gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Hoca Ahmet Yesevi

    Konu, 'Biyografi' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Hayatı[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif] [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif] Türk tasavvuf geleneğinin hareket noktası "Pîr-i Türkistan" Hoca Ahmed Yesevî, Güney Kazakistan'da Çimkent şehrine 7 km., bugün Türkistan adıyla tanınan Yesi şehrine 157 km. uzaklıktaki Sayram kasabasında doğmuştur. Doğum yılı kesin olarak bilinmemektedir. 73 yıl yaşadığı ve 1166 yılında vefat ettiği şeklindeki yaygın görüş ışığında, 1093 yılında doğduğu ortaya çıkar.

    Babası Sayram'ın ünlü bilginlerinden İbrahim Şeyh, annesi ise Kara Saç Ana'dır. Halkın inanışı, İbrahim Şeyh'in soyunu Hz. Ali'nin oğullarından Muhammed el-Hanefî'ye çıkarır.

    Ahmed Yesevî, ilk öğrenimini yedi yaşında iken kaybettiği babası İbrahim Şeyh'ten alır. Babasının vefatından sonra ise, onun eğitimini menkıbelerin Hz. Peygamber'in talimatıyla bu iş için görevlendirildiğini söyledikleri Şeyh Arslan Baba üstlenir ve Ahmed Yesevî'nin manevî babası olur. Arslan Baba'dan tasavvufla ilgili ilk bilgileri alan Ahmed Yesevî, onun vefatından sonra yine onun önceden verdiği işarete uyarak dönemin ilim ve irfan merkezi olan Buhâra'ya gider.

    Ahmed Yesevî, muhtemelen 27 yaşlarında iken, Buhâra'da, devrin önde gelen mutasavvıf ve bilginlerinden olan Şeyh Yûsuf Hemedânî'nin öğrencisi ve müridi olur. Yûsuf Hemedânî, eğer deyim yerinde ise, "gezginci bir şeyh"tir. O, çoğunlukla Buhâra'da ikamet etmekle beraber Mevr, Semerkanî, Herat gibi önemli merkezleri dolaşarak halkı Allah yolunda hizmete çağırır, dinî açıdan aydınlatır ve özellikle dînin özünün ve temel amacının, insanın ahlâkî açıdan olgunlaşması olduğunu söylerdi .

    İşte Ahmed Yesevî de hocası Yûsuf Hemedânî'den dinî ve tasavvufî bilgileri onunla birlikte gezerek, görerek ve yaşayarak öğrenmiş ve öğrendiklerini de yalnız Türkistan'a değil, bütün Türk dünyasına güzel, sâde ve saf Türkçesiyle vermiş ve öğretmiştir. Nitekim o, şeyhi Yûsuf Hemedânî'nin vefatından sonra onun dergâhında halîfelik postuna oturmuş ve bir süre Buhâra'da Şeyhinin görevlerini üstlenmiştir. Daha sonra Yesî'ye dönen Ahmed Yesevî, vefat tarihi olan 1166 yılına kadar burayı merkez edinmiştir.

    Yesî, artık Hoca Ahmed Yesevî'nin görüşleri ve eğitimiyle aydınlanan hareketli bir kent haline gelmiştir. Çünkü Türkistan'ın hemen hemen her yerinden öğrenci gelmiş ve Hoca Ahmed Yesevî'nin irşad halkasına girmişlerdir. Yesevî ocağında öğrenimlerini tamamlayan genç-yaşlı Yesevi müritleri, Türkistan'dan Balkanlara kadar uzanan bütün Türk yurtlarında Hoca Ahmed Yesevî'nin saf ve sâde Türkçe ile söylenmiş "hikmet"lerini terennüm ettiler ve eski Türk inanışlarının kalıntılarını İslâmiyetle uzlaştırmaya çalışan ve dolayısıyla kitabî dinin emirlerini tam olarak yerime getiremeyen henüz müslüman olmuş insanlara İslâm'ın sıcak, samimî, hoşgörü, tanrı ve insan sevgisine dayalı gerçek güzel yüzünü tanıttılar. Böylece Hoca Ahmed Yesevî'nin dînin özünü tam olarak yakalamış aydınlık görüşleri, çok kısa sürede , bütün Türk illerine yayıldı.

