, ya da tüm bunların bir kombinasyonudur.
    “İnfertilite”nin tanımı
    İnfertilite (”kısırlık”) 12 siklus (siklus: kadında bir adetin ilk gününden, sonraki adetin ilk gününe kadar geçen süredir) boyunca, korunmadan ve yeterli sayıda cinsel ilişkide bulunulmasına karşın gebelik oluşmamasıdır. Önceden hiçbir şekilde gebelik oluşmaması durumunda primer (birincil) infertilite, daha önceden en az bir kez gebelik oluşmuş olması durumunda ise sekonder (ikincil) infertilite sözkonusudur. Türkçe’de “kısırlık” olarak tabir edilmesine karşın bu yazıda infertilite deyimi kullanılacaktır.
    İnfertilitenin tanımından da anlaşılacağı gibi kendinizde ve/veya eşinizde bir kusur olduğundan şüphelenmeden önce 12 siklus (yaklaşık bir yıl) denemenizde ve bu süre sonunda doktora başvurmanızda yarar vardır. Bu bir yıllık bekleme süresinde gebe kalma şansını yakalayabilir ve infertilite için yapılan tetkiklerin getireceği psikolojik, fiziksel ve maddi yüklerden kurtulmuş olursunuz.
    12 siklus beklemeden başvurması gereken çiftler de vardır: Anne adayının 35 yaş ve üzerinde olması, çiftlerden birinde gebeliğe engel olacağı bilinen bir durumun varlığı söz konusu olduğunda bu çiftlerin doktora daha erken başvurmasında fayda vardır.
    Gebe kalamama nedenleri
    Gebelik oluşmaması durumunda en sık görülen nedenin aylık %20-25′lik şansı “bir türlü yakalayamamak” olduğundan bahsetmiştik.
    Elbette ki deneme süresini uzattıkça gebelik şansını yakalayabilirsiniz. Belli bir süre sonunda (en az 12 siklusluk deneme sonunda) gebelik oluşmadığında doktora başvurmalısınız. Yapılacak muayene ve değerlendirmeler gebelik oluşmamasının neden(lerin)i ortaya çıkarmak için gereklidir.
    Gebelik oluşturmayı başaramayan bir çiftte infertilite nedenleri araştırıldığında ve bir problem saptandığında %40 durumda problem kadında, %40 durumda erkekte, %20 durumda da hem kadın hem de erkekte bulunmaktadır.
    İnfertilite için tetkik yapılan çiftlerin yaklaşık %10′unda ise gebelik oluşmaması için bariz bir neden bulunamaz. Bu çiftlerde tetkikler yumurtlama olduğunu göstermesine, Fallop tüpleri açık bulunmasına ve spermiyogram normal olmasına karşın gebelik oluşmamaktadır. Bu durumda “açıklanamayan” infertilite tanısı konur. Açıklanamayan infertilite kategorisine giren çiftlerin oranı giderek azalmaktadır. Çünkü teknoloji geliştikçe, yeni bilimsel ilerlemeler kaydedildikçe “açıklanamayan” olgularının bir kısmı aydınlanmaktadır
     
  5. LiKarBa

    LiKarBa Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    20 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    200
    Beğenilen Mesajlar:
    14
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    Çiftlerin çocuk sahibi olma arzularına ve düzenli cinsel ilişkide bulunmalarına rağmen, bir yıl içerisinde gebelik elde edilememesine infertilite (kısırlık) adı verilmektedir. Korunmayan çiftlerin %85'inde bir yıl içerisinde gebelik oluşması beklenir.

    İnfertilite %30-40 oranında erkek, %40 - 50 oranında kadına ait nedenlerle ortaya çıkmaktadır. Çiftlerin % 25'inde erkek ve kadın faktörü birlikte bulunmaktadır. %10 - 15'inde ise tüm araştırmalara karşılık infertiliteyi açıklayabilecek bir neden bulunmamaktadır.

    Çocuk arzusu konusunda bir uzmanla görüşmek üzere merkezimize başvurduğunuzda, fiziksel ve duygusal olarak fedakarlık gerektiren birçok test uygulanacaktır. Bu testler yapılmadan önce sizin ve eşinizin daha önceden yapılmış tetkik ve tedavileri araştırılacak, böylece hem nedene yönelik bir fikir edinilecek, hem de aynı tetkiklerin tekrar istenmesi engellenmiş olacaktır. İlk ziyarete eşlerin birlikte katılması, durumunuzun değerlendirilmesi ve tedavi yönünden oldukça önemlidir.

    İnfertiliteye yol açan pek çok faktör mevcuttur. Doktorunuz size adetlerin düzenli olup olmadığını, anormal kanamaları, üreme sistemine ait enfeksiyon hikayesini, bunların yanında önceki tedavi denemelerini, düşükleri, gebelikleri ve geçirdiğiniz operasyonları soracaktır.

    Erkek ise genital sistem yaralanmaları, operasyonlar, enfeksiyonlar, ilaç kullanımı ve uygulanan tedaviler yönünden sorgulanacaktır. Her ikinize de çocuk sahibi olmak için ne kadar zamandır uğraştığınız, hangi sıklıkla beraber olduğunuz, korunup korunmadığınız ve ailelerinizde doğumsal hastalığı olan herhangi biri olup olmadığı sorulacaktır.

    Çocuk arzusuyla başvuran çiftlerin doktoruna ve merkeze tam bir güven içinde olması, hiçbir şey saklamaması, sorulara açık yüreklilikle yanıt vermesi ve hiçbir konuyu utanma duygusuyla gizlememesi gerekir. Yapılan ilk görüşmede muayene odasında eşlerden başka bir kimsenin olmaması doktorunuzla rahat bir konuşma yapmanızı sağlayacaktır.
    Bu görüşmeden sonra kadın ve erkek ayrıntılı olarak muayene edilirler. Erkeklerin muayenesi infertilite konusunda uzman ürologlar tarafından yapılmaktadır. Ardından hormon tetkikleri, mikrobiyolojik ve serolojik testler, semen analizi, pelvik ultrasonografi (USG), fizik ve genital muayene ile hangi tedavi yönteminin seçileceğine karar verilir. Durumunuzun değerlendirilmesi için ilgili bölüm hekimlerinin biraraya gelmeleri ve ortak görüş bildirmeleriyle, her çift için en uygun olduğuna karar verilen tedavi yöntemi seçilmektedir.
     
  6. LiKarBa

    LiKarBa Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    20 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    200
    Beğenilen Mesajlar:
    14
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    İnfertilite tedavi yöntemleri: İntra-uterin inseminasyonu (IUI)

    Semen örneğinin yıkanarak, iyi hareketli spermlerin seçilip rahim içine verilmesi işlemidir. Bu yöntemin özelliği, hızlı hareket eden sağlıklı spermlerin seçilmesi, spermlere zararlı olan asit ortamın bertaraf edilmesi, spermin yumurtaya daha yakın bir yere bırakılması ve spermlere kadın fallop tüplerine ulaşma şansı verilmesidir.

