gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.164
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113

    Halk TÜrkÜlerİnİn GerÇek Sahİplerİ...

    Konu, 'türkülerimiz ve hikayeleri' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Altan DEMİREL*
    Bir müzik eserinin “Halk Müziği” olarak değerlendirilebilmesi için:
    a) Sözlerinin; mani, koşma, varsağı, semai gibi Türk Halk Edebiyatının nazım biçimlerinden birine uygun olması ; halkın duygu ve düşüncelerini, sosyal yaşamlarını, doğa ve insan ilişkilerini konu alması,

    b) Ezgisinin ise anonim özellik taşıması; ait olduğu yörenin usul, ağız ve tavır özelliklerini yansıtması gerekir.

    Burada türkünün ezgisinin anonim olması en önemli ayırt edici bir özelliktir. Herhangi bir yörenin bilinen bir ezgi kalıbı üzerine söz döşemek ya da kendi yazdığı bir şiiri var olan ezgi eşliğinde seslendirmek yeni bir eser yaratmak, bir başka deyişle kendisine ait bir beste yapmak anlamına gelmemektedir. Bazı kişiler kitap ve dergilerde basılı olan şiirlerini birer kanıt gibi sunarak geleneksel bir halk ezgisi eşliğinde bu sözlerle okudukları türkülerin sahipleri oldukları iddiasında bulunabilmektedirler.Üzülerek ifade etmeliyim ki konu ile ilgili meslek kuruluşları ciddi bir araştırma yapmadan bu iddialara itibar etmektedirler.

    Bir türkünün anonim olup olmadığı; önceki yıllarda bu ezgilerin kayıtlara geçip geçmediği konusunda en kapsamlı ve doğru bilgilere sahip bulunan TRT’nin görüşlerinin alınması sanırım bir takım yanlışlıkların ve haksızlıkların önüne geçilmesi bakımından yararlı olacaktır. Kültürel değerleri dünden bugüne ve bugünden geleceğe taşımayı bir görev edinmiş olan TRT’nin Türk Halk Müziği eserlerinin yörelerinin, kaynak kişilerinin ve derleyenlerinin doğru bir şekilde tespiti ve yayınlarımızda kullanmak suretiyle değerlendirilmesi konusunda yıllardır titiz bir çalışma yürüttüğü sanırım hepinizin malumudur.

    THM Repertuarına alınması isteğiyle TRT’ye gönderilen eserlerin değerlendirilmeye alınabilmesi için, söz konusu eserlerin: “anonim olması”, “röportajlı ses kaydının bulunması (istisnalar hariç) gibi ön koşullar aranmaktadır. Bu koşullara uygun görülen eserler daha sonra THM Repertuar Kurulu tarafından:

    1) Kaynak kişinin yeterli olması,
    2) Ait olduğu yörenin ağız, üslup ve tavır özelliklerini taşıması,
    3) Daha önce repertuara kabul edilmemiş olması,
    4) Repertuarda bulunan eserlerle (varyantlar hariç) benzerlik göstermemesi
    5) Notasının ses kaydına uygun olarak yazılmış olması

    gibi hususlar çerçevesinde değerlendirildikten sonra uygun görülenler repertuara alınarak icra edilmek üzere radyolarımıza gönderilmektedir.

    Burada özellikle Kaynak Kişi konusuna açıklık getirmek gerekir. Kaynak Kişi denildiğinde genel bir tanımlamayla “sağlam, güvenilir, doğru bilgi edinilen kişi”; halk müziği penceresinden baktığımızda da geçmiş yıllarda o bölgede çalınıp söylenmiş ve kimileri tarafından unutulmuş olan ezgileri hafızasında çok iyi saklayabilen ve (belli ölçülerde kendi okuyuş özelliklerini ve üsluplarını da ekleyerek) çok iyi icra edebilen kişi ya da kişiler anlaşılmalıdır. Kendileri birer bestekar olmayıp var olan ezgileri derleyiciye ulaştırmakta aracılık eden kişilerdir.

