gebe
  1. hatiss

    hatiss Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    2 Kasım 2010
    Mesajlar:
    543
    Beğenilen Mesajlar:
    87
    Ödül Puanları:
    0

    Hamilelik ve yaşanan Komplikasyonlar hepsi burada..

    Konu, 'Hamilemiyim Sorular Cevaplar' kısmında hatiss tarafından paylaşıldı.

    gebelikte düşük belirtileri,gebelikte düşük riski,

    [​IMG]


    Düşükler ve nedenleri:

    Kendiliğinden olabilir veya gereken durumlarda müdahale suretiyle olur. 20 ‘ci haftaya kadar olan gebelik kayıpları düşük olarak tarif edilir. Kendiliğinden olan düşükler çok sıktır. Gebelerin % 20 ‘si düşükle sonuçlanır . Tek bir düşük ilerdeki gebelik şansını etkilemez .
    Düşüğün başlangıcı yalnız kanama ile olabilir ağrı bulunmayabilir. O nedenle kanama çok az bile olsa hemen doktora haber verilmelidir.

    Düşük Nedenleri :

    Bebeğin anormal olması en sık nedendir. ( kromozom bozuklukları )
    Anneda hormon bozuklukları
    Annede rahim anomallileri : Doğuştan olanlar veya sonradan ameliyatların verdiği sakatlıklar sebebiyle olanlar.
    Anne ve bebekteki enfeksiyonlar ( bakteriler, virüsler )
    Bağışıklık sistemi bozuklukları ( anne dokusunun bebeği reddetmesi ? )
    Çevre etkileri ( çalışma yerlerindeki kimyasal maddeler, radyoaktivite vb.)
    Düşmeler, kazalar ender olarak düşüğe neden olurlar. Bebek rahim içinde iyi korunmuştur.
    Eğer anne Rh ise düşük fetusun Rh faktörü bilinmediğinden anneye Rh antikorları yapmasına mani olmak için her ihtimale karşı RhoGAM aşısı yapılmalıdır.

    Dış Gebelik :

    Bu komlikasyonla ilkah olmuş yumurta rahime inemez, tüp içinde veya yumurtalık üzerinde yahut karın içinde kalır ve oarada büyümeye başlar.
    Dış gebelik çok tehlikeli bir komlikasyondur. Bebek tüp içinde büyüyemeyeceğinden tüp yırtılması veya karın içi gebelikte son ‘un ( plasenta ) barsaklara yapışırsa nedeniyle çok ağır kanalar, bu durum erken teşhis edilemezse hastanın hayatını tehdit eder.
    Evvelce pelvis ( aşağı karın kısmı ) iltihabı veya ameliyatı geçirmiş olanlarda, rahimde gebeliği önleyici spiral bulunmuş olanlarda daha önce dış gebelik geçirmiş hastalarda bu iltilah daha sık görülür.
    Erken tanının bir büyük de hasta tübünü kaybetmeyebilir. Gebelik büyümemiştir, doktor tübü açar , fetus ve son ‘u çıkarır. ( dış gebelikte çok ender durumlar müstesna fetus zayi olmuştur ) ve tübü tekrar diker.

    Erken tanı için :

    Erken gebelik kanaması varsa veya karnın aşağı kısmında tek veya çift taraflı ağrı oluyorsa hemen doktora haber verin.
    Bu işaretler düşük tehdidi fakat dış gebelik işareti de olabilir.

    Doktor dış gebeliği nasıl teşhis eder :



    [​IMG]





    Pelvis muayenesi ( nisai muayene )
    Kanda hormon testleri (HCG )
    Ultrason muayenesi
    Karın içinde laparoskop sokup bakma

    Rahim ağzında yetmezlik :

    Bu sorun ya doğuştan olur veya evvelce geçirilmiş güç doğum veya çok kere rahim ağzı genişletilmesi ameliyatı ( kürtaj vb. ) sonucu rahim ağzı kaslarının yırtılması nedeniyle olur ki rahim bebeği tutamaz ve düşük veya çok erken doğum olur. Tanı, gebelikte evvel de veya gebelik süresinde nisai muayenede ağzının erkenden açılmaya başladığını görmekle yapılır.
    Bu durum için genellikle yatak istirahat yetmez, ameliyat ile rahim boynuna kese ağzını buzzer gibi dikiş koymak icab eder. Ameliyat kolaydır ve erken yapıldığından bebek anesteziden zarar görmez. Dikiş doğumdan bir iki hafta evvel kesilerek açılır ki bebek doğabilsin . Tabii ki doğum Sezeryan ameliyatı ile olacaksa dikişi kesmeye luzum yoktur.