    Erkek infertilitesinde ilaç tedavisi veya operasyon, olguların ancak %10-15'inde başarılı olabilmektedir. İlaç tedavisi sonuçsuz kaldığında, erkeğin spermlerinin özel yöntemlerle hazırlanarak rahim içine bir kanül yardımıyla verilerek düşük oranda gebelik sağlanabilmektedir. İnseminasyon yönteminde spermlerin katedeceği mesafenin kısalması sağlanmakta, hareketli olmayan ya da şekil olarak bozuk spermlerin verilmesi engellenmektedir. İnseminasyon işlemi için taze sperm örneği kullanılır.

    İnseminasyon uygulaması, sperme ait hafif bozukluklarda (sayı, hareket, şekil), nedeni bulunamayan infertilitede ve rahim ağzında spermi öldüren salgı (antisperm antikor) varlığında öncelikle tercih edilir. Kadına 1-3 hafta süre ile yumurta gelişimini sağlayan ilaçlar verildikten sonra ovulasyonu tetiklemek için hCG (pregnyl veya profasi) yapılır. Bu iğneden 1.5 gün sonra bir kez veya iğneden sonraki 1. ve 3. günde 2 kez olmak üzere aşılama işlemi yapılır.

    Bu işlemlerle sonuç alınamadığında daha ileri tedavi yöntemlerine geçilir.
     
  7. LiKarBa

    LiKarBa Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    20 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    200
    Beğenilen Mesajlar:
    14
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul
    İnfertilite tedavi yöntemleri: Yardımcı üreme teknikleri

    Uygulama endikasyonları

    1.Tubal faktör, tubal ve pelvik adheziv hastalık

    2.Endometriozis

    3.Erkek faktörü

    4.İdiopatik infertilite

    5.Kadına ait yaş faktörü

    6.İmmünolojik infertilite

    Yukarıda bahsedilen nedenlerin varlığında daha önceki tedavi uygulamaları da gözönüne alınarak IVF veya mikroenjeksiyon uygulaması gerçekleştirilir. IVF uygulamasına karar verilmesine rağmen işlem günü erkekten elde edilen spermin özelliği ve kadından elde edilen yumurta sayısına göre IVF yerine daha yüksek döllenme elde etmek amacı ile ICSI uygulanabilmektedir.

    Özellikle uzun infertilite süresi olan ve infertilite nedeninin açıklanamamış olduğu çiftlerde IVF ve ICSI tedavileri olası bir döllenmeme riskine karşılık birlikte yapılır. Merkezimizde kadın yumurta sayısı 5 veya daha altında ise nedene bakılmaksızın daha yüksek döllenme elde etmek amacı ile ICSI yapılmaktadır.

    Daha önceki denemede normal sperm parametrelerine rağmen döllenme elde edilmemiş ise, IVF işlemi ikinci kez tekrar edilmemektedir. Bu çiftlerde doğrudan ICSI işlemi uygulanır. IVF için toplanan yumurtalar özel olarak geliştirilmiş kültür ortamına yerleştirilir.

    Yumurta toplandıktan 4-6 saat sonra daha önce alınmış meni örneği, ileri doğru hareketlilik ve normal şekil oranına göre hesaplanarak kültür ortamında 100-300 bin arası hızlı hareketli sperm olacak şekilde miktar (volüm) hesaplanarak yumurtaların içinde bulunduğu kültür ortamlarına konulur. Spermlerin, yumurtaları kendiliğinden döllemesi beklenir.

    Tüp bebek yönteminin mikroenjeksiyondan en önemli farkı budur. Mikroenjeksiyon işleminde ise kötü sperm kalitesi nedeni ile spermin kendiliğinden yumurtayı döllemesi beklenmez, sperm yumurta içine enjekte edilerek döllenme sağlanır.

    Yumurta geliştirilmesi
    Yumurta gelişiminin sağlanması amacıyla çeşitli hormon preparatları kullanılmaktadır. Folik asit eksikliğinde bebeklerde oluşabilecek nöral tüp defektlerini önlemek amacıyla tedavinin hazırlık döneminde folik asit preparatları kullanılmaktadır. Buna ek olarak, laboratuvar imkanları ile tanımlanması zor olan ve tedaviyi olumsuz yönde etkileyebilecek olan bazı mikropların ortadan kaldırılması amacı ile kısa süreli antibiyotik tedavisi verilmekte ve bu ilacı eşlerin her ikisinin de kullanması istenmektedir.

    Yumurta gelişiminin, dışarıdan verilen hormonal ilaçlarla kontrol edilmesi için hazırlık döneminde yaklaşık iki hafta süre ile baskılayıcı hormonlar kullanılmaktadır. Bu hormonlar cilt altı iğne veya burun spreyi şeklinde kullanılabilir. Baskılayıcı tedaviyi takiben kan tahlilleri ve ultrasonografi incelemesi yapılarak uygun kriterlerin saptanması ile yumurta gelişimini uyaracak olan hormonal ilaçlara başlanır.

    Yardımcı üreme tekniklerinde bu ilaçların kullanılmasının nedeni daha çok yumurta ve embriyo elde ederek gebelik şansını arttırmaktır. IVF ve ICSI işlemleri hemen tümüyle laboratuvar koşullarında yapıldığından, her aşamada kayıplar olabilmektedir.

    Ultrasonografide görülen yumurtaların hepsi toplanamayabilir veya toplanan yumurtaların tümü döllen-meyebilir. Yukarıda söz edilen hormonal ilaçların bir çoğu düzenli yumurtlaması olmayan kadınlarda yaklaşık 20 yıldır kullanılmaktadır. Bu ilaçların kullanılması ile elde edilen gebeliklerde özürlü bebek doğumu, düşük veya erken doğum sıklığında bir artış görülmemiştir. Her hasta için, kadın yaşı, yumurtalıkların rezervi, kan hormon değerleri ve boy/kilo oranına göre ayrı bir tedavi şeması belirlenmektedir.

    Her kadının tedaviye vereceği cevap farklı olacağından, tek bir tedavi şemasını herkese uygulamak yerine kişiye en uygun protokolün belirlenmesi gereklidir. Bu değerlendirme çiftlerin hikayesi, muayenesi, ultrasonografi ve laboratuvar incelemelerinin sonuçları ışığında gerçekleştirilir.