    Halk Aşıkları da kendi yörelerinin müzikleri ile beslenen ve var olan ezgiler üzerine bazen “usta malı” dediğimiz, kendilerinden önce yaşamış ozanların sözlerini; çoğu zaman da kendi yazdıkları sözleri döşeyen sanatçılardır. Gerek kullandıkları ezgiler, gerekse icralarındaki ağız ve tavır itibariyle de mahalli bir özellik sergilediklerinden Kaynak Kişi olarak kabul edilebilirler. TRT olarak Halk Aşıklarına elbette büyük önem veriyoruz. Onları, halk müziğimizin yüzyıllardır süregelen geleneksel bir icra biçimini gelecek kuşaklara bozulmadan aktaracak birer “taşıyıcılar” olarak görüyoruz. Bu nedenledir ki “THM Repertuar Değerlendirme Kriterleri”ne konu ile ilgili olarak şöyle bir madde ekledik.

    “Halk Aşıklarının ürettiği eserler de;
    A) Söz açısından :
    1.Anayasa’ya, Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununa, diğer Kanunlara ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun Özel ve Genel Yayın Esaslarına, İlgili Yönetmelik, Genelge ve Talimatlarına ve Türk halk şiirinin yapısal özelliklerine uygun olmaları,
    2.Özel ve yerel sözcüklerin açıklamaları yapılmış olmaları
    B) Müzik açısından:
    Türk Halk Müziğinin geleneksel ezgi yapısına uygun olmaları
    kaydıyla değerlendirmeye alınabilecektir.

    Ancak yukarıda da ifade ettiğim gibi son yıllarda müzikle ilgili meslek birliklerinin kurulmasıyla birlikte TRT THM Repertuar kayıtlarında Kaynak Kişi sıfatıyla yer alan mahalli sanatçı ya da Halk Aşıklarından bazılarının (sözlerinin kendilerine ait olmasından yola çıkarak) yaygın bir şekilde yörelerinin türküleri konusunda hak sahipliği iddiasında bulundukları görülmektedir. Bir türkünün, yörenin ağız, üslup ve tavır özelliklerini en iyi, en doğru yansıttığına kanaat getirilen bir kişinin okuyuşundan derlenerek notaya alınmış olması o kişiye türkünün mülkiyet hakkını vermez. Bahse konu olan ezgi ve türkülerin yüzlerce yıldır o coğrafyada çalınıp söylendiği zaten bilinmektedir. Ayrıca yine son yıllarda TRT Repertuarında kaynak kişisi ve derleyeni belli bazı eserlerin (bugüne kadar Kurumumuza herhangi bir değişiklik ya da düzeltme talepleri olmamasına rağmen) MESAM’ da çok farklı kişilerin adına kayıtlı olduğu görülmektedir.

    Burada konu ile ilgili olarak yakın tarihte yaşadığım iki örneği sizlerle paylaşmak istiyorum. TRT Kurumu olarak “arşivlerimizde bulunan basılı, görüntülü ve sesli materyali halka sunmak” projesi çerçevesinde yakında piyasaya çıkartmayı amaçladığımız toplam 42 eserden oluşan 3CD lik “Uzun Havalardan Seçmeler” adlı bir çalışmamız bulunmaktadır.. Bu CD’lerde, geçmiş yıllarda radyolarımız stüdyolarında gerçekleştirilmiş ses kayıtlarından örnekler yer almaktadır. Repertuarı belirlerken, tespit edilen uzun havalarla, onları okuyan sanatçıların birbirleriyle özdeşleşmiş isimlerden oluşmasına özellikle dikkat ettik. Daha sonra bu eserlerin TRT kayıtlarında yer alan; yöresi, kaynak kişisi, derleyeni gibi kimlik bilgilerini, prosedür gereği kendi kayıtlarındaki bilgilerle karşılaştırmaları için MESAM’a ilettik. Bu eserlerle ilgili olarak MESAM’ dan gelen bilgiler ilginçti.

