gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 ♥ سن بنيم جننتيم نفسيمسين ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    9.628
    Beğenilen Mesajlar:
    1.524
    Ödül Puanları:
    113

    İki namazı cem etmek ne demektir?

    Konu, 'Tüm İslami Bilgiler' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    Cem, sözlük anlamı itibariyle "iki veya daha fazla şeyi bir araya getirmek, toplamak" anlamlarına gelir. Cem, fıkıhtaki terim anlamı ise, birbirini takip eden iki namazın, bu ikisinden birinin vaktinde, birlikte ve peşipeşine kılınması demektir. Eğer bu birlikte kılma birinci namazın vaktinde ise buna cem-i takdîm, ikincisinin vaktinde ise cem-i te'hîr denilir. Sual: İki namazı hangi hallerde birleştirmek caizdir?
    CEVAP
    Bazen iki namazı birleştirip bir vakitte kılmak gerekebiliyor. Ameliyattaki doktor, doğum esnasında ebe veya boğulmakta olan bir insanı kurtarmak, o saatte bir imtihanda olmak veya hasta olmak gibi bir sebeple namaz kılınamazsa, iki namazı cem etmek yani birleştirip bir vakitte kılmak bazı mezheplerde caizdir. İkindiyi öğle vaktinde, öğle ile birlikte veya yatsıyı akşam vaktinde, akşam ile birlikte kılmaya takdim ederek cem etmek denir. Öğleyi ikindi vaktinde ikindi ile veya akşamı yatsı vaktinde, yatsı ile birlikte kılmaya tehir ederek cem etmek denir. Sabah namazı cem edilmez.

    Hanefi mezhebinde:
    Hacılar, Arafat’ta, hutbe okuyan imamın arkasında öğle ile ikindiyi öğle vaktinde takdim ederek kılar. Çadırlarda cemaatle veya yalnız kılarken, cem edilmez. Müzdelife’de ise akşam ile yatsı, yatsı vaktinde tehir edip kılınır. Müzdelife’deki cem için cemaatle kılmak şart değil, münferit de cem edebilir.
    Başka yerde başka zamanlarda iki namazı cem edemezler. Ancak ihtiyaç ve zaruret olunca diğer mezheplerden birini taklit ederek kılar.








    nn.jpg



    Maliki mezhebinde:
    Üç günlükten az olsa da, mubah olan seferde, önemli bir hastalıkta, ihtiyarlıkta, camide cemaatle kılarken karanlıkla beraber şiddetli yağmur ve çamur olunca öğle ile ikindi, akşam ile yatsı takdim edilir. Vitir vaktinde kılınır. Evde kılan cem edemez. Arafat’ta öğle ve ikindi, Müzdelife’de ise akşam ile yatsı imam arkasında kılarken cem edilir. Bu sünnettir. Deniz yolculuğunda iki namazı birleştirmek caiz olmaz.

    Maliki’de iki namazı birleştirirken öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeyi niyet etmek, iki farzı peş peşe kılmak gerekir. İki farz arasında abdest almak ve kamet getirmekte mahzur yoktur. Sünnet kılmak mekruhtur. Bazı âlimlere göre, düğün gibi bazı ihtiyaç hallerinde de mukimken cem caizdir. Dolgu dişi olan Hanefi, hasta iken Hanbeli’yi değil, Maliki’yi taklit ederek cem edebilir.

    Şafii mezhebinde:
    Mubah olan seferde, Arafat ve Müzdelife’de, öğle ikindi ile, akşam yatsı ile cem edilir. Şiddetli yağmurda sadece camide cemaatle cemi takdim caiz, cemi tehir caiz değildir. Başka bir kavle göre de münferit kılan da cem edebilir. Bir kavle göre, hastalık halinde de, cem etmek caizdir. Bir korku sebebiyle cem caiz olduğu gibi, önemli ihtiyaç halinde mukimken de cem caizdir. İmam-ı Nevevi ve İbni Münzir de böyle demiştir. Şafii’de cem ederken öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeyi niyet etmek, ikisini peş peşe kılmak gerekir. İki farz arasında sünnet kılınırsa cem caiz olmaz, fakat abdest almak ve kamet getirmekte mahzur yoktur.