    Yumurtalık Hormonlarını Baskılayan İlaçlar:
    Suprecur

    Suprefact

    Lucrin

    Synarel

    Decapeptyl

    Yumurta Gelişimini Uyaran İlaçlar FSH içeren ilaçlar:
    Puregon

    Gonal-F

    Metrodin

    Follegon

    HMG içeren ilaçlar:
    Humegon

    Menogon

    Pergonal

    Yumurtanın Çatlamasını Sağlayan İlaçlar:
    Pregnyl

    Profasi

    Choragon

    Yumurta gelişimini uyarıcı ilaçların başlanmasını takiben seri kontroller gerçekleştirilir. Başlangıçta daha seyrek olmakla birlikte yumurta gelişimi belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra günlük kontroller gerekir. Gelişen yumurtaların ultrasonografik takibi yapılır ve yumurtalardan salgılanan hormonların kan düzeyleri belirlenir.

    Takipte elde edilen kriterler doğrultusunda ilaç dozlarında uygun değişiklikler yapılır. Yumurta gelişimi ortalama olarak 10-12 gün sürmektedir. Bu süre, yumurtalıkların ilaçlara verdiği cevap ile ilişkili olarak değişebilmektedir.

    Yumurtalar belirli bir büyüklüğe ulaştığında olgunlaşmalarını uyarmak amacı ile ilaç uygulanır. Yumurta olgunlaşmasını uyaran ilacın yapılmasından 36 saat sonra yumurta toplama işlemi uygulanır.

    Yumurta gelişimini uyaran ilaçların kas içine verilmesi enjeksiyon yerinde küçük morluklar ve rahatsızlıklara neden olabilir. Kullanılan burun spreyi veya cilt altı iğneler baş ağrısı, yorgunluk, kas ve eklem ağrısı ve geçici menopozal yakınmalara benzer şikayetler oluşturabilir.

    Yumurta gelişimini uyaran ilaçlar nadiren yumurtalıkların aşırı uyarılmasına, karında su toplanmasına neden olabilir ve bu şekilde ortaya çıkan tabloya "Ovarian Hiperstimulasyon sendromu" denir ve %1.3 oranında görülebilir. Bu durumun ağır seyreden tipinde hastanede yatarak tedavi görmek gerekebilir.

    YUMURTA GELİŞİMİNDE KULLANILAN YENİ PROTOKOLLER

    GnRH-Antagonistlerinin Kullanımı (Orgalutran ve Cetrotide)
    Son yıllarda yumurtalığın kendi salgıladığı hormonları kontrol etmeye yönelik yeni ilaçların ortaya çıkması ile yumurtalık hormonlarının dışarıdan verilen ilaçlarla kontrol altına alınması ve yumurta gelişiminin daha kısa bir sürede sağlanması mümkün olmaktadır. GnRH - antagonistleri adı verilen ilaçlarla yumurta gelişimi aşaması öncesi hazırlık ve baskılama dönemine gerek kalmadan, kadının adetinin ikinci veya üçüncü gününden itibaren güvenli olarak yumurta gelişimi sağlanabilmektedir.

    Bu ilaçlar sayesinde hastanın işlem için ayırdığı süre kısaltılabilmekte ve kullanacağı ilaç dozu düşürülerek hem süre ve hem de maliyet azaltılmaktadır. Antagonist tedavisi yumurtalık rezervi normal olan genç kadınlarda kullanılabildiği gibi kısıtlı yumurtalık rezervine sahip ileri yaş kadınlarda da başarı ile kullanılabilmektedir.

    Klomifen Sitrat ve Aromataz İnhibitörü (Letrozole) Kullanımı
    Klomen

    Femara

    Gonophene

    Klomid

    Serophene

    Fertilin

    Yumurtalık rezervi azalmış olan kadınlarda, alternatif yaklaşım, sayıca az olan yumurtaların klomifen sitrat veya letrozole adı verilen ilaçlarla, adetin ilk yedi gününde büyümelerinin sağlanmasıdır. Burada amaç, adı geçen ilaçların yardımı ile kadının kendi hormonlarının seviyelerini yükseltmek, yumurta geliştirici ilaçları daha az sayıda kullanarak yumurta kalitesini arttırmaktır.

    Merkezimizde, bu protokoller kullanılarak, daha önce klasik yöntemlerle kaliteli yumurta gelişimi sağlanamamış birçok ileri yaş hastada gebelik elde edilmiştir. Bu protokoller kullanılarak merkezimizde elde edilen gebelik oranları %25 civarındadır.

    Natürel Siklusta ICSI
    Yumurtalık rezervi kısıtlı olan ve ilaç uyarısı ile yumurta gelişimi sağlanamayan kadınlarda son alternatif olarak, kadının her ay kendiliğinden büyüyen tek yumurtası takip edilerek mikroenjeksiyon uygulaması gerçekleştirilebilir. Düzenli adet gören kadınlarda her ay yumurtalıklardan bir yumurta geliştiği tahmin edilebilir.

    Bu yumurtanın büyümesi takip edilerek yeterli gelişim gösterdiği dönemde yumurta toplama işlemi ve takiben mikroenjeksiyon uygulanır ve gelişen embriyo uygun bir dönemde transfer edilir. Türkiye’de bu uygulama ile elde edilen ilk gebelik ve canlı doğum merkezimizde gerçekleştirilmiştir.

    Tedavide başarı şansı, tek embriyonun transfer edilmesi nedeniyle %15 civarındadır.

    Yumurta toplama işlemi
    Yumurta toplanması vaginal yol ile yapılan ultrasonografi probuna ilave edilmiş bir iğne eşliğinde, yumurtaların toplanması işlemidir. Bu esnada hastanın istemine bağlı olarak genel veya lokal anestezi uygulanmaktadır. Bu durumun önceden kararlaştırılması gereklidir.

    Yumurta toplanması, rahat tolere edilen, genellikle ciddi bir ağrıya yol açmayan ve tekrarlanabilen bir işlemdir. Bir önceki akşam saat 24:00'den itibaren hiçbir şey yeyip içmemeniz ve sabah size bildirilen saatte, aç olarak merkeze gelmeniz istenecektir.

    Bu uygulamadan sonra oluşabilecek olası kasık ağrısı için, günde 2-3 tablet parasetamol almanızda sakınca yoktur. İşlem bittikten sonra bir süre sulu gıdalarla beslenmeniz sağlanıp yaklaşık bir saat sonra ayrılmanıza izin verilecektir. Bu süre içinde ilgili hemşireler tarafından kontrolleriniz yapılıp gerekli öneriler bildirilecektir.

    Yumurtaların toplanması sırasında kullanılan iğneye bağlı olarak çok düşük oranlarda enfeksiyon ve kanama riski vardır. Enfeksiyon meydana gelirse damar yolu ile antibiyotik kullanımı için hastaneye gelmeniz istenebilir. Çok nadiren hastanede gözlem veya laparoskopi gerekebilir.