    Birincisi; İstanbul Radyosu THM ses sanatçılarımızdan rahmetli Ramazan Şenses’in bundan 40-45 sene evvel radyolarımızda okuduğu Gaziantep yöresine ait “Şeftaliyi Şitil Eyledim” adlı barak havası MESAM’ın verdiği bilgiye göre kendilerinde Mahmut Tuncer adına kayıtlı bulunmaktaydı.Yani yaklaşık yarım asır önce radyolarımızda icra edilen bu uzun havayı sayın Mahmut Tuncer eser sahibi olarak kendi adına kayıt ettirmiş , MESAM’da hiç itiraz etmeden bunu onaylamıştı. Ramazan Şenses-Uzun Havanın kayıt edildiği tarihler ve Mahmut Tuncer!. İtirazımız fayda etmedi. Sonuçta biz o uzun havayı repertuardan çıkartmak zorunda kaldık.

    İkincisine gelince; yine bu CD’lerden birinde İstanbul Radyosu sanatçılarından Ümit Tokcan’ın sesinden “Akşamdan mı Geçtin Kayalık Özü” adlı bir bozlağı kullanmak istemiştik. Kayıtlarımıza göre bu eserin yöresi:Kırıkkale/Keskin , kaynak kişisi de Hacı Taşan’dı. Yine MESAM’dan bize iletilen bilgide, bu uzun havanın Kamil Abalıoğlu adına kayıtlı bulunduğu belirtilerek telefon numarası veriliyor ve eser sahibi olarak da kendisinin onayını almamız gerektiği ifade ediliyordu. Kamil Abalıoğlu’nu aradığımızda aldığımız cevap daha da ilginçti. Kendisi bize söz konusu eserin sahibi olmadığı gibi hiçbir kişi ya da kuruluşa böyle bir bilgi vermediğini ve bu yanlışlığın düzeltilmesi için derhal MESAM’a faks çekeceğini bildirdi. Nitekim bir iki saat sonra aradığımızda MESAM’daki ilgili arkadaş bir yanlışlık olduğunu ve az önce bunun düzeltildiğini bildirdi.

    Dikkat buyurun! Bir beyanla eser sahipliği belirleniyor yine bir başka beyanla kayıtlar düzeltilebiliyor.Bu tür konularda çok daha titiz olunması gerektiğini özellikle vurgulamak istiyorum. 1960’lı yıllardan itibaren Radyolarımızda yapılan THM solo veya koro ses kayıtlarının çoğunda eserin kimlik bilgileri ile ilgili anonslar bulunmaktadır. Her iki örnek de göstermektedir ki benzer durumlarda daha gerçekçi bir tespit yapılabilmesi için eserler üzerinde hak sahibi iddiaları karşısında TRT ‘nin arşiv bilgilerinin öncelikle dikkate alınması gerekmektedir.


    ESKİ TÜRKÜLERİN YENİ KAYNAK KİŞİLERİ! ve ANKARA DEVLET KONSERVATUARI DERLEME HEYETİNİN TESPİTLERİ:

    Ankara Devlet Konservatuarı Derleme Heyeti’nin 1937-1952 yılları arasında ülke genelinde yapmış olduğu derleme çalışmalarından elde edilen ses kayıtlarının bir örneği TRT Müzik Dairesi arşivinde mevcuttur. Orijinal plak kayıtlarından Muzaffer Sarısözen tarafından notaya alınanların haricinde bugün itibariyle repertuarımızda “derleyen” hanesinde Ankara Devlet Konservatuarının adının yer aldığı,notaya alınmış 448 türkü bulunmaktadır. Bunlardan 155 adedi tarafımdan notalanmış olup, konu ile ilgili çalışmalarım halen devam etmektedir.

