gebe
  1. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.409
    Beğenilen Mesajlar:
    970
    Ödül Puanları:
    113

    İbrahim Tatlıses Son Durumu Nedir

    Konu, 'Magazin' kısmında SadmiN tarafından paylaşıldı.

    Silahlı saldırının ardından gecce.com yazarlarından İzzet Çapa röpörtaj için gitmiş İbrahim Tatlıses'in Odasına ve gördüğü son durumla ilgili düşüncelerini gecce.com da anlatmış meleklerim. Haberi baştan sona kadar okuduğumda daha doğrusu röpörtajı, İbrahim Tatlıses'i görmeyi yada dinlemeyi ne kadar özlediğimi anımsadım birden. Öyle yada böyle İbrahim Tatlıses, bu ülkenin yetiştirdiği ve ünü Dünya'ya ulaşan ender sanatçılardan birisi. Ben kısa zamanda 6 ay 1 sene gibi yeniden sahnelere döneceğini düşünüyorum bu röpörtajı okuduktan sonra.... Hayırlısı bakalım. İşte İzzet Çapa'nın kaleminden İbo'nun röpörtajı... [​IMG]

    İbrahim Tatlıses Son Durumu Nedir
    Arabayla kim bilir kaç dakikadır turluyoruz Maltepe’nin arka sokaklarında… İbrahim Tatlıses’in kaldığı Darüşşafaka'yı bulmak için, insanın yanında ya pusula taşıması lazım ya da oymak beyi olması… Üstelik ikinci gelişim bu… Gündüz insan gecce kurt olmanın sorunlarından biri de bu olsa gerek… Galiba gün ışığı yaramıyor bana… Sonunda ufukta görünüyor Darüşşafaka ve rahatlıyorum…


    Ama içimdeki savaş bitmek bilmiyor… Çakma gazetecilik damarı var ya... Geçmiş olsun ziyaretine gelmişim İbo’ya… Bir iki soru sorsam ne olur? Belki bir ropörtaj?... Hem ziyaret hem ticaret ayıp mı olur?... Sonunda kendimi olayların akışına bırakmaya karar veriyorum…

    ***

    Önce hastanenin üçüncü katına götürüyorlar beni… İbo fizik tedavideymiş… Çalıştığı salona girince gördüğüm manzara karşısında şaşkına dönüyorum… Resmen ayakları ile bir bisikletin pedallarını çeviriyor… Hem de makine yardımı olmadan. Neredeyse zımba gibi olmuş… Yanında doktoru Arzu Hanım ve kardeşi Mahmut Tatlı var…

    “Allah nazardan saklasın” diyorum içimden “Ne kadar çabuk iyileşiyor Maşallah…”

    Beni görünce gülüyor; “Ooooo Çapa” diyor “Biraz sen de spor yapsana, amma göbek salmışsın…” Buyrun bakalım... Dakika bir, gol bir... Bakalım daha kaç gol yiyeceğiz İbrahim Tatlıses'ten... Bir şeyler geveliyorum şaşkınlığımdan kurtulmak için, o devam ediyor; “Senin aşçılar ne çiğ köfte yapıyorlardı ama… Kesin onlar şişmanlatmıştır seni”

    ***

    Doğrusunu isterseniz hiç böyle bir manzara beklemiyordum… Tahmin ettiğimden çok daha sağlıklı ve morali yerinde bir Tatlıses var karşımda… Başından bunca olay geçmiş, kurşunlara hedef olmuş, ölümlerden dönmüş ama hiçbir şey olmamış gibi bizim Gazi-Bilal’in çiğ köftelerini hatırlıyor… Pes ki ne pes…


    Bakışlarımdan şaşkınlığımı anlamış olmalı ki “Hasta falan değilim Çapa” diye gülümsüyor “ Sadece fizik tedavi görüyorum…”


    Bu arada pedallar bir saatin tik takları gibi aksaksız ve kusursuz dönüyor… “Bu kadar yeter İbrahim Bey” diyor Doktor Arzu Hanım… Anlaşılan seans bitti… Odasına çıkacağız da, içim içimi yiyor… Belki biraz bastırsam kaparım röportajı… Haydi İzzet oğlum… Bırak utangaçlığı da, şu şirinlik muskası yüzünü çıkart ortaya…

    ***

    Tatlıses dördüncü katta kalıyor. Katına çıkmak başlı başına bir macera… Adım başı nereye gidiyorsun diye soran gözlerle bakan korumaları, polisleri filan anlatmaya bile gerek yok… Onun katına çıkmak için özel bir anahtara sahip olmak gerekiyor ki, bu sadece kardeşi Mahmut Bey'de var… Öylesine sıkı korunuyor yani…

    Kaldığı yer sanki lüks bir otelin suit katı… Bir 'İmparator odası' ama son derece mütevazı döşenmiş. Mekanı çepe çevre saran terasta, minik ağaçlar çarpıyor gözüme…