    Embriyo transferi
    Yumurtalar normal döllenerek embriyo gelişimi gerçekleşirse, embriyoların rahiminize yerleştirilmesi için 3, 4, 5 veya 6 gün beklenip ardından embriyolar ince bir kateter aracılığı ile rahim içine transfer edilir. Embriyo yerleştirme işlemi dolu mesane ile ultrasonografi altında yapılır. İşlem ağrısızdır ve anestezi gerektirmez.

    Transfer edilecek embriyo sayısı yaşınıza ve gelişen embriyoların kalitesi ve dönemine göre seçilmektedir. Çok sayıda embriyonun transfer edilmesi çoğul gebeliklere yol açabileceğinden sizin için en uygun sayıda embriyonun transferi sağlanacaktır.

    Embriyolar rahime yerleştirildikten sonra yarım saatlik dinlenme yeterlidir. Daha uzun süre yatak istirahatinin gebelik şansını arttırıcı etkisi olmadığı saptanmıştır. İlk 24 saatte oda istirahati önerilir, daha sonra normal yaşamınıza geri dönebilirsiniz. Gebelik test sonucunu öğreninceye kadar cinsel ilişkide bulunmamanız gerekmektedir.

    Önerimiz dışında ilaç kullanmadan önce bilgi vermeniz, radyasyon yönünden riskli alanlarda bulunmamanız ve tedavinizin başlangıcından itibaren kesinlikle sigara içmemeniz gereklidir. Tedaviniz gebelik ile sonuçlanamaz ise, yeni bir tedaviye başlamak için en az 3-4 ay beklenmelidir. Tedavi gebelik oluşuncaya veya bu yöntemlerle gebelik sağlanamayacağına karar verilinceye kadar sürebilir.

    Yumurtaların normal gelişimi ve olgunlaşmasının izlenmesi ve iyi kalitede embriyoların geliştirilmesi, tedavinin başarısı açısından çok önemlidir. Takip sırasında yeterli yumurta toplanamayacağı kararına varılırsa, tedavi durdurulup, yumurta toplama işlemi iptal edilebilir. Özellikle kısa tedavi protokolü kullanan kadınlarda, yumurta toplama işlemi öncesi LH hormon düzeyi yükselmesi veya özellikle uzun protokol kullanırken yumurta gelişiminin gerilemesi saptanırsa tedavi kesilebilir.

    Ayrıca ilaçlara yanıt aşırı olur ve bu nedenle ovarian hiperstimulasyon sendromu açısından yüksek risk oluşursa tedavi kesilebilir veya o siklusta elde edilen yumurtalar döllendirilip dondurularak saklanır ve riskin olmadığı bir başka ay transfer edilir.
     
  8. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Kısırlık

    Kısırlık
    [​IMG]

    Dünyanın her yanında altı çiftten birinin hayatlarının bir döneminde kısırlıkproblemi yaşadıkları tahmin edilmektedir. Bunun, kadınlar ve erkeklerdeortaya çıkış oranı ise hemen hemen aynıdır. Hem kadınlar, hem deerkekler için tedavi seçenekleri, teşhis edilen kısırlık tipine göre değişkenlikgöstermektedir. Düzenli **** yapan 20''li yaşlarındaki normal üreme yeteneğinesahip bir çiftin her ay dörtte bir gebelik şansı vardır. Bu, bir bebekyapmaya çalışan on çiftin yaklaşık dokuzunun bir yıl içinde gebeliklekarşılaşacağı anlamına gelmektedir. Ancak, bu on çiftten biri gebelikelde edemeyecek ve tedaviye gerek duyulacaktır. Doktorlar genellikle en az biryıllık denemeden sonra gebe kalamama durumunu kısırlık olarak tanımlarlar. Bu da bize gösterirki yeni evli çiftlerin bir kaç ay içerisinde hamilelik oluşmadığında endişeduymaları gereksizdir. Bu çiftlerin %93 ü ikinci yıl sonunda gebe kalabilmektedir
    Alkol, sigara, dış etkenlerle günümüzde özellikle erkeklerdesperm oranları etkilenmekte ve bu sebepten olan kısırlık vakaları önemkazanmaktadır. Kadının ileri yaşı ile de gebe kalabilme şansı düşer, buözellikle 39 yaş sonrası belirgindir. 40 yaş sonrası gebe kalabilme şansı%60 düşer ve oluşan gebeliklerde %50 düşük ile sonuçlanır. Tüm bunların yanında

    • AŞIRI KİLO
    • AŞIRI EGSERSİZ
    • KANSER TEDAVİ IŞINLARI
    • KANSER TEDAVİ İLAÇLARI
    • TARIM İLAÇLARI
    • BÖCEK ZEHİRLERİ
    • KURŞUN VE AĞIR LLER

    [​IMG]

    Kısırlık için büyük risk faktörleridir. Ancak yeni geliştirilen mikro enjeksiyon erkek kısırlığında bir devrim yaratmıştır. Menisinde hiç sperm olmasa dahi hamileliğe olanak sağlamaktadır. Kısırlık ta ele alacağımız konular başlıca şunlardır.


    TEŞHİS
    Günümüzün tıp yaklaşımı bir yıl boyunca korunma olmaksızınhamilelik oluşmayan çiftlerde kısırlık araştırılmasına gidilmesinikabul eder. Kadınlarda yapılacak olan genel bir jinekolojik muayene, ultrasonve alınacak jinekolojik öykü; erkekte ise genel bir ürolojik muayene ilk adımıoluşturur.

    Yapılacak olan araştırmalar şunlardır:

    Kadının üreme organlarının değerlendirilmesi

    RAHİM AĞZI (SERVİKS): Rahim ağzı değerlendirilirkenburada bulunan yarı akışkan sıvının (mukus) erkek spermine geçirgen olupolmadığı postkoital test ile araştırılır. Ancak bu yöntem günümüzdeki önemini yitirmiştir.

    [​IMG]


    RAHİM (UTERUS) : Rahim incelenirken kullanılan dört yöntem vardır. • Histerosalfingografi
    • Histeroskopi
    • Histerosonografi
    • Falloskopi


    Histerosalfingografi: Bu incelemeye rahim filmi dediyebiliriz. Kadının adet bitiminden sonra 5-7 gün içerisinde kadına rahimağzından röntgende görülen bir sıvı madde verildikten sonra rahimfilminin çekilmesine dayanır. Bu yöntemle rahim içinin normal olup olmadığıve tüplerin açık olup olmadığı anlaşılır.
    Histeroskopi: Genel anestezi altında endoskopik(ince bir tüp ile) olarak rahim ağzından girilerek direk rahim içi duvarınınincelenmesidir. Dezavantajları ağrılı ve pahalı bir yöntem olmasıdır.
    Histerosonografi: Bu yöntemde rahime özel bir sıvımadde verilerek ultrason ile incelenmesidir. Günümüzde bu yöntem hem daha azağrılı hem de daha ucuz olması açısından gitgide önem kazanmaktadır.
    Falloskopi: Bu yöntemde de endoskopik olarak özelbir optik tüp ile rahim ile tüplerin incelenmesi söz konusudur.


