gebe
  1. HaYaL

    HaYaL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    1 Şubat 2009
    Mesajlar:
    11.262
    Beğenilen Mesajlar:
    229
    Ödül Puanları:
    83
    Şehir:
    Şehr-i HaYaL

    Hayat Kırıklığı

    Konu, 'Kitap Kurdu' kısmında HaYaL tarafından paylaşıldı.

    Bir yazarın hayata bakış açısını kendi ağzından okuyalım bir de.Hayata dair bir kitap... [​IMG]
    Cem Mumcu etrafında ve dünyada olup bitenlerin kendi içinden nasıl geçip gittiğini, ne izler bıraktığını gözlüyor. Yaşama dair, dünyaya dair, o ana, düne, yarına ve olan biten bir sürü şeye dair hissettiklerine, düşündüklerine bakıyor… Sonra çırılçıplak soyunup içini açıyor bize… Ve kendisi görürken bizlere de gösteriyor.
    Cem Mumcu’nun on yılı aşkın süredir yazdığı yazılar bu kitapta bir araya getirildi.
    Futboldan teröre, aşktan ilişkilere, sinemadan cinselliğe, İnternet’ten mizaha dek çok çeşitli ve güncel konuların yazarın içinden geçişine tanık oluyoruz…. Ve Cem Mumcu’nun içini görüyoruz, en içini, ta kendisini.
    Bakın neler geçiyor bir yazarın içinden…
    Böyle işte… Ölmez sağ kalırsam kafayı toplayınca (bu hafta hindiba çorbası, kabak graten yiyicem bülumum vitamini bünyeye alıcam, sabahın kör saatinde kalkıp eşofmanize olup deli gibi koşucam, yüzüme lahana masajı yapıcam, önerildiği biçimde istesem de istemesem de haftada üç kez **** yapıcam, bol bol kendine yardım kitabı okuycam ve müren balığının solungaçlarını haşlayıp uygun yerime tarif edildiği biçimde sürücem) daha ciddi şeyler yazacağım bu konuda. Ama duyduklarınız hiç hoşunuza gitmeyecek.

    Kitabın içinden
    Yazmakla bitmiyor. Yazdıklarım kitap olduğu andan itibaren iç dolaşımımdan çıkıp dışarı açılıyor. Adeta içimdeki kanama dışarıya uç veriyor. O kanı elleyen, o kanla kirlenen, şaşıran, rahatsız olan, seven ve daha bilemediğim her türlü ilişkiye giren okurun artık metne her istediğini yapma hakkı var. Yapsın, bana ne!… Hayır, bunu diyemiyorum. Çünkü metin öteki ucundan bana bağlı kalmaya devam ediyor okur için. Yeter ki beni bulmayagörsün, elindeki diğer ucu bir biçimde sallıyor. Başka türlü bir dolaşım başlıyor yani. Sanki olumsuz bir şeymiş gibi anlatıyorum değil mi? Hayır, tam anlamıyla değil ama bazen öyle. Okurla karşılaşmaktan söz etmek istiyorum aslında. Ve bunu yaparken – yani bunu yazarken – bile, onunla karşılaşmanın hesabını yapmamam gerekiyor. Hatta onunla ne türlü bir karşılaşma yaşayacağımı hayal bile etmemem lazım ki, kanım dışarıya akmadan önce onunkiyle karışmasın. En iyi yol bunu önemsememektir. Evet, aynen bunu söylüyorum: Okura olumlu ya da olumsuz hiçbir şey hissetmemeli ve ona herhangi bir değer vermemeli, hatta onu yok saymalıyım. Öyküm kalemimden dökülürken ona iyi görünmeyi, onun beni sevmesini, onu kızdırmayı, şaşırtmayı hiç mi hiç düşünmemeliyim. Ona daha temiz görünsün diye sözcüklerimi akşamdan suya yatıracak değilim. Varsın pis olsun veya onun istemeyeceği kadar temiz. Ayrıca ona karşı herhangi bir sorumluluğum olduğunu da düşünmüyorum. Sorumsuz bir yazarım ben. Ne yalan söyleyeyim yazarken çok eğleniyorum, sevişir gibi yazıyorum, üstelik partnerimi bile düşünmeyecek kadar bencil bir biçimde yapıyorum bunu. Avazım çıktığınca bağırıyorum. “Konu komşu ne der?” diye düşünemem. Çünkü o zaman zevk almıyorum. Benim sevmediğimi okur sevse bana ne! Yazarken sadece kendimle karşılaşmak istiyorum. Tam da böyle oluyor. Yani demek istediğim aslında benim ilk okurum kendimden başkası değil. Ki onunla karşılaşmak bile yeterince can yakıcı. (sayfa 63)
    Kitabın Künyesi
    Yazarı: Cem Mumcu
    Yayınevi: Okuyan Us
    Sayfa Sayısı: 299
    Kitabın adı: Hayat Kırıklığı
    ISBN: 975-6287 -5-19
    Basım Tarihi: Ocak 2006



