gebe
  1. Angel_tears

    Angel_tears Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    25 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.794
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Hangi birini anLatsam ki sana

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında Angel_tears tarafından paylaşıldı.

    Doyasıya ya$aDıqımız Tek $ey,Kıyasıya özLemeK oLDu seninLe..
    [​IMG]

    sewmekden deiL sewqimi ya$amakdan wazcayıyoRum..'

    Ben göz ardı etmeye çalıştıkça, sen gözüme gözüme sokuyorsun gerçeğini durmaksızın. Silip atmalıyım önce anılarımdan, sonra düşlerimden çıkartmalıyım. Sonu yok biliyorum, başlangıcı olmadığı gibi. Nereye kadar? Ne için?

    Baskılamaya çalışıyorum özlem ve düşlerimi. Ve kaçıyorum. Olabildiğince uzağa kaçıyorum senden. Tam başardım dediğim anda, yine çıkıp geliyorsun, gerçeğin ve onulmazlığını da vurgulayarak ardından; oysaki heba bu aşkın tek sonucu, Biliyorum...

    Ben o şiiri yazarken bile bu kadar duyumsamadım. Bu gün senli bir şiir yazsaydım, mutlaka, yine o mısralar dökülürdü dudaklarımdan. Hani şu en çok sevdiğim şiirim. Duygularımı en güzel, en yalın anlatabildiğim şiirim. 'Ne seninle, ne de sensiz, olmuyor be bir tanem' diye başlayan...

    Olmuyor gerçekten, sensiz iyi kötü oluyor da, seninle hiç olmuyor. “Öyleyse niye halâ benimlesin” dedin geçenlerde. Bilemiyorum. Bunu ben kendime o kadar çok sordum ki bu güne dek. Her defasında da bir türlü cevabını bulamadım. Bir tek gerçek var. Seni her şeye rağmen seviyorum! Peki, niye seviyorum? Neyini seviyorum? İşte bunu bilemiyorum. Ama tüm olumsuzluklara rağmen, aşkından da vazgeçemiyorum. Zaten aşkın gerçekliği, güzelliği, her şeye rağmen oluşunda değil mi? Niyelerin, nedenlerin açıklanabilirliği olsa, aşk olmazdı adı!

    Belki de seninle yaşayamadığımız pek çok şey olduğu için, o özlemlerimi de paylaşmak adına vazgeçemiyorum. Bazılarını az da olsa yaşadık zaman zaman telâşlarla, korkularla, hazzına varamadan. Doyasıya yaşadığımız tek şey, kıyasıya özlemek oldu seninle birbirimizi...

    Sabahın serininde, güneşin doğuşunu izlemeyi isterdim sana sokularak. Sıcak bir Temmuz akşamında, güneşin az sonra denize değiverecek ve o kızgınlıkla, kulakları tırmalarcasına cazırtıyla, tüm denizi buharlaştıracakmış telaşını birlikte duyamadık. Ardından da kumsalda sabahlayamadık hep düşlediğimiz halde. Bir akşam güncesinde, aynı kadehten sarhoş olamadık. Sonrasında da sabahlara dek düşe kalka, sarmaş dolaş, şarkılar söyleyemedik, avazımız çıktığı kadar bağıramadık karanlık göğe doğru, “Ben bu adamı çılgınlar gibi seviyorum” “Ben bu kadını çılgınlar gibi seviyorum” diye. Birlikte mutfağa girip, akşam yemeği hazırlamanın telaşını paylaşamadık seninle. Sonra da birlikte hazırladığımız o sofranın başında, kâh geçmişten, kâh gelecekten söz edemedik. Şarkılar dinleyemedik, şarkılar söyleyemedik; kimi hüzün dolu, kimi neşeli. Hıçkıra hıçkıra ağlayamadık, gözyaşını rakıya meze edip. Ehh... Yetti deyip elimizin tersiyle gözlerimizi silerken, dertleri de bir çırpıda silivermiş gibi, sımsıkı sarılıp dans edemedik yeryüzünde bizden daha mutlu hiç kimsenin olamayacağını düşünerek. Uykunun en güzel yerinde öperek uyandıramadım seni. Mis gibi çayla, kızarmış ekmek kokuları arasında, uzun uzun öpüşüp oturamadık kahvaltıya. Kimi kez de, boş ver kahvaltıyı deyip, o güçlü kollarınla tutup çekemedin beni tutkularımızın paylaşımına. Akşamları gözüm kapıda, özlemlerle bekleyemedim seni hazırladığım sürprizlerin heyecanıyla. Korkusuz, telaşsız, acabasız doyasıya sevemedik, sevişemedik seninle. Hastalandığında, başucunda sabahlayamadım endişelerle. Gecenin en orta yerinde, korkularla uyanıp, sokulamadım senin güvencine. Elimi uzattığımda yatağın soğukluğu doldu hep avuçlarıma ve hep yalnızlığım vardı yanı başımda....