    Hanbeli mezhebinde:
    Arafat ve Müzdelife’de, mubah olan seferde, hastalıkta, emzikli olanda, istihaza, idrar ve yel kaçırmak gibi abdesti bozan özürlerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde, âmâ olan, yer altında çalışıp da namaz vaktini anlamakta âciz olan, can, mal ve ırzından korkan, maişetine zarar gelecek olan da iki namazı cem edebilir. Soğuk, kış, yağmur, çamur, fırtınada, yatsıyı akşam ile, evde de cem caiz, öğle ile ikindi caiz değildir. Cem ederken öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeyi, niyet etmek, ikisini peş peşe kılmak gerekir. Abdest almak ve ikamet okumak zarar vermez. Sünnet kılarsa cem sahih olmaz. Ağzında dolgusu olan Hanefi, hasta iken iki namazı cem için Hanbeli’yi değil, Maliki’yi taklit etmesi gerekir. Çünkü Maliki’de taklit imkanı vardır. Maliki’de taklit imkanı olmayınca Hanbeli taklit edilir.

    Mukimken iki namazı cem etmek
    Bir harac, yani bir sıkıntı, bir meşakkat olursa, iki namaz Hanbelî mezhebi taklit edilerek cem edilebilir; çünkü S. Ebediyye’de, (Namaz kılmak için işlerinden ayrılmaları mümkün olmayanların, Hanbeli mezhebini taklit ederek iki namazı cem etmeleri caizdir) diyor. Namaz kıldığı için maişetine zarar gelmese bile, siciline işlenebiliyorsa veya başka mahzurları varsa, onların gözleri önünde kılmamak için iki namazı, mukimken cem etmek caiz olur. Caiz olan durumlardan birkaç örnek verelim:

    1- Ebe doğumdaysa, namaz kazaya kalacaksa, iki namazı cem caiz olur.

    2- Ameliyattaki doktorun namazı kazaya kalacaksa, iki namazı cem etmesi caiz olur.

    3- Öğrenci sınavdayken namaz kazaya kalacaksa, iki namazı cem caiz olur.

    4- Abdest ve namaz kılmakta zorluk çeken hasta veya yaşlı, iki namazı cem edebilir.

    5- Uçakta abdest alıp namaz kılmak zor olacaksa, iki namazı cem caiz olur.

    6- Abdest veya namaz için yer bulunmazsa, iki namazı cem caiz olur.

    7- Abdest ve teyemmüm için zorluk varsa, iki namazı cem caiz olur.

    8- Güvenlik görevlisinin namaz kılma imkânı yoksa iki namazı cem etmesi caiz olur.

    9- Dağda, gurbette, kışta kalıp vakitleri anlamak zor olursa, iki namazı cem caiz olur.

    10- Yağmur, fırtına gibi sebeple namaz kaçacaksa, iki namazı cem caiz olur.

    11- Namazı tuvalette bile kılma imkânı yoksa iki namazı cem caiz olur.

    12- Mescidi olmayan otel, restaurant, hava limanlarında, uluslararası toplantılarda, namaz kazaya kalacaksa, iki namazı cem etmek caiz olur.

    13- Gayrimüslimlerin de katıldığı iftar yemeklerinde namaz kılmak, fitneye sebep olacaksa, iki namazı cem caiz olur.

    14- Önemli bir toplantıda bulunan bir memur, toplantıyı bırakırsa işine, maişetine zarar gelecekse, iki namazı cem caiz olur.

    15- Şehirlerarası yolculukta, otobüs durmayacaksa, yanında hastası varsa yahut ikinci otobüs için parası yoksa bunun gibi sebeplerle iki namazı mukimken de cem caiz olur.

    16- İstanbul gibi trafik problemi olan bir yerde, şehir içinde özel arabasıyla giderken trafik sıkışıp namaz kazaya kalacaksa, mukimken de cem caiz olur.

    17- Boğulacak olanı kurtarırken namaz vakti çıkacaksa, iki namazı cem caiz olur.

    18- Namaz kılarken düşmanın, anarşistin veya eşkıyanın bir zarar verme ihtimali varsa, iki namazı cem edebilir.

    19- Yeni Müslüman olmuş kimse, namaz kıldığı görülürse bir zarara uğrama ihtimali varsa, iki namazı cem edebilir.

    20- Abdesti bozan özrü olan, mesela ishalini veya idrarını tutamayan, çıbanından, yarasından kan akan, basurdan kan, fistüllerden, göbekten akıntı çıkan, elde olmadan gaz kaçıran, ağız dolusu kusan, bunlar gibi abdesti bozan bir özrü olan kimsenin, iki namazı cem etmesi caiz olur.

