gebe
  1. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

    hazreti ömerin kızını görmesi ile ilgili hikaye

    Konu, 'Soru-Cevap' kısmında Kayıtsız Üye tarafından paylaşıldı.

    arkadaşlarım Hz. Ömerin kızını görmmesini anlatan hikayeyi doğru olarak öğrenmek istiyorum lütfen bana anlatabilir misiniz. teşekkürler.
     
  2. TİTAN

    TİTAN *Melekler Mekanı*

    Kayıt:
    21 Eylül 2012
    Mesajlar:
    14.192
    Beğenilen Mesajlar:
    2.685
    Ödül Puanları:
    113
    Bir şey için ağlarım ve Bir şey için gülerim HZ. ÖMER Cahiliye devrinde yaptığımız şeylerden biri var ki aklıma geldiğinde kendimi tutamaz ağlarım. Biri de var ki aklıma geldiğinde kendimi tutamaz gülerim. Sorarlar:?Ya Ömer! Bunlar nelerdir?? Aklıma geldiğinde ağladığım şey: bizler cahiliye döneminde kız çocuklarını bir zul eziklik utanç sebebi sayardık. Bunun içinde onlardan kurtulmak için her yolu denerdik. Birinin kızı olduğu zaman o insanla alay edilirdi. Aha! Bakın bunun kızı olmuş. Benimde bir kızım olmuştu. Belli bir yaşa kadar onu büyüttüm. Ama bir gün onu götürüp bir çukur kazdım. Onu içine yatırdım ve üzerini toprakla kapatıyordum. Diri diri gömdüğüm o masum yavrucakta benim elbisemdeki tozları kiri minik elleriyle temizliyordu. Ben ise bu kadar babasına düşkün evladımı gömmeye devam ettim ve o masum yavruyu diri diri gömerek öldürdüm. İşte bu olay karşısında duygulanır ve ağlarım.?

    Ya Ömer! Peki güldüğün olay nedir?
    Bizler yine cahiliye döneminde özellikle uzun yolculuğa çıkacağımız zaman ve sair zamanlarda kendimize helvadan putlar yapardık. Yolculuk boyunca gün boyunca onlara tapınırdık. Bu arada o helvadan yaptığımız putlar kururdu. Bir o kadarda lezzetlenirdi. Bizlerde acıktığımız zaman o taptığımız ilah saydığımız putların kollarını bacaklarını koparır onları bir güzel yerdik. İşte bu olay aklıma geldiğinde de kendimi tutamaz gülerim

    İki Ömer'in Öğrettiği
    Mâlûmdur, Ömer, Cahiliye âdetlerinin en sıkı savunucuları arasındadır. O dönemde kızını diri diri toprağa gömmeyi bile becerebilmiştir. Fakat aynı Ömer, İslâm’la şereflendikten sonra, haksız yere hiçbir cana kıymamış; bir karıncanın ayağını dahi incitmekten çekinir derecede bir hassasiyet kazanmış; Resulullah’ın ikinci halifesi olarak, adaletiyle şöhret bulmuştur. Halife iken söylediği, "Dicle kenarında bir kuzunun ayağı incinse, adl-i ilahî onu Ömer’den sorar" sözü, bir zamanlar kızını diri diri gömen bir insanın imanın dersi ve İslâm’ın terbiyesi ile yalnız insanlara karşı değil, sair mahluklara karşı da nasıl bir sorumluluk hissi kuşandığının delilidir.


    İşte, Hz. Ömer’in İslâm’dan önce kızını diri diri toprağa gömmesi ile, İslâm’dan sonra kazandığı incelik ve hassasiyet, sıklıkla vurgulanır. İki tablo arasındaki fark, gerçekten, fıtrat dini İslâm’ın hak ve hakikatinin şahidi olarak nazarlara sunulur.
    Bütün bunlar doğrudur ve isabetlidir. Ama, yine de, iki Ömer arasındaki mukayesede eksik bir yönün mevcut bulunmaktadır. Ki, bu eksik yön, bana göre, mukayesenin en can alıcı ve en ibretli boyutunu oluşturur

    Bu eksik yönü tamamlamak için, yalnızca şu soruyu sormak yeterlidir: İslâm’dan önce diri diri gömdüğü bir kızı bulunan Ömer’in, İslâm’dan sonra da kızı var mıydı? Varsa, ona ne oldu?
    Bu sorunun bizi tanıştıracağı isim, ‘mü’minlerin annesi’ Hz. Hafsâ’dır.

    İslâm’dan önce büyük kızını diri diri gömen Ömer, İslâm’dan sonra, Resulullah’a eş olabilecek istidatta bir kız çocuğu yetiştirmiştir. Onunla birlikte, meşhur ‘Abâdile-i Seb’a’dan, yani Resulullah’ın güzide sahabileri olmakla şereflenmiş ‘yedi Abdullah’tan biri olan; ilmi ve takvası ile sonraki devirlere de örnek olan İbn Ömer’i de yetiştirmiştir.

    Peki, büyük kızını diri diri gömen Ömer, İslâm’dan sonra, oğlu Abdullah ile küçük kızı Hafsâ’ya nasıl muhatap oldu? Onlara neler öğretti ve ne şekilde öğretti? Nasıl, Abdullah gibi bir sahabi; Hafsâ gibi, ‘mü’minlerin annesi’ ünvanıyla şereflenen bir insan yetiştirdi?