    Hangi birini anlatsam ki sana bir tanem, o kadar çok şey var ki seninle yaşayamadığım. Bunları yaşayamadığımdan olmuyor belki de seninle. Yaşasak olur mu dersin? Yoksa bunca özleme rağmen ki, kırgınlığım doyum sonrası daha mı artar?

    Hele o sebepsiz, hak etmediğim tavırların. İnan gün boyu içimde bir yerlerde, küçük bir kız çocuğu ağlayıp duruyor öylesi gecelerin sabahında başlayıp. Kırgın, üzgün, umarsız, yıkılmış, perişan!..

    Kendi kendine kurguladığın birlikteliğimizi, kendince yaşamak istiyorsun.
    Bana ise, asla oynamayacağım bir rol yükleyerek!
    Benimle, ama beni yok var sayarak.

    Kusura bakma, o karakter o roL ßeni a$aR, oynayamam. Hiçbir sahnede, o rolü sergilemedim bu güne dek. Beceremem, rezil olurum. Sırıtır bende. Ve oyun bozulur daha başlamadan. Yuhalanır, alkış almaz önce benden...

    Dedim ya, kusura bakma!

    Kapat perdesini;

    ßana roL weRmek isTediqin,Tüm oYunLaRın...!


     
Hangi birini anLatsam ki sana konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Eşime İthafen 'Nasıl Anlatsam ki'

    Eşime İthafen 'Nasıl Anlatsam ki'

    esime siir eşimi nasıl mutlu ederim eşime doğum günü şiirleri eşime şiir doğum günü şiiri Eşime İthafen; Evlilik aşkı öldürür derler ya hani... Korkmuştum biraz evlenirken. Sana söylemedim ama... Sonra bir daha hiç korkmadım seninle birlikte olunca, anladım çünkü; ♥ Televizyon seyrederken büyük koltuğu bana bırakışındı ♠ Kızarttığımız sosislerin son parçasını benim yememdi...
  2. sana seni nasil anlatsam

    sana seni nasil anlatsam

    sana nasıl anlatsam seni nasıl anlatsam seni sana nasil nasil
  3. Petek Dinçöz - Sandım Ki

    Petek Dinçöz - Sandım Ki

    Sana yüzyıllardan dolu Bir kalp kurdum İçinde bir günlük Yüreğin yok mu Duyanı çıldırtan Deli bir aşk sundum Göğsünde saklanmış, Haberin yok mu Seni sevenlerin adını bil Kalbimde gizlenen yerini bil Gideceğin gönül kapını bil Beni yalancı aşklara bırak Seni sevenlerin adını bil Kalbimde gizlenen yerini bil Gideceğin gönül kapını bil Yada bu kalbimi bana bırak Sandım ki aşk yalancı değil...
  4. --->>Biri Bana Aşkı AnLAtsın !!!!

    --->>Biri Bana Aşkı AnLAtsın !!!!

    Bilmiyorum ben filmlerdeki aşkları. Daha doğrusu aşkı bilmiyorum ben. Hadi birisi anlatsın bana aşkı baştan. Nedir bu imkansız olan...... Aç kalmayı göze alabilmek midir, bir garibanın sofrasında aşk? Yoksa son model üstü açık bir arabanın, hava yastıklı koltuğunda mı gizlidir aşk? Onun gülüşünde bulmak mıdır gülümsemeni, hüznünü almak istemek midir onun? Acılarını almak istemek midir? Sen...
  5. Alı kaptan “öyle bir geçer zaman ki” dizisini anlattı

    Alı kaptan “öyle bir geçer zaman ki” dizisini anlattı

    erkan petekkaya ali kaptan oyle bir gecer zamanki dizisi erkan petekkaya hakkinda dizi hakkinda ali kaptan hakkinda konular burada melekler Sevgili Melekler Hepimizin severek izledigi oyle bir gecer zaman ki dizisinin basrol oyuncularindan Erkan petekkaya (nami diger Ali Kaptan) dizi hakkinda ucan kusla roportaj yapti, Ali Kaptan, geçen sezonun son bölümünde cinayet işledi. O hırçın,...

Sayfayı Paylaş