gebe
  1. Monera

    Monera Forum Okuru

    Hz. Peygamber'în Ittifak, Teminat Ve Antlaşmalarındaki Diplomatik Taktikler

    Konu, 'Peygamberler, Evliyalar ve Sahabeler' kısmında Monera tarafından paylaşıldı.

    Tarih boyunca devletlerarası münasebetlerde antlaşmalar önem itibariyle savaştan sonra ikinci sırayı teşkil eder. Âdeta tarihin seyri savaş ve antlaşmalarla tayin edilmiştir. Hz. Peygamber’in antlaşmalarında hangi gayeleri esas aldığını tesbit edebilmek, onun diplomasisine hâkim olan ruhu ve temel ilkeleri bilmeğe bağlıdır. İslâm toplumunun müessisi ve lideri olarak onun amacı, ilâhî talimatların kendi toplumunda yaşanmasına zemin hazırlamak ve getirdiği mesajı mümkün olan her vesileyle temas kurabildiği fert ve toplumlara ulaştırmaktır. Onun antlaşmaları da her şeyden önce bu açıdan değerlendirilmelidir. O, başka bir siyasî ünitenin içişlerine müdahale ederek sömürmek veya antlaşmalar yoluyla paktlar oluşturarak insanlar üzerinde hegemonya kurmak sevdasında değildi. O, anlaşmaların sağladığı huzur ve güven ortamında İslâmî tebliğin daha etkili olacağını biliyordu. Dinin her şeyden önce bir inanç sistemi olması hasebiyle toplumlara ancak fertlerin kalbinden girilebilirdi. Bu yüzden o, tebliğine ve davetine engel olmayanlara veya bu amaçla fitne çıkarmayanlara hiçbir zaman zor kullanmamış veya savaş açmamış, bedenlerin değil gönüllerin sultanı olmayı esas almıştır. Kur'ân-ı Kerîm'deki «Dinde zorlama yoktur» (el-Bakara 256) hükmü de bunu gerektiriyordu. Zor kullanarak bir inanç veya ideolojiyi insanlara benimsetmeye çalışmak veya baskı ile kafaların içini şekillendirmek istemek münafıkların sayısının artmasından başka bir işe yaramaz. O halde İslâm niçin cihadı farz kılmıştır? Cihad, insanlara ilâhî mesajın ulaşmasına engel olan ortamların izalesi ve kişilerin baskı ve endişelerden uzak, akl-ı selimle İslâm'ı tanıyabilecekleri, hür iradeleriyle tercih yapabilecekleri zeminleri oluşturmak içindir. Öte yandan cihad, İslâm dininin teorik bir mesaj olmaktan çıkarılıp, uygulanan, müşahhas ve pratik bir sistem olarak sunulmasına imkân verir.
    İslâmî tebliğe ve insanlığın yüce değerlere ulaştırılmasına en uygun zemin olduğu içindir ki Hz. Peygamber’in siyasetinde sulh, her zaman esas olmuştur. Savaş ikinci plânda gelir. Sulhun esas olması Kur'ân âyetleriyle hükme bağlanmıştır: «Sizinle din hususunda savaşmamış, sizi yurtlarınızdan çıkarmamış olanlara iyilik ve adaletle muamele etmenizden Allah sizi menetmez.» (Mümtehine 8), «Eğer düşmanlar) barışa yanaşırlarsa sen de yanaş, Allah'a güven ve dayan. Çünkü her şeyi hakkıyla işiten ve bilen odur.» (Enfâl 61).
    Bununla birlikte Allah tarafından uyarılmış, anlaşmalara güvenerek düşmanı murakabe etmekten vazgeçmemesi hatırlatılmıştır. Hz. Peygamber’in antlaşmalı kabilelere karşı bazı taktikler uygulaması bu ihtiyat anlayışından kaynaklanmaktadır. Yoksa aldatma amacıyla art niyetli olarak anlaşma yapmış olmasından değildir.
    Hz. Peygamber, peygamberliğinin ilk günlerinde inen yakınlarından başlayarak yakından uzağa doğru davetine başladı. Tek tek veya toplu halde bütün Mekkelilere tebliğini ulaştırdı. Bu arada Mekke'nin bir ticaret ve kültür merkezi olmasının bütün avantajlarını değerlendirdi. Mekke ve çevresinde kurulan panayırlara katılarak dışarıdan Mekke'ye gelenleri de İslâm'a davet etti. İşte bu noktada bir davranışı dikkatlerimizi çekmektedir. Mekke'deki bütün davet çalışmalarına rağmen Kureyş'in inadını kıramayınca, faaliyetlerini Mekke dışından gelenler üzerinde yoğunlaştırdı.
    Hz. Peygamber’in Mekke'de kalarak ve Kureyş'in gözü önünde dışa açılması ve dışarıdan gelenleri davet etmek suretiyle Arap yarımadasının lideri Kureyş'e karşı bir güç oluşturması imkânsız gibiydi. Bu şartlar altında en isabetli yol Mekke dışında bir üs temin ederek orada kökleşmek, organize bir güç teşkil etmekti. Habeşistan'a yapılan hicret de uygun bir faaliyet merkezi arama faaliyetleri çerçevesinde mütalâa edilmelidir.

     
Hz. Peygamber'în Ittifak, Teminat Ve Antlaşmalarındaki Diplomatik Taktikler konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Artun Erturk ve Diplomatik Rock Opera - 2008

    Artun Erturk ve Diplomatik Rock Opera - 2008

    Artun Ertürk'ün kendi albümü Diplomatik Rock Opera'yi uzun zamandir heyecanla bekleyenlerin bulusma noktasi burasi! Artun Ertürk ve Ankara'nin yillar yili piyasaya damgasini vurmus takdire sayan gruplarindan Diplomatic Immunity'yi olusturan degerli müzik adamlari Alp Dündar, Murat Köselioglu, Baris Menküer ve Koray Isildak ile ilgili her sey burada toplaniyor ve sizleri bekliyor....
  2. Grev hakkının ve lokavtın teminatı

    Grev hakkının ve lokavtın teminatı

    Madde 41 - Hizmet akitlerine, grev hakkı veya lokavttan vazgeçilmesine veya bunların kısıtlanmasına dair konulacak hükümler geçersizdir.
  3. Para Borcu Ve Teminat Için Takip :

    Para Borcu Ve Teminat Için Takip :

    Madde 42 - Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoliyle veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder.
  4. Antlaşmalar ve Konferanslar...!

    Antlaşmalar ve Konferanslar...!

    Ayastefanos Antlaşması Doksanüç Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) sonunda imzalanan barış antlaşması. Sultan İkinci Abdülhamid Han'ın karşı olmasına rağmen Midhat Paşa Damad Mahmud Paşa ve Redif Paşa gibi devlet adamlarının sebep olduğu Osmanlı-Rus Harbi Türklerin umumi olarak yenilmesiyle neticelendi. Ruslar batıdan Yeşilköy'e doğudan Erzurum’a kadar geldiler. Osmanlı Devleti mütareke...
  5. Doğan'ın teminatı Kanal D ve Star TV

    Doğan'ın teminatı Kanal D ve Star TV

    Doğan Yayın, borçlarına karşılık Kanal D'nin %45 ve Star TV'nin %92'sini ve bir iş merkezini teminat gösterdi. Doğan TV’nin yüzde 25’inin Axel Springer’e 375 milyon Euro’ya satışı sırasında ‘yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediği’ gerekçesiyle 914 milyon 800 bin TL’lik vergi kaçakçılığı cezası kesilen Doğan Yayın Holding (DYH), Maliye Bakanlığı’nın istediği teminatı Halkalı Vergi...

Sayfayı Paylaş