gebe
  1. Mirmiga

    Mirmiga Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    21 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    893
    Beğenilen Mesajlar:
    9
    Ödül Puanları:
    0

    Hamİlelİkte Kan UyuŞmazliĞi

    Konu, 'Gebelik' kısmında Mirmiga tarafından paylaşıldı.

    hamilelik kan uyuşmazlığı kan uyuşmazlığı hangi gruplarda olur hamilelikte hangi gruplarında uyuşmazlık olur durumda görülür “Kan uyuşmazlığı" aslında karı koca arasında olmasına karşın, gebelik döneminde karnındaki bebeği için problem yaratabilen bir durumdur.
    Hangi kan grupları arasında ve nasıl bir uyuşmazlık olduğundan bahsetmeden önce kan gruplarını tanımlamak gerekir. Kanımızda oksijen taşımakla görevli alyuvarlarda bulunan yüzey proteinleri klasik olarak dört ana kan grupta toplanabilirler
    "A", "B", "AB" ve "O"
    Rh (-) kişilerin vücudunda D proteini hiç yoktur ve bağışıklık sistemi için tamamen yabancı bir maddedir.

    Normal koşullarda hamilelik döneminde anne ve bebeğin kanları birbirine karışmadan plasenta ( çocuğun eşi) aracılığıyla oksijen, karbondioksit ve besi öğelerinin karşılıklı alışverişi gerçekleştirilir.
    grubu .. Bir de "Rh" grubu söz konusudur. Birey, "D" proteinine sahipse Rh pozitif (+), değilse Rh negatif (-) olarak ifade edilir. Anne Rh (-), bebek Rh (+) ise genellikle ilk gebelikte herhangi bir sorun olmaz.

    Bebek doğarken zedelenen damarlardan bir miktar bebek kanı, Rh (-) annenin kanına karışabilir. Böylece annenin bağışıklık sistemi tamamen yabancısı olduğu bir proteinle, "D" proteini ile tanışır ve ona karşı
    antikor adı verilen bağışıklık silahları geliştirir. O maddeyi tanımadığı için yok etmek ister.

    Kırmızı kan hücrelerinin üzerindeki D proteinini yok etmek üzere ürettiği antikorları kullanarak bunu yapar.

    Bu işlem tamamlandığında geriye
    "anti-D antikorları" adı verilen savaşçı maddeler ve bunları gereksinim duyulduğunda her an yeniden üretebilecek akıllı beyaz kan hücreleri kalır.

    İkinci gebelikte çocuk eğer yine Rh (+) kana sahipse annenin kanında hazır bulunan bu sıvısal maddeler (antikorlar) kolayca plasenta (eş) engelini aşarak anne karnındaki bebeğin kanına karışırlar ve anne karnındayken bebeğin kan hücreleri (kırmızı kan hücreleri) yok edilmeye başlanır.

    Çocuğun kemik iliği, karaciğer ve dalağı yok edilen kırmızı kan hücrelerinin yenilerini üretir ve eksilen kanı yerine koyar. Bu aşırı kırmızı kan hücresi yıkımı ve yapımı sürecinde "bilirubin" adı verilen ve fazlası zararlı olan bir madde açığa çıkar, bebekten anneye geçer, annenin karaciğeri tarafından yok edilir.

    Bebeğin karaciğeri henüz bu maddenin tümünü zehirsizleştirebilecek kadar gelişmemiştir.

    Eğer üretilen kırmızı kan hücresi miktarı yok edilenden az olursa sonuçta bebek ağır bir kansızlığa uğrar, hatta ana rahimdeyken ölebilir.

    Eğer arada bir denge varsa bebek bir ölçüde kansızlıkla doğar veya sağlıklı olarak dünyaya gelir. Sorun işte asıl o zaman belirginleşir. Çünkü kan hücreleri hala parçalanmakta, yenileri yapılırken gereken maddeler anneden temin edilememekte, çocuk kendi depolarını kullanmaktadır.

    Üstelik açığa çıkan sarı boyar madde niteliğindeki
    "bilirubin" bebeğin karaciğeri tarafından yeterince vücuttan uzaklaştırılamamaktadır. Kanda belli bir düzeyi aşan "bilirubin" göz aklarına, cilde ve sonunda asıl zararını gösterdiği beyin ve sinir sistemine yerleşerek yaşamı tehdit etmektedir.