    [​IMG]


    TÜPLER (Fallop tüpleri) : Kısırlık teşhisinde en kritik aşamatüplerin incelenmesidir.Bu incelemede tüplerin geçirgen olup olmadığına, yapışıklılık olup olmadığına ve tüplerin fonksiyonlarına bakılır.Daha önce bahsettiğimiz histerosalfingografi (HSG) tüplerinde incelenmesindeen yaygın yöntemdir. Rahim ağzından rahime verilen sıvının tüplerdenrahime dökülüp dökülmediğine bakılır. Böylece tüplerin yumurtanın geçişineizin verecek şekilde açık olup olmadığı anlaşılır. Diğer bir tüp inceleme yöntemi ise Laparoskopi dir. Bu yöntemdetüplerdeki bir patoloji direk hekim gözü ile görülür.Böylece kesin teşhiskonduğu gibi imkan varsa o an müdahale şansıda verir. Bu yöntemde genelanestezi altında göbekten 1 cm’lik bir delik açıp ince bir optik tüp ileiçeri girilir ve tüpler bir kameradan direk gözlenir.

    Kadının hormonel durumu
    Kadın üremesi doğrudan ve dolaylı olarak vücuttaki birçokhormon salgılarından etkilenir. Bu hormonlar beyinden, rahim ve yumurtalıklarayumurtlama ve adet dönemi ile ilgili emirleri taşırlar. Bu hormonlardaki artışve ya azalma kadın yumurtlamasını ve de üremesini engeller. Bunların basitolarak kan düzey ölçümleri ile teşhis konabilir. Bu hormonların en önemlilerişunlardır.

    FSH ,LH : Bu iki hormon beyinden salgılanır, yumurta olgunlaşmasınıve atılımını sağlar.
    ÖSTROGEN ,PROGESTERON : Bu iki hormon yumurtalıklardan salınır verahim duvarı olgunlaşmasını sağlar.

    [​IMG]


    Yumurtlamanın değerlendirilmesi
    Kadında her adet döneminde düzenli yumurtlamanın ve döllenmeyehazır olgun bir yumurtanın oluşup oluşmadığı şu şekilde anlaşılabilir.

    Bazal vücut ısısı ölçümü: Bu yöntemde adetinilk gününden itibaren diğer adet döneminin ilk gününe kadar düzenliolarak her sabah yataktan kalkmadan kadının vücut ısısı ölçülür.Adet döneminin hemen hemen ortasında yumurtlama döneminde ısıda 0.3-0.5derecelik yükselme olur.

    Endometrial biopsi: bu metotla rahim içi zarındanküçük bir örnek alınarak zarın embriyonun yerleşmesi için yeterliolgunlukta olup olmadığı kontrol edilir.

    İdrar testleri: İdrarda yumurtlama zamanı yükselmesigereken bazı hormonların seviyelerinin ölçülmesine dayanır
    .
    [​IMG]

    Kadınlarda Kısırlık Nedenleri
    Kısırlığın araştırmalarında yaklaşık %15 inin nedenibulunamamaktadır. Ancak genel olarak kadın kısırlığının en önemlisebepleri yumurtlama bozukluğu, endometriosis, hasarlı ve tıkalı tüplerdir.Yumurtlama bozuklukluğu kadında en sık sebep olmakla beraber genelde hormoneksikliğine dayanır.

    Endometriosis;rahim içi zarının rahim dışı başka bölgelerdebulunmasıdır. Bu bölgeler en sık tüpler ve yumurtalıklardır. Adet döneminderahim kanaması ile birlikte tüm bu bölgelerde kanar, iltihap ve yapışıklıkoluşur. Bu özellikle tüpleri etkileyerek yumurtanın rahme ulaşmasına izinvermez ve kısırlık sebebini oluşturur.

    Endometriosis’in en önemli belirtisi adet öncesinde ve adetsonrasında ağrı, ilişki sırasında ve sonrasında ağrı, düzensiz şiddetliadetler ve kısırlıktır. Kısırlık vakaları incelendiğinde %25endometriosis tespit edilmiştir. Hasarlı ve tıkalı tüplerin en sıksebepleri enfeksiyonlar, endometriosis, geçirilmiş karın içi ameliyat vecinsel yolla bulaşan hastalıklar olabilir.

    [​IMG]

    Erkeklerdeki Kısırlık Nedenleri
    Erkeklerde kısırlık nedenlerini saptamak için ilk adımgenel bir ürolojik muayne ile başlar. Düzenli **** yapan 20''li yaşlarındakinormal üreme yeteneğine sahip bir çiftin her ay dörtte bir gebelik şansıvardır. Bu, bir bebek yapmaya çalışan on çiftin yaklaşık dokuzunun bir yıliçinde gebelikle karşılaşacağı anlamına gelmektedir. Ancak, bu on çifttenbiri gebelik elde edemeyecek ve tedaviye gerek duyulacaktır. Doktorlargenellikle en az bir yıllık denemeden sonra gebe kalamama durumunu kısırlıkolarak tanımlarlar.

    Tahminler gösteriyor ki, tüm kısırlık vakalarının yaklaşıkyüzde 40''ı erkeklerden kaynaklanmaktadır. Bu da çoğu zaman erkek partnerinsperm kalitesi ve sayısıyla ilişkilidir. Bir aile doktoru veya uzman birklinik tarafından yapılacak araştırmalar çoğu durumdaki erkek kısırlığınınaçık bir teşhisini (her ne kadar hiç bir test üreme yeteneğini toplam birkesinlikle önceden saptayamazsa da) ortaya koyacaktır. "Normal" birfertilizasyon (döllenme) için gereken sperm özellikleri iyi bilindiğinden,bir sperm testinden elde edilen anormal sonuçlar erkekte bir problem olduğunugösterir. Bir semen örneği üzerinde yürütülen bu testler, sperm sayılarındaki,hareket ve biçimindeki anormallikleri açığa çıkartır.

    Son yıllarda, uzman kısırlık klinikleri, teşhis testi olarakin vitro fertilizasyonu (tüp bebek tekniği) da kullanmaktadırlar. Sıklıkla,sağlıklı yumurta hücrelerinin laboratuvar şartlarında döllenememesianormal sperm özellikleri nedeniyle olmaktadır. Bu sebeple başarısız IVF(in vitro fertilizasyon) "erkek faktörü" kısırlığı konusundadaha kesin kanıtlar sunabilir.