     
Hayat Kırıklığı konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. hayal kırıklığınızı nasıl alırdınız?

    hayal kırıklığınızı nasıl alırdınız?

    Hayal kırıklığı, ama nasıl? Hepimiz hayal kırıklığı yaşıyoruz. Peki bu durumda nasıl tepki veriyoruz ve bu ne anlama geliyor? Bilmek istiyor musunuz, haydi o zaman teste! 1) Çok yağmurlu bir havada taksi bekliyorsunuz, ama bir türlü gelmiyor. Orta yaşlı bir kadın ve erkeğin bulunduğu özel bir araç durdu, sizi gideceğiniz yere götürmeyi teklif ettiler. Bindiniz. Sessizlik hakim. Önce...
  2. Hayal kırıklıkları

    Hayal kırıklıkları

    Hayal Kırıklıkları Hepimizin hayatında hayal kırıklıkları vardır... Yaşadığımız büyük hayal kırıklıkları... O korkunç gerçekle yüzleştiğimiz anlar… En çok da ilişkilerimizde yaşadığımız hayal kırıklıkları acıtır canımızı… Ulaşmaya çalıştığın şeyin aslında o şey olmadığını, yıllarını boşa verdiğini anlamak gibi... Bir şarkıyı söylerken birden artık o şarkıyı kimsenin hatırlamadığını anlamak...
  3. Hayal Kırıklığını Nasıl Anlardınız?

    Hayal Kırıklığını Nasıl Anlardınız?

    Hayal kırıklığı, ama nasıl? Hepimiz hayal kırıklığı yaşıyoruz. Peki bu durumda nasıl tepki veriyoruz ve bu ne anlama geliyor? Tepkilerinizin anlamını bilip, acaba hangi kategori içersine girdiğinizi merak ediyor musunuz? Bu sizin iyi bir tespit olabilir. Bütün bunları bilmek istiyor musunuz? Haydi o zaman 1- Çok yağmurlu bir havada taksi bekliyorsunuz, ama bir türlü gelmiyor. Orta yaşlı...
  4. Onlar, hala benim için hayatın büyük bir hayal kırıklığı olduğunu bilmiyor...anne...

    Onlar, hala benim için hayatın büyük bir hayal kırıklığı olduğunu bilmiyor...anne...

    Ağladığımı kimseye söyleme anne! Onlar, onlar beni güçlü biliyor. Onlar, beni en zor günümde bile, ayakta biliyor. Ben aslında gülerek geçirdiğim, Her günün akşamı evde ağlarken! Onlar, benim içimin sızladığını, Yüreğimin yandığını bilmiyor! Ağladığımı kimseye söyleme anne! Onlar, beni kral biliyor. Onlar, beni,kızdım mı dünyayı yakacak biliyor. Ben aslında onun gözlerine bakmaya bile...
  5. Kalp kırıklığı

    Kalp kırıklığı

    kalp kırıklığı sendromu Kalp kırıklığının ilk aşaması, korkunç bir kırgınlık hissi. Ama tamamen geçici ve iyileşmek için gerekli. Bununla daha kolay başa çıkmak için aşağıdaki adımları takip edin. 1-ZAMANA ODAKLANIN Duygusal kriz sırasında ihtiyacınız olan, sizin için en iyi olan şeyi yapmayı öğrenmektir. Sizi harap eden bu durumla başa çıkarken, zamanı durdurmak en sağlıklı yoldur. En...

Sayfayı Paylaş