    Yenidoğan sarılığının ağır şekillerinde, tedavi edilmeyen çocuklarda adalelerin sertleşmesi, zeka geriliği gibi kimi geri dönüşümsüz sinir sistemi bozuklukları meydana gelmektedir.
    Yenidoğan sarılığı olan bebeklerde sarı boyar madde "bilirubin"i vücuttan daha kolay uzaklaştırmak için belli bir dalga boyundaki ultra viyole (kızıl berisi) ışınları kullanılmaktadır.

    Bebeklerin uygun sıcaklık ortamı sağlayan küvöz ya da yataklarda ultra viyole ışığıyla tedavisine
    "fototerapi" denir. Yeterli olmadığında bebeğim göbek kordonundan takılan bir sistemle, uygun bir Rh (-) kanla "kan değişimi" işlemi gerçekleştirilerek yaşamsal tehlike atlatılır. Geç kalınan durumlarda araz kalması olasıdır. Körlük, şaşılık, sağırlık, felç gibi ..

    Dolayısıyla Rh (-) anneler için koruyucu bazı önlemler alınması mutlaka gereklidir. Bir anne adayı eğer Rh (-) kana kocası da Rh (+) kana sahipse, ilk doğum, kürtaj ya da düşüğünden hemen sonra, bebeğinden kendisine o anda geçmiş olabilecek Rh (+) bebek kan hücrelerine karşı annenin bağışıklık sisteminde tepki oluşmadan önce girişimde bulunulmalıdır.

    Bunun için özel olarak hazırlanmış bir serum vardır:
    "Anti-D İmmun Globulin". Bu madde doğumdan (ya da düşük veya kürtajdan) hemen sonra anneye kalçadan iğne şeklinde yapılmalıdır.

    "Anti-D İmmun Globulin" kana karışır, bebekten geçmiş olan Rh (+) kan hücrelerini derhal yok eder. Annenin bağışıklık sistemi rmızı hücreleri üzerindeki D antijenlerini henüz tanımadan işlem tamamlanır. Bir süre sonra "Anti-D İmmun Globulin" doğal ömrünü tamamlar ve kanda yok olur. Oysa anne kendisi "antikor" geliştirmiş olsaydı bu sıvısal madde uzun süre kanda kalacak, gerekirse onu yeniden üretebilme yeteneği olan beyaz kan hücreleri tarafından eksikliği tamamlanacaktı.

    Pasif olarak verilmiş olan "Anti-D" için eksikliğin tamamlanması diye bir konu söz konusu değildir. Zamanla yok olan "Anti-D İmmun Globulin" bu sayede annenin sonraki hamileliklerinde çocuk için bir sorun oluşturamaz.

    Yalnız unutulmaması gereken bir konu bu immun globulinin herbir gebeliğin son bulumunda yeniden uygulanmasının gerekliliğidir. Kan uyuşmazlığı genel olarak ilk bebekte sorun oluşturmaz. Sonraki Rh (-) çocuk için zaten bir problem yoktur.

    Rh uygunsuzluğu kadar ağır seyretmese de "kan grupları" arasında da uygunsuzluk söz konusu olabilir. Genellikle annenin "O" bebeğin "A", "B" veya "AB" olduğu durumlarda meydana gelir. Farklı mekanizmalarla ama aynı aynı prensiplere dayanan süreçler yaşanır. Fakat daha seyrek olarak yaşamı tehdit eden boyutlara ulaşır.

    Sonuç olarak Rh (-) olan annelerin Rh (+) doğabilecek çocukları için önceden hazırlıklı olunmalıdır. Eğer anne ve baba her ikisi de Rh (-) iseler genetik kurallarına göre Rh (+) bebekleri olamaz. Eğer anne Rh (-), bab Rh (+) ise çocuk Rh (-) de olabilir, Rh (+) de. Bu genel bilgi de göz önünde bulundurulmalı, doğum sonrası bebek kan grubu tayin edilmelidir.