    [​IMG]

    Testlerle açığa çıkabilecek anormallikler şunlardır: Düşük sperm sayısı;normal olarak bir mililitre semende (sperm sıvısı) en az 20 milyon spermbulunmalıdır. Bu sayının altındakiler fertilite bozukluğuna yol açabilir. Testislerdeki yetersizlik sebebiyle sperm üretiminin olmaması veya bir tıkanmasebebiyle spermin dışarı çıkamaması. Zayıf sperm hareketliliği; spermlerdölyatağı borusundaki yumurtalarla buluşmak için rahim ağzı boyunca yüzemezler.Kötü biçim (morfoloji olarak bilinir); bir spermin yumurtanın dış tabakasınıgeçememesine ve döllenme oluşmamasına yol açar.

    Tüm bu şartların kendi bilimsel isimleri vardır; en bilinenioligospermi (çok az sayıdaki sperm) ve azoospermidir (hiç spermin bulunmaması).Ancak, sperm anormallikleri erkeklerde rastlanan kısırlığın tek sebebi değildir.Cinsel birleşmede zorluklar olabilir - ejakülasyon bozuklukları veya cinseliktidarsızlık. Özellikle günümüzde vazektomi (sperm kanallarının doğumkontrolü için bağlanması) sonucunda cerrahi yöntemlerle kısırlaştırılmışerkek sayısı da artmaktadır. Vazektomi ile kısırlaştırılmış erkeklerintekrar çocuk sahibi olabilmeleri ise ancak bir dereceye kadar mümkünolabilmektedir.
    TEDAVİ
    Erkeklerdeki kısırlıkiçin basit bir çözüm yoktur. Tedavi, yapılacak araştırmalardan eldeedilecek sonuçlara dayanır ve yüzgüldürücü bir sonuç elde etmek sebebinne kadar ciddi olduğuna bağlıdır. Hastalıkların ciddiyetine bağlıolarak, doktorlar basitten karmaşığa doğru giden bir dizi tedaviyideneyebilirler. Ancak, artık en inatçı erkek kısırlığı sebeplerinin bileen sonunda tıbbi tedaviye yanıt verdiğini söylemek yerinde olacaktır. Birkaçyıl öncesine kadar tek çözümün donor (verici) yoluyla dölleme veya evlatedinme olduğu en ciddi vakalar bile yeni sperm mikroenjeksiyon teknikleriyle başarılıbiçimde tedavi edilebilmektedirler.

    Seçenek yelpazesi geniş olduğundan ve bazı tedaviler her yerdeyapılamadığı için, hastaların ve doktorların vermek zorunda olduklarıkararlar önemlidir. Eğer tedavinin gerekli olduğuna kadar verilirse, eldekiseçenekler sadece ilaç tedavisi, in vitro fertilizasyon (IVF), cinsiyet hücresinindölyatağına transferi (GIFT), superovülasyon ve yapay dölleme (IUI) veintrasitoplazmik sperm enjeksiyonu tekniği ile döllemedir (ICSI).

    [​IMG]

    İlaç Tedavisi
    Sperm konsantrasyonlarını arttıran veya her bir spermhücresinin biçimini düzeltecek basit bir ilaç tedavisi yoktur. Bazı ilaçlar,özellikle iktidarsızlığın erkek **** hormonu testosteron eksikliği ile ilişkiliolduğu durumlarda iktidarsızlık vakalarına yardımcı olmak üzere başarıylakullanılmıştır.

    Buna ilaveten, erkek partnerin hipogonadotropik hipogonadizmolarak bilinen bir rahatsızlığının olduğu (hipothalamus veya beyindekihipofiz bezleri tarafından testislerde yetersiz veya hiç hormonal bir uyarınınolmaması sebebiyle sperm üretemediği) durumlarda testislerdeki uyarılmanınsağlanması için destekleyici hormonlar verilebilir. Bu "üreme"hormonları gonadotropinler olarak bilinir ve kadınlarda yumurta ve erkeklerdeise sperm hücrelerinin gelişimini uyarmak amacıyla hem erkeklere hem de kadınlaraverilebilir.
    In Vitro Fertilizasyon
    IVF orijinal "test-tüpü" tekniğidir ve dünyada engeniş uygulama alanı bulan yardımcı üreme tekniğidir. Basit anlatımıyla,IVF yumurtalıktan bir veya birden fazla yumurtayı alır, erkek partnerden alınansperm ile bunları laboratuvarda döller ve ortaya çıkan embriyolardan seçilenleriimplantasyon (rahim içine yerleşme) ve gebelik için rahime transfer eder. Herne kadar IVF, esas kısırlık sebepleri kadındaki tüp tıkanıklığı olançiftler için geliştirilmiş olsa da, bu teknik, problemleri sperm sayısınınortalamanın altında olduğu veya kötü morfolojili hastalarda da faydalıbulunmuştur. Modern sperm hazırlama teknikleri (yıkama ve kültür) spermnumunelerinin yaşama yeteneğini geliştirebilmekte ve döllenme ihtimaliniarttırmaktadır.

    ICSI gibi son zamanlarda geliştirilen teknikler, ortalama spermkonsantrasyonlarının altında da tatmin edici döllenme ve gebelik oranlarısağlamaktadır ve bu da erkek partnerden alınan sperm ile tedavi şansınıeskiye göre arttırmıştır.

    En iyi sonuçlar, dölleme ilaçlarıyla uyarılan ovülasyonla döllemeişleminin aynı zamana denk getirilmesiyle elde edilmektedir. Ancak, bu ilaçtedavisine başlayan doktorların, yumurtalıkta gereğinden fazla yumurtanıngelişmemesini sağlamaları önemlidir. Çok fazla yumurta birden fazla gebelikriskini arttırır. Tüm suni döllenme prosedürlerinde amaçlanan tek birolgun yumurta oluşturmaktır. Bu, IVF için elde edilen yumurta sayısından çokdaha azdır fakat çoğul gebelik riskinin en aza indirilmesini sağlar.

    Ovulasyon için programlanan zaman civarında, taze bir sperm sıvısıörneği (aynı gün üretilen) hazırlanır ve ince bir kateter vasıtasıylakadın partnerin rahmine verilir. Bu prosedüre intrauterin (yapay) döllemeveya IUI adı verilir. Fertilizasyon doğal ortamda gerçekleştiğinden (yani dölyatağıborusunda) kadın partnerin en azından bir kanalı açık olmalıdır.

    Yumurtalığın uyarılmasını takiben IUI''den alınan başarıoranları, bir adet dönemi başına %10 ila 15 arasındadır fakat bir yıl içindekibirkaç girişimden sonra %50''ye ulaşabilir. Erkek partnerin sperm sayısınıngeniş bir "normal" aralıkta olması ve kadının kanallarının sağlıklıolması önemlidir.

