gebe
  1. Gül Hanım

    Gül Hanım Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    16 Nisan 2009
    Mesajlar:
    2.278
    Beğenilen Mesajlar:
    17
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    burdur

    Hayırlısı ver allah’ım

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında Gül Hanım tarafından paylaşıldı.

    Kim Allâh'tan korkarsa, Allâh ona bir çıkış yolu ihsân eder ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allâh'a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allâh emrini yerine getirendir. Allâh her şey için ölçü koymuştur." (Talak, 2-3) Fatma hanım, sırtına ekin destesini aldı ve düşünceyle ilerlemeye başladı. Birden kayınvâlidesinin sesiyle kendine geldi:
    "-Kız Fatma çabuk buraya gel. Sarı inek doğuruyor, yardım et!.."
    Can havliyle sırtındaki destesini indirdi ve ahıra koştu.
    Aman Yâ Rabbi Hayvan da olsa, ne kadar acı çekiyordu. Fatma hanım, kayınvâlidesiyle birlikte hayvanın doğum yapmasına yardım ediyordu. Kayınvâlidesi:
    "-Bir hayli zor olacak galiba!.." dedi.
    "-Evet zora benziyor. Dana toplu herhâlde." diye mırıldandı Fatma hanım da
    Fatma, hayvan acı çekmesin diye şifâ âyetlerini, ardından bildiği bütün sûreleri okumaya başladı. Kayınvâlidesi:
    "-Deli kız, ineğe de okunur mu?" dedi. Fatma ise:
    "-Ana bak, çok acı çekiyor, yüreğim dayanmıyor." diye cevap verdi, gözyaşlarıyla... Bir saat zorlu bir çabanın ardından, sarı kızın bir tosunu oldu. Sarı kız hemen şefkatle onu yalayıp kokladı.
    Fatma'nın bütün merhameti, sanki gözlerinden yaşlarla ılık ılık akıyordu. Kayınvâlidesi:
    "-Bak, ineğin bile yavrusu oldu. Dört senedir bu kapıdasın, bir torun veremedin kucağımıza!" dedi. Fatma ise:
    "-Allâh hayırlı evlat versin, ana." dedi. Kayınvâlidesi ise:
    "-Hayırlı, hayırsız!.. Bir evlâdın olsun. Bizi ele güne dil ettin ya!.." dedi öfkeyle
    Fatma, ikindi namazından sonra duâ için secdeye vardı ve:
    "Rabbim dört yıldır senden hayırlı evlâd istiyorum. Olmuyor Rabbim! Hep hayırlı istiyorum, ben âciz hâlimle nasıl hayırsız bir evlâtla baş edebilirim. Ben kendimi ıslâh edemezken onu nasıl ıslâh edeyim." diye gözyaşlarıyla yıkanan, salavâtlarla taçlanan duâsını bitirdi.
    * * *
    Dört kez hâmile kalmış, ama hepsini kaybetmişti. Ve ısrarla "hayırlı evlat ver" diye duâ etti, etti. Birkaç ay sonra rüyasında bir ses:
    "-Kızım, hayırlı bir kız evlâdın olacak, adını Hediye koy." dedi. O, yine hep "hayırlısını" istedi. Nihâyet Allâh'ın lutf u keremiyle yavrucuğuna kavuştu. İsmini, Ayşe Hediye koydu.
    Yalnız Ayşe durmadan hasta oluyor, her gece doktora götürüyorlardı. Fatma hanım, geceleri nefes alıyor mu diye sürekli onu dinliyordu. Uyku nedir bilmez oldu. Bir gece yine doktora götürdüler. Doktor:
    "-Kızım, sen bu çocuğa köyün zor imkânlarında bakamazsın, bünyesi çok zayıf ve hassas, ölür! Benim de yıllardır çocuğum olmuyor onu bana ver!" dedi.
    Fatma'yı bu teklif iyice bunalttı ve:
    "-Aslâ!" dedi. Ve çocuğuyla birlikte eve döndüler. O gece, iki rekat hâcet namazı kıldıktan sonra Rabbine yalvardı, duâ etti:
    "-Rabbim, bu evlât hayırlı olacaksa onu bana nasip edip sevindir. Bende büyüsün, bir yetimle evlendirip onu sevindireyim." diye duâ etti. Seccâdesini toplarken:
    "-Veren de O, alan da O, bize sadece duâ düşer." dedi.
    Ayşe, günden güne iyi oluyordu ve gün geçtikçe büyüdü, şirin bir kız oldu. Allah, Fatma hanıma ardı ardına dört evlat daha ihsân etti. O, hep:
    "-Hayırlı olursa nasip et, hayırsızsa ben nasıl onu ıslâh ederim, ben kendimi bile ıslâh edememişken!.." diye duâ etmeye devam etti.
    Ayşe, ilkokulu bitirince Kur'ân Kursuna verdiler. Orada çok başarılıydı. Edebiyle, ahlâkıyla, çalışkanlığıyla kendini sevdirmişti hocalarına. Hocaları hâfızlığa başlatmak için ısrar ediyorlardı. Çünkü hıfzı çok kuvvetliydi. Ayşe ise "ya onun hakkını veremezsem, Rabbimin huzûruna nasıl çıkarım" diye iç hesapları yapıyordu. Ve nasiptir, bu düşünce sebebiyle hıfzına başlamadı.
    16 yaşındaydı, güzelliği ve edebi onu akranlarından ayırıyordu. Yaşı küçüktü, ama çok tâlibi vardı. Bir gün bir genç talip oldu, âilesi oldukça varlıklıydı. Diğer taraftan da fakir, anasız babasız bir genç tâlipti:
    "-Öğretmenlik imtihanlarına girdim. Kazanırsam elimde tek hünerim o Başkaca verecek hiçbir şeyim yok." dedi.
    İki taraf için de zaman istediler. Fatma hanım, kızına:
    "-Ben çok yokluk gördüm, sen görme kızım. Fakir olan çocuk, kendine başkasını bulsun. Seni böyle göz göre göre yokluğa atamam." dedi.
    Karar verildi. Ertesi gün, zengin gencin âilesine haber verilecekti. Fatma hanım, o gece rüyâsında Kâbe'nin duvarlarını sıvıyordu. Fakir genç de sırtında harç taşıyıp, ona yardım ediyordu. Böylece Kâbe'yi sıvayıp bitirdiler. Uzaktan bir ses duydu:
    "-Bir yetimi sevindirmek Kâbe'yi inşâ etmek gibidir. Kızım verdiğin sözü unutma, yetimi sevindir. Allâh onu mübârek kılsın."
    Bu sesi tanımıştı. 16 yıl önce yine rüyâda kendine çocuğunun olacağını müjdeleyen sesti. Uyandı ve rüyâsını kızına anlattı. Ayşe ise:
    "-Anneciğim sen her zaman en hayırlısını istersin, Rabbimden. Bu apaçık bir rüya!.. Rabbim gönül evlerimizi lutfuyla zengin kılsın." dedi.
    Kur'ân sadâları içinde düğün yapıldı. Her şeyin en sâdesi seçilmişti evi için... Bir takısı yoktu Ayşe'nin, ama gönlü îmân dolu bir hazineye sahip olduğu için Allâh'a duâ ediyordu.
    Unutmayalım biz insanoğlu çok âciziz. Neyin hayır, neyin şer olduğunu bilemiyoruz. Âyet-i kerimede buyurulduğu üzere, bazen: "Hayır ister gibi ısrarla şerri istiyoruz." Onun için Rabbimizden, her zaman her şeyin en hayırlısını isteyelim.
    "Ey Rabbimiz! Bizi Sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de Sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibâdet usûllerimizi göster, tevbemizi kabul et. Zîrâ, tevbeleri çokça kabul eden ve çok merhametli olan ancak Sen'sin." (Bakara, 128)



