gebe
  1. CaRiZmA

    CaRiZmA Vip Melek Üye

    Kayıt:
    12 Nisan 2008
    Mesajlar:
    6.487
    Beğenilen Mesajlar:
    43
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Stuttgart/SIVAS

    Hey gidi Istanbul

    Konu, 'Aşk Hikayeleri' kısmında CaRiZmA tarafından paylaşıldı.

    İlk bakış belki cok klişedir ama gerçekten öyle oldu. Aslında o tiplerden(maço) hiç hoşlanmazdım, ama onun öyle bir cazibesi vardıki beni adeta büyüledi. Ben ondan o kadar farklıydımki, sakin, kendi halinde, bir yığında arkadaslarim vardı, hepsi birbirinden değerli. O da beni beğenmiş ama birbirimizden haberdar degiliz.

    Bir eğlencemiz vardı okulda, baktım benimle haddinden fazla ilgileniyor. Kalbim hoslaniyor ama aklım almıyordu bu durumu. Aradan günler, haftalar geçti, tanıstık arkadaslar vasıtasıyla, sohbetlerimiz oldu ve farkında değildim ama onu görmeyi bekleyemiyordum artık, onu çok fazlasıyla arıyordum. Aşırı derecede bir bağlantı vardı aramızda.

    Sütten çıkmış ak değildi ama çok kötü bir insan da değildi. Onun gibi maço(kabadayı) arkadasları geldi okula ve benim onun üstündeki etkinin onun icin iyi olmadığını söylediler. Degişmiş, arkadaşlıkları eskisi gibi değilmiş. Onları üzen bir durum ama beni cok sevindirmisti, demek ki ben onu etkilemişim ve ben onu sevmişim.

    Bir gün okul çıkısı buluştuk, uzun bir yürüyüşe çıktık. Bu yürüyüşün sonu o kadar güzeldiki, seneler sonra düşünüyorumda hala tüylerim diken diken oluyor. Kıştı, havalar buz gibi dışarıda ama ben üşümemiştim. Onun yanımda olması bile beni yeterince ısıtıyordu.

    Bir banka oturduk, manzara harika, kimseler yok ortalıkta, sessis ve sakin. Sohbet ediyorduk, sohbetimiz boldu ve sadece onu dinlememi rica etti. Kalbim varya, fırlayacak gibi oldu. Benden çok çok hoslandığını ifade etti, ve başka tarif edemediği duyguları varmış, ilk defa böyle olduğunu söyledi. O kadar güzel konuştuki ben zaten o istesede iki kelimeyi bir araya getirecek durumda değilim. Gözlerimden yaşlar akıyor. Bana cıkma teklif etti. Ben daha cevap veremeden o beni optu. Ufacık, minicik bir opustu. Cevabımı zar zor verdim ve kabul ettim. Artik bir cifttik. Bunu onun ve benim arkadaslarimizdan sakladik uzun bir sure.

    Ta ki sevgililer gunune kadar, bana bir kolye almis, icinede benim ve onun bas harflerini kazimist ve o gun bana beni sevdiğini soylemişti. Ben de ona cok guzel bir parfum almıştım, kokusu hala burnumda. Tabi bunuda artık gizleyemezdik. Herkesler öğrendi...ve biz rahatladik. Rahatladik rahatladikta, olacaklardan da haberdar degildik.

    Biz bu zaman içinde birbirimizi daha iyi tanimistik ve o degismisti. Daha iyi bir insan olmuştu.

    Ama rahat bırakanlar olmamisti, kızın biri kafayı takmisti ona. Ukala, kendini beğenmis bir kizdi. Uzun lafin kissasi, kafayi takmisti ona.
    Bir gun baktim herzamankinden farklı ve bana cok ukalaca iliskimizin bittigini ve artik benimle gorusmek istemedigini soyledi. Anlayamamistim, sebebini sordum ve bana sadece, kendini bana yakistiramadigini soyledi, ayri memleketlerin insanlari oldugumuz icin kulturlerimiz farkli oldugu icin IMKANSIZ bir ask oldugunu soyledi.

    Inanamamistim, bana beni sevdigini soylemisti, sensiz bir hayat dusunemiyorum demisti ama demek hepsi yalandi.
    Tabi ben yıkık bir vaziyette. Arkadaslar girdi araya ama nuh dedi peygamber demedi. Zaten ondan sonrada gorusmedik.

    Içime gömdüm, degistim, ama hep sevdim. O beni ne kadar uzmuş olsada ben onu sevmistim. Bana deger vermisti bir zamanlar. Benden hayat sevincini almisti.

    Aradan haftalar gecmisti ve ben artik onun o kizlan ciktigini ogrenmistim. Tekrar yikildim ama neye yarar, sadece hatiralarim vardi, o bana yetiyordu.

    Aylar gecmisti aradan ve biz ailece Turkiyeye tatile gitmistik. Sunnet dugunumuz vardi kuzenimizin annem ve yengemle Eminonune alisverise cikmistik. Ben firsattan istifade annemler kuyumcudayken disari sigara icmek icin ciktim.

    Baktim omuzuma bir sey deydi arkami dondum ve onu gordum. Birden cok sasirdim, allahtan ki gunes gozlugum vardi ve o benim gozlerimdeki ifadeyi gormedi. Hem cok sevindim hem cok uzuldum. Acim tazelendi. Ama hic bozuntuya vermedim ve konusmaya basladik. Onun yuz ifadesinde belliydi beni gordugune gercekten cok sevinmisti. Istanbuldaki evlerinde kaliyormus ve bir kuzeniyle isleri varmis, acele gitmesi gerekiyordu, cebimin numarasini istedi ve gitti.

    Ben neye ugradimi sasirdim ve eve kadar kendime gelemedim.
    Aksam telefonum caldi ve arayan oydu. Saatlerce konustuk, sanki hic bir sey olmamis gibi. Istanbuldasin, hava guzel, gokyuzu guzel, ve sevdigin insanlan konusuyorsun. Israr etti bulusalim diye. Ertesi gun icin anlastik, saat verdim, eminonunde bulusacaktik.
    Pazar gunu oldu, saat geldi ve biz bulustuk. Gulhaneye gectik, gezdik, gulduk, konustuk kissacasi eglendik. Cok mutluydum, gercekten cok mutluydum. Onun yanimda olmasi beni iki gun icinde eski ben yapti. Herkes te fark etti bunu. O da beni gorunce cok mutlu oluyordu, gozlerinin ici parliyordu.

    O gun hemen sali gunu icin anlastik. O aksam eve geldim, iceri girmemlen onun aramasi bir oldu. Saatlerce konustuk ve sonunda cesaretimi toplayip ondan bir aciklama istedim. Bana bu aciklamayi sali gunu yapacagini soyledi. Gece saat kac baktim telefon, kaldirdim O. Icmis, teyibi acmis ve bana ihtiyaci oldugunu soyluyor. Yumusattim ama sali gunune kadar belki 50 kere aradi beni.

    Sali gunu bulustuk. Aciklamaya gelince, hala o kizla cikiyorumus ve baska caresi olmadigini soyledi, onu sevmedigini soyledi, ve o zaman ki yaptigi aciklamanin yalan oldugunu soyledi.Benden ayrildiginda ici kan aglayarak ayrildigini soyledi ve sirf benim iyligim icin beni birakmis. Bu soyledikleri nedense bilmiyorum belki benim safligimdandir ama inandim.
    Nasil baska caren olmaz soruma gelince, bunu sana anlatamam dedi, bu gun olmus hala bilmiyorum. Film gibi yani.
    Yalnis ti yaptigim ama napim, mantigim kalbime yenilmisti. Ben onu cunku hala cok seviyordum.

    Ondan sonra gunlerce telefonlastik, gorustuk gezdik. En sonunda kadikoyde bir aksam ustu, bana ilani ask yapti.
    Hala beni delice sevdigini, bana ihtiyaci oldugunu ve bensiz olmadigini soyledi ve evlenme teklif etti. Hemen yildirim nikahi.
    Neler oldugunu gercekten anlayamadim. Icim parcalandi, agladim onun kollarinda, hungur hungur. Beraberce agladik. Ama bunu kendi demisti bizimki İMKANSIZ AŞKTI.

    O kiz beni mahfetti, sevdigimi elimden aldi ama ben ne kadar sevsemde ona bunu yapamazdim. Kim olursa olsun. Araya giremezdim. O aksam onu son defa optum, sarildim ve cevabimin Hayir oldugunu soyledim. Onu cok sevdigimi soyledim ama olamayacagini soyledim. Kalktim ve inan Iskeleye kadar pesimden baktı, koştu geldi yalvardı, dizlerime kapandi, düsünsene kadikoy iskelesinde guzel bir agustos aksaminda, tabi benim iki gözüm iki cesme, onun da benden bir farki yok. Biraktim ve kendimi taksiye zor attim. Artik telefonlarina cikmadim, tekrar eski halime döndüm, tatilden sonrada hic gormedim.