    Bu çalışmalarım sırasında gördüm ki; şimdiye kadar sınırlı imkanlar nedeniyle, derlenen ezgilerin tümü zamanında değerlendirilemediğinden, mevcut kayıtlarda yer alan türkülerin benzerleri, değişik tarihlerde farklı yörelerden, farklı kaynak kişilerin adlarıyla repertuara alınmış bulunmaktadır.

    Bu noktada, konuya açıklık getireceği düşüncesiyle Ankara Devlet Konservatuarı Derleme Heyeti tarafından tespit edilen bazı türkü örneklerini orijinal ses kayıtlarından dinletmek istiyorum.

    1) Eser Adı: ALLI DURNAM (Salmanlı Halayının Sıktırması)
    Yöresi: ÇORUM
    Kaynak Kişi: Veli AYAŞ
    Derleyen: Ank. Devl.Kons.
    Derleme Tarihi: 4.7.1939

    2) Eser Adı: ALLI DURNAM
    Yöresi: ÇORUM
    Kaynak Kişi: Ali HÜYÜK
    Derleyen: Ank. Devl.Kons.
    Derleme Tarihi: 6.7.1939

    3) Aynı türkü TRT THM Repertuarında :
    Eser Adı: ALLI DURNAM
    Yöresi: KIRIKKALE/Keskin
    Kaynak Kişi: Salman ÇOKER/Hacı TAŞAN
    Derleyen: Muzaffer SARISÖZEN

    4) Eser Adı. Ben Bir Gümüş Kazmayım
    Yöresi: K. MARAŞ
    Kaynak Kişi: Ömer AVŞAROĞLU
    Derleyen: Ank.Devl.Kons
    Derleme Tarihi: 28.7.1938

    Aynı türkü TRT THM Repertuarında :

    Eser Adı: Ay Doğar Aşar Gider
    Yöresi: Adıyaman
    Kaynak Kişi: Mehmet SESKE
    Derleyen: Mehmet SESKE

    5) Eser Adı: Sabahın Seher Vaktinde
    Yöresi: KAYSERİ
    Kaynak Kişi: Mehmet
    Derleyen: Ank.Devl.Kons
    Derleme Tarihi: 25.6.1941

    6) Eser Adı:Seherin Sabah Vaktinde
    Yöresi: Ş.URFA
    Kaynak Kişi: Mehmet Toptan
    Derleyen: Ank.Devl.Kons
    Derleme Tarihi: 10.7.1938

    Aynı türkü TRT THM Repertuarında :

    Eser Adı: Sabahın Seher Vaktinde
    Yöresi: ERZİNCAN/Kemaliye(Eğin)
    Kaynak Kişi: Refik Aktan/Zeki Oğuz
    Derleyen: Muzaffer Sarısözen

    7) Eser Adı: Hekimoğlu İbrahim Taştan Bakıyor
    Yöresi: ORDU/Fatsa
    Kaynak Kişi: Şükrü Senses
    Derleyen: Ank.Devl.Kons
    Derleme Tarihi: 20.7.1943

    Aynı türkü TRT THM Repertuarında :

    Eser Adı: Hekimoğlu Derler Benim Aslıma
    Yöresi: ORDU/Fatsa
    Kaynak Kişi: Kadir İnanır
    Derleyen: Ümit Tokcan

    8) Eser Adı: Cihan Var Olmadan Kepni Ademde
    Yöresi: ÇORUM/Alaca
    Kaynak Kişi: Ali CİYEZ
    Derleyen: Ank.Devl.Kons
    Derleme Tarihi: 5.7.1939

    Aynı türkü TRT THM Repertuarında :

    Eser Adı: Derdim Çoktur Hangisine Yanayım
    Yöresi: ERZİNCAN
    Kaynak Kişi: Ali Ekber Çiçek
    Derleyen: Ali Ekber Çiçek

    9) Eser Adı: Güzeller Gidiyor Yayla Düzüne
    Yöresi: AMASYA
    Kaynak Kişi: Cemal ALTINİŞLER
    Derleyen: Ank.Devl.Kons
    Derleme Tarihi: 4.7.1939