    Gebelik Şeker Hastalığı :

    [​IMG]

    Bazı gebelerin kan şekeri hamilelikte yükselir. Pankreasbezi kafi derecede insulin yapamamaktadır. Şişman olanlarda, aileside şeker hastalığı bulunanlarda ve 30 yaşından yukarı olanlarda daha sık görülür.Ayrıca evvelce çok büyük bebek doğurmuşlarda da daha fazladır. O nedenle yukarıdaki durumlarda olanlara gebeliğin başında şeker hastalığı testi yapılmalıdır ve bu test 24-28 ‘nci haftalar arası bir defa daha tekrarlanmalıdır. Bu cins şeker hastalığı yalnız gebelik süresinde olur. Bununlar beraber ilerde bu hastanın devamlı şeker hastalığına tutulması riski artmıştır.

    Ortalama olarak 100 gebe kadından 5 tanesinde gebelik şeker hastalığı olur. Genellikle üçüncü üç ayda kendini gösterir. Komplikasyon olarak bebeğin aşırı derecede büyümesi, erken ( prematür ) doğum, tansiyon yükselmesi tehlike yaratabilir. Bununla beraber yakın ve bilinçli tıbbi ihtimam sayesinde büyük ekseriyetle anne ve bebek sağlıklı kalırlar.
    Tedavi doktorun vereceği yemek rejimi ( şekeri az ) ve hastanın egsersizini arttırması ile başlar. Bir kısım vakada bu yeterlidir. Eğer kanda şeker yüksek kalırsa ki rahim içindeki bebek o nedenle çok kilo alır, o zaman insulin tedavisine başlamak gerekir. İnsulin plasentaya geçmediğinden bebeğe bir zararı olmaz.
    Gebeliğin son üç ayında bebeğin sağlığı yakından takip edilir. Tedavi edilmeyen şeker hastalığı vakalarında çocuk ölümü artar. Ultrason, amniyosentez ( iğne ile rahim içinde girip fetusun içinde bulunduğu sıvıdan numune almak . Tehlikesi az olan bir testir ) ve bebeğin ( fetusun ) kalp seslerini elektronik cihazla dinlemek suretiyle sağlık durumuna bakılır.

    Rh(KAN) uyuşmazlığı :

    Rh faktörü bir proteindir. İnsanların % 85 ‘inde kanda kırmızı hücreler yüzeyinde bulunur. Rhesus maymunlarında da bulunduğundan Rh rumuzu kullanılmıştır.
    Sorun ancak eğer anne Rh negatif ( yani onda Rh proteini yok ) ve baba Rh pozitif ise ortaya çıkabilir. Bu durumda bebek de Rh pozitif olabileceğinden bu protein son ve kordon yolu ile anne kanına geçer annede bu yabancı proteine karşı bir reaksiyon olur ve antikorlar ( antibodi ) teşekkül eder. Bu antikorlar bebeğe geri geçerler ve Rh proteini ile reaksiyona girip kırmızı hücreleri tahrib ederler bu da bebekte kansızlık yaratır.
    Birinci gebelikte genellikle sorun yoktur zira yeteri derecede antikor teşekkül etmemiştir. Her geçen gebelikte düşük bile olsa Rh antikorları artar. O nedenle her mükerrer gebelikte antikorların seviyesi öçülür ve bebekte kansızlık var mı tesbit edilir . Kansızlık varsa bebeğe rahim içinde kordonunda kan transfüzyon verilir.
    Bugün Rh faktörü uyuşmazlığı olan anneye gebeliğin 28 ‘ci haftasında ve yine doğumdan hemen sonra ve keza bir düşükten sonra anneye Rh immune gamma globulin ( RhoGAM, bir nevi aşı ) verilmek suretiyle antikor teşekkülüne mani olunduğundan Rh uyuşmazlığı komplikasyonlarına ender olarak rastlanmaktadır.

