gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.184
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113

    hoşgeldin ya şehr-i ramazan

    Konu, 'Ramazan özel bölüm' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Ramazan Ayinin Özellikleri Ibadetler belirli vakitlerde yapilir .Farz olan orucun vakti Ramazan ayidir. Ramazan ayinin dinimizde büyük bir önemi ve diger aylar arasinda seçkin bir yeri vardir . Bu sebeple oruç konusuna geçmeden önce Ramazan ayinin tasidigi özellikler hakkinda bilgi vermek yararli olacaktir . Bu özellikler kisaca sunlardir:
    1. Insanligi karanliklardan çikarip aydinliga kavusturan, Rabbimizin son mesaji Yüce kitabimiz Kur'an-i Kerim, bu ayda yeryüzüne inmeye baslamis ve böylece insanlik için yepyeni ve mutlu bir dönem baslamistir.
    Bu gerçek. Kur'an-i Kerim'de söyle bildirilmistir:
    "Ramazan ayi ki onda Kur'an, insanlara yol gösterici ve dogruyu yanlistan ayirici belgeler olarak indirildi. " (7)
    Kur'an-i Kerim Ramazan ayinda inmeye basladigi için bu ay. bir anlamda Kur'an ayidir. Kur'an-i Kerimi Peygamberimize getiren büyük melek Cebrail, her yil Ramazan ayinda Peygamberimize gelir ve o güne kadar nazil olan Kur'an ayetlerini karsilikli olarak birbirlerine okurlardi. Peygamberimizin bu dünyadan göçtügü yilin Ramazaninda bu durum. son olarak ve iki defa gerçeklesmistir.
    Ramazan ayinda camilerimizde ve evlerde okunan ve cemaatin büyük bir manevizevk ve husû içinde dinledigi mukabele ve Kur'an hatimler; Cebrail ile Peygamberimiz arasinda yapilan mukabelenin devam ettirilmesidir .
    Bu vesile ile Kur'an okumanin fazileti ve manasini anlamaya çalismanin önemini belirtmekte fayda vardir. Kur'an okuimak ve okunan Kur'an'i dinlemek sevabi çok olan bir ibadettir .
    Peygamber Efendimiz:
    "Kim Allah'in kitabi Kur'an'dan bir harf okursa onun için bir sevap vardir. Her sevabin karsiligi da on kat verilecektir" (8)
    buyurarak Kur'an okuyanlara verilecek sevabin miktarini belirtmis, ayrica Kur'an-i Kerim'in okuyucularina sefaat edecegi Peygamberimiz tarafindan bildirilmistir.
    Söyle buyuruyor:
    "Kiyamet günü oruç ve Kur'an kul'a sefaatçi olurlar.
    Oruç: - Ya Rabbi, ben onu gündüzleri yemekten ve zevklerinden alikoydum, simdi beni ona sefaatçi kil, der .
    Kur'an:
    - Ya Rabbi, ben onu gece uykusundan alikoydum, simdi beni ona sefaatçi kil, der.
    Her ikisi de sefaat ederler. ,. (9)
    Kur'an-i Kerim, insanligin kurtulusu için gönderilen son ilâhî mesajdir. Onu okumak ibadettir. Ancak sadece okumak yeterli degildir. Müslümanin asil görevi, Kur'an'i okuyup manasini anlamaya çalismak ve onun gösterdigi nurlu yoldan yürümektir.
    Kur'an-i Kerim'in gönderilisindeki sebeb ve hikmeti, yine Kur'an'dan ögreniyoruz.
    Yüce Allah söyle buyuruyor:
    "Ey Muhammed! Sana bu mübârekkitabi (Kur'an'i) ayetlerini düsünsünler ve akli olanlar ögüt alsinlar diye indirdik." (10)
    2. Alemlere rahmet olarak gönderilen, yaratilmislarin en faziletlisi, Allahin en sevgili kulu, son peygamber, Hz. Muhammed Aleyhisselâm'a peygamberlik görevi bu ayda verilmistir. Mekke yakinlarindaki Hira magarasinda "oku" emri ile baslayan ilk Kur'an ayetlerini Hz. Muhammed'e teblig eden büyük melek Cebrail (a.s.) daha sonra ona "Sen Allah'in Rasûlüsün (Peygamberisin) ben de Cebrailim" diye hitap ederek onun insanligin kurtulusu için peygamber olarak görevlendirildigini bildirdi. Hz. Muhammed (s.a.s.)'in bu kutsal göreve baslamasi ile karanliklar içinde bocalayan insanlik için nurlu bir ufuk açildi. Onun kalplere yerlestirdigi iman isigi sayesinde cehaletin yerini ilim, zulmün yerini hak ve adalet, kin ve düsmanligin yerini insan sevgisi aldi ve gerçek anlamda huzur ve kardesligin temelleri atildi.
    3. Bin aydan daha hayirli oldugu Kur'an-i Kerim'de bildirilen ve mü'minlere Allah'in en büyük lütuf ve ikramlarindan biri olan "Kadir Gecesi" de bu ayin içindedir. Bu gece, müslümanlarin iyi degerlendirmesi gereken büyük bir firsattir. (11)
    4. islâm'in bes sartindan biri olan, insani nefsinin asiri arzularindan ve maddî ihtiraslardan kurtarip yücelten ve âdeta meleklestiren oruç ibadeti. bu aya tahsis edilmistir.
    Ramazan gecelerinde cemaatin büyük bir cosku ile kildigi teravih namazi da bu aya mahsus bir ibadettir. Oruçlunun derin bir huzur ve manevî zevk duydugu sahur ve iftar sofralari da bu aya ayri bir anlam kazandiran özelliklerdir. Iste böyle özellikler ve manevî güzelliklerle dolu mübârek Ramazan ayi, mü 'minler için manevî degeri çok büyük bir rahmet mevsimidir. Bu ayi, Yüce Rabbimize ibadet ederek ve insanlara iyilik yaparak degerlendirdigimiz takdirde kazancimiz büyük olacak ve ebedî saadetin kapilari bize açilacaktir. Bu ayi. "Evveli rahmet, ortasi magfiret, (günahlarin bagislanmasi) sonu da cehennemden kurtulus" (12) olarak nitelendiren Peygamberimiz. ayrica mü'minlere su müjdeyi veriyor:
    "Ramazan ayi gelince; cennet kapilari açilir, cehennem kapilari kapanir ve seytanlar kösteklenir." (13)
    Bu hadis-i serifin ifade ettigi bir mânâ da sudur:
    Ramazanda kendisini cennete götürecek iyi isler yapan mü'mine cennetin kapilari açilmis, cehenneme götürecek kötülüklerden sakindigi için de cehennem kapilari ona kapanmis demektir. Oruç sayesinde nefsine hakim olup seytana uymadigi için de seytani etkisiz hale getirmis olur. (14)
    Esasen Ramazan kelimesinin sözlük anlami da, oruçlunun günahlardan arinacagini ifade etmektedir.
    söyle ki:
    Ramazan; yaz aylarinin sonunda ve güz mevsiminin basinda yagan ve yerdeki tozlari temizliyen yagmur anlamindadir. Bu yagmur, nasil yeryüzünü yikayip tozlardan temizliyorsa, Ramazan ayi da mü'minleri günahlardan öylece temizler.
    Diger bir anlami da yanmaktir .Buna göre Ramazan ayi oruçlunun günahlarini yakarak yok eder demektir.
    Her iki mânânin birlestigi nokta; oruçlunun bu ayda günâhlardan arinacak olmasidir.


    Müjde mü'minler size ihsân-i rahmandir gelen sânina ta'zim için bu mâh-i gufrandir gelen
    Ondadir feyz-i hidâyet ondadir afv ü kerem Kadrini bil mevsim-i inzâl-i Kur'an'dir gelen
    iyd-i ekber her günü kadr-i mübârek her gece Ehl-i imâna ne mutlu lutf-i sübhandir gelen
    Zulmet ü kasvetten âzâd etmeye sâimleri Nûr-i islâm nûr-i imân nûr-i irfandir gelen
    Hâne-i kalbi temizle hosça istikbâl için Ni'meti mebzûl bir mihmân-i zi-sandir gelen
    El-hazer senden sikâyet etmesin yarin aman Rûz-i mahser sâfi-i ashâb-i isyandir gelen
    Rahmet ü gufran hedâyâsiyla cennet bahseder Derde derman vasl-i cânan itk-i nirândir gelen
    Mâsivâdan sâim ol Remzi dilersen vasl-i Hak Râh-i aski kullara ta'lim-i Yezdan'dir gelen
    Ramazan Müjdesi
    Ramazan'ın ilk günü ile birlikte nur ve feyiz dolu bir mevsimi yaşamaya başlarız. Kâinat şenlenir, dünya Cennetten süzülen nurânî bir hava ile dolup taşar.. Ulvi âlemlerin masum ve mübarek sakinleri öbek öbek mü'minlerin çevresini sarar. Rahmet ülkesinden müjdeler, kâinatın Rabbinden selâmlar ve mağfiret ümitleri getirir, Ramazan ayı...
    Mukaddes kelâmın nazil oluşunun yıldönümünü mü'minlerle birlikte cinler, melekler; ağacı, çiçeği, böceği, kurdu, kuşu, denizi ve deryasıyla yaşlı dünyamız da kutlar. Görünen ve görünmeyen âlemlerde tam manâsıyla bir bayram havası yaşanır.

    Bu ayın Cenâb-ı Hak katında müstesna bir yeri vardır. Yüce Rabbimiz kendisine muhatap olarak seçtiği kullarına sonsuz rahmetinin en geniş tecellilerini bu aya tahsis eder. Başta Kur'ân-ı Kerim olmak üzere! Tevrat, Zebur ve İncil gibi diğer semavî kitapların da bu ayda indirilmiş olması, bu günlerin kıymet ve kudsiyetini artıran diğer bir husustur.

    Mü'minlere İlâhî bir ihsan olarak bu günleri birer güzel fırsat bilerek değerlendirme, Rablerine olan kulluk derecelerini gösterme, Ona muhatap olabilme gayreti içine girerek tam bir ihlâs ve şuurla ibadet ve taate koşarlar.

