gebe
  1. almira

    almira Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    724
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    Hazret-i Süleyman çocuğu ikiye bölecekti

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında almira tarafından paylaşıldı.

    ÇOCUĞU İKİYE BÖLECEKTİİki kadın çocuklarını hurma ağacının gölgesine bırakmış, ilerdeki tarlada çapa kazıyorlardı. Bir ara canhıraş çocuk feryadı işittiler. Başlarını kaldırıp baktıklarında, çocuğun birini kapan bir kurdun kırlara doğru gözden kaybolduğunu farkettiler. Çocuğun biri gitmiş, biri kalmıştı. İşte münakaşa bundan sonra başladı. İkisi de, kalan çocuğun kendine, kaçırılanın ötekine ait olduğunu iddia ediyor, bir çocuğa ikisi de sahip çıkıyorlardı.

    Mesele büyüdü ve kendi aralarında bu işi halledemeyeceklerini anlayınca gidip Dâvud Aleyhisselâm’a durumu anlatmaya karar verdiler.

    Biri çocuğu kucağına aldı, diğeri onun yanında yürüyerek Hazret-i Davud’un huzuruna girip meseleyi anlattılar.
    Çocuk kucağında olan kadın, gayet ustalıkla konuşuyor ve diyordu ki:
    – Yâ Dâvud, bu kadının çocuğunu kurt kapıp götürdü. Şimdi benim biricik ciğerpareme sahip çıkıyor, “Kurdun götürdüğü benim değil senin oğlundur” diyerek yavrumu elimden almak istiyor...
    Dâvud Aleyhisselâm üzüntü içinde bekleyen kadına sordu:
    – Bu kadının kucağındaki çocuğun senin olduğuna bir delilin yahut şahidin var mıdır?
    – Hayır yâ Dâvud, biz kırdaydık, etrafta kimse yoktu. Bu sebeble ne delil, ne de şâhidim var.
    – O halde çocuk kimin kucağında ise onun sayılır. Diğerine iddiasını isbat düşer. İddianı isbat edemediğine göre, çocuğu sana teslim etmek için bir sebep yoktur. Git çocuğun senin olduğuna dâir şahid getir, der.
    Biri sevinçli, diğeri üzgün olarak dışarı çıkan kadınları, genç bir delikanlı karşılar. Bu zat, Hazret-i Dâvud Aleyhisselâm’ın oğlu Süleyman’dır. Yani, istikbâlin bütün ins ve cinlerine, kurt ve kuşlarına hükmedecek olan saltanat sahibi Nebî’sidir. Dirayet ve zekâsının dehşeti daha peygamberlik gelmeden kendini göstermektedir.
    Karşılaştığı kadınların dertlerini sorar. Üzüntülü kadın boynu bükük anlatır:
    – Bu kadın benim çocuğumu aldı, kurdun kaptığı çocuk kendinindi...
    Ötekisi:
    – Hayır, kurdun kaptığı çocuk onundu, benim çocuğum budur.
    Bunların:
    – Senindi, benimdi, münakaşalarını dikkatle dinleyen istikbâlin Hazret-i Süleyman’ı:
    – Durun durun, ben ikinizi de memnun ederim şimdi... diyerek emir verir:
    – Çocuğun gövdesini bir vuruşta ikiye ayıran keskin bir kılıç getirin bana!..
    Derhal kocaman bir kılıç getirilir ve Hazret-i Süleyman, kılıcın ağzının keskinliğini kontrol ederken şöyle konuşur:
    – Şu kılıçla çocuğu ikiye ayıracağım, bir parçasını birinize, diğer parçasını da diğerinize vereceğim. Böylece ikinizi de memnun etmiş olacağım, razı mısınız?
    Çocuğu kucağında tutan kadın hemen atılır:
    — Tabiî, hemen razı olurum!
    Öteki, titrek bir sesle yalvarır:
    – Aman ya Süleyman, ben dâvamdan vazgeçtim... Çocuk onun olsun, yeter ki, ona bir ziyan gelmesin!
    Bu defa Hazret-i Süleyman şöyle konuşur:

    – Evet kanunen çocuk kimin elinde ise onundu. Çünkü berikinin şahid ve delili yoktu. Ancak, şu anda istenen delil bulunmuş, gereken şahid temin edilmiştir. Kıskançlığın yüzünden ya da kocanın korkusundan sahip çıktığın yavrunun ikiye bölünmesine razı olan sen, bu yavrunun gerçek annesi olamazsın. Bir anne bu kadar şefkatsiz olamaz. Çocuğu derhal anasına ver, delil ve şahid aratarak ona daha fazla ıstırap çektirme.

     
  2. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.424
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: Hazret-i Süleyman çocuğu ikiye bölecekti
    emeğine sağlık
     
Hazret-i Süleyman çocuğu ikiye bölecekti konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Hazret-i ömerin Müslüman Olusu

    Hazret-i ömerin Müslüman Olusu

    Kureyş Müşrikleri Habeş ülkesine hicret eden müslümanları, kendilerine teslim etmemesi üzerine işkencelerini artırmaya başladılar.Kureyş Müşriklerinin azıllılarından Ebu Cehil, kureyşlilere teklif götürerek Peygamberi öldürülmesini teklif etti,ve bunu yapabilen her kim olursa büyük ödülün verileceğini ilan etti.Hz.Ömer ‘’ben buna talibim’’ dedi.Ona’’ Ey Ömer!Sen,buna...
  2. Hazret-i Safiyye (r.a)

    Hazret-i Safiyye (r.a)

    Hz.Safiye (r.a) Hazret-i Safiyye radıyallahu anhâ Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin sevgili halası... Hazret-i Hamza (r.a.)'ın kızkardeşi... Zübeyr İbni Avvam (r.a.)'ın anneciği... İlk müslümanlardan... Cesâret ve şecâat sâhibi bir hanım sahâbî... Elinde kılıcıyla savaşa katılan ilk İslâm kadını... O, Abdülmuttalib'in kızıdır. Annesi, Hâle binti Vehb'dir. Resûl-i Ekrem...
  3. Bişr-i Hafi hazretlerinin tevbesi

    Bişr-i Hafi hazretlerinin tevbesi

    Bişr-i Hafi hazretlerinin tevbesi şöyle oldu: Genç yaşta içkiye müptela olmuştu. Bir gün, yolda sarhoş bir halde giderken, üstünde Besmele yazılı bir kağıt buldu. İçi sızlayıp yerden aldı. Öptü, çamurlarını silip, temizledikten sonra, güzel kokular sürüp, evinde duvara astı. Gece âlim bir zat bir rüya gördü. Rüyada, ''Git, Bişr'e söyle! (O bizim ismimizi temizledi Biz de onun kalbini...
  4. Süleyman Hilmi Tunahan Hazretlerinin söylediği sözler

    Süleyman Hilmi Tunahan Hazretlerinin söylediği sözler

    Selamün Aleyküm. Ben Süleyman Hilmi Tunahan'ın söylediği sözlerden bildikleriniz varsa yazmanızı rica ediyorum.Yardımcı olursanız çok sevinirim..
  5. Hazret-i Süleyman ve Belkıs Kimdir?

    Hazret-i Süleyman ve Belkıs Kimdir?

    Süleyman aleyhisselam, Hacdan sonra Sana’ya gitti. Buradaki bir hüdhüd (ibibik), Süleyman aleyhisselamın hüdhüdüne Belkıs’ın sarayını anlattı. Bu hüdhüd de merak edip, Belkıs’ın sarayını gezip geldi. Gördüklerini anlattı. Hazret-i Süleyman Belkıs’a besmeleyle başlayan (Müslüman ol, isyan etmeden bana gel!) diye bir mektup yazdı. Hüdhüd, her yer kapalı olduğu için mektubu pencereden girerek...

Sayfayı Paylaş