    Tromboflebit ( thrombophlebitis )

    Flebit, ven, yani kan kara damar iltihabıdır. Eğer iltihabı damarda kan pıhtısı da oluşursa Tromboflebit diyoruz. Genellikle karakan damarlarında kan birikmesi ve dolaşım yavaşlaması olduğundan bacaklarda kan pıhtısı, tromboflebit oluşumu fazlalaşmıştır. Pıhtılaşma ve iltihaplanma deri altındaki yüzeyel damarlarda olur buna sathi tromboflebit diyoruz, derin damarlarda olursa derin tromboflebit deniyor. Sathi olanı gebelikte bacaklarda oldukça sık görülür, fakat pek tehlikesi yoktur. Bacak şişer, ağrılıdır. Bacağı yükselterek istirahat ve sıcak tatbiki yeterli tedavidir. Ancak derin mi yüzeysel mi tanısı zor olabilir. Derin tromboflebit çok tehlikeli olabilir. Çünkü kan pıhtısı kopup damar içinden akciğere gidip orada ak damarı tıkıyabilir ki ölüm oranı yüksek olan bir komplikasyondur. O nedenle en ufak şüphede ultrason ve diğer metodlarla araştırarak derin olup olmadığını kati surette bilmek gerekir. Gebelikte gebeliğin sonuna doğru ve bir de doğum tramvası sonucu tromboflebit oluşumu artar. Derin tromboflebitte kan pıhtısını eritecek, antikoagülan dediğimiz ilacı akciğer embolisini önlemel için derhal kullanılması gerekir. Heparin denilen ilaç gebelikte kullanılabilir. Plasentaya geçmediğinden bebeğe bir zararı olmaz . Daha evvel bu hastalığı geçirmiş bir kadın gebe kalırsa gebeliğin sonuna doğru koruyucu olarak heparin kullanılmalıdır.

    Tromboflebit korunmak için öneriler şunlardır :

    Kilonuzu aşağıda tutun

    [​IMG]

    Eksersiz yapın . Yürümek vb.

    [​IMG]

    Oturduğunuz zaman bacaklarınızı kaldırın .

    Bacaklarınızı çok sıkmamak şartı ile bütün bacak ve kalçayı içine alan çoraplardan kullanabilirsiniz. Fakat katiyyen dizin altına kadar olan çorapları kullanmayın . Bacağı dizin altında sıkmak büsbütün kanı yavaşlatır ve tromboflebit tehlikesini arttırır.

    Gebelik toksemi ( preeclampsia- eclampsia )

    1- Tansiyonun yükselmesini 2- Yüz, el ve bacakların şişmesini 3- İdrarda protein çıkmasını içine alan gebelik komplikasyonudur. Tansiyon yüksekliği sistolik ( büyük ) tansiyonun 30 ( veya 3) diyastolik tansiyonun 15 ( veya 1,5 ) artmasıdır. Bu durumda preeklampsi diyoruz , eğer bu arazlara havale ( konvülsiyon ) eklenirse eklampsi denir.

    İlk gebelikte daha sık görülür : Şeker hastalığı ve böbrek hastalığı olanlarda, annesinde ve kız kardeşinde bu ihtilaf olmuş olanlarda yakalanma riski daha yüksektir.
    Burada en önemli ve hayati husus hastalığın erken devrede tedavisidir. Yüz ve bacakların çok şişmesi , idrararın çok azalması ve tansiyonun daha da yükselmesi hastanın eklampsiye yani havaleye, konvülsiyona gitmekte olduğuna işarettir ki hem anne için ve hem de bebek için ölüm oranı yüksek olan bir komplikasyondur. Bugün mevcut tedavi metodları ve ilaçlarla artık hasta eklamsiye girmemelidir, girerse tedavinin yeterli ve doğru olmadığı inancı vardır.
    Yukarıda numaraladığımız üç arazdan biri veya hepsi olursa hemen doktora haber verilmelidir. Burada yine anlaşılacağı üzere gebenin hamilelik süresince muntazaman sağlık personeli tarafından muayenesi böyle tehlikeli bir durumu tanıyıp hem annenin ve hem de bebeğin hayatını koruyacaktır.
    Hafif vakalarda doktor yatak istirahati önerecek ve tansiyon için gebelikte zararsız olan bir tansiyon ilacı kullanılacaktır. Fakat eğer havale gelme ( konvültasyon ) tehlikesi baş gösterirse bebek daha gününe ( miyadına ) gelmemiş olsa bile hemen aşağıdan, vajinal yoldan veya sezaryan ameliyatı ile doğurtulur.
    Doğumdan sonra birkaç gün içinde yine tehlike vardır, o nedenle tansiyonu olan hasta çok yakından takip edilmemelidir. Ondan sonra hasta tamamen iyileşir ve devamlı kalan bir hastalığı olmaz. Bazı doktorlar bu çeşit hastaların tansiyonlarının gebe kalmadan da istikbalde yükseleceği inancındadırlar.