    Bu gayretin neticesi elbette karşılıksız kalmayacaktır. Oruç tutup, Ramazan ayını bir kulluk şuuru içinde geçirenler tatlı bir ânı yaşadıkları, huzura erdikleri gibi pekçok nimete de mazhar olurlar.

    Ubâde bin Samit anlatıyor:
    Ramazan ayının başladığı bir günde Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:

    "İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah'ın rahmeti sizi kuşatır. O ay, yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir. Dualar kabul olunur. Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyle ise kulluğunuzla kendinizi Allah'a sevdirin. Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah'ın rahmetinden nasibini alamayandır."(1)

    Ramazan her yönüyle bir ibadet mevsimidir. Her mü'min namazı, orucu, iyilikleri hizmetleri ve duâsıyla bu rahmet ve bereketten nasibini almaya çalışır. Bilerek veya bilmeyerek yapmış olduğu günahları için Allah'tan af diler. Rabbine niyazda bulunur.

    Cenâb-ı Hak da kulunun bu samimi dua ve niyazını karşılıksız bırakmaz, günahlarını affeder, rahmetine garkeder.

    Ramazan ayının kudsiyet ve bereketini bildiren şu hadis-i şerifi birlikte okuyalım. Peygamber Efendimiz geniş anlamda bu hususu dikkatimize vermektedir.

    Selmân-ı Fârisî (r.a.) anlatıyor:
    Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam Şaban ayının son günlerinde bize irad ettiği bir hutbede şöyle buyurdu:

    "Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınızın üstüne düştü. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazı meşru kıldı. Bu ayda küçük büyük bir hayır yapan insan, başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır.
    Bu ayda bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçer.
    Bu ay Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır. Sabrın karşılığı da Cennettir.
    Bu ay yardımlaşma ayıdır.
    Bu ay mü'minlerin rızkını arttıracak aydır.
    Bu ayda her kim oruçlu bir mü'mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur."

    Ashâb-ı Kiramdan bazıları, "Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir şey bulup verecek durumda değiliz" dediler.
    Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Allah bu sevabı bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü'mine iftar ettirene de verir" buyurdular ve hutbelerine şöyle devam ettiler:

    "Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennemden kurtuluştur.
    Bu ayda kim kölesinin (işçi ve hizmetçisinin) işini hafifletirse, Allah da onu affeder ve Cehennemden uzak tutar.
    Bunun için bu ayda şu söyleyeceğim dört hasleti fazlasıyla bulundurmaya çalışınız. Bu dört hasletten ikisi ile Rabbinizi razı edersiniz, diğer ikisinden ise hiçbir zaman ayrı kalamazsınız.

    Rabbinizin rızasına sebep olan hasletlerin birisi, kelime-i şehadete devam etmeniz, diğeri de Allah'tan mağfiret dilemenizdir.
    Vazgeçemeyeceğiniz iki hasletin biri Allah'tan Cenneti istemek, diğeri de Cehennemden Allah'a sığınmaktır.
    Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim mahşerdeki havuzumdan öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir.(2)
    Kaynaklar:
    (1) et-Tergib ve't-Terhîb, 2:99.
    (2) A.g.e, 2:94.
    Ramazan Ayı


    Peygamber efendimiz, Ramazan-ı şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:

    (Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.) [Nesai]

    (Ramazan ayı gelince, “Hayır ehli, hayra koş, şer ehli, kötülüklerden el çek” denir.) [Nesai]

    (Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.) [Taberani]

    (Ramazan gelince, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder.) [Deylemi]

    (Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.) [Taberani]

    (Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir.) [Ebu Nuaym]

    (Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.) [İ.Mansur]

    (Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluştur.) [İ.Ebiddünya]

    (İslam, kelime-i şahadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir.) [Müslim]

    (Allahü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrası, ancak oruçlular içindir.) [Taberani]

    İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:

    Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.

    Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur.

    Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.

    Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.

    Kur’an-ı kerim Ramazanda indi. Kadir gecesi bu aydadır. Ramazan-ı şerifte iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.

    İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.

    Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama’ vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.

    Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur.

    Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin!

    Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır.

    Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

    (Ramazan orucu farz, teravih namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.) [Nesai]

    (Ramazan orucunu farz bilip, sevap bekleyerek oruç tutanın günahları affolur.) [Buhari]

    (Ramazan orucunu tutup ölen mümin, Cennete girer.) [Deylemi]

    (Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.) [Taberani]

    (Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutun! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.) [İbni Ebiddünya]

    (Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, ameli de çok sevaptır.) [Deylemi]

    (Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, “Ben oruçluyum” deyin!) [Buhari]

    Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. (Tirmizi)

    Ama dini bir mazeret varsa oruç tutmamak günah olmaz.
    Oruç hakkında soru cevaplar


    Soru : Günaha şeytanlar sebep olduğuna göre, Ramazanda şeytanlar nasıl günah işletiyor?

    Cevap : Günah işlememize yalnız şeytanlar değil, kendi nefsimiz de sebep olmaktadır. Nefsin zararı, şeytanınkinden çok fazladır. Nefsin her istediği kendi zararınadır. Ramazanda günah işleten, nefsimizdir. Bu ayda, şeytanlar bağlı olduğu için, vesvese veremezler. Ramazanda esnemeler de şeytandan değildir. Asabi esnemeler, yorgunluk, uykusuzluk gibi hallerde meydana gelir.

    Soru : Bazı imsakiyeler, Türkiye gazetesi takviminden farklıdır. Hangisine uymak ihtiyatlı olur?

    Cevap : İhtiyata riayet etmek tedbirli ve temkinli hareket etmek elbette iyi olur. Türkiye gazetesi takvimine göre hareket edilmelidir. Yoksa oruçlar tehlikeye girer. Türkiye gazetesinin hesapları yüz yıldır uygulanan hesaplardır. [Takvimlerde Farklılık kısmında geniş bilgi var.]

    Soru : Bazıları diyor ki, Ramazanda orucun ilk gününü tutmazsak diğerlerini de tuttuğumuz zaman gerektiği zaman bozabilirmişiz. Böyle bir şey var mı?

    Cevap : Öyle bir şey yok. Ramazanda her gün oruç tutmak farzdır. Böyle hurafelere inanmamak lazım. İnsan sağlık durumuna göre, ilk günler tutamaz da sonraki günler tutabilir veya ilk günler tutar da hastalanınca diğer günler tutamaz. Bu hallerde ne yapılacağı, nasıl yapılacağı ilmihal kitaplarında vardır.

    [Böyle hurafelere inanmamak için dinimizi öğrenmemiz lazım. Dinimizi doğru öğrenmek için de, ehli sünnet alimlerinin kıymetli eserlerinden tercüme edilerek hazırlanan, Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye kitabını okumak gerekir.]

    Soru : Kalb hastasının göğsüne sürdüğü ilaç orucu bozar mı?

    Cevap : Orucu bozmaz. Çünkü, sağlam deriye sürülen ilaç, deriden içeriye girse de orucu bozmaz.

    Soru : İstemeyerek ağız dolusu kusmak orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz. İsteyerek, zorlayarak az bir kusma da orucu bozmaz ise de, ağız dolusu kusmak bozar. Hadis-i şerifte (Kendiliğinden ağız dolusu kusanın orucu bozulmaz. İsteyerek ağız dolusu kusanın orucu bozulur, kazası gerekir) buyuruldu. (Nesai)

    Soru : Tıraş olurken kanayan yere, kanın durması için kantaşı sürmek orucu bozar mı?

    Cevap : Hayır, bozmaz.

    Soru : Bir hastalık sebebiyle de iğne [enjeksiyon] yapılınca oruç bozulur mu?

    Cevap : Evet bozulur, kaza gerekir. Oruç bu şekilde bozulduktan sonra yiyip içmek, kefareti gerektirmez.

    Soru : Gündüz uyurken ihtilam olunca oruç bozulur mu?

    Cevap : Hayır, bozulmaz. Uyanınca ilk fırsatta gusledilir. Hadis-i şerifte, (İhtilam olmak orucu bozmaz) buyuruldu. (Beyheki)

    Gusletmekle de oruç bozulmaz. Guslederken vücudun içine su girmemesine dikkat etmelidir! İçeri su girerse oruç bozulur.

    Soru : Bir hasta, ilaç alarak orucunu bozsa, kefaret gerekir mi?

    Cevap : Gerekmez. Çünkü dinimizin bildirdiği bir özürle, yani zaruretle oruç bozulunca yalnız kaza gerekir. Fakat basit bir şey için oruç bozulursa kefaret de gerekir.

    Soru : Ağızdaki yara için oruçlu iken ilaçla gargara uygun mu?

    Cevap : Ağızdaki yara, namazda okumaya mani değilse, ilaçla gargara mekruh olur. Okumaya mani olursa, ilaçla gargara etmek mekruh olmaz. Çünkü özür vardır.

    Soru : İşyerinde iş gereği toz oluyor, ayrıca sigara içen de oluyor. Bunlar orucuma zarar verir mi?

    Cevap : Tozlu, dumanlı şey koklamak, başkasının içtiği sigara dumanı yahut tütsülerin dumanını çekmek orucu bozar. Fakat ağzından veya burnundan boğazına toz, duman kaçsa, oksijen gazı tüpü ile suni hava verilse, başkalarının içtiği sigaranın dumanı ağzına, burnuna girmesinden sakınmak mümkün olmasa, oruç bozulmuş olmaz. Unlu işlerde çalışanın sakındığı halde, ağzına burnuna giren un tozları orucu bozmaz. Kömür işinde çalışan kimsenin ağzına, burnuna kömür tozu girse, orucu bozulmuş olmaz. Çünkü bundan sakınma imkanı yoktur.

    Soru : Ramazanda oruç tutarken ağır hastalanan kimseye su vermek caiz midir?

    Cevap : Caizdir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (Oruçlu iken vefat edene, kıyamete kadar oruç tutmuş gibi sevap yazılır.) [Deylemi]

    Ramazan-ı şerif haricinde ölüm halindeki oruçlu hastalara, su vermek müstehaptır.

    Soru : Depresyon halinden şuursuz olarak oruç bozunca kefaret gerekir mi?