    21- Yatsı vaktinin hiç girmediği yerlerde, vakit namazın şartı olduğu için, yatsıyı kılmak gerekmez. Bazı âlimlere göre kılmak gerektiği için, en son girdiği gündeki vakitte kılmak iyi olur; ama bu da çok geç olduğu için, birçok kimse namazını kılmayıp kazaya bırakıyor. Sabah da, 01.00 gibi oluyor. Sabahı da kılınca işe geç kalıp maişetine zarar geliyor. İşe vaktinde gidebilmek için namaz kazaya bırakılıyor. Yahut namazları vaktinde kılınca işe gidemeyip maişetlerine zarar geliyor. Namazı kazaya bırakmak veya maişetine zarar gelmek gibi bir harac oluyor. Bu haracla Hanbeli’yi taklit ederek iki namazı cem caiz olur. S. Ebediyye’de diyor ki:
    Soğuk, kış, yağmur, çamur, fırtınada, yatsıyı akşamla evinde de cem caizdir. Vazife ve iş zamanında, öğleyi, ikindiyi, akşamı vaktinde kılması mümkün olmayan, Hanbeli’yi taklit ederek, ikindiyi öğleyle, akşamı yatsıyla cem etmeli, vazifeyi terk etmemeli. (s. 271)

    Dikkat edilirse, soğuk, yağmur, çamur deniyor. Bunlar bile cem için harac oluyor, özür oluyor. Hem de kendi evinde. Yani bu kadar bir harac bile cem etmeyi caiz görürken, sabah okula ve işine geç kalması, dolayısıyla maişetine zarar gelmesi elbette bir haracdır.

    (Taviz, taviz getirir) kaidesine göre, bu cem işine alışan kimse, harac olmadan da, iki namazı cem etmeye kalkabilir. Bu bakımdan, gerçekten bir harac olmadan iki namazı cem etmemelidir. Harac, zaruret değildir, bir ihtiyaçtır, bir meşakkattir.

    Sual: Otobüs yolcuğunda namazların kaçmaması için birleştirmek caiz olur mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Yolculukta veya mukimken, bir ihtiyaçtan dolayı akşam vaktinde, akşamla yatsı cem edilince, vitri de cem etmek caiz midir? Bir de, İslam Ahlakı kitabında, (Malikiyi taklit edenin, harac olunca, vitir namazını terk etmesi caiz olur) deniyor. Harac, zaruret demek midir?
    CEVAP
    Harac, zaruret demek değildir. Bir sıkıntı, bir güçlük olması demektir. Bir harac olmadan, iki namaz cem edilemez. Zorluk varsa, seferde, diğer üç mezhepten birini taklit ederek, akşamla yatsı cem edilebildiği gibi, mukimken de, Hanbelî taklit edilerek cem edilebilir. Fakat vitir cem edilmez, imsak vaktine kadar kılınır. Eğer bu vakte kadar da kılma imkânı olmazsa, bir özürle kazaya kaldığı için günah olmaz. İmameyne göre ve diğer üç mezhepte vitir sünnettir. Harac olduğu zaman, diğer üç mezhepten biri taklit edilirse, vitri kazaya bırakmak, hatta terk etmek de caiz olur. Yolculukta veya mukimken harac olunca, İmameynin kavline de uyularak vitir kazaya bırakılabilir veya terk edilebilir. Ancak bunlar, harac olmadan yapılmaz.

    Sual: Seferi olan bir kimse cemaatle akşamı kıldıktan sonra hemen arkasından yatsıyı takdim ederek kılabilir mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Misafir, seferde Şafii veya Maliki’yi taklit ederek iki namazı cem edebilir mi?
    CEVAP
    Evet edebilir, ama bir ihtiyaç olması gerekir. İhtiyaçsız cem edilmez.

    Seferde trenle giden bir kimse, trende namazlarını ayakta kılamazsa, tren durduğu zaman takdim ve tehirle kılar.

    Gerek yolda ve gerekse seferde ihtiyaç hasıl olmadan takdim ve tehir ile namaz kılınmaz. Çünkü, kolay hükümleri toplamaya telfîk denir ki, caiz olmaz.

    Sual: Öğle ile ikindiyi cem etmek için, öğle vakti çıktıktan sonra cem etmeye niyet edilir mi?
    CEVAP
    Öğle çıkmadan önce cem etmeye niyet edilir.

    Sual: Seferde namazı cem ederken o mezhebin şartlarına uymak şart mı?
    CEVAP
    Mezhep taklit ederken şartlarına uymak şarttır.