    Hidatidiform Mole :

    Gebelikte bu komplikasyon ender olmasına rağmen tehlikeli birkomplikastondur. 1500 gebelikte 1 vaka görülür.
    Evvela H.mole nedir ? Anne ile bebek arasındaki kan alıp verme, hormone yapma ve diğer görevleri olan plesanta ekseriya gebeliğin 6 ‘ncı haftası ile 16 ‘cı hafta arası nedenini bilediğimiz etkiler altında dejenerasyona uğrar ( yozlaşma – bozulma ) iki türlü H. mole vardır: biri tam komple mole, burada bütün plasenta dejenerasyon uğraşmamıştır.,yüzlerce üzüm tanesi gibi içi su dolu küçük baloncuklara dönmüştür . Bebeğe ait bir görüntü yoktur. Diğer kısmi moldur. Yani bir kısım dokuda yozlaşma olmuştur. Fakat fetus, ( bebek ) vardır. ( canlı veya cansız). Bebekte anormallikler sıktır.
    Bir defa gebeliğinde H. mole olmuş bir kadın terar mole olması riski artmıştır. 1500 ‘de 1 yerine % 1-2 olanak vardır.
    Tehlikelerden biri dejenere, yozlaşmış dokunun rahim duvarını istila etme olanağı vardır. Diğer bir tehlike molun kansere dönmesidir. Ancak memnuniyetle söyliyelim ki çok enderdir : 40.000 gebelikte 1 vaka.
    Molda diğer komplikasyon da yumurtalıklarda kist olmuştur. Bu kistler bazen çok büyük ölçülere ulaşabilir. Neyseki ameliyata gerek yoktur. Mol tedavi edilince kistler kaybolur.
    Mol hastalığında gebelik toksemisi, aşırır kusma ve hipertiroidizm de görülebilir.

    Arazlar : En belli vajinal kanamadır. Hastaların % 95 ‘inde vardır.
    Rahim gebelik süresine göre daha büyüktür .
    Gebelik toksemisi ( tansiyon yükselmesi vb. ) aşırı kusma ve hipertiroidizm de arazlar neden olur.

    Tanı : Hazneden üzüm gibi parçaların gelmesi tanıyı katileştirir. Fakat her zaman olmaz. Doktor hastada rahim gününden daha büyük olduğunu ve yukarıdaki arazların bulunduğunu görürse tanı kolaylaşır. Diğer bir metod röntgen alınmasıdır. Röntgende bebek iskeleti görülmez. Fakat bugün en sık kullanılan ve güvenilen metod ultrasondur. Ultrasonda rahimde kar tağışı görünüşü vardır ve bebeğe ait görüntü yoktur. Kanda hCG ( human corionic gonadotropın ) hormonu yükselmiştir. Fakat bu bazı diğer hastalıklarda da olur. O nedenle seri şekilde mükerrer hCG testleri yapılmalıdır.

    Tedavi : H. mol tanısı kati olunca rahim boşaltılmamalıdır. Bu kürtaj suretiyle ve dışarı emme metıdu ( suction ) ile yapılır. Ameliyat yapılırken fazla kanamayı önlemek için rahim kasıcı ilaçlar kullanılır.
    Eğer kadın başka çocuk istemiyorsa rahim çıkarılması da kabul edilen bir tedavidir.
    Hastanın tabiki : Son derece büyük önem taşır. Zira ender de olsa kansere değişme olursa onu erken yakalamak gereklidir. O zaman tedavi daha başarılıdır.
    Takip seri halinde yani muntazam aralıklarla ( her 1-2 haftada bir ) kanda hCG hormonu seviyesi bu hormon kayboluncaya kadar tayin edilir. Hormon kaybolduktan sonra da bir yıl süre ile her üç ayda bir yine bu hormon testi yapılır. Neden bu kadar uzun süre ile bunu yapıyoruz ? Eğer bu hormon kaybolmazsa kansere değişme bahis konusudur.