     
  2. $ul€

    $ul€ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.205
    Beğenilen Mesajlar:
    424
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    iڪے†∂ηßﺙℓ
    çok güzel bi konu seçmişsin abla...
    uzun yazıları pek okumuyorum ama bunun sonunu çok merak ettim okudum iyiki okumuşum

    emeğine sağlık...
     
Hayırlısı ver allah’ım konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. "allah’tan Kork, MÜhrÜmÜ Bozma!"

    "allah’tan Kork, MÜhrÜmÜ Bozma!"

    Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura mâruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne var ki, karşı dağdan, düşen yıldırım sebebiyle kopup yuvarlanan bir taş gelir, içinde bulundukları mağaranın kapısına sıkışıp kalır. İçeride bulunan üç arkadaş korkup düşünmeye başlarlar. Nasıl çıkacaklar kapanmış olan mağaradan? Biri der ki: Bu...
  2. hayırlısı olsun.

    hayırlısı olsun.

    herkeze kucak dolusu selamlar sevgiler saygılar.. :party:
  3. Kadının Hayırlısı Kimdir?

    Kadının Hayırlısı Kimdir?

    Cenab-ı Hakk'a ibadetini bırakmayan, kocasına itaate kusur etmeyen ve onun kazancını saçıp savurmayan, dünyaya getirdiği çocuğunu İslami terbiye üzerinde yetiştiren, iffet ve haya sahibi hanımdır. Resulullah Efendimize "Ey Allahın Resulu kadının hayırlı olanı hangisidir?" diye sorulmuştu. Resul-i ekrem Efendimiz buyurdular ki: "(Kocası...
  4. Hadi hayırlısı =)

    Hadi hayırlısı =)

    Tam 2 yıl sonra sadece 2 yıl ... Çok istediğim mimar sinan güzel sanatlar üniversitesini kazanmış olarak açsam gözlerimi yenigüne.. Yeni hayatıma başlangıç yapsam heyecanla ,mutlulukla... İstanbul içn yola çıksam bir öğleden sonra.. İçimde sevinçlerim,hayallerim,umutlarım,yeni hayatım.. Yanımda ailemde olsa ama... Onlarsız yapamamki ben! İçimde biraz da hüzün olsa buradaki dostlarımdan...
  5. Ne olur ALLAH’ım ! ...

    Ne olur ALLAH’ım ! ...

    Ne olur ALLAH’ım ! Günah işlerken alma canımı.., Tevbe ederken al.., Veya bir hayır işlerken,senin rızan için.. ALLAH’ım ! İnan zor,çok zor bu savaş.., Şeytan zeki,nefsim ahmak,ben yavaş.. Öyle bir an geliyor ki , Deniz bitti,umut karaya vurdu diyorum.., Rahmetin yetişiyor imdada..,oluyor bana yoldaş.. Ah bir kuvvetlendirebilsem imanımı.., Nefs’imi istediğim kalıba bir...

Sayfayı Paylaş