    10) Eser Adı: Üç Güzel Oturmuş Karaya Bakmaz
    Yöresi: AMASYA
    Kaynak Kişi: Zekeriya DEMİRAY
    Derleyen: Ank.Devl.Kons
    Derleme Tarihi: 4.7.1939

    Aynı türkü TRT THM Repertuarında :

    Eser Adı: Karadır Kaşların Ferman Yazdırır
    Yöresi: ZONGULDAK
    Kaynak Kişi: İsmet YEŞİLGÜL
    Derleyen:: Ahmet YAMACI

    11) Eser Adı: Dün Gece Yar Eşiğinde (Tatyan-Kadın Oy. Havası)
    Yöresi: ERZİNCAN
    Kaynak Kişi: Mustafa ŞEKEROĞLU
    Derleyen: Ank.Devl.Kons
    Derleme Tarihi: 4.9.1937

    Aynı türkü TRT THM Repertuarında :

    Eser Adı: Gah Çıkarım Gök Yüzüne
    Yöresi: SİVAS
    Kaynak Kişi: Yöre Ekibi
    Derleyen:: Talip ÖZKAN

    12)Eser Adı: Sarı Gelin
    Yöresi: ERZİNCAN
    Kaynak Kişi: ERZİNCAN’lı Naciye
    Derleyen: Ank Devl. Kons.
    Derleme Tarihi: 5.9.1937

    Aynı türkü TRT THM Repertuarında

    Eser Adı: Erzurum Çarşı Pazar
    Yöresi:ERZURUM
    Kaynak Kişi: Faruk KALELİ
    Derleyen: Muzaffer Sarısözen

    13)Eser Adı: Pınarın Başında Yatmış Uyumuş
    Yöresi: URFA
    Kaynak Kişi: Mehmet BARDAKÇI
    Derleyen: Ank Devl. Kons.
    Derleme Tarihi: 9.7.1938

    Aynı türkü TRT THM Repertuarında
    Eser Adı: Pınarın Başında Ben Gördüm Oni
    Yöresi:Ş.URFA
    Kaynak Kişi: Kazancı BEDİH
    Derleyen: Banttan yazıldı

    14) Eser Adı: Ölümden Kaçarken Tuttular Beni
    Yöresi: TEKİRDAĞ
    Kaynak Kişi: H. Nuri/Mehmet/Hakim ERCAN
    Derleyen: Ank Devl. Kons.
    Derleme Tarihi: 10.7.1938

    Aynı türkü TRT THM Repertuarında
    Eser Adı: Çalın Davulları Çaydan Aşağı
    Yöresi:RUMELİ
    Kaynak Kişi: Hüseyin YALTIRIK
    Derleyen: Nihat KAYA


    Bilgileriyle yer almaktadır.

    Yukarıdaki türkülerden bazıları eğer daha önceden değerlendirilip notaya alınabilmiş olsaydı bugün aynı yörelerde ikinci üçüncü ağızdan tespit edilen benzerleri büyük bir ihtimalle repertuarda bulunmayacaktı.

    Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Ancak bütün bunları söylerken amacım hiçbir kişi ya da kurumu ihmallikle suçlamak değildir. Yapılan çalışmalar da göstermektedir ki halk müziği de diğer folklor ürünleri gibi dinamik bir yapıya sahiptir. Halkın ortak ürünü olarak geniş bir halk kitlesi tarafından benimsenmiş, kabul görmüş ve bu özellikleri ile “anonim” olma vasfı kazanarak bir yöreye mal olmuş türküler, bireysel bir sahiplenme duygusunun ötesinde birbirine yakın değişik yörelerde, birçok kişi tarafından bilinmekte; çeşitli vesilelerle yapılan toplantılarda bir arada çalınıp söylenmektedir.