    Choriocarcinoma :

    Burada gebelik kanseri cinsinden bahsedeceğiz . Zira bir defa bebekte doğuştan kalan bazı dokuların da chorıocarcinoma yapması olanağı vardır ki buna gebelik olmayan choriocarcinoma denir.

    Moldan bu kansere değişmeyi nasıl anlayacağız ?
    Kürtajla rahimden mol boşaltıldı fakat kanama devam ediyor.
    Yumurtalıktaki kistler kaybolmuyor.
    Rahim kürtajdan sonra küçülmedi, hala büyük .

    Tanı : Yukarıdaki işaretler tanıya doğru götürünce rahimdeki urdan alınan biyopsi parçası kati tanıyı yapar. Bazen de choriocarcinoma akciğerlerde metastaz yapmıştır. Bu kanserden şüphelenince yapılan akciğer rötgeninde bu mestastazlar görülürse o da tanıyı tamamlar.

    Tedavi : Kanserin yalnız rahimde mi yoksa yakın ve uzak organlara geçmişmidir ona bağlıdır. Eğer lokal ise ve kadın artık başka çocuk istemiyorsa rahim çıkarılır ( histerektomi ) ve ondan sonra da bir çok uzman geride kanserli doku kalmasın diyetek kemoterapi ilaç kullanmaktadırlar.
    Choriocarcinoma uzak organlara, akciğer, beyin gibi, metastaz yapma istdadı gösterir. Eğer kanser rahmin dışına geçmiş ise o zaman iki veya üç kemoterapi ilacının beraber kullanılması gerekir. Bunun yanında histerektomi de yapılabilir.
    Metastaz olmayan vakalarda tedavi hemen hemen % ‘de 100 ‘dür. Metastaz choriocarcinoma vakaları kemoterapiye iyi cevap verir. Bu ilerlemiş vakaların % 85 ‘inin tam tedavi olma şansı vardır.
    Hastanın takibi burada da çok önelidir . Ayda bir 6 ay süre ile kanda hCG bakılır. Bu hormon kaybolmuş ise her 2 ayda bir, ikinci yıl her 3 ayda bir ondan sonra da kadının hayatınca her 6 ayda bir araştırılır. Buna karşılık eğer hCG kaybolmadı ise hastayı tekrar ve başka kemoterapötik ilaçlarla tedavi tekrarlanır.
    Çok önemli : Eğer kadın tekrar gebe kalmak istiyorsa 1 yıl kendisini gebelikte korumalıdır. Zira gebelikte hCG hormonu normal olarak yükselir. O zaman da doktor ve hasta bu yükselme geride kanser kalmadığından mı yoksa gebelikten mi diye çok zor duruma düşer.
    Yine çok önemli : choriocarcinoma yalnız h. moldan sonra olmaz, çok ender de olsa normal gebelikten sonra da oluşabilir. O nedenle normal doğumdan sonra kadın kanamaya devam ederse iltihap, rahimde parça kalması gibi olanakların yanında choriocarcinoma kürtaj yapılarak araştırılmalıdır.

    Son üç ayda kanamalar :

    Gebeliğin son devresindeki kanamalar vajen veya idrar yolları iltihaplanması nedeniyle de olabilir. Fakat açıklayacağımız iki tehlikeli komplikasyon nedeniyle kanama miktarı ne kadar az olursa olsun bu tehlikeli durumlar hafif bir kanama ile başlayabileceğinden kanama derhal doktora bildirilmelidir. Bu iki komplikasyon nedir :

    1- Placenta Previa : Plasentanın rahim ağzını kısmen veya tamamen kapatması :
    Normal olarak plasenta ( son ) rahmin daha yukarı kısımlarında rahim duvarına yapışık olarak bulunur. Plasentanın aşağı kısmında olmasının ana arazı ağrısız kanamadır.
    Bu devrede ağrısız kanama olduğundan ultrason muayenesi ile plasentanın rahimde nerede olduğunu bilmeden vajenden parmak muayenesi yapmak , plasentayı rahim duvarından ayıracağından çok büyük kanamalara neden olup, ender de olsa hastanın hayatına mani olabilir.
    Plasentanın yeri ultrasonda tesbit edildikten sonra eğer kanama az ise doktor yatak istirahatine koyar, kanama fazla ise veya tekrar ediyorsa hastaneye yırtılmak icab eder .
    Rahim ağzından plasenta tarafından tamamen kapalı ise kapak geçemeyeceğinden veyahut kanama çok fazla olur, anne ve bebeğin hayatını tehdit ediyorsa doğum hemen sezaryan ameliyatı ile sonuçlandırılır.