    Anne Rh (-), bebek de Rh (-) ise uygunsuzluk yoktur, anneye anti-D immun globulin yapmak gerekmez. Annenin Rh (+) olduğu durumlarda çocuğun Rh'ı ne olursa olsun Rh uygunsuzluğu olmaz. Eğer anne ve baba her ikisi de "O" grubu kana sahiplerse çocukları mutlaka "O" grubu olur. Bu durumda anne ve bebek arasında grup uygunsuzluğu olamayacağı açıktır. Anne "O", baba "A" ise çocuk "O" veya "A"; anne "O", baba "B" ise çocuk "O" veya "B"; anne "O" baba "AB" ise çocuk "A" veya "B" olur ama "O" veya "AB" olamaz. Annenin "A" ya da "B" olduğu, çocuğun "B" ya da "A" olduğu durumlarda uyuşmazlık nadirdir, hafif seyreder. Ayrıca bazı alt kan grubu uygunsuzluklarında, hatta hiçbir uygunsuzluğun olmadığı kimi sıra dışı durumlarda kan uyuşmazlığıyla benzer klinik tablolar görülebilir, yenidoğan sarılığı meydana gelebilir.

    Sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için gebelikte sağlıklı ve düzenli izlem ön koşuldur. Anne baba adayları, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı arasında işbirliği bu sürecin temelini oluşturmaktadır. Uygun bir gebelik yönetimi ve doğuma uzman gözetiminde hazırlık, kan uyuşmazlığı gibi yaşamsal bir sorunun bile kolaylıkla halledilmesini sağlayacaktır.



    Doç.Dr.Selman Laçin
    İstanbul Memorial Hastanesi
    Tüp Bebek Merkezi

     
  2. CHATLAK

    CHATLAK Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    20 Eylül 2007
    Mesajlar:
    911
    Beğenilen Mesajlar:
    19
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Hamİlelİkte Kan UyuŞmazliĞi
    Bİzdede Kan UyuŞmazliĞi Varrrrr.....:(
     
Hamİlelİkte Kan UyuŞmazliĞi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kan UyuŞmazliĞi

    Kan UyuŞmazliĞi

    KAN UYUŞMAZLIĞI: "Kan uyuşmazlığı" genel kanının aksine, karı koca arasında değil, gebelik döneminde anne ile karnındaki bebeği arasında söz konusu olabilen normal dışı bir durumdur. Hangi kan grupları arasında ve nasıl bir uyuşmazlık olduğunu anlatmadan önce kan gruplarını tanımlamak gerekir. Kanımızda oksijen taşımakla görevli kırmızı kan hücrelerinde bulunan proteinler esas...
  2. kan tahliline göre hamilelik

    kan tahliline göre hamilelik

    kızlar selamlar, acaba kan tahliline göre hamileliğin kaç haftalık olduğu nasıl anlaşılıyor misal benim değer 3048 çıktı buna göre ben kaç haftalık hamileyim sizce bunun bir tablosu varsa paylaşırsanız sevinirim.
  3. hamilelik kan testi sonuçları

    hamilelik kan testi sonuçları

    ARkadaşlarım bu kan testi elimde de ben tam olarak nereye bakacağım doktor yoktu gösteremedim. Hangi değere bakarak hamile yada hamile olmadığımı anlayacağım şimdi offf yaaa :S
  4. Hamilelikte kordondan kan alınması

    Hamilelikte kordondan kan alınması

    gebelikte kordondan kan aldırma nedir,kordonsentez nedir,kordonsentez nasıl yapılır,hamilelikte kordondan kan aldırma, hamileyken kordondan kan aldıranlar,gebelikte kordondan kan aldırma hakkında bilgiler Kordosentez 18-20 gebelik haftalarında (bazen daga geç) ultrason kontrolü altında özel bir iğne ile karın duvarından girilerek göbek kordonundan bebeğe ait kanın alınmasıdır. Alınan...
  5. Hamilelikte Kan Pıhtılaşması Nedir?

    Hamilelikte Kan Pıhtılaşması Nedir?

    gebelikte kan sorunları,gebelikte kanda pıhtılaşma,hamilelikte pıhtılaşma neden olur,gebelikte kan pıhtılaşmasının tedavisi,gebelikte kan pıhtılaşması hakkında bilgiler Kanın, kan damarlarında pıhtılaşması olan tromboz, hamilelikte ciddi ama az rastlanan bir sorundur. Tromboz meydana geldiğinde, hamileliğin tüm kalan kısmı ve doğum sonrası birkaç haftada tedavi gerektirir. Ağrılı bir doğum...

Sayfayı Paylaş