    Adım Adım IUI
    1. Tek bir yumurtanın olgunlaşmasını uyarmak için ilaç tedavisi
    • Genellikle foliküllerin (yumurtakesecikleri) büyümesini uyarmak ve ovülasyona (yumurtanın atılması) sebepolacak gonadotropin''ler

    2. Foliküllerin büyümesini ölçmek, ilaç dozlarının ayrılması veciddi yan etkilerin önlenmesi için tedavinin gözlem altında tutulması.
    • Transvajinal ultrason taraması (birtedavi dönemi içinde iki ya da üç kez) ile
    • Bazen bir kan örneği alınarak hormontetkiki ile.

    3. Ovülasyon sabahında temin edilen sperm örneği hazırlanır ve dahasonra aynı gün uygulanır.

    4. Gebelik testi, gözlem.

    Mikroenjeksiyon Teknikleri

    Mikroenjeksiyon ile fertilizasyon, geçen birkaç yıl içindebir devrim olarak karşılandı ve erkeklerdeki kısırlığın en zor durumlarındabile ümit verici tedaviler sundu. Eskiden doktorların evlat edinme veya donordöllenmesi dışında başka bir hiç tavsiyede bulunamadıkları durumlardaartık ICSI gibi yeni mikroenjeksiyon teknikleri gerçek bir tedavi çözümüsunmaktadır. ICSI en güçlü mikroskopları ve mikromanipülatörlerikullanmaktadır. Örneğin ince bir tüpün ucunda tek bir insan yumurtasıtutan embriyologlar bu yumurtanın içine bir insan saçından yedi veya dahafazla kez ince bir iğnenin yardımıyla sperm yerleştirilmesini sağlayabilmektedirler.Bu iğne yardımı ile tek bir sperm yumurtanın hücresi içine girmekte, buyolla döllenen yumurtadan oluşan embriyo ise üç gün sonra rahim içinetransfer edilebilmektedir.

    Normal bir döllenmede, semenin tek bir ejakülasyonunda 200milyondan fazla canlı sperm olabilir fakat bu sayıdaki spermden sadece birkaçyüz tanesi dölyatağı borusundaki serbest kalmış yumurta hücresine ulaşırve dölleyebilir. Çok düşük toplam sperm sayılı erkeklerin tedaviedilmesinin bir süre öncesine kadar imkansız olduğu düşünülürdü, fakatartık ICSI sadece bir tane sperm hücresi ile bile döllenmeyi mümkün halegetirmektedir.

    ICSI''den elde edilen sonuçlar şu ana kadar dikkat çekicidir veçok düşük sayıda ve niteliği bozuk spermli erkeklerde dahi önemli başarılarsağlamıştır. Bu tekniğin ilk olarak uygulandığı Brüksel''de bu metot ileenjekte edilen yumurtaların %70''e yakını canlı sperm bulunması çok zor gözükensemen örneklerinden elde edilen sperm hücreleri ile döllenmiştir. ICSI ile döllenenyumurtalar kadın partnere transfer edildiğinde, gebelik ve doğum oranlarırutin IVF''teki kadar yüksekti.

    Bu teknikler sadece zayıf nitelikli sperm üreten değil, aynızamanda diğer testis rahatsızlıklarından (veya vazektomi) ötürü hiçsperm üretemeyen erkeklerin kısırlığının tedavisi için de kullanılabilmektedir.Epididim (testisin üst tarafında) veya testis dokusunun biyopsisinden sperm hücrelerielde etmek için artık iki teknik - mikroepididimal sperm aspirasyonu (MESA)(sperm kanalından sperm elde edilmesi) ve testisten sperm ekstraksiyonu (eldeedilmesi) (TESE) - düzenli olarak kullanılmaktadır. Elde edilen spermlerbundan sonra ICSI tarafından yumurtaların döllenmesi için kullanılır.


    [​IMG]

    Sperm hücresinin oosit içine enjeksiyonu

    [​IMG]
    Döllenmenin doğrulanması

    Yine, çeşitli sebeplerden ötürü ejakülasyon sağlayamayanveya testisinde sperm üretemeyen erkeklerin artık partnerinin yumurtalarınıdölleyecek spermi sağlayabildiklerini gösteren teşvik edici sonuçlar alınmıştır.

    ICSI''nin dikkat çekici başarısına rağmen, çoğu merkez butekniğin nispeten deneysel kalması konusunda hem fikirler. Erkek faktörlü kısırlıkile ilişkili (kistik fibrosis gibi) bazı kalıtsal rahatsızlıklarınherhangi bir erkek çocuğa geçebileceği konusunda şüpheler vardır. Busebepten ötürü, çoğu ICSI merkezi, tedavi öncesinde kapsamlı bir danışmanlık,bazı genetik tarama ve gebe kalmadan önce ve sonra takip konusunda ısrarcıdırlar. ICSI programlarına kabul edilen kısır çiftler bu sebepten dolayı dikkatliseçilir. Bu erkeklerin çoğunun ciddi sperm kusurları ve genellikle başarısızbir IVF kayıtları vardır. Şüphesiz, erkek partnerden bir sperm numunesielde edilirken kadın partner yumurtalığın uyarılması ve yumurta toplamakonusunda rutin prosedüre tabi tutulmalıdır.
     
  9. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.367
    Beğenilen Mesajlar:
    960
    Ödül Puanları:
    113
    infertilitle(kısırlık)nedenleri

    İNFERTİLİTE (KISIRLIK) NEDENLERİ
    Normal bir kadının gebe kalması ne kadar sürer ?

    Genç bir kadının her menstrual siklusta düzenli cinsel ilişkide bulunduğu taktirde gebe kalma şansı %20'dir. Korunmayan çiftlerin bir çoğu ilk 6 ay içinde hamile kalır. 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu süre uzayabilir.

    İnfertilite (kısırlık) ne demektir?

    Basit olarak infertilite bir yıl süresince çiftin herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmamasına rağmen gebeliğin elde edilemediği durumdur.

    Kadının yaşı ilerledikçe gebelik şansı azalır mı?

    Yaş ilerledikçe düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebelik elde edilene dek geçen süre uzar. 25 yaşındaki bir kadın genellikle 2-3 ay içinde gebe kalabilirken 35 yaşın üzerindeki normal kadınlarda bu süre 6 aydan daha uzun sürebilir. Bunun çeşitli nedenleri vardır:
    [​IMG] Yumurtaların yaşlanması; kız çocuklar doğduklarında yumurtalıklarında yaklaşık 400.000 adet yumurta bulunur. Doğumdan sonra yumurta üretimi olmaz ve kadının yaşı ilerledikçe yumurtalarda yaşlanır.
    [​IMG] Döllenme oranında azalma; yaş ilerledikçe yumurtanın sperm ile döllenebilme ve döllendikten sonra iyi kalitede bir embryo oluşturma şansı azalır. Elde edilen gebeliklerin düşükle sonlanma ihtimali artar.
    [​IMG] Yumurtaların sayısında azalma; ergenlikten itibaren yumurtaların sayısında azalma olur.
    [​IMG] Endometriumun döllenen yumurtayı tutma yeteneğinin azalması; ilerleyen yaş ile endometriumun (rahmin iç tabakasının) döllenen yumurtayı tutma yeteneğini azalır.
    [​IMG] Endometriozis ve myomların artması; yaş ilerledikçe karın içine kanamalar yaparak infertiliteye neden olan endometriozis hastalığı ve rahim içinde yer kaplayan myomlar daha sık görülür.