    2- Abruptio Placentae : Plasentanın erken olarak yani doğumdan evvel ayrılması.

    Nedeni bilinmemekle beraber tansiyonu yüksek olanlarda, preek lampsia vakalarında, kazalardan sonra ( otomobil kazası , ağır düşme ) daha sık görülür.

    Plasentanın ayrılması ile :
    Vajende kanama başlar .
    Rahim takallüs ( kontraksiyon ) etmeye başlar.
    Ağrı olur.
    Sonun ayrılması demek bebeğe kan gitmesinin azalması yani kansız kalması demektir. Bu tabiiki plasentanın ne kadar fazla ayrılmış olmasına göre değişir. Bebek kalp sesleri çok yakında takip edilmeli ve kanama az is eve bebek kalp sesleri normal ise hasta yatak istirahati ile bebek doğuma hazır oluncaya kadar beklenebilir. Fakat kalp sesleri bozulur, veya kanama artarsa miyadına bakılmayıp , derhal rahim ağzı doğum yapacak kadar açık ise aşağıdan açık değil ise sezaryanla doğum yapılır.

    İkiz gebelik :

    [​IMG]

    Her 90 doğumdan biri ikiz doğumdur. Fakat bugün biliniyor ki gebeliklerin % 20 ‘si ikiz gebelik olarak başlamakta ancak bir tanesi miyadına erişmektedir.
    İkiz bebeklerde ölüm tek bebekli gebeliğe oranla daha yüksektir.

    İkiz gebelik ya tek yumurtadan başlar ( identical ) veya iki yumurtanın iki ayrı spermle birleşmesi sonucu olur. Tek yumurta ikizi kalıtıma bağlı değildir yani ailede ikiz olması tek yumurta ikiz şansını arttırmaz ve dünyanın her yerinde tek yumurta ikiz oranı aynıdır. Buna karşılık çift yumurta ikiz oranı ; ırklara, memleketlere, kadının yaşına, evvelce geçirdiği gebelik adedine, ailedeki çift yumurta ikizleri adedine bağlılık gösterir.
    Son yıllarda infertilite tedavisinde kullanılan hormonlar nedeniyle ikiz oranı üçüz, dördüz vb. gibi artış göstermektedir.
    Ultrason ikiz gebeliğin tanısı için en güvenilir metoddur. Ultrason aynı zamanda bebeklerin büyümesini takip için yararlıdır. Eğer bir bebeğin büyümesi durursa doğum yapılmaz ise o bebek ölebilir. İşte ne zaman doğum yapılsın o kararın verilmesinde de ultrason yardım eder.
    İkiz gebeliğin komplikasyon içinde anlatmamızın nedeni bu çeşit gebelikte hamilenin tansiyonu yükselebilir bedende su birikir ( toksemi ) , kilosu artar, kansızlık görülür, tehlikeli olarak bebeklerden birinin büyümesi yavaşlar veya durur o halde o bebeğin ölmesi olanağı vardır. Keza bebekler miyadına gelmeden rahmin çok gerilmiş olması yüzünden kiloları küçük erken doğum olur. Anne için diğer tehlikeli durum doğumdan hemen sonra fazla kanamanın olması olanağıdır. ( rahim gebelikte çok gerilmiş olaması nedeniyle kasılmaması sonucu ) bu tehlikeli hatırda tutularak doğumdan sonra anne saatlerce sıkı kontrol altında tutulmalıdır.
    Doğum genellikle daha uzun ve daha güçtür. Eğer her iki bebek de başla geliyorsa genellikle bu doğum aşağıdan ( vajinal ) yapılabilir. Eğer biri başla diğeri makat veya ayakla geliyorsa yahut her ikisi de başla gelmiyorsa çok sayıda doğum uzmanı sezaryan ( ameliyat ile ) doğumu tercih eder.
    Bu nedenle ikiz gebelik daha sık olarak doktor ve ultrason muayeneleri ile kontrol altında tutulmalıdır.