    Cevap : İmsaktan sonra, ezan okunurken, ne yaptığınızı bilmeden orucu bozmuşsanız kaza gerekir. Eğer orucu bozduğunu biliyorsanız, kefaret gerekir. Anlattığınız depresyon halinden sanki şuursuz olarak bozduğunuz anlaşılmaktadır. Şuursuz bozulunca da kaza gerekir.

    Soru : Morfinle dişini çektirdikten sonra, "orucum bozuldu" diye yiyip içene kefaret mi gerekir?

    Cevap : Kefaret gerekmez, kaza gerekir. Bir hastalık sebebiyle de iğne yapılınca oruç bozulur ve kaza lazım gelir. Oruç bozulduktan sonra yiyip içmek, kefaret gerektirmez.

    Soru : Abdest alırken hata ile boğazına su kaçan, orucu bozulduğu için yiyip içse, kefaret mi gerekir?

    Cevap : Orucu kasten bozmadığı için, yalnız kaza gerekir.

    Soru : Nisaiyeci bir kadın doktora muayene olanın, orucu bozulur mu? Bozulursa, kefaret mi gerekir?

    Cevap : Doktor, eldivene herhangi bir ilaç, yağ sürerse, oruç bozulur, sadece kaza gerekir.


    Soru : Oruçlu olduğunu unutarak yiyen, sonra bilerek yiyip içmeye devam ederse, kefaret gerekir mi?
    Cevap : Oruçlu olduğunu unutarak yiyip içen kimse, orucunun bozulduğunu zannederek yiyip içmeye devam ederse kaza lazım olur, kefaret lazım olmaz. Eğer unutarak yiyip içmenin orucu bozmadığını bildiği halde, kasten yiyip içmeye devam ederse, hem kaza, hem de kefaret lazım olur.

    Soru : Ramazanda birkaç gün oruç tutmadım. Kefaret gerekir mi?

    Cevap : Ramazanda mazeretsiz oruç tutmamak büyük günahtır. Önce tutulmayan oruçlar için tevbe edilir. Sonra gününe gün yani kaç gün tutulmamışsa o kadar gün kaza orucu tutulur. Bir kimse, Ramazan ayında 30 gün oruç tutamasa, tutamadığı gün kadar kaza gerekir, kefaret gerekmez. Kefaret, oruç tutmamanın değil, niyetli iken Ramazan orucunu mazeretsiz bozmanın cezasıdır.

    Soru : Omuzlarımda ağrılar için doktor iğne yapılması gerektiğini söyledi. Yapılacak iğne ve sürülecek krem orucu bozar mı?

    Cevap : İğne olmak (enjeksiyon) orucu bozar, kaza gerekir. Krem sürmek orucu bozmaz.

    Soru : Abdest alırken diş etlerinden kan gelirse abdest bozulur, oruç bozulur mu?

    Cevap : Kan ağızdan dışarı çıkarsa abdest bozulur. Yutulursa abdest bozulmaz, fakat bu sefer de oruç bozulur. Tükürükten az ise, oruç da abdest de bozulmaz.

    Soru : Porno film seyrederken, sadece bakarken cünüp oldum, orucum bozuldu mu?

    Cevap : Sadece bakarak cünüp olunca oruç bozulmaz. El ile veya başka bir şeyle cünüp olmaya yardım edilmişse, o zaman kaza gerekir. Porno film seyretmek haramdır. Haram işleyenin ibadetleri sahih olur, farz borcundan kurtulur ise de, kazandığı günahlardan dolayı kavuşacağı büyük sevaplardan mahrum kalır. Her haram böyledir. Özellikle oruçlunun böyle günah işlemesi çok çirkindir.

    Soru : Bel gevşekliği sebebiyle meni gelse, oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.


    Soru : Nezle olduğum için burnumun içine gelen akıntıyı geri çekip yuttum, orucum bozuldu mu?
    Cevap : Bozulmadı.

    Soru : Ağzıma balgam geliyor, yutuyorum, oruç bozuluyor mu?

    Cevap : Balgamı yutmakla oruç bozulmaz

    Soru : İmsak vakti çok yemek yiyorum. İmsak çıktıktan sonra yemek kaynarken ağzıma geliyor, yutuyorum. Orucum bozuluyor mu?

    Cevap : Bozulmaz. Hatta ağzınıza gelen kusmuğun geri gitmesi de orucu bozmaz.

    Soru : Oruçlu iken burna çekilen su ağzımızdan çıksa oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulur. Buruna ilaç çekmek gibi su da çekip genze ulaşırsa oruç bozulur, kaza gerekir.

    Soru : Tükürüğümüz, dudağımızdan aşağı doğru sarksa, onu yalayıp yutsak oruç bozulur mu?

    Cevap : Tükürüp tükürüğümüzü yalarsak oruç bozulur, kaza gerekir. Bahsettiğiniz şekilde olursa oruç bozulmamış olur. Sanki bir kısmı daha ağzımızda oluyor.

    Soru : Erkeklerin idrar damlası gelmesin diye idrar yoluna koydukları pamuk orucu bozar mı?

    Cevap : Orucu bozmaz. Maliki’de de pamuk koymak bozmaz. Şafii’de pamuk koymak orucu bozar ama, Şafii’yi namazda taklit eden Hanefi’nin orucu yine bozulmuş olmaz.

    Soru : Banyo yapınca, banyoda oluşan buharı teneffüs etmek oruca zarar verir mi?

    Cevap : Normal su buharı zarar vermez.

    Soru : Ramazanda bir insan yatsıdan sonra hanımıyla beraber olsa daha sonra geç vakitte uyuyup biraz sonra guslederiz deseler uyandıklarında da güneş doğmuş olsa kefaret mi gerekir?

    Cevap : Kaza da gerekmez. Yani oruçları bozulmuş olmaz. İhtilam olanın da orucu bozulmuş olmaz. Fakat namaz kılmak için ilk fırsatta yıkanmak gerekir. [Daha önceden tedbir alıp cünüp olarak sabahlamamalı.]

    Soru : Göz damlası orucu bozar mı? Lens ıslakken göze takılırsa oruç bozulur mu?

    Cevap : İkisi de bozmaz.

    Soru : Ramazanda sahurda yatmadan önce dişlerimizi fırçalıyoruz. Ağzımızı yıkamamıza rağmen tadı ağzımızda hissediliyor, bu durum orucu bozar mı?

    Cevap : Hayır bozmaz.

    Soru : Hanefi mezhebine göre "tükürdüğümüz zaman tükürükte tükürükten az miktarda kan olursa" abdest bozulur mu, yutunca oruç bozulur mu?

    Cevap : Kan tükürükten az ise dışarı çıkmakla abdest bozulmaz, yutulunca da oruç bozulmaz.

    Soru : Sigara tiryakisiyim, sigara içmezsem oruç tutmam çok zor. Sigara yakıları var. Bunları koluma koysam, deri nikotini emiyormuş. Orucum bozulur mu?

    Cevap : Sağlam deriye konan hiç bir yakı, ilaç, krem orucu bozmaz. Emilmesinin önemi yok.

    Soru : Oruçluyken kulaktan iltihap akması orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz.

    Soru : Kan aldırınca oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.


    Soru : Oruçlu iken kulağa pamuklu çubuk sokmakta mahzur var mı?
    Cevap : Şafii’de bozar, Hanefi’de bozmaz.

    Soru : Buruna ilaç sürmek orucu bozar mı?

    Cevap : Katı ilaç bozmaz, sıvı ilaç bozar.

    Soru : Jöle, krem, deodorant orucu bozar mı?

    Cevap : Hiç birisi bozmaz.

    Soru : Oksijen gazı tüpü ile suni hava verilince oruç bozulur mu?

    Cevap : Teneffüs ettiğimiz hava orucu bozmaz. Tüple verilen oksijen de temiz hava demektir, oksijeni bol hava demektir. İçinde ilaç olsa bozar.

    Soru : Hanımını öpenin orucu bozulur mu?

    Cevap : Öpmekle orucu bozulmaz. Öperken cünüp olursa bozulur. Cünüp olma ihtimali varsa, hanımını öpmesi mekruh olur. Orucu bozacak derece çok öperse haram işlemiş olur. Çünkü orucu mazeretsiz bozmak haramdır.

    Soru : Yıkanırken kulağa sabunlu su kaçsa, oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.


    Soru : Denize girmek orucu bozar mı?
    Cevap : Denize girdiği için değil, su girecek deliklerden içine su kaçtığı için oruç bozulur. Eğer su girmezse oruç bozulmaz.

    Soru : Bacağına ameliyatla protez takılan bir hastanın Ramazan ayı içerisinde göründüğü kadarı ile bir ağrısı ve sızısı olmadığı takdirde namaz kılıp oruç tutmasına engel teşkil eder mi?

    Cevap : Teşkil etmez. Ayakta kılamazsa oturarak kılar.

    Soru : Sabah yatarken susadığımı hissettim ve saatime baktım saati 05.10 geçiyor olarak gördüm. Dikkatli olarak baktığıma eminim. Suyumu içtim ve gayri ihtiyari saate bir baktım ki saat 06.10 çok üzüldüm. İmsak 5,30’du. Orucum bozuldu mu?

    Cevap : Evet bozuldu. Sizin kastınız olmadığı için sadece kaza gerekir.


    Soru : Astım hastası, mecburiyet halinde ilaç kullanınca oruç bozulur mu?

    Cevap : Evet bozulur. Sadece kaza gerekir.

    Soru : Ventolin, Salbutol gibi ağıza püskürtülen astım ilaçları orucu bozar mı?

    Cevap : Bahsettiğiniz ilaçları kullanınca oruç bozulur. Çünkü içinde ilaç vardır. Ama oksijen gazı bozmaz.

    Soru : Astım tabletinin gazını teneffüs etmek orucu bozar mı?

    Cevap : Sigara dumanı gibi orucu bozar.

    Soru : Evi haşere için ilaçladım. Bu ilacı teneffüs orucu bozar mı?

    Cevap : Az olursa bozmaz.

    Soru : Kadın hastalıklarında bir çubukla hap ve fitil veriliyor. Guslü gerektirir mi, orucu bozar mı?

    Cevap : Genelde zevk alınmadığı için guslü gerektirmez. Gündüz kullanılırsa oruç bozulur, kaza gerekir. Pamuk bile konsa, pamuk tamamen içeri girerse oruç bozulur. Yaş parmak girse de oruç bozulur.


    Soru : Gündüz taharette basuru yıkayıp içeri sokuyorum. Orucum bozuluyor mu?
    Cevap : Dışarıdan içeri su veya herhangi bir şey girerse oruç bozulur. Eğer taharetlendikten sonra, bir havlu ile kurulanırsa basurun içeri girmesi orucu bozmaz.

    Soru : Karşı tarafın ağız salgısını yutmak orucu bozuyor mu?

    Cevap : Karşı tarafın tükürüğünü, salgısını yutunca oruç bozulur. Eğer bu sevdiğimiz bir kimse ise sadece kaza değil, kefaret de gerekir.

    Soru : Oruçlu iken alışkanlıktan dolayı rujumu yalıyorum, oruç bozuluyor mu?

    Cevap : Rujun oruca zararı olmaz. Fakat yenirse oruç bozulur. Kaza gerekir.

    Soru : Oruçlu olduğunu unutup taharette mübalağa ederek içeriye su kaçsa oruca zarar verir mi?

    Cevap : Unutulunca mahzuru olmaz. Unutarak yiyip içmek de orucu bozmaz. Oruçlu olduğunu bilerek taharette mübalağa eder ve içeri su kaçarsa oruç bozulur ve kaza gerekir.

    Soru : Balıkların suyunu temizlerken boğazıma ister istemez su kaçtı orucum bozuldu mu?

    Cevap : Ağza kaçtı ise bozulmaz, boğazdan içeri girmişse oruç bozulur, kaza gerekir


    Soru : Oruçluyken misvak kullanmak mekruh mudur?
    Cevap : Mekruh değildir. Şafii’de öğleden sonra kullanmamak iyi olur, çünkü ağızdaki kokuyu giderdiği için, öğleden sonra misvaklanmayı mekruh sayarlar. (Oruçlunun ağız kokusu Allah için sevimlidir. Öyle ise Allah’a sevimli gelen bir şeyi biz niye yok edelim) derler.

    Soru : Ayak tırnağımda yara var ve bu yaradan gün içerisinde sarı su, irin ve bazen de kan geliyor ve tırnak arasında birikiyor, bunlar tekrar içeri girip orucu bozar mı?

    Cevap : Orucu bozmaz.

    Soru : İstemeyerek yağmur suyu ağzımıza kaçsa orucu bozar mı?

    Cevap : Bozar.

    Soru : Ben diabet hastasıyım. Kan alıp ölçü aletine koyup şekerimi ölçmem orucu bozar mı?

    Cevap : Kan aldırmak orucu bozmaz.

    Soru : Arı soksa oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.

    Soru : Bir arkadaşın migren ağrısı olduğu için ramazan orucunu tutmuyor. Ne yapması lazım?

    Cevap : Çok yaşlanıp, ölünceye kadar Ramazan orucunu veya kaza oruçlarını tutamayacak ihtiyar ve iyi olmasından ümit kesilen hasta, gizli yiyip içmelidir! Hadis-i şerifte (Oruç tutamayacak kadar yaşlı veya iyi olmasından ümit kesilen hasta fidye verir) buyuruluyor. Çok yaşlı olup oruç tutamayan kimse, zengin ise, her günün orucu için fidye verir. Fakir olan fidye vermez, dua eder. Fidye olarak, her gün için bir fıtra miktarı un, hurma veya üzüm verilir. Mesela 30 gün oruç için 53 kg un veya 105 kg hurma veya üzüm verilmesi kâfidir. Yahut bu kadar unun kıymeti kadar altın, tutulamayan otuz gün orucun fidyesi olarak, bir veya birkaç fakire, Ramazanın içinde verilebilir. Fakir, aldığı fidyeyi kendisi kullandığı gibi, başka birine de verebilir. Fidye verdikten sonra, oruç tutabilecek hale gelen kimse, tutamadığı oruçlarını kaza eder

    Soru : Oruç tutamayan hasta fidyeyi ne zaman verir?

    Cevap : Her zaman verebilir. Ramazanın içinde verilebilir.

    Soru : Ramazanda şeytani rüya görülür mü?

    Cevap : Görülmez. Nefsani rüya görülür

    Soru : Ramazanda şeytanların azgınları mı bağlanır?

    Cevap : Hayır hepsi bağlanır.

    Soru : Şeker bayramı demek caiz mi?

    Cevap : Bayramdan önce hurma, şeker gibi herhangi bir tatlı yemek müstehap olduğu için caizdir.

    Soru : Ele iğne batıp kırığı içinde kalsa orucu bozar mı?

    Cevap : Hazım cihazına girmeyince bozmaz.

    Soru : Oruçlu iken kalbim ağrıyınca trinitrin alsam kaza mı gerekir?

    Cevap : Evet.

    Soru : Burna tuzlu su çekmek, ilaç gibi orucu bozar mı?

    Cevap : Evet. Beyne veya boğaza kaçarsa bozar.

    Soru : Mastürbasyon kaza gerektirir deniyor. Bana göre kasten orucu bozuyor, ben kefaret gerekir diyorum. Hangi kitapta kaza gerektiği yazılıdır?

    Cevap : Mastürbasyon için yalnız kaza lazım olduğu, Fetava-i Hindiyye, Bahrürraik ve Dürr-ül-muhtar kitaplarında yazılıdır. Kefaret gerektirmez. Akıl ile din olmaz. Dinde nakil şarttır.

    Soru : Dayanamayıp orucunu bozana kaza mı gerekir?

    Cevap : Gerçekten dayanamamışsa, kaza gerekir.

    Soru : Kalb için, dil altına konup, emilen hap, orucu bozar mı?

    Cevap : Evet. Deri altına iğne ile ilaç zerki gibidir.

    Soru : Hasta, ağzına sık sık su alsa orucu bozulur mu?

    Cevap : Yutulmadıkça bozulmaz. Ama böyle yapmak uygun değildir.

    Soru : Hasta, su buharını teneffüs etse orucu bozulur mu?

    Cevap : Ciğerlere giderse bozar.

    Soru : Burun kanı, genizden mideye giderse, oruç bozulur mu?

    Cevap : Evet.

    Soru : Suya dalıp kulağa su kaçınca oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.

    Soru : Abdest alınca veya ağzımızı yıkayınca kalan yaşlığı yutmak orucu bozar mı?

    Cevap : Ağzı yıkadıktan sonra ağızda kalan yaşlığı tükürük ile yutmak orucu bozmaz.

    Soru : Abdestte su kaçınca yiyip içse kefaret mi gerekir?

    Cevap : Kaza lazımdır.

    Soru : Kadın ve erkeğin ilaç olarak kullandıkları fitil, orucu bozar mı ve guslü gerektirir mi?
    Cevap : Gündüz kullanırsa oruç bozulur. Fakat guslü gerektirmez.

    Soru : Burnum kanadı. Bu arada genzime giden kanı yuttum. Orucum bozuldu mu?

    Cevap : Burundan genze giden kanı veya dişi kanayan ağzındaki kanı yutunca, yani kan mideye gidince oruç bozulur. Sadece kaza gerekir.

    Soru : Buruna sıvı ilaç veya tuzlu su çekmek orucu bozar mı?

    Cevap : Beyne veya boğaza giderse bozar.

    Soru : Kulağı antiseptikli su ile yıkatmak orucu bozar mı?

    Cevap : Bozar. İlaçsız su ile yıkamak bozmaz.


    Soru : Hasta, su buharını teneffüs etse orucu bozulur mu?
    Cevap : Ciğerlere giderse bozar.

    Soru : Ağrıyan dişe, göze ve kulağa ilaç konsa oruç bozulur mu?

    Cevap : Kulağa damlatılan ilaç orucu bozar. Göze damlatılan ilaç bozmaz. Dişe konulan ilaç, yutulmazsa orucu bozmaz. Hatta ilacın tadı boğazda hissedilse de bozmaz.


    Soru : Yaraya konan ilaç orucu bozar mı?
    Cevap : Yaraya sürülen merhemin, sindirim yoluna gittiği bilinmezse oruç bozulmaz.

    Soru : Epilasyon orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz.

    Soru : Oruçlu iken esans koklamak orucu bozar mı?

    Cevap : Çiçek, esans koklamakla oruç bozulmaz, mekruh da değildir.

    Soru : Ağızdaki az bir kanı yutanın namazı ve orucu bozulur mu?

    Cevap : Az olduğu için bozulmaz.

    Soru : Oruçlu iken gusletmek orucu bozar mı?

    Cevap : Gusletmekle oruç bozulmaz. Ancak ağızdan, burundan içeri su kaçarsa veya su içine oturulunca veya taharetlenirken içeri su kaçarsa oruç bozulur.

    Soru : Dudaktaki yaşlığı yutmak orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz.

    Soru : Makata konan pamuğun bir kısmı dışarıda kalsa orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz, hepsi içeri girerse bozar.

    Soru : İmsak vakti sona ererken yaraya konan sıvı ilaç, gündüz emilmeye başlasa oruç bozulur mu?

    Cevap : İmsaktan önce konulduğu için bozulmaz.

    Soru : Kalb hastasıyım. Bazen çok ağrıyınca hap alıyorum. Ramazanda oruçlu iken ağrı tuttuğunda ilaç alırsam, kefaret gerekir mi? Kalb hastasının göğsüne sürdüğü ilaç, orucu bozar mı?

    Cevap : Zaruret olduğu için yalnız kaza gerekir. Sağlam deriye sürülen ilaç, içeriye gitse de orucu bozmaz. Dil altına konulup emilen bozar.

    Soru : Diş çektirmek orucu bozar mı?

    Cevap : Diş çektirmek orucu bozmaz. Eğer diş çektirilirken iğne vurulursa, oruç bozulur. Dişten çıkan kanı yutmakla da oruç bozulur. Ramazan orucunu tutarken iğne vurduranın veya dişinden çıkan kanı yutanın orucu bozulur, gününe gün kaza gerekir, kefaret gerekmez.

    Soru : Ramazan ayı, niçin bazen 29, bazen 30 gün oluyor?

    Cevap : Ramazan-ı şerif kameri aylardandır. Kameri aylar 29 veya 30 gün olur. Kur’an-ı kerimde, Ramazan ayında oruç tutmanın farz olduğu bildirilmektedir. (Bekara 183-185) Ramazan ayı otuz çekerse 30, yirmidokuz çekerse 29 gün oruç tutmak farzdır. Bütün farz ibadetler Allah’ın emridir.

    Soru : Şabanın son günü, Ramazan ise farz olur, değilse nafile olur diyerek oruç tutmak uygun mu?

    Cevap : Bu niyetle tutmak mekruh olur. Böyle niyet etmeden, Şabanın son günü nafile oruç tutmak mekruh olmaz. Bir hadis-i şerifte de buyuruluyor ki:
    (Ramazanı bir-iki gün önce oruç tutmakla karşılamayınız! Devamlı oruç tutan, bu orucu tutabilir.) [Müslim]
    Ramazan orucunu karşılamak gerektiğini sanıp veya Ramazan diye Şabanın son günü oruç tutmak mekruhtur. Hıristiyanlara benzememek için, Şabanın son günü oruç tutmanın mekruh olduğunu bildiren âlimler de vardır.

    Soru : Oruç tutmayan işçiye, Ramazanda yemek verilir mi?

    Cevap : Yemek verilmez, yemek parası verilebilir.

    Soru : Yazın kazaya kalmış oruçları, kışın kaza etmek caiz mi?

    Cevap : Caizdir.

    Soru : Hacda şükür kurbanı yerine ceza olarak oruç tutmak caiz mi?

    Cevap : Caiz olmaz. Ancak israfı önlemek için caizdir.

    Soru : İmsaktan sonra kazaya niyet edenin orucu nafile mi olur?

    Cevap : Evet.

    Soru : Seferdeki kimseye, evine gelince tutmadığı oruçları kaza etmek farz mı?

    Cevap : Evet.

    Soru : Ramazanın son günü, bugün bayram diyenlere aldanıp, orucunu bozana, kaza mı lazım olur?

    Cevap : Kaza lazım olur.

    Soru : Kaza ve kefaret orucunun yılını bilmeyen ne yapar?

    Cevap : Evvel kazaya kalmış olan diye niyet eder.

    Soru : Ölüm hastası oruçlu kimseye zemzem vermek lazım mı?

    Cevap : Oruçlu ölmesi evladır.

    Soru : Erzurumlu, yazın orucu, Adana’da tutsa, daha sevap mı?

    Cevap : Hayır. Sıkıntı kendiliğinden gelirse sevap olur.

    Soru : (Başkası yerine oruç tutulmaz) hadisi hangi kitapta var?

    Cevap : Tahtavi haşiyesinin 238. sayfasında var.

    Soru : Kaza orucunu davette bozmak caiz mi?

    Cevap : Hayır.

    Soru : Söylentilere inanıp, Ramazan diye, Şabanın 29unda oruca niyet ettim. Doğrusunu öğrenince bozdum. Kaza gerekir mi?

    Cevap : Gerekmez.

    Soru : Diş dolgusu sebebiyle gusülsüz oruç tuttum. (Oruç tuttuğum yıllardaki gusülleri Şafii’ye veya Maliki’ye göre aldım) demek gerekir mi?

    Cevap : Evet, hem tevbe gerekir, hem de böyle niyet etmeli!

    Soru : Teyzemin böbreğinde taş olduğu için doktor devamlı su içmesi gerektiğini söylemiş. Eğer fidye vermesi gerekiyorsa ne kadar ve ne vermeli? Bu fidyeyi bana vermesi uygun olur mu?

    Cevap : Oruç tutamayacak kadar hasta ise 30 günlük ramazan için 53 kg un verir. Yahut değerini altın olarak verir. Siz fakirseniz size de verebilir.

    Soru : Bir kimse akşam namazından önce uyusa veya bayılsa öbür gün öğleyin uyansa hemen oruca niyet edebilir mi?

    Cevap : Niyet edemez. Öğleden bir saat önce uyansa idi edebilirdi.

    Soru : Kalb rahatsızlığım var. Normalde oruç tutabiliyorum. Kalb krizinden endişe ediyorum. Fidye verip, oruç tutmasam olur mu?

    Cevap : Oruç tutabilenin fidye vermesi caiz olmaz. Kalb hastalığında, göğüs üzerine nitroderm ihtiva eden bir ilaç [TTN] konur. Bu deriden içeriye emilir. Sağlam deriden içeri girdiği için orucu bozmaz. Kriz gelirse ağızdan alınan ilaçlar alınarak oruç bozulur. Yani tutabildiğiniz kadar oruç tutmalısınız.

    Soru : Ramazanda rahatsızlık sebebiyle tutamadığım 10 günlük orucu kaza ederken, peşpeşe mi tutmam gerekir?

    Cevap : Peşpeşe tutmanız gerekmez, fırsat buldukça tutarsınız.

    Soru : Hamile ya da çocuk emziren bir kadın oruç tutabilir mi? Tutmadığı günler kazaya mı kalır yoksa her gün için fidye vermek mi gerekir?

    Cevap : Hamile iken de çocuk emzirirken de oruç tutabilir, eğer tutarsa sağlığına zarar verecekse, çocuğa zarar olacaksa o zaman tutmaz, sonra kaza eder. Fidye vermekle kurtulamaz.

    Soru : Düzenli olarak iğne kullanması gereken hasta, tutamadığı bu Ramazan oruçlarını nasıl ödemesi gerekir?

    CEVAP
    Bir aylık 53 kg un verir, yahut değeri kadar altın. Hasta zengin değilse bunu da vermez, dua eder.

    Soru : Ailemden uzakta başka şehirde talebeyim. Annem telefonda, sahura kalkabiliyor musun dedi, evet kalkıyorum dedim halbuki kalkamadığım çok oldu. Aç olarak oruç tuttuğumu bilip üzülmesin diye böyle söyledim bu yalan caiz olur mu?

    Cevap : Burada yalan caizdir.

    Soru : 3 senelik oruç borcum var. Bunu 30’ar gün olarak peşpeşe mi tutmam lazım?

    Cevap : Fırsat buldukça birer ikişer veya üçer beşer tutarsınız, yani 30 gün birden tutmak gerekmez. 90 gün oluncaya kadar böyle devam edersiniz.

    Soru : Babam rahatsızlığı sebebiyle son iki yıla ait Ramazan-ı şerif orucunu tutamadı. Halen oruç tutamayacak durumda. Yaşı ilerlemiş olduğundan tekrar sıhhatine kavuşması şu an zor gözüküyor. Dinen zengindir. Ne yapması gerekir?

    Cevap : Oruç fidyesi verir, fakat iyi olduğu zaman, yine oruç tutması gerekir. Bir aylık oruç için 53 kg un vermesi gerekir, bir veya birkaç fakire verir.

    Soru : Kaza orucum yoktur. Fakat bazı oruçlarım bozulmuş, kabul olmamış diye, oruç tutarken kazaya niyet edilse, mahzuru olur mu? Kaza orucum yoksa, bunlar nafile olur mu?
    Cevap : Kazası olmayanın da kaza namazı kılmasında, kaza orucu tutmasında mahzur yoktur. Kazası yoksa nafile olur.

    Soru : Oruca hesapla başlanılan yerlerde, yanlışlık olma ihtimali olacağı için, bayramdan sonra kaza orucu tutmak gerekir mi?
    Cevap : İki gün kaza orucu tutmak gerekir. Çünkü büyük İslam âlimi seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri, (Böyle yerlerde bulunan müslümanların bayramdan sonra, dilediği zaman, kaza niyeti ile, iki gün daha oruç tutmaları lazımdır) buyurdu.

    Soru : Bu sene yılbaşı Ramazana geldi. Bu ayda kumar oynamak, içki içmek daha kötü değil midir?

    Cevap : Kumar oynamak, içki içmek her zaman haramdır. Fakat mübarek yerlerde ve mübarek günlerde bu haramları işlemek elbette daha büyük günah olur.

    Yılbaşı ile Noel birbirinden farklı ise de, 21 veya 25 Aralıktaki Noel kutlamalarının devamı sayılabileceğinden, yılbaşı gecesi Hıristiyanlar gibi eğlenmek caiz olmaz.

    Yalnız Hıristiyanların değil, Yahudilerin ve bütün bâtıl dinlerin ibadetlerini yapmak, onlara benzemek olur.

    Kâfirlerin yaptıkları ibadetler ve çirkin işleri hariç, mubah olan âdetlerini yapmakta mahzur yoktur. Yani onlara benzemiş olunmaz. (Redd-ül Muhtar)

    Müslüman her gece neleri yapıyorsa, bu gece de onları yapmalıdır!

    Soru : Bayramın ikinci günü oruç tutmak caiz mi?

    CEVAP
    Ramazan bayramının ikinci günü oruç tutmak caizdir.

    Soru : Kaza orucuna niyet eden bir kimse, cünüp iken, imsak vaktinden sonra kalkıp banyo yapsa orucu yine de tutabilir mi?

    Cevap : Tutabilir. Hatta namaz kılmayan kimse akşama kadar da cünüp dursa orucu yine sahih olur. Fakat namaz kılmadığı için ve cünüp durduğu için büyük günah olur. Yani cünüp oruç tutmakla oruç bozulmuş olmaz.

    Soru : Fecirle imsak vakti aynı şey mi?

    Cevap : Fecir, sabah namazı vaktidir. İmsak, oruçken yiyip içmeyi kesme zamanıdır.

    Soru : Kazaya kalmış Ramazan orucunu bilerek bozan bir kimse kaç gün oruç tutması lazım?

    CEVAP
    Kaza orucunu bozunca bir gün tutar.

    Soru : Ölü veya diri için namaz kılmak, oruç tutmak ve ona bu sevabı yollamak olur mu?

    Cevap : Namazın orucun sevabı ona gönderilir. Bizzat onun için namaz kılınamaz, oruç tutulamaz. Gönderilen sevap ta, onun kılmadığı namaz, tutmadığı oruç yerine geçmez.

    Soru : Orucun sahih olması için, sahura kalkma mecburiyeti var mı?

    CEVAP
    Hangi oruç olursa olsun sahura kalkma mecburiyeti yoktur. Kalkmak sünnettir. Kalkılırsa sevap olur.

    Soru : Yeni namaza başladım. Oruç da tam olarak bu Ramazan tutacağım. Ancak namaz ve oruç kazalarımı nasıl hesaplayacağım, tam bilmiyorum.

    CEVAP
    Zannı galibe göre hesaplarsınız.

    Soru : El, yüz vücut losyon veya kremlerinde alkol olduğu ve namaz kıldığımız için bu kremleri kullanmamamız gerektiği, oruçluyken de necis olduğu doğru mu?

    Cevap : Hayır o karışım alkoller affedilmiştir.

    Soru : Orucun haram olduğu aylar ve günleri yazar mısınız?

    Cevap : Oruç tutmak sadece bayram günleri haramdır. Senede beş gün. Yani dört gün kurban bayramı, bir gün de ramazan bayramı. Diğer günler oruç tutulabilir.

    Soru : Yemekhanede birkaç kişiyi yerken görüp, biz de dalgınlıkla vakte dikkat etmeden vakit girdi sanıp 16:40 da iftarı açtık. Sonra takvime baktık ki akşam 16:44 deymiş. Kasıtlı bozmadığımız için kaza gerekir değil mi?

    Cevap : Evet kaza gerekir.

    Soru : Kaza orucuna yalnız olarak nasıl niyet etmeli ve hangi zamanlar arasında niyet etmeli?

    Cevap : İlk kazaya kalan Ramazan orucuna demeli. Akşamdan imsak vaktine kadar niyet etmeli.

    Soru : Oruçlu olunca abdestte ağza burna fazla su çekilmese olur mu?

    Cevap : Evet olur.

    Soru : Nezri muayyen, nezri mutlak oruçlar nedir?

    Cevap : Vacip oruçlar, muayyen olur. Belli gün oruç adamak böyledir. Mesela pazartesi günü oruç tutmayı adamak, nezri muayyen oruç olur.

    Gayr-i muayyen oruçlar: Herhangi bir gün oruç adamak. Mesela (Allah rızası için üç gün oruç tutacağım) demek böyledir.

    Soru : İki sene adak orucu yerine yemin kefareti vermek caiz mi?

    Cevap : Hayır.

    Soru : Bir ay oruç tutmayı adayan, 30 gün peşpeşe mi tutar?

    Cevap : Hayır.

    Soru : Ebem, bir yıl oruç tutacağım diye adakta bulundu. Tutmadan öldü. Ne lazım?

    Cevap : Bu adak için bir senelik oruç kefareti yapılır.

    Soru : 3 gün üst üste oruç tutmayı adamıştım, fakat üçüncü gün -orucu bozan fakat kefaret gerektirmeyen bir durum neticesinde- orucum bozuldu. Nasıl hareket etmem lazım?

    Cevap : Adak orucunu kasten bozsanız kefaret gerekmez. Yeniden üç gün oruç tutarsınız.

    Soru : Sabah namazına kalkamayanın her defa için bir gün oruç tutmayı adaması caiz mi?

    Cevap : Hayır caiz değildir.

    Soru : (İşim olursa iki sene oruç tutacağım) dedim. Fakat Allah rızası için demediğim için oruç tutmam lazım mı?

    Cevap : Evet. Çünkü oruç zaten Allah rızası için tutulur.

    Soru : (Şu işi yaparsam bir gün oruç tutacağım) diye söylendiğinde, bu şeyi her yaptığımız sefer için bir gün oruç mu tutmalıyız, yoksa birkaç sefer sözümüzden çıktığımızda da 1 gün oruç tutmak yeterli mi?

    Cevap : Bir gün oruç tutmanız yeter.

    Soru : Damardan serum verilmesi, sadece imam-ı a’zama göre orucu bozduğu söyleniyor. Diğer mezheplere göre bozmuyor mu? Serumla gıda ve deva verilebiliyor. İhtiyacı olan suyu, gıdayı ve ilacı serumla alan kimsenin orucu bozulmaz mı? Oruçta gaye, yiyip içmeyi terk etmek olduğuna göre, ağız yolu ile değil de, damar yolu ile yiyip içenin orucu niçin bozulmaz?
    Cevap : Dört mezhepte de, sağlam deriye konan ilaç, gıda ve deva, emilip içeriye nüfuz etse de oruç bozulmuş olmaz. Mesela kalb hastalığında, göğüs üzerine nitroderm ihtiva eden bir ilaç [TTN] konur. Bu deriden içeriye emilir. Sağlam deriden içeri girdiği için dört mezhepte de orucu bozmaz. Bunun gibi, sağlam deriye konan nikotin yakısı da, vücut tarafından emildiği halde, dört mezhepte de orucu bozmaz.
    Tabii menfezlerden [deliklerden] giren şeyler orucu bozar.

    Şafii’de, kulak tabii menfezdir. Kulağa konan sıvı-katı her şey, mideye girmiş gibi orucu bozar. Şafii’de idrar yolu da tabii menfezdir. Buraya ilaç, hatta pamuk konsa bile orucu bozar.

    Dört mezhepte de ve bütün imamlara göre, yaraya konulan ilaç, cevfe [içeriye] giderse oruç bozulur. Şafii mezhebinde, dimağ [beyin], karın, bağırsak, mesane birer cevftir. Mesela, baştaki kemik yarılsa, buradaki yaraya konulan ilaç, cevfe, yani beyne gideceğinden oruç bozulmuş olur.

    Şafii’de karna bıçak saplansa, bıçağın ucu mideye, yani cevfe girdiği için oruç bozulur. Sağlam deriden bıçak cevfe girince oruç bozulduğu gibi, iğne ile adaleyi veya damarı yırtarak verilen ilaç, cevfe ulaşınca oruç bozulmuş olur. Hanefi’de ise, bıçak tamamen midenin içine girerse oruç bozulur.

    Bugün tıpta, serumun mesaneye, dimağa ve vücudun her yerine gittiği kesin olarak bilinmektedir. O halde serum, dört mezhepte de orucu bozar. Sadece kaza gerekir. (Serum veya enjeksiyonla verilen ilaç, cevfe, [yani dimağ ve mesane gibi yerlere] gitmez) demek, çok yanlış olur, ilme ters olur.

    Bütün doktorlar, damardan veya adaleden verilen ilacın, dimağ ve mesaneye gittiğini bildiriyorlar. O halde, işin aslını bilmeyenlere kanıp da, enjeksiyonla orucu telef etmeyelim.

    [Buradaki Hanefi mezhebi ile ilgili bilgiler, Tahtâvi, Mebsut, Bedayi ve benzeri kitaplardan, Şafiilerle ilgili bilgiler ise, Mecmû, Muğnil muhtaç, Tuhfe, Envâr, Kummesrâ, Bâcuri, Şerh-i İbni Bâcuri gibi muteber eserlerden alınmıştır.]

    Soru : Amerika’dan yola çıkıyorum. Gece yolculuğu yapacağım. Sahur vaktinde uçakta olacağım, hangi ülkeye göre imsak vaktini esas alacağım. Evim Hollanda’da. Eve dönünce Hollanda'nın iftar vaktini mi esas alacağım?

    Cevap : Çıktığınız ülkenin yani Amerika’nın imsak vakti esas alınır. Gittiğiniz yerin de iftar vakti esas alınır. Yani Hollanda’nın. Güneş batmadan iftar edilmez.

    Soru : Sinüzitten muzdarip bir hasta oruçlu iken burnuna sıvı ilaç koyabilir mi?

    Cevap : Oruç bozulur.

    Soru : Oruçlu iken kulaktan iltihap akması orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz. Oruçta genelde çıkan şeyler orucu bozmaz, mesela kan aldırmak orucu bozmaz. Ama isteyerek ağız dolusu kusulursa orucu bozulur.

    Oruçta genelde içeri giren şeyler bozar. Mesela enjeksiyonla kan verilenlerin orucu bozulur.

    Soru : Oruçlu iken dişleri macunlu macunsuz fırçalamak orucu bozar mı?

    Cevap : Macunsuz fırçalamakta mahzur yoktur. Macunlu fırçalamakla da oruç bozulmaz fakat mekruh olur. Macun yutulursa oruç bozulur, kaza gerekir.

    Soru : Buruna ilaç sürmek orucu bozar mı?

    CEVAP
    Katı ilaç bozmaz, sıvı ilaç bozar.

    Soru : Dudağımda uçuk vardı ve ben de patlamasın diye krem sürmüştüm. Maalesef akşama doğru uçuk patladı. Orucum bozuldu mu?

    Cevap : Bozulmadı

    Soru : İftar için yiyecek bir şeyler hazırlarken parmağımı kestim. Birkaç damla aktı. Orucum bozuldu mu?

    Cevap : Hayır kan çıkmakla, kan aldırmakla oruç bozulmuş olmaz.

    Soru : Dirseğimde çıkan iltihaplanmadan dolayı dirseğimin üstünden ve altından birer cm uzunluğunda kestiler ve iltihabın akması için bir hortum sokup uçlarını dışarı çıkardılar. Dün yapılan muayenede bir merhemi üsten sıkıp alt uçtan dışarı akıttılar. Niyetli olduğumdan dolayı şüpheye düştüm acaba orucum bozuldu mu?

    Cevap : Orucunuz bozulmadı.

    Soru : Yanlış dolgudan dolayı diş etim hep kanıyor. Sahurdan sonra yatıyorum, sabah tekrar kalktığımda ağzımın içi kan dolu oluyor. Kanın birçoğu boğazımdan geçmiş oluyor. Bazen uyku halinde değilken de fark ediyorum kan geldiğini... Tükürürsem abdest bozulacak. Tükürmesem yani yutsam oruç bozulacak? Haliyle illa ki yutmuşumdur kan. Benim oruçlar bozulmuş mu?

    Cevap : Kan yutmak orucu bozar. Oruçların Hanefi’ye göre bozuluyor. Onun için Hanbeli mezhebini taklit etmelisiniz. Orucu bozan şeyler, insanın elinde olmazsa, Hanbeli’de orucu bozmuyor.

    Soru : Ayak tırnağımda yara var ve bu yaradan gün içerisinde sarı su cerahat ve bazen de kan geliyor ve tırnak arasında birikiyor, bunlar tekrar içeri girer mi yani bu durum orucu bozar mı?

    Cevap : Orucu bozmaz.

    Soru : Biz iki kardeşiz, annem bize hamileyken oruçlarını tutamamış. O zamanki Ramazan imsakiyelerini saklayıp daha sonra (yıllar sonra) o imsakiyelere bakarak sırayla tutmuş. Niyet ederken bunlara göre niyet etmiş. Bunları tekrar tutması gerekiyor mu?

    Cevap : Çok iyi olmuş. Tekrar tutması gerekmez. Fakat imsakiye saklamasa da ilk kazaya kalan diyerek de tutabilirdi. Namazları da öyle kaza etmek gerekir. İlk kılınan kılınınca ondan sonraki ilk olur.

    Soru : Hastanede test için kan verirken enjektörü sokmadan önce deriye alkol sürüyorlar ve çıkarttıktan sonra iğne deliğinin üzerine alkollü pamuk koyuyorlar. Bunun oruca bir zararı var mıdır?

    Cevap : Hayır oruca zararı olmaz


    Soru : Deriyi çizerek yapılan çiçek aşısı orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz. Tentürdiyot gibidir.

    Soru : Burna katı merhem sürmek orucu bozar mı?

    Cevap : Bozmaz.

    Soru : Namazda Şafii’yi taklitte, pamuk fitil orucu bozar mı?

    Cevap : Oruçta taklit etmediği için bozmaz.

    Soru : Şekersiz çiklet çiğnemek orucu bozar mı?

    Cevap : Mekruhtur. Çiğnememelidir.

    Soru : Sakız çiğnemek orucu bozar mı?

    CEVAP
    Çiğnenmiş sakızı çiğnemek orucu bozmaz. Lastik çiğnemek gibidir ağza bir şey gitmiyor.

    Soru : Dişler arasındaki yemek kırıntısını yutmak orucu bozar mı?

    CEVAP
    Hayır, bozmaz.

    Soru : Lavman yaptırmak orucu bozar mı?

    CEVAP
    Evet, bozar.

    Soru : Hanımı öpünce mezi gelirse oruç bozulur mu?

    CEVAP
    Bozulmaz.

    Soru : Tıraş kesiğine oruçlu olduğunu unutarak kolonya sürmek orucu bozar mı?

    CEVAP
    Unutulmasa da bozmaz. Unutunca yiyip içilse de bozmaz.

    Soru : Sigara içilen odaya girip, uzun müddet çıkmasak oruç bozulur mu?

    Cevap : Lüzumsuz kalıyorsak bozulur, vazifemiz varsa bozulmaz.

    Soru : Şevval orucunu tutuyorum. Bugün abdest alırken (burnuma su çekerken) unutarak ve istemeyerek genzime veya boğazıma sanırım su kaçırdım. Orucum bozuldu mu?

    CEVAP
    Unutarak yiyip içince veya bozulup bozulmadığını kesin bilmedikçe oruç bozulmuş olmaz.

    Soru : Ağız dolusu hastalık sebebiyle kusanın orucu bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.

    Soru : Hac için hastaneden kan aldılar fakat kan şırıngaya geldi dışarı çıkmadı, sonra tekrar içeri koydular. Abdestim bozuldu mu, orucuma bir zarar geldi mi?

    CEVAP
    Hem abdestiniz hem de orucunuz bozuldu. Kan çıkmakla abdestiniz, kan içeri girmekle orucunuz bozuldu. Şırıngaya çıkmakla dışarı çıkmış oldu. Kendi kanınız da olsa vücudunuza kan verildi.

    Soru : Soğuktan dudak çatladığı için dudak kremi sürmenin abdeste ve oruca bir zararı var mı?

    CEVAP
    Abdeste de oruca da zararı olmaz.

    Soru : Mideye ucu dışarıda kalan alet sokulursa, oruç bozulur mu?

    Cevap : Bozulmaz.

    Soru : Türkiye Takvimine göre, sahuru yanlışlıkla 10 dakika geciktirdim. Orucum sahih oldu mu?

    Cevap : Kaza gerekir.

    Soru : Deri altına tüberküloz testi yapılıyor. Orucu bozar mı?

    Cevap : Evet.

    Soru : Kulağı pamukla veya su ile temizlemek, orucu bozar mı?

    Cevap : Hanefi’de bozmaz.

    Soru : Kulaktaki pamuk, delik zardan içeri girse, orucu bozar mı?

    Cevap : Hayır.

    Soru : Gırtlağa çıkan tükürüğü kusarak çıkarmak, orucu bozar mı?

    Cevap : Hayır.

    Soru : Mahalli bir yazar diyor ki:

    ( Her yıl aynı yazılar yazılıyor ve fitil ve benzeri şeylerin orucu bozup bozmayacağı hususunun oruçla ne ilgisi var, İslamiyet bu mu?)

    CEVAP
    Yazar, İslamiyet’i bilmediği gibi, nelerin orucu bozacağını da bilmiyor. İslamiyet her yıl değişmez. Bu sene İslam’ın şartı beş denmişse, gelecek sene bu altı olmaz. Azalmaz da, çoğalmaz da. Bu sene, (hastaya serum vermek orucu bozar) denmişse, gelecek sene (bozmaz) denilemez. Aslında değişik yazan varsa, o tenkit edilmelidir! Hep aynı şeyi yazan tenkit edilir mi? Şimdi mahalli yazara soruyoruz,

    İslamiyet bu değilse nedir? Her yıl değişmesi mi gerekir?

    Yazar, orucun ne olduğunu, orucu nelerin bozduğunu bilmiyor ki, (vücuda giren şeylerin orucu bozup bozmayacağından bahsedilmez) diyebiliyor. Önce oruç nedir ve neler orucu bozar, kısaca bir tarifini yapalım:

    Oruç, fecrin ağarmasından, güneş batıncaya kadar, yiyip içmeyi ve orucu bozan diğer şeyleri terk etmektir. Diğer bozan şeyler nelerdir? Yaradılışta bulunan deliklerden içeri giren şeyler orucu bozduğu gibi, vücuttaki yaraya konulan ilaç, sindirim yollarına sızarsa, yine oruç bozulur. İğne [enjeksiyon], serum orucu bozar. Çünkü bunlar sindirim yoluna gider. (Tahtavi)

    Hastalık için kullanılan fitiller, tabii deliklerden verilir. Ağrı kesici, ateş düşürücü fitiller olduğu gibi, romatizma, mantar, bulantı, hemoroid ve kabızlık önleyici fitiller de vardır. Serum yolu ile de ilaç ve gıda verilebilir. Tabii deliklerden ilaç olmayan maddeler de girerse yine oruç bozulur. Bunları sormak ve bunlara cevap vermekten tabii ne olabilir?

    Soru : KBB mütehassısı bir doktor diyor ki:

    Dinde reformcu bir grup, yeni bir kitap yazıp, âlimlerden farklı, yeni ictihadlar yapacaklarmış. Kulağa damlatılan ilacın orucu bozmayacağı yönünde bizden bilgi istiyorlar. Hanefi ve Şafii’ye göre, göze, kulağa ve burna damlatılan ilaç, orucu bozar mı, bozmaz mı?

    CEVAP
    Fıkıh kitaplarındaki hüküm şöyle:

    Hanefi’de göze damlatılan veya diş çukuruna konan ilacın tadı boğazda hissedilse bile orucu bozmaz. Kulağa damlatılan ilaç, burna konan sıvı ilaç orucu bozar.

    Şafii’de ise, göze damlatılan ilacın tadı boğazda hissedilse bile bozmaz. Fakat kulağa konan her şey orucu bozar. Burna konan sıvı ilaç da bozar.

    Hanefi’de ve Şafii’de, sağlam deriye sürülen ilaç, emilip içeriye nüfuz etse de oruç bozulmuş olmaz. Mesela kalb hastalığında, göğüs üzerine nitroderm ihtiva eden bir ilaç [TTN] konur. Bu deriden içeriye emilir. Sağlam deriden içeri girdiği için Hanefi’de de, Şafii’de de orucu bozmaz.

    Hadis-i şerifte (İçeri giren şeyler orucu bozar) buyuruluyor. Şafii’de, kulak tabii menfezdir. Kulağa konan sıvı-katı her şey, mideye girmiş gibi orucu bozar. Hanefi’de, kulağa giren katı şey ve su orucu bozmaz. Fakat yağ ve ilaç bozar. Yağ ve ilaç emilse de, emilmese de, sindirim yoluna gitse de, gitmese de bozar.

    Göz, menfez kabul edilmediği, aynen sağlam deri hükmünde olduğu için, göze konan ilaç, sağlam deriye sürülen ilaç gibi çeşitli kanallarla sindirim yoluna gitse de hiçbir mezhepte orucu bozmaz. Fakat boğaza, beyne ve mesaneye açılan yara yolu ile ilaç verilirse, Hanefi’de de, Şafii’de de oruç bozulur.

    Reformcu grup ne yapmak istiyor? Kendileri müctehid olsalar bile, ictihadla ictihadın nakzedilemeyeceğini bilmeleri gerekir. Reformcuların, (Burada Hanefilerin kavli doğrudur. Kulağa kum koymak orucu bozmaz. Şafii’nin ictihadı yanlıştır) demeye hakları olmaz.

    Soru : İftar açarken ezan okunması şart mı?

    Cevap : Hayır değildir. Vaktin girmesi şarttır. Vakit girince, ezan okunmasa da iftar edilir.

    Soru : Bazı kimseler, her çeşit gıdayı yiyorlar, fakat et, süt gibi hayvani gıdalar yemeyip kırk gün perhiz yapıyorlar. Buna da oruç diyorlar. Müslümanlıkta böyle bir oruç var mıdır?

    Cevap : Müslümanlıkta böyle bir oruç yoktur. Hıristiyanlıkta böyle perhizler vardır. Demek ki onlar, Hıristiyanların ibadetlerini yapıyorlar. Gayrı müslimlerin ibadetlerini yapanlar veya yapmadığı halde beğenenler kâfir olur. (Berika)

    Soru : Üç ayları tutuyorum. Arkadaşlardan bilmeden davet edenler oluyor. Orucu bozmam caiz midir?

    Cevap : Üç aylardan Receb ve Şabanda tutulan oruçlar nafiledir. Nafile oruç tutarken uygun bir davete gidilince orucu bozmak caizdir. Bir mümin arkadaşı sevindirmek, onu üzmemek için davetine gidilir. Davete gidip de orucunu bozmayan bir kimseye Peygamber efendimiz buyurdu ki:

    (Arkadaşın senin için bu kadar külfete girdiği halde, sen hâlâ "oruçluyum" diye ısrar ediyorsun. Şimdi ye, sonra yerine bir gün tutarsın.) [Dare Kutni]

    Davete gidilince, Ramazan, kaza ve kefaret oruçları bozulmaz. Sadece nafile oruçlar bozulabilir. (Mevkufat)

    Soru : Kaza borcum var. Üç aylarda tutabilir miyim?

    Cevap : Kaza ve nafile oruçları Receb ve Şaban ve diğer aylarda tutmakta mahzur yoktur. Fakat kaza oruçlarını, mazeretsiz geciktirmemek iyi olur! Bu aylarda kaza orucu tutan, bu aylarda nafileye verilecek sevaplara da kavuşur. (Nevadir-i fıkhiyye)

    Receb ve Şaban aylarında kaza orucu veya nafile oruç, her gün veya aralıklı olarak da tutulur. Tek başına Cuma veya Cumartesi günü oruç tutmamalıdır! Perşembe ile Cuma veya Cuma ile Cumartesi birlikte tutulursa mahzuru olmaz.

    Receb veya Şabanda oruç tutarken, kazanız varsa, (İlk kazaya kalan Ramazan orucumu tutmaya) diye niyet edersiniz. Kazanız yoksa, kaza orucu tutmak yine caizdir.

    Soru : 12-14 yaşlarında çocuklarım var. Namaz kılıp oruç tutmaları farz mıdır?

    Cevap : Büluğa erince kız ve erkek çocuğa, namaz, oruç farz olur. Ay hâlinde tutamadığı oruçları, bayramdan sonra kaza eder. Ay hâli sebebiyle kılamadığı namazları kaza etmez. Hz. Âişe validemizin naklettiği hadis-i şerifte, hayzlı iken tutulamayan orucu kaza etmek gerektiği, kılınmayan namazları kaza etmek gerekmediği bildirilmiştir. (Buhari)

    Hz. Havva validemiz, Ramazan ayında hayz olunca, Allahü teâlâ, namaz kılmamasını ve oruç tutmamasını, hayzlı iken kılamadığı namazları kaza etmemesini, fakat orucu kaza etmesini emretmiştir. (Mevkufat)

    Soru : Oruç hakkında mezheplerimizdeki hükümler hakkında bilgi verir misiniz?

    Cevap : Ramazan orucuna niyetin son vakti, Hanefi’de öğleye bir saat kalıncaya kadar, diğer üç mezhepte imsak vaktine kadardır. Üç mezhepte, Ramazan orucu için her gece niyet gerekir, Maliki’de ramazanın ilk gecesi bir ay oruca niyet sahihtir.

    Şafii’de, kulak tabii menfez [delik] dir. Kulağa konan sıvı katı her şey, mideye girmiş gibi orucu bozar. Diğer üç mezhepte sadece ilaç konursa bozar. Şafii’de idrar yolu da tabii menfezdir. Buraya pamuk konsa bile orucu bozar. Diğer mezheplerde bozmaz.

    İğne vurulmak, dört mezhepte de orucu bozar.

    Dişler arasındaki yemek kırıntısını yutmak Hanefi’de orucu bozmaz, diğer üç mezhepte bozar.

    Lavman Maliki’de orucu bozmaz, diğer üç mezhepte bozar.

    Unutarak yiyip içmek, üç mezhepte orucu bozmaz, Maliki’de bozar.

    Ramazanda oruçlu iken yiyip içene Hanefi ve Maliki’de kefaret gerekir, Şafii ve Hanbeli’de sadece kaza gerekir. Hanımı ile beraber olana dört mezhepte de kefaret gerekir.

    Kan aldırmak Hanbeli’de orucu bozar, diğer üç mezhepte bozmaz. Abdest alırken, mübalağa etmeden boğaza su kaçarsa, Şafii ve Hanbeli’de oruç bozulmaz. Hanefi ve Maliki’de bozulur.

    Ramazanda karı koca beraber olursa, Şafii ve Hanbeli’de kefaret kocanın üzerine olur, Hanefi ve Maliki’de ikisine de kefaret gerekir.

    Maliki’de oruçlu iken hanımını öpmek haram, diğer üç mezhepte haram değildir. Ancak cünüp olmak ihtimali varken öpmek mekruhtur. Hanımın öpünce mezi gelirse üç mezhepte oruç bozulmaz, Hanbeli’de bozar.

    Şafii ve Hanbeli’de, nafile oruç veya nafile namaza başlayan, tamamlamadan bozarsa, kazası vacip değil, Hanefi ve Maliki’de vaciptir.

    Yalnız Cuma günü oruç tutmak Hanefi ve Maliki’de caiz, Şafii ve Hanbeli’de mekruhtur. İmam-ı Ebu Yusuf da mekruh dedi. Bu bakımdan Hanefiler yalnız başına Cuma günü oruç tutmamalıdır.

    Kadir gecesi üç mezhepte ramazan ayı içinde, Hanefi’de ise bütün sene içindedir.

    Sadaka-i fıtır, Hanefi’de Ramazan-ı şerifte verilir. Ramazandan önce ve bayramdan sonra da vermek caiz ise de, bayram namazından önce verilmiş olması daha çok sevaptır. Şafii’de Ramazandan önce, Maliki’de ve Hanbeli’de ise bayramdan önce verilemez. Hanefi’de nisaba ulaşanın fıtra vermesi vacip, diğer üç mezhepte, bir günlük yiyeceği olanın fıtra vermesi farzdır. Hanefi’de hanımın fıtrasını kocası vermez, diğer üç mezhepte vermesi lazımdır.

    Soru : Kış günleri kısa olduğu için nafile veya kaza orucu tutmam uygun olur mu?

    Cevap : Evet. Kolaylıklardan istifade etmek iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Kışın oruç tutmak, meşakkatsiz elde edilen bir ganimettir.) [Tirmizi]

    (Kış mevsimi, müminin baharıdır. Gündüzleri kısadır, oruç tutar, geceleri uzundur, o vakitleri ibadet eder.) [Gunye]

    Soru : Erkek veya bayan kadın doktoru veya ebe, Ramazanda, abdestli iken bir kadına doğum yaptırsa, orucu, guslü veya abdesti bozulur mu?

    Cevap : Hanefi mezhebindeki kadın doktorunun veya ebenin, Ramazan-ı şerifte doğum yaptırmakla orucu, abdesti ve guslü bozulmuş olmaz.

    Zaruretsiz erkek doktora doğum yaptırmak caiz olmaz.

    Soru : Oruçlu iken rahimden ültrasonla muayene olmak orucu bozar mı?

    Cevap : Alete jel gibi bir şey sürüyorlar, rahme yağ veya jel gibi bir şey girince oruç bozulmuş olur. Eldivenle muayene etse de, eldivene bir şey sürülmüş ise yine oruç bozulur. İçeriye az da olsa bulaşacak bir şey girerse oruç bozulur.

    İkinci bir husus da kadın, muayene esnasında zevk alırsa cünüp olur ve oruç bozulur. Zevk almazsa bozulmuş olmaz.

     
  2. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.424
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: hoşgeldin ya şehr-i ramazan
    emeğine sağlık
     
hoşgeldin ya şehr-i ramazan konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan

    Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan

    İFTAR DEĞİL ORUÇ AYIMIZ Hangi Ramazan...? Kendimizi sorgulayalım. Ramazan ayı bize neler hatırlatıyor? Bir ay boyunca neler alıyoruz.? Önceki Ramazanlar hangi izleri bırakarak gitti? Mesela: Ramazan sözcüğünü duyduğumuzda, aklımıza ilk gelen, mağfiret ve cennet kelimeleri mi yoksa, iftar vb. şeyler mi? Allah’ın Nebisi Ramazanı nasıl tarif ediyor ve onunla neler vaat ediyor...
  2. Hoşgeldin Ramazan :)

    Hoşgeldin Ramazan :)

    hoşgeldin ramazan kodu hoş geldin ramazan hoşgeldin karikatür hosgeldin
  3. Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan

    Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan

    Bütün Meleklere Hayırlı Ramazanlar... Ailenizle Sevdiklerinizle Dostlarınızla Birlikte nice Ramazanlara...
  4. Hoşgeldin ya şehr-i Ramazan

    Hoşgeldin ya şehr-i Ramazan

    hoşgeldin ya şehri ramazan hoşgeldin ya şehr i ramazan Evet arkadaşlar 2010 Ramazan ayına bu gece sahura kalkarak başlıyoruz.Tüm meleklerimizin ve müslüman aleminin Ramazan- ı şerifi hayırlı uğurlu olsun
  5. Hoşgeldin Ya Şehri Ramazan Resimleri 2012 Resimleri

    Hoşgeldin Ya Şehri Ramazan Resimleri 2012 Resimleri

    Hoşgeldin Ya Şehri Ramazan Resimleri 2012 Hoşgeldin Ramazan Resimleri 2013 Meleklermekani.com olarak, tüm müslüman aleminin ramazan ayını kutluyor ve tüm müslüman alemi için hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Yüce Allah O'nun rızası için tuttuğumuz oruçlarımızı kabul eylesin. Sevgili Melek'ler, bu gün Ramazan ayının ilk günü oruç ayına merhaba dedik ve bunu bir de hoş geldin ramazan...

Sayfayı Paylaş