    Sual: Seferi olan, namazı cem etmek için ne zaman niyet eder?
    CEVAP
    Kılacağı zaman. Yola çıkmadan önce cem edilmez.

    Sual: İkindi vakti mukim olacağını bilenin öğle ile ikindiyi cem edip ikindi vaktinde kılması caiz mi?
    CEVAP
    Zaruretsiz tehir etmek günahtır.

    Sual: Seferde, ikindide namaz kılma imkanımız olmaz diye, Maliki mezhebini taklit ederek, öğle ile ikindiyi, öğle vaktinde cem ettikten [birleştirip kıldıktan] sonra, ikindide namaz kılacak vakit bulursak, ikindiyi tekrar kılmamız gerekir mi?
    CEVAP
    Namaz kılınmıştır, tekrar kılmak gerekmez. Ancak ihtiyata riayet etmek iyi olur. Belki cem etmeyi gerektirecek sebep olmayabilir veya iki namazı cem ederken gerekli şartlara uyulmamış olabilir. Bunun gibi sebeplerle cem sahih olmamış olabilir. Bu bakımdan (Vaktine yetişip de kılamadığım son ikindi namazının farzını kılmaya) diyerek bir namaz kılmak iyi olur. İkindi sahih olmuşsa bu kıldığımız kaza namazı yerine geçer. İkindi sahih olmamışsa onun yerine geçer.

    Sual: Öğle tehir edildikten sonra ikindinin mekruh vakti girmişse, yine de ikindi ile cem edip kılınabilir mi?
    CEVAP
    Elbette kılınır.

    Sual: İki namazı cem etmek zorunda kaldığım zaman, iki namaz arasında "Allahümme entesselamü.." yü okuyorum. Caiz midir?
    CEVAP
    Allahümme entesselamü… namazdan sayılır, mahzuru olmaz.

    Sual: İhtiyaç halinde namazı Hanbeli’ye göre cem ederken, dolgu için Maliki’yi taklit eden kişi, hem Maliki’yi hem Hanbeli’yi taklit ettiğini hatırlaması lazım mı?
    CEVAP
    Evet. Cem ettiği iki namazda da böyle niyet eder.

    Sual: Tam İlmihalde diyor ki: (Hanbeli mezhebinde, seferde, hastalıkta, kadının emzikli veya müstehaza olmasında, abdesti bozan özürlerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde ve a’mâ ve yer altında çalışan gibi, namaz vaktini anlamakta âciz olanın ve canından, malından ve namusundan korkanın ve maişetine zarar gelecek olanın, iki namazı cem etmeleri caiz olur.) Müstehaza halinde kadın niye namazlarını cem edebilir?
    CEVAP
    İstihaza halindeki kadına müstehaza denir. İstihaza ise, normal âdetinden sonra, kan gelmesi demektir. Böyle kadının her namaz vaktinde tekrar abdest alması sıkıntılı olur. Hem çamaşırını değiştirecek hem de ikinci vakitte tekrar abdest alma zorluğu vardır. Bu zorluktan dolayı iki namazı cem etmesi caiz olur. Zaten mezhep taklidi zaruret olduğu zaman değil, ihtiyaç, haraç, bir sıkıntı olduğu zaman yapılır. Zaruret olunca, başka mezhepte de kolaylık yoksa kendi mezhebi affeder. Eğer başka mezhepte bir kurtuluş varsa o taklit edilir. Diş dolgusu böyledir. Çünkü başka bir mezhepte kurtuluş yolu vardır. Hiç bir mezhepte kurtuluş yolu olmasaydı, o zaman kendi mezhebi onu affederdi, yani yaptığı şey caiz olurdu.

    Maliki mezhebini taklit eden istihazalı kadın için iki namazı cem etmeye lüzum yoktur. Çünkü istihaza hâli onun abdestini bozmaz. Aynı abdestle ikinci vakitteki namazı da kılabilir. Mezhep taklidi bir rahmeti ilahidir. Bu rahmetten faydalanmalı, taassuba [bağnazlığa] kapılıp da bu rahmetten kaçmamalıdır.

    Sual: Maliki mezhebini taklit eden bir kimsenin namazları cem edebilmesi için mazereti ne olmalıdır?
    CEVAP
    Aynen Hanefi gibidir, farkı yoktur. Hanefi’de cem edebilmek için ne şartlar gerekiyorsa, taklit edende de o şartların olması gerekir. Taklit eden kendi mezhebinden çıkmış sayılmaz. Cem edebilmek için taklit edenle taklit etmeyen arasında fark yoktur.