    Salonda bir piyano var. İbrahim Tatlıses gerçek anlamda müzik çalışmalarına başlamış... Almanya’da yapmaya başladığı ‘Anlatamadım’ adlı bestesini hemen hemen bitirmiş… Bunlardan söz ederken gözlerinin içi parlıyor… “Biraz söylesene” diyorum… Hafifçe mırıldanıyor son bestesini.. Müthiş bir şarkı…

    ***

    Ziyaretçiler ise son derece kısıtlı… Ama Tatlıses’in vazgeçilmezleri olan birkaç kişi var ki onlara her kapı açılıyor… Tenör ve sopranolardan oluşan bu küçük grubun ise İmparator’un ses eğitmenleri olduğunu öğreniyorum… Onlara verdiği önem bambaşkaymış…

    Bu arada gözüm gardırobuna takılıyor… Gömlekler tiril tiril ütülenmiş, takım elbiseler sıralanmış… Sanki ses ve ışık tesisatını kursalar, hemen çıkıverecek sahneye… Ama bütün bunlar beni şaşırtmıyor...

    ***

    Asıl garibime giden, renk renk, çeşit çeşit 50’ye yakın şapkası oldu. Gardrop değil şapkacı dükkanı sanki… Nereden bulmuş, ne zaman almış bu şapkaları?..

    Ne düşündüğümü anlamış olmalı ki hemen açıkladı... Meğer her kıyafetine uyacak, ayrı bir şapkası varmış... Hani gömleğinizi, takım elbisenizi giyip aynanın karşısına geçersiniz ya... Sonra da o takım elbiseye en uygun kravatı bulmak için, onlarca kravat arasından birisini seçmeye çalışırsınız... İşte aynen onun gibi, kıyafetlerine göre şapka seçiyormuş Tatlıses...


    Hatta, hastanedeki yüzme seanslarına giderken bile mayosuna en uygun şapkasını alıyormuş yanına… Yaşadığı bütün bu olaylar bile, onun hayata bağlılığını ve bir İmparator zerafetini kaybettirmemiş anlayacağınız... Yine karizmatik, yine şık, yine jilet gibi...

    ***

    Yüzme demişken, artık hastanenin havuzuna da iyice ısınmış İbo… Fizik tedavisinin dışındaki saatlerde bile onu kulaç atarken görmek mümkün...

    Tek derdi ise kebaplar İbrahim Tatlıses’in…

    “Kurda kuzu yer misin?” diye sormuşlar, “Adamı güldürmeyin” diye cevap vermiş… Kendisine, “Kebapları özlüyor musun?” diye sorduğumda ondan aldığım yanıt bu oldu…

    Bu güne kadar yaşamının her döneminde gönülden bağlandığı "kebabçıkları" ile ne yazık ki eskisi gibi sık buluşamıyor... Haftada 600 gram et kontenjanı varmış... Doğal olarak o güzelim kebaplar tüketilemiyor… Ama iş acı biberine gelince, İmparator taviz vermemiş. Değil doktorlar, babasının oğlu bile olsa kimse cüret edemiyor ona “Biber yiyemezsin” demeye… Sabah kahvaltısında bile eksik etmiyor biberi…


    ***

    Bu arada koltuk değnekleri ile salonda birkaç atım atarken sanki aklımdan geçenleri okurmuş gibi “Sen şimdi ropörtaj da yapmak istersin Çapa” diyor…

    İşte geldik zurnanın zırt dediği yere… “Ropörtaj da yapmak istermişim!” Yok istemem ama yan cebime koyun İbrahim Bey…

    Ama Nuh diyor, peygamber demiyor… Aslında haksız da değil… Bu güne kadar kimseyle konuşmamış, kimseye ropörtaj vermemiş… Hani derler ya; “Ne doktorlar, ne mühendisler istedi de vermedim kızı” diye… Şimdi bizim gibi, yeni yeni palazlanmış bir gazeteci parçasına mı verecek kızı!.. Aynen o hesap!.. Pardon ropörtajı.


    “Şimdi sana ropörtaj verirsem bütün kapıları açmak zorunda kalırım, gerisi de gelir zaten… Yok öyle yağma Hasan’ın böreği” diyor… "Neyin peşindesin ki İzzet?" diye soruyorum kendime. Ropörtajım geldi o kadar


    Al takke ver külah pazarlığa başlıyoruz… Sonunda söz veriyor… Bu ayın 21’inde Almanya’ya gidecek… “Dönüşte ilk seninle konuşacağım Çapa söz” diyor… Eeeee imparator sözü. Tatlıses söz verirse tutar.

    ***
    Derken, hiç birimizin beklemediği bir olay gerçekleşiyor…

    Koltuk değneklerine bakarak “Sıkıldım bunlardan yaaa” diyor…

    Sonra kardeşine sesleniyor “Ne diyorlardı bunlara Mahmut?”