    Sözlerimi şöyle bitirmek istiyorum. Halk türkülerinin gerçek sahipleri; sevgilerini, özlemlerini, ayrılıklarını, acılarını... özetle bütün yaşamlarını hiçbir sanat kaygısı taşımadan manilerle, koşmalarla, semahlarla, halaylarla dile ve tele döken halkın bizzat kendisidir.

    Ancak, bu türküler her ne kadar halkın ortak ürünü ise de onların bugünlere ulaşmasında, kaynak kişilerin, derleyen ve notaya alanların büyük emeği vardır. Üretici firmalar tarafından bu kişilere, her eser için makul ölçüler çerçevesinde ödenecek olan gerek maddi, gerekse kartonetlerde adlarının belirtilmesi suretiyle yapılacak manevi katkılar, gönül alıcı ve teşvik edici bir davranış olacaktır.


     
Halk TÜrkÜlerİnİn GerÇek Sahİplerİ... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. gerçekler

    gerçekler

    Mahkemede bir cinayet dâvâsı görülüyordu. Adamın katil olduğu kesindi, bunu gören dâvâlı avukatının aklına bir şeytanlık geldi. ‘Bayanlar baylar. Hepinize bir sürprizim var’ diyerek saatine baktı: ‘Tam bir dakika sonra, müvekkilim tarafından öldürüldüğü iddia edilen kişi bu mahkeme salonundan içeri girecek.’ Bunun üzerine hâkim, seyirciler, bütün kafalar mahkeme salonunun kapısına döndü. 1...
  2. Türkü kavramı

    Türkü kavramı

    Türkçe söylenmiş şiir anlamına gelen "Türkü" nün "Türkî" sözünden geldiği görüşü ittifakla kabul edilmiş bir görüştür. Yani, "Türk" kelimesine Arapça "î" ilgi ekinin getirilmesiyle vücut bulmuştur. "Türk'e has" anlamına gelen bu söz halk ağzında "Türkü" şekline dönüşmüştür. Türkü sözü muhtelif Türk boylarında farklı kelimelerle...
  3. Sanatçı halkın malıdır kimse onun sahibi değildir!” peki kim bu

    Sanatçı halkın malıdır kimse onun sahibi değildir!” peki kim bu

    P { margin: 0px; } Türk Pop müziğinin ünlü sesi Şahsenem, Nevşehir'deki konserinde üçüncü evliliğe hazırlandığını açıkladı. Konser sırasında erkekler için 'Vahşi' ifadesini kullanan güzel sanatçı, yuhalanmasının ardından erkek hayranlarının gönlünü almayı başardı. Şahsenem, "Burada evlenebileceğim bir aday bulurum belki kısmet. Bu aralar biri bana evlenme teklif ediyor. Ben iki defa...
  4. Yüreğimin gerçek sahibine

    Yüreğimin gerçek sahibine

    Seni seninle yaşamak varken sensizliğin ertesindeyim… Çaresimliğime anlattım seni biraz mahçup gözlerle,biraz yalnızlığımı katarak sevgime ve birazda sana olan kırgınlığımı katık ederek anlattım seni... Belki yaşananların izleri var hala yüreğimde,belkide yaşayamadıklarımın burukluğu...her ne olursa olsun biyerlerde varsın biliyorum ve hissediyorum... şimdi hayallerimin peşindeyim inan…...
  5. Çanakkale Türküsünün gerçek Hikayesi

    Çanakkale Türküsünün gerçek Hikayesi

    Çanakkale Türküsünün gerçek Hikayesi Çanakkale Türküsü Hikayesi Nedir Merhaba Sevgili Melek'ler ve Çanakkale türküsünün hikayesini merak eden siz sevgili misafirler, bu yazımızda Çanakkale Türküsü hikayesini konu alıyoruz. Çanakkale Türküsünün hikayesi Emrullah Nutku’nun “Çanakkale Şanlı Tarihine bir Bakış” adlı eserinde yer alan bir mektupdan yola çıkılarak yazıldığı söymedir.Mektupu...

Sayfayı Paylaş