    Sual: Ağzında dolgusu olan mukim iken, ihtiyaç hâlinde Hanbeli mezhebini taklit edip iki namazı cem edebilir mi?
    CEVAP
    Hanbeli’de gusülde ağzın içini yıkamak farz ise de, ihtiyaç olunca, Hanbeli’yi taklit ederek iki namazı mukim iken cem etmek caizdir, telfîk olmaz. Telfîk, ihtiyaçsız başka mezhebin kolay kavillerini almaktır, haramdır. Bir ihtiyaç olunca telfîk olmaz, caiz olur.

    Trafik problemi ve ruhsat
    Sual: Bir yazıda, “İstanbul gibi trafik problemi çekilen bir yerde, arabası ile giderken trafik sıkışıklığından dolayı, evine ulaşamayıp yolda da, abdest alıp namaz kılacak yer bulamayan iki namazı cem edebilir” deniyor. Bu hareket, namaza önem vermemeyi ve namazı hafife almayı göstermez mi?
    CEVAP
    Tam tersine, namaza çok önem vermeyi gösterir. Çünkü namazı zaruretsiz kazaya bırakmak haramdır, büyük günahtır. İçki içmekten ve başka haramlardan daha büyük günahtır. Böyle bir günaha düşmemek için, hak olan başka bir mezhebi taklit etmek gerekir. Bu önemli ruhsattan da faydalanmak gerekir. Çünkü bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Ruhsatlardan faydalanmayan, Arafat dağı kadar günah işlemiş olur.) [Taberani]

    Bir âyet-i kerime meali de şöyledir::
    (Allah size kolaylık ister, zorluk istemez.) [Bekara 185]

    Sual: Bir yolcu, öğle ile ikindiyi, ikindi vaktinde cem etmeye niyet edip de, ikindi vakti girince mukim olsa, öğleyi kazaya bırakmış olacağı için, günaha girmiş olur mu?
    CEVAP
    Kasten kazaya bırakmadığı için günah olmaz. (Fetava-i fıkhiyye)
    Böyle durumlarda, Hanbeli’yi taklit ederek mukim iken de, cem edebilir.

    Sual: İki namazı, mesela öğle ile ikindiyi öğle vaktinde cem ederken, öğlenin farzını cemaatle, ikindinin farzını da yalnız kılmamız caiz olur mu? Yahut cemi ikindi vakti yaparken, öğleyi yalnız kılıp ikindiyi cemaatle kılmamız caiz olur mu?
    CEVAP
    Evet, ikisi de caizdir. Yalnız iki farzı peş peşe kılmak gerekir, arada başka namaz, mesela sünnet kılınmaz.

    Öğle ile ikindiyi cem etmek
    Sual: Bazen zaruret olunca öğleyi kılamıyorum, ikindi vakti girince ikindiyle birleştiriyorum. İkindiyle birleştirebilmek için nasıl niyet etmem gerekiyor?
    CEVAP
    İkindiyle öğleyi birleştirebilmek için önce, öğleyi vaktinde kılamazsam, asrı evvelde kılarım, asrı evvelde de kılamazsam, asrı sanide ikindiyle cem ederim diye düşünmek gerekir. Sonra da öğleyi meşru bir sebeple öğle vaktinde kılamayınca, İmam-ı azam hazretlerinin kavline uyarak asrı evvelde kılmaya çalışmalı, asrı evvelde de kılma imkanı yoksa, o zaman asrı sanide, Hanbeli mezhebi taklit edilerek ikindiyle cem ederek kılınır. Bugünkü öğle namazını cem ederek ikindi namazıyla kılıyorum diye niyet edilir.

    Akşamı vaktinde kılamayan da, yatsı ile cem edebilmesi için böyle niyet eder. İkindide olduğu gibi yatsıda da iki vakit vardır. Buna İşa-i evvel ve İşa-i sani denir. [İşa, yatsı demektir.] İşa-i sani, işa-i evvelden, Eylülden Mart ayına kadar 10-12 dakika sonradır. Nisanda 12-14, Mayısta 14-18, Haziranda 18-19, Temmuzda 15-19, Ağustosta ise 12-15 dakika sonradır. Hem İmam-ı a'zam hazretlerinin, hem de İmameyn’in kavline uyabilmek için ikindiyi asr-ı sanide, yatsıyı da işa-i sani’de kılmak iyi olur.

    Arabada namaz
    Sual: Kış günü ikindiyi kılıp akşamