gebe
  1. MEÇHUL

    MEÇHUL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    18 Ekim 2008
    Mesajlar:
    8.875
    Beğenilen Mesajlar:
    66
    Ödül Puanları:
    48
    Şehir:
    şehr-i MEÇHUL

    hüzünlerimi geri istiyorum

    Konu, 'Çöplük' kısmında MEÇHUL tarafından paylaşıldı.

    Sen; İçimde ölmeye yüz tutmuş, yüzsüz ve aykırı düşlerimin mahcup kızısın... O ela gözlerinde büyüttüğüm hüzünlerimi geri istiyorum. Ve... O dupduru gözelerden süzülen sular gibi uzayan saçlarına ilk dokunduğum zamanı, gökyüzündeki kül rengi bulutların parçalandığına, ay vaktinin ıssız hüzünleri hep şahitti. Belki her seher vaktinin bu ölümcül ve düşsel vakitlerinde... Bir darağacı kelebeğinin bir kelebek ömrü kadar duruşunu özlediğimden midir nedir? Her gece yarısı eşiğine bıraktığım gözyaşlarımın buğusuna, artık toz kanatlı kelebeklerin, kelebek gözyaşları süzülmektedir...

    Kaç saatten beri eşiğinde duran, günün o ilk ışıklarının kovduğu, gölgemin esrarında senli yağmurlarım Çiğil çisil yağmurlarını okşamakta ve ben, kapkaranlık odanda bir başına tir tir titrediğini bilmekteyim. Loş ve yapayalnız odanın siyah perdelerinde beliren hayaletlerin, derinlerden gelen iniltilere karışan vurdumduymaz ve uyurgezer zamanlarıdır şimdi kapıyı vuran... Dokunmaya kıyamadığım saçlarını avuçlayıp, açabildiğin kadar açtığın gözlerinde vicdanının suretini görmekteyim. Bir gün, ama bir gün... İçli bir keman sesi eşliğinde duyacağın, en acımasız ve içli şiirlerimi dinlemekten bizar düşüp, bana lanetler edeceksin.

    Oysa ben şimdi, sanki belirsiz kolların ve acı bir ıstırabın, bir otel odasında bıraktığı izleri kalbimin derinliklerinden süzmekteyim. Kafamda buluşan suların, beynime üşüşen denizlerin ve saçlarımda uçuşan beyazlıkların inadına, elinde gelinlik bir kız oyuncağı ve kucağındaki çeyiz sandığında, çürümeye yüz tutmuş giymeye kıyamadığın o bindallıya hürmeten, aksak Timur'un çolak kollarına acımadan elleri yumuk yumuk bir mahzun bebeği bırakmaktayım.

    Ama sen; Gittiğin o günün ardından denize bıraktığım sözlerimden, sana yazdığım şiirlerimi bulmadan gelme düşlerime...

    Yalnızlığın sokaklarında bir başıma yürürken, beni üşüten bu şehrin kaldırımlarındaki zemheri mavisi gözlerini görmekteyim. Annemin ılık sesiyle mırıldandığı siyah-beyaz resimlerle bezeli odamdaki hüzünlerim sensiz olmuyor.

    Mutluluğun taze baharlarına üşendiğim o günleri unutma... Oysa ben hep, ölmeye utanmış birisiydim. Kendimi bildim bileli...

    Âşık olduğum iğde tanelerinin yemyeşil dallarında bıraktığın gözlerine kimsenin bilmeyeceği içli şiirler yazacağım.

    İçimde uğuldayan senli meltemleri, kavak yellerinin serin gölgesine ektim gün boyu... Gözyaşlarını akıttığın toprağın altında yatan bir çocuğun kundağına, Arguvanlardan bir tutam bırakasın diye...
     
hüzünlerimi geri istiyorum konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Acı ve HüzünLer

    Acı ve HüzünLer

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  2. Ben bir salıncağım ben ; hüzünler parkında.

    Ben bir salıncağım ben ; hüzünler parkında.

    Ben bir salıncağım ben ; hüzünler parkında. Bir başına . Kırık dökük her tarafım. Sanki yalnızlık bana AŞIK ben yalnızlığa. Hüzün dolu her yer. Tek bir ses , tek bir varlık yok. Hüzünler parkı hep böyle mi olur. Hep yalnızlık mı kaderidir. Benim gibi kırık dökük salıncakların. Yalnızım bir başıma, acılarım ve yaralarımla. Tuz basılan yaralarımla. Hüzünler parkı burası. Hiç bir AŞIK gelmez...
  3. istiyorum

    istiyorum

    Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor. Neyi özlediğini, kalbinin arzuladığı şeye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini bilmek istiyorum . Kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor. Aşk için, hayallerin için, yaşıyor olma serüveni için, bir ***** gibi görünme riskini göze alıp almayacağını bilmek istiyorum. Ay´ının etrafında hangi gezegenlerin döndüğü beni...
  4. Garda Unutulan Hüzünler

    Garda Unutulan Hüzünler

    Garda Unutulan Hüzünler Köşe bucak kaçıyorum sesli zamanlardan. İçimden geçen trenin veda sireni acıtıyor kalp çarpıntısını. Garlarda unutulan hüzünlerin öksüz bakışları çarpıyor raylara. “Evladım şu bilete bi bakar mısın saat kaçta yazıyor?” diye soruyor yaşını gözlerine gömmüş ninenin dudakları. Bakışlarımızda derin korkular yetişememe telaşı uzak sevgilerin endişeli uykusu....

Sayfayı Paylaş