    “Baston” diye yanıtlıyor Mahmut…

    “Cehenneme kadar yolu var bastonların” diyor ve fırlatıp atıyor iki değneği…

    Donup kalıyoruz… Düşmesi an meselesi… Öyle şaşkınız ki kimse kımıldayamıyor yerinden…

    Sonra bir adım atıyor Tatlıses…

    Ve bir adım daha…

    Nefesler tutulmuş…

    Sanki ağır çekimde bir film sahnesindeyiz…

    Bir adım, bir adım daha…

    Düşer mi acaba?…

    Ama gözlerinde öyle bir irade var ki anlatılmaz…

    Ve yürüyor İbrahim Tatlıses…

    Sanki bir 'mucize' gerçekleşiyor ve ilk kez bastonsuz ve desteksiz yürüyor gözlerimin önünde…

    Salondaki derin sessizlik, bir anda inanılmaz bir coşkuya, inanılmaz bir sevince dönüşüyor…

    “Bu da sana kapak olsun Çapa” diyor gülümseyerek…

    “Artık ben bunu yazarım” diyorum…

    “Yaz” diyor… “Bak bakalım ne kadar yürüyeceğim, onu da yaz…”

    Ve ağır ağır da olsa, uzunca bir zaman aralıksız yürüyor İbo… Keyfi yerinde, yeniden doğmuş gibi… Gerçekten inanılmaz bir olaya tanık oluyorum…

    Hayranlarına ve sevenlerine müjdeler olsun…

    Bomba gibi geliyor İbrahim Tatlıses…

    İbo Showlar'da ne çok kullanırdı "Yel kayadan ne alır" lafını. Gerçekten de hiçbir şey alamamış

     
İbrahim Tatlıses Son Durumu Nedir konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. İbrahim Tatlıses Albümü Neden 2008

    İbrahim Tatlıses Albümü Neden 2008

    ibrahim tatlıses albüm ibrahim tatlısesin albümleri tatlıses 20009 albümleri son albüm Müzik dünyası bu albümü bekliyor… 19 Mart Çarşamba günü piyasaya çıkan İbrahim Tatlıses’in yepyeni albümünün ilk video klibi “Tosuna” isimli şarkıya çekti bile. ALBÜM PARÇALARI 1. Neden Söz & Müzik : İbrahim Tatlıses 2. Kop Gel Günahlarından Söz & Müzik : Yıldız Tilbe 3. Sözüm Yok Artık Söz...
  2. İbrahim Tatlıses ne demek istedi

    İbrahim Tatlıses ne demek istedi

    'BENİ KİMSEYLE KARIŞTIRMASIN'Vallahi bende bilmiyorum ne demek istediğini ama haberin devamına bakarsak, okursak anlayacağız gibi :) İBO “BİNİCİ” SÖZÜYLE NE DEMEK İSTEDİĞİNİ DE AÇIKLADI. İbrahim Tatlıses, uçağı için “Leş gibi kokuyor” diyen Demet Akalın’a “Eskiden at, avrat, silah vardı. Atın yerini uçak aldı. Ben hiç leş gibi ata binmedim. O benim nasıl binici olduğumu iyi bilir” diyerek...
  3. İbrahim Tatlısesin Son durumu

    İbrahim Tatlısesin Son durumu

    ibrahim tatlıses son durum ibrahim tatlises son durum tatlisesin durumu tatlısesin durumu tatlıses Başına aldığı uzun namlulu silah ile vurulan, İbrahim tatlıses ile alakalı şu saatlerdeki son durum aynen şu şekilde meleklerim. Doğan Haber Ajansından Uğur Aladdin oğlunun verdiği bilgilere göre; Maslak Acıbadem hastanesindeyiz, uzun namlulu silahla saldırıya uğramış, şu anda ameliyata alınmış...
  4. İbrahim Tatlıses Son Dakika

    İbrahim Tatlıses Son Dakika

    ibo son durum ibrahim tatlises son dakika ibrahim tatlıses öldü dakika tatlıses öldü İbrahim tatlısesin ölmediğini sizlere belirtmek isterim arkadaşlarım. Yakınlarına gözlerini kırparak iyi olduğunu göstermiş. Ameliyattan şimdilik çıktığı gelen bilgiler arasında, tüm sevenlerine duyrulur.
  5. İbrahim Tatlıses Hızla İyileşiyor!Son Fotosu..

    İbrahim Tatlıses Hızla İyileşiyor!Son Fotosu..

    ibonun son fotosu ibrahim tatlıses son fotoları ibonun fotoları ibrahim tatlısesin tatlıses foto Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hastanede ziyaret ettiği sanatçı İbrahim Tatlıses’i çok iyi gördüğünü belirtirken, milletvekili adaylığı ile ilgili olarak, "Ben şimdi müracaatını aldım" dedi. Vallahi İbrahim Tatlıses ölümlerden döndü gerçekleşmesi çok zor olan birşeyi başardı..Allah...

Sayfayı Paylaş