    Bunu, ayrıntıları ile, maalesef bilmiyoruz. Bu konuda bölük-pörçük anekdotlar aktarılmakla birlikte, derli-toplu bir tablodan şu an için maalesef mahrumuz. Ama bu anekdotlardan hareketle, Ömer’in, İslâm’dan sonra yalnızca şahsen değişmekle kalmadığını; hanımıyla birlikte, aile hayatlarını İslâm’la birlikte yeni baştan düzenlediklerini; meselâ, çocuklarına en küçük bir yalan bile söylemediklerini anlıyoruz.

    Bunlar bir ipucu vermekle birlikte, iki Ömer tablosundan, bugün maalesef manen diri diri gömülen kız çocuklarını ebedî güzelliklerle hayatlandıracak manidar dersler almak için yeterli değil.

    Dilerim, bunu tetkik edecek ehl-i gayret çıkar da, bir yanda sahabinin en gençlerinden olduğu halde ilim, ahlâk ve tefekkürde en üstünlerinden biri de olan Abdullah’ı; öte yanda, mü’minlerin annesi Hafsâ’yı yetiştiren Ömer ailesinin sırrını bize ifşa eder.

    Tâ ki, imtisal edelim ve Abdullah’ın yolunda erkekler, Hafsâ’nın yolunda kızlar yetiştirelim.

    Metin KArabaşoğLu
     
  3. Mehmet

    Mehmet Forum Okuru

    Üç-beş ziyaretçi için Hz.ömere iftira mı atıyorsunuz. Siz yazmamış olsanızda yayınlayarak tasdik ediyorsunuz. Hz. Ömer cahiliyede bile çocuğunu gömmemiştir. Bu utançtan kurtulun.
     
hazreti ömerin kızını görmesi ile ilgili hikaye konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Hazret-i ömerin Müslüman Olusu

    Hazret-i ömerin Müslüman Olusu

    Kureyş Müşrikleri Habeş ülkesine hicret eden müslümanları, kendilerine teslim etmemesi üzerine işkencelerini artırmaya başladılar.Kureyş Müşriklerinin azıllılarından Ebu Cehil, kureyşlilere teklif götürerek Peygamberi öldürülmesini teklif etti,ve bunu yapabilen her kim olursa büyük ödülün verileceğini ilan etti.Hz.Ömer ‘’ben buna talibim’’ dedi.Ona’’ Ey Ömer!Sen,buna...
  2. namaz ile ilgili bir hikaye

    namaz ile ilgili bir hikaye

    namazla ilgili hikayeler namaz ile ilgili hikayeler namazla dini namaz ile şiirler dini Namaz İle İlgili Bir Hikaye ADAM, bineceği otobüsün kalkmasına bir saatten fazla süre olduğu için, terminalin yarı aydınlık koridorlarını arşınlıyordu. Ellerini yıkamak üzere biraz ilerideki mescide yanaştığında, iş tulumları giymiş bir genç ona doğru gelerek: — Herhalde namaz kılacaksınız, dedi. Abdest...
  3. Nihat Hatipoğlu'ndan İhlas Suresi İle İlgili Bir Hikaye

    Nihat Hatipoğlu'ndan İhlas Suresi İle İlgili Bir Hikaye

    ihlas suresi fazileti önemi önemiyle ilgili bir hikaye nihat hatipoğlu ile ilgili bilgiler burada melekler Ramazan ayı dolayısıyla iftar ve sahur saatlarinde Doç.Dr.Nihat Hatipoğlu çok güzel sohbetlerde bulunuyor,bizleri bilgilendiriyor melekler :) Bu bilgilendirmeler arasında anlattığı özlü hikayeler de konuları daha iyi anlamamıza ve kafamızda yer etmesine yardımcı oluyor. İşte bu...
  4. Çanakkale Savaşı İle İlgili Hikaye Örnekleri

    Çanakkale Savaşı İle İlgili Hikaye Örnekleri

    Çanakkale Savaşı Hikayeleri Çanakkale Savaşı İle İlgili Hikaye Örnekleri SEYİT ONBAŞI (1889-1939) Seyit Onbaşı, 1889 yılının Eylül ayında Havran İlçesi Çamlık (Manastır) köyünde dünyaya geldi. Babasının adı Abdurrahman, annesinin ki Emine idi. Seyit, 1909 yılının Nisan ayı başlarında askere alındı. 1912′de Balkan Savaşları’na katıldı. Savaş bitiğinde terhis edilmedi ve topçu eri olarak...
  5. cüzdan para merak pişmanlık iç huzuru ile ilgili hikaye

    cüzdan para merak pişmanlık iç huzuru ile ilgili hikaye

    cüzdan para merak pişmanlık iç huzuru ile ilgili hikaye arayanlar için küçük bir yazı var umarım sizlere yararlı olur arkadaşlarım. Bir gün bir adam yolda yürürken yanlışlıkla bişeye basmış merak ederek bastığı şeye bakmış. Acaba neye bastım diyerek ayaklarının altına doğru baktığında bunun bir cüzdandan başka birşey olmadığını farketmiz. Gayri ihtiyarı elini ayaklarının altına doğru...

Sayfayı Paylaş