    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Hoca Ahmed Yesevî, içinde yaşadığı dönemin Türk toplumunun bozkırlarda at koşturan yan göçebe insanlar olduklarını; kadın-erkek, yaşlı genç hareketli ve kendi gelenek ve göreneklerini diri tutma yolunda başarılı ve mücadeleli bir hayatın içinde olduklarını çok iyi biliyordu. Bu insanlara o, kılı kırk yaran fıkıh kuralları içinde ve Arap -Acem kültür çevresinin etkileriyle boğulmuş karma karışık bir İslâm yerine, samimî ve sarsılmaz bir îman anlayışım telkîn eden dinî ve ahlakî kuralları Arapça ve Farsça'yı çok iyi bildiği halde; kendi dilleriyle ve onların seviyelerine uygun bir üslûpla sunmanın başarısının temeli olacağımı görmüştür. Onun için de Türk boylarının halk edebiyatından alınmış şekillerle insanlar arasında, dostluğu, sevgiyi, dayanışmayı, dünyayı Tanrı ve insan sevgisi ile kucaklamayı, yine Kur'an'dan aldığı ilhamla öğretti

    alıntı
    [/FONT][/FONT][/FONT]
    [/FONT]

     
Hoca Ahmet Yesevi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ahmet Yesevi

    Ahmet Yesevi

    Osmanlı topraklarında doğmasa da, Osmanlı döneminde yaşamasa da Ahmet Yesevi'nin Osmanlı İmparatorluğu üzerinde önemli etkileri olmuştur. Etkileri günümüze kadar ulaşan Ahmet Yesevi, 11. Yüzyılın ikinci yarısında bugünkü Kazakistan'ın Çimkent şehrinin doğusundaki Sayram kasabasında doğmuştur. Sayram, o dönemde önemli bir kültür ve ticaret merkezidir. Babasının ölümünden sonra, ablası ile...
  2. 'Cübbeli Ahmet Hoca’ kameralara yakalandı

    'Cübbeli Ahmet Hoca’ kameralara yakalandı

    cübbeli ahmet hoca yakalandı cübbeli ahmet hoca kadınlarla yakalandı hocanın eşi CÜBBELİ Ahmet Hoca’ diye bilinen, İstanbul Fatih'deki İsmailağa Cemaati'nin ileri gelenlerinden Ahmet Ünlü, Antalya'nın Kumluca İlçesi'ndeki tesettürlülerin tatil yaptığı otelde güneşlenirken DHA kameralarınca görüntülendi. ‘Daha çok tesettürlülerin tercih ettiği Şahh Inn Paradise'de eşiyle birlikte tatil yapan...
  3. ahmet yesevinin hayatı özet

    ahmet yesevinin hayatı özet

    kızalr ahmet yesevinin hayatı özet bilgileri lazım bana
  4. Cübbeli Ahmet Hoca Öksüz Kaldı....

    Cübbeli Ahmet Hoca Öksüz Kaldı....

    Cübbeli Ahmet Hoca Haberi Cübbeli Ahmet Hoca Öksüz Kaldı Cübelli Ahmet Hocanın Annesi Vefat Etti Yorumlarıyla bir o kadar şaşırtan bir o kadarda güldüren pes doğrusu dedirten Cübbeli Ahmet Hocanın annesi hakkı rahmetine kavuşmuş..Haberin detayları için aşağıya bir göz atalım... Cübbeli Hoca Öksüz Kaldı Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, annesini kaybetti. Kamuoyunda...
  5. Cübbeli Ahmet Hoca Sözleri

    Cübbeli Ahmet Hoca Sözleri

    bu konu cübbeli Ahmet Hocanın söylediği sözlere yer vermektedir. Söyledikleri sözler ve yaşantısı ile kiminin ilgisini kiminin de tepkisini çeken Cübbeli Ahmet hoca nın sizlere söylemiş olduğu sözleri paylaşıyorum. 1-Adam tutturdu sen mehdimisin diye? ya benden mehdi olur mu? şekerim tavan, heryerim dökülüyor. Benden mehdi olursa vay ümmetin haline.. 2-Ben öldükten sonra kabrime gelip,...

Sayfayı Paylaş