    Erkeklerde de yaş ilerleyince üreme sağlığı bozulur mu?

    Erkeklerde 60 yaş üzerinde sperm sayısında ve normal yapıdaki spermlerin oranında azalma görülebilir.

    İnfertilitenin sık görülen nedenleri nelerdir?

    Çiftlerde infertilite erkek, kadın veya her ikisindeki problemlere bağlı olabilir. İnfertil çiftlerin %30'u erkeğe bağlı, %30'u kadına bağlı nedenlerden dolayı çocuk sahibi olamamaktadır. Çiftlerin %40'ında ise infertilite eşlerin her ikisindeki problemlere bağlıdır. Erkek eşte sperm sayısının, hareketliliğinin veya normal yapıdaki spermlerin azalması veya menide hiç sperm olmaması infertilite nedenidir. Ayrıca iktidarsızlık ve geriye boşalma da infertiliteye yol açabilir. Kadın eşte ise ovulasyonun olmaması, endometriozis (karın içine kanamalar yapan birhastalık), Fallop tüplerinin tıkalı olması ve rahimde myomların bulunması infertilite nedenidir.

    İnfertilite günümüzde yaygınlaştı mı?

    Günümüzde evlenme yaşı ilerlediği ve evlenen çiftler çocuk sahibi olmayı erteledikleri için infertilite daha sık görülmektedir. Ayrıca enfeksiyonların daha yaygın görülmesi de Fallop tüplerinde tıkanıklığa neden olarak infertiliteye yol açabilir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar her altı çiften birinde infertilite problemi olduğunu göstermiştir.

    Geriye dönük rahim infertilite nedeni midir?

    Kadınların %20'sinde rahim geriye dönüktür. Bu durum yapısaldır ve infertilite nedeni değildir. Fakat rahim çevre organlara olan yapışıklıklarından dolayı geriye dönük ise, bu yapışıklıklara bağlı infertilite söz konusu olabilir.

    Şişmanlık infertiliteye neden olur mu?

    Hayır, bir çok şişman kadın infertil değildir. Fakat şişmanlık polikistik over hastalığı ve anormal hormon üretimi ile ilişkili olduğunda infertilite görülebilir.

    Doğum kontrol hapı kullanan kadınlar daha sonra gebe kalmakta zorluk çeker mi?

    Doğum kontrol hapını kullanmayı bıraktıktan sonra gebeliğin gerçekleşebilmesi birkaç ay sürebilir. Özellikle ileri yaştaki kadınlarda bu durum daha belirgindir. Doğum kontrol haplarının bu etkisi geçicidir.

    Rahim içi araç (spiral) kullananların daha sonra gebe kalmaları zor mudur?

    Genellikle bir problem olmaz, fakat rahim içi araç kullanılması enfeksiyona yol açarak Fallop tüplerinde tıkanıklığa neden olabilir. Rahim içi araç kullanırken artan kanama veya ağrı bir problem olduğunu gösterir.

    Stres infertiliteye neden olur mu?

    Stres genelde infertilitenin sonucudur. Fakat çok ağır stres ovulasyon problemlerine ve cinsel ilişki sıklığının azalmasına neden olarak infertiliteye yol açabilir.

    İnfertilite tedavisi gören çiftlerin gebe kalma şansı nedir ?

    Bu çiftin problemine bağlıdır. İnfertiliteye neden olan bazı problemler çok kolay tedavi edilirken bazı problemlerin tedavisinde gelişmiş tekniklerin kullanılması ve zaman gerekebilir.





    alıntı
     
  10. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Genel infertilite bilgileri

    Kısırlık ve infertilite ile ilgili konular birleştirildi.
     
Genel infertilite bilgileri konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. İnfertilite

    İnfertilite

    Bir çiftin düzenli bir ilişkiye rağmen, bir yıl içinde gebelik oluşturamaması olarak tanımlanır. Genel olarak toplumlarda evli çiftlerin %10-15'ibu sorunu yaşamaktadır.
  2. Genel Bilgiler

    Genel Bilgiler

    adana tekir yaylası satılık evler gülek yaylası satılık ev Sosyal Durum - Göç Olgusu - Konut Durumu - Göç Olgusu Eski bir tarihi geçmişi olan Adana yöresinde çeşitli uygarlıklar yaşamış ve iz bırakmışlardır. Araplar, Selçuklular, Ramazanoğulları ve Osmanlıların (Türkmen ve Yörük Aşiretleri) yöre kültürünün çeşitlenmesinde önemli katkıları olmuştur. Adana kültürü oluşan bu kültür mozaiği...
  3. Genel Bİlgi

    Genel Bİlgi

    GoncaKaranfil hayattan büyük beklentileri olan, hayalleriyle yaşayan, yılmadan var olmaya çalışan ancak hep hüsrana uğrayan insanların hikayesi… Gonca ve Karanfil, Kemal’in tutkulu aşkı çevresinde ilerleyen GoncaKaranfil mutlulukları, içimizi burkan hüzünleri, herkesin başına gelebilecek dramları, kendine çeken büyüsüyle bir mahalle masalıdır. Fakir yaşamları ama bir o kadar da büyük...
  4. Denizli Genel Bilgiler

    Denizli Genel Bilgiler

    pamukkale denizlinin hangi ilçesinde Denizli ili hakkında tüm genel bilgileri merak ettikleriniz bilmek istediğiniz herşey:) Horozu ve pamukkale traventerlerinden başka bakalım Denizliyi hangi açılardan tanıyabiliriz arkadaşlar GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 11.868 km² Nüfus: 750.882 (1990) İl Trafik No: 20 Horozları ile ünlü Denizli zengin bir tarih ve kültüre sahiptir. Denizli,...
  5. Jianzi Hakkında Genel Bilgiler

    Jianzi Hakkında Genel Bilgiler

    badminton nasıl oynanır badminton resimleri jianzi Kızlar adını ilk defa duyduğum çok ilginç spor dallarından biri daha Jianzi Çinde oldukça çok oynanıyormuş...Topu ise oldukça ilginç... Şimdi jianzi hakkında bilgilere geçiyorum :tik: Jianzi (ya da Mekik) (Çince:毽子); kapalı veya açık alanlarda, tek tek, çift ya da takım hâlindeki erkek ya da kadınlarca oynanır. Oyuncular vücutlarının...

Sayfayı Paylaş