    Gebelikte iltihaplar :

    Bazı iltihaplar hamilelikte anneye ve bebeğe bir zarar vermez : soğuk algınlığı vb. bazı iltihaplar ise hem anne için tehlikelidir ve hem de bebekte sakatlıklara neden olur. Bu yüzden eğer kendinizi yorgun ve bitkin hissederseniz, ateşiniz olursa , kaslarınızdaağrılar başlarsa kendi kendinizi tedavi etmeye kalmayın , doktora haber verin .
    İdrar yolları iltihaplanması gebelikte sık görülür. Mesane iltihabı bilhassa sıktır. Sık sık idrara çıkmak , ağrı ve yanma ve ateş olabilir. Mesane iltihabı kadar tehlikeli değildir. Böbrek iltihabı düşüğe veya bebeğin gününden evvel doğmasına neden olabilir. Bunun için gebelikte emniyetle kullanılabilecek antibiyotikler vardır ve iltihap ne kadar erken yakalanırsa tedavi o kadar kolay olur.

     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 28 Mayıs 2012
Hamilelik ve yaşanan Komplikasyonlar hepsi burada.. konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Hamilelik Döneminde Yaşanan Sorunlar

    Hamilelik Döneminde Yaşanan Sorunlar

    cihangir yılanlıoğlu gebelik döneminde sorunlar gebelik döneminde yaşanan sorunlar Arkadaşlar Hamilelik Döneminde Yaşadığımız Sorunları Paylaşalım... Herkes Kendi Hikayesini Yazsın ki Aynı Sorunları Yaşayan Arkadaşlara Yol Göstermiş Olalım...
  2. Hamilelikte yaşanan stres bebeği etkilermi?

    Hamilelikte yaşanan stres bebeği etkilermi?

    gebelikte stres bebeği etkilermi,hamilelikte stres bebeği etkilermi,hamilelikte stresle nasıl baş edilir,gebelikte stres ve tedavisi hakkında bilgiler Gebelikte stres bebeği nasıl etkiler gebelikte stres bebeği etkiler mi gebelikte stres bebeğe zarar verir mi hamilelikte yaşanan stres bebeği nasıl etkiler hamilelik döneminde stresin bebeğe zararları ve hamilelikte stres nasıl önlenir...
  3. HAMİLELİKTE SIK YAŞANAN SAĞLIK SORUNLARI

    HAMİLELİKTE SIK YAŞANAN SAĞLIK SORUNLARI

    hamilelikte vajinal akıntı,gebelikte bacaklarda varis,gebelikte bacak şişmesi,gebelikte hemoroid,gebelikte bacaklarda kramp,hamilelikte görülen rahatsızlıklar hakkında bilgiler * Artan Vajinal Akıntı - Tahriş etmeyen bir sabunla daha sık yıkanabilirsiniz, ama enfeksiyona yol açabilecek olan vajinal duştan kaçınmak önemlidir. Eğer akıntı kötü kokuyorsa, kaşınma ve yanmaya neden oluyorsa,...
  4. Hamilelikte sık yaşanan üç şikayet

    Hamilelikte sık yaşanan üç şikayet

    hamilelikte migren,hamilelikte baş ağrısı,hamileliktesaç dökülmesi,hamilelikte bacak kramları,gebelikte sık karşılaşınlan problemler hakkında bilgiler Başağrısı hamilelik sırasında en sık rastlanan nörolojik belirtidir. Bazı kadınlarda günlerce sürebilir ve yaşam kalitesinin ciddi ölçüde bozulmasına neden olur. Hamileliğin ilk 3 ayında çok sık görülen baş ağrısının nedeni tam olarak...
  5. Gastrit komplikasyonları ve tedavi yöntemleri

    Gastrit komplikasyonları ve tedavi yöntemleri

    Alkol, tütün, kimyasal maddeler ve bunun gibi tahriş edici ürünlerden, bakteri ve virüs kökenli enfeksiyonlardan, alerjilerden kaynaklanabilen gastritin (ya da mide iltihabı), ivegen biçiminin başlıca belirtileri arasında yemeklerden sonra midede rahatsızlık duygusu, bulantı, kusma, ekşime, iştah yitimi, mide ağrıları sayılabilir; genellikle ortaya çıkmasına yolaçan maddenin belirlenip,...

Sayfayı Paylaş