gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 ♥ سن بنيم جننتيم نفسيمسين ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    9.616
    Beğenilen Mesajlar:
    1.517
    Ödül Puanları:
    113

    Hılye nedir?

    Konu, 'Eğitim Şart' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    Hılye: Hz. Muhammed’in görünüşünü anlatan manzum ya da mensur yapıtlara hilye denir. Hılyelerde peygamberin yüzü, gözü, boyu bosu, yürüyüşü, hareketleri ayn ayn tasvir edilir.

    Hılye sözcüğü Arapçada “süs, bezek, cevher” anlamına gelir.

    Hılyelerde peygamberin huyları, davranışları da anlatıldığı için bir bakıma şemail’e de yer verilmiştir.

    Türk edebiyatında Arap ve Fars edebiyatlarından çevrilmiş hılyeler olduğu gibi Türk şairlerince yazılmış hılyeler de önemli bir yer tutar. Ayrıca dört halifeyle din ve tarikat ulularına ilişkin hılyeler de yazılmıştır. Özellikle Hakanı Mehmet hılye alanında verdiği eserle edebiyat tarihinin malı olmuştur.





    1.jpg








    Asırlar boyunca hilyeler, şemail eserleriyle birlikte Hz. Peygamber'in aziz hatırasını yaşatma ve O'nun örnek kişiliğini sonraki nesillere aktarma konusunda önemli bir işlevi yüklenegelmişlerdir. Tür olarak zaman zaman birbirlerine karıştırıldıkları da görülen şemail ve hilyelerin arasındaki temel fark kısaca şu şekildedir: Şemail eserlerinde konu edilen Hz. Peygamber'in beşerî yönü, yaşama üslubu ve şahsi hayatıdır. Bu bağlamda şemailler kişisel portreler olarak karşımıza çıkarlar ve hilyelerden çok daha hacimli eserlerdir.(1) Tarihi süreç içerisinde ise şemail ve hilyenin ayrı ayrı anlatım tarzları olarak kendi kulvarlarında rafine örnekler verdikleri görülmektedir.



    Hilyelerde ise yukarıda belirttiğimiz gibi sadece Hz. Peygamber'in fiziksel özellikleri ele alınır. Ayrıldıkları bir diğer nokta ise hilyelerin zamanla yazılı metin formundan görsel levha formuna doğru tekamül edişidir.




    "Hilyemi Gören Beni Görmüş Gibidir"



    Müslümanlar arasında hilyelerin gördüğü yoğun ilgi çeşitli sebeplerle açıklanıyordu. Ancak bunlardan en önemlisinin Hz. Ali'den rivayet edilen, "Hilyemi gören Beni görmüş gibidir. Beni gören insan bana muhabbetle bağlanırsa Allah ona cehennemi haram kılar; o kişi kabir azabından emin olur, mahşer günü çıplak olarak haşredilmez" mealindeki hadis olduğu kuşkusuzdur.



    Hilye Geleneğinin Ortaya Çıkışı



    Prof. Dr. Uğur Derman hilye geleneğinin ortaya çıkış serüvenini şu şekilde özetliyor:



    "İslam inancı, putlaştırılabilecek kimselerin tasvirlerinden şiddetle kaçınmıştır. Bu sebeple, bir kaç asılsız minyatür dışında hiç kimse Rasûlullah'ın resmini çizmeye cesaret edememiştir. Hıristiyan âleminde Hz. İsa için uygulandığı gibi hayali bir resim yapmaktansa, sahih tariflerden hareketle İslam Peygamberini hilyesinden öğrenip anlatmak; her inananın, gönlünde beliren şekliyle yaratılmışların bu en yücesini tasavvur ederek bağlanmasına vesile olmaktadır. Bu ise, putları yıkan bir iman anlayışı için elbette daha gerçekçidir."




    Hilyeler ilk zamanlarda küçük yazılı metinler olarak ortaya çıkmışlardı. Bir sevgi ve sadakat nişanesi olarak, yazılan bu hilye metinlerini önceleri mü'minler kalpleri üzerindeki göğüs ceplerinde taşırlardı. Ancak Osmanlı dönemine gelindiğinde hilye geleneği asıl ihtişamlı örneklerini levhalar üzerinde verecektir.




    Divan edebiyatında da hilye yazıcılığının rafine örneklerini görmek mümkündür. Osmanlı şairlerinin bu alanda çığır açıcı rol üstlendikleri artık genel kabul gören bir durumdur. Divan şiirindeki ilk manzum hilye örneği ise Hakanî Mehmed Bey'e ait olandır. Günümüzde de ilgi görmeye devam eden eser Hilye-i Hakanî olarak isimlendirilmiş, Ziya Paşa ve Muallim Naci gibi edebî görüşleri birbirlerine zıt büyük şairler bile eserin ihtişamı konusunda mutabık kalmışlardır.



    Yapraklardan Levhalara

    Allah Rasûlü'nü anlatmak üzere Miraciye, Muhammediye ve Mevlid gibi pek çok özgün edebî türün doğuşuna vesile olan Osmanlı sanatkârları hilyeler için de özgün bir form olarak levhaları ortaya koymuşlardır.




    Bugün hilye denilince akla gelen levha formunun ilk olarak Hattat Hafız Osman tarafından 1668 yılları dolaylarında ortaya konulduğu kabul edilmektedir.

     
Hılye nedir? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Neden?

    Neden?

    Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali hazırlanmamıştı. Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu. Nihayet zil çaldı. Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı. Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor,...
  2. neden?

    neden?

    bu oyunda hayatımızdaki klişelere bi anlam vermeye çalışacaz alttakide kendince bi cvp verip yeni bi klişe söliyecek... ilk ben baslıyorum neden hep ilk adım erkeklerden beklenir
  3. Neden...!

    Neden...!

    Bu güzel sitede neden radyo yayını yok ...?
  4. Neyse...

    Neyse...

    Aldığın her nefesin sana beni hatırlatacak.... Gittiğini sanma yerin bende ebedi kalacak... Gözlerinin baktığı her yerde gözlerim olucak... Adını aşkta bir kez kanatmamış Sevişmelerine hiç duygu katmamış Zalim düş... Yokluğunu çağırıyorum iki ucu yanık kağıtlardan Bitmemişliğin tükenmişliği başladı artık Zaman dudaklarıma bant Ellerime halat bundan böyle. Adını yalan aşklarda dağlayacak...
  5. ne

    ne

    burçak tarlasının gerçek adı nedir

Sayfayı Paylaş