    O o kizlan bir kac ay sonra nisanlandi, ben baska biriyle tanistim. Cok iyi birisi ve sans ya onun da arkadasiymis, cocugu cekmis kenara konusmus, cunku bizim beraber olamayacigimiz artik anlamisti, bu isler zorla olmuyor.
    Ben onun arkadasiyla nisanlandim, biz nisanliyken onun dugunu oldu ve davetliydik. Gittim dugunune ama nasil gittim birde bana sorun. Onu orda o masada gorunce omrumden omur gitti. Nisanlimi cok seviyordum ama o benim icin farkliydi. Ve ben evlendim, o da benim duğunume davetliydi. Geldi, tebrik etti, elimi tuttu gozumun icine bakti, 2 saniye ama bana bir omur gibi geldi, hic bir sey demesine gerek yoktu, gozlerindeki ifade yeterdi.

    Ondan sonrada hic gormedim artik, onun bir kizi olmus, benim iki oglum var. Kocami coook seviyorum ama bazan o aklima geliyor, kalbim burkuluyor, hatiralarim canlaniyor cunku o benim ilk AŞKIMDI.

    Aradan tam 9 sene gecti, ona bazan o kadar ihtiyacim varki, sadece konusmak icin. O sanki benim ruh ikizimdi. Ama ayni sehirde yasadigimiza ragmen 9 senedir gormuyorum. Hatiralarimla yasiyorum, bazan hayal ediyorum. Ve o Kadin olmasaydi hersey nasil olurdu diye dusunuyorum. Kocami hayatta onun icin degismem, ama onuda coooook sevmistim. Bir kez gorusebilsek cok mu kotu olur. Hani var ya senede bir gun....arkadasça. Ama onun aynı sehirde olmasi, aynı havayi teneffus etmesi ve belki arada bir beni duşunmesi ihtimali bile yetiyor iste.

    Iste Istanbulu bir de bunun icin cok severim. Hey gidi istanbul.


    alinti

     
Hey gidi Istanbul konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Hey gidi İlhan Mansız

    Hey gidi İlhan Mansız

    Hey gidi İlhan Mansız hey.. Çabuk parladı, çabuk söndü.. 2002 Dünya Kupası'nda Senegal'e uzatmalarda attığı o golle hep hafızalarda hatırlanacak. Beşiktaş'ın 2003'te şampiyon olduğu yıl zirvedeydi. Bir yol sonra devre arası operasyonla Japonya'nın yolunu tuttu. Vissel Kobe'de ağır sakatlıklar yakasını hiç bırakmadı. uyum problemini de aşamadı. Ardından Almanya macerası hüsranla...
  2. Hey gidi günler heeey

    Hey gidi günler heeey

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  3. Emre Altuğ - Hey Gidi Dünya Hey

    Emre Altuğ - Hey Gidi Dünya Hey

    Bundan böyle düşünerek atın adımlarınızı Elbet bir gün mutluluktan yana alırız payımızı. Bir kuş gibi hür olsam dey dey dibi dibi dey dey Sorulmadan yaşasam hey gidi dünya hey Dostluk benim bayrağım dey dey dibi dibi dey dey Cennet olsun durağım hey gidi dünya hey. Doğruluktan hiç şaşma dey dey dibi dibi dey dey Eden bulur üzülme hey gidi dünya hey Hiç acısı olmayan dey dey dibi dibi dey dey...
  4. hey gidi günler ...

    hey gidi günler ...

    Sözün bittiği an Rüzgarın usul usul şekillendirdiği Kapadokya da sözün bittiği an... Nicolas Reynard. Manavgat ta fotoğraf zamanı Albert Moldvay, 1960 lar. İsmet çalıyor, Cevriye oynuyor... Bruce Dale, 1970 ler. Saraçhane de futbol James P. Blair. Yelkenler gölgelerini Haliç e düşürmüş Gervais Courtellemont. Kıyı kahvesi Gervais Courtellemont, 1923. Hamallar kıyıda...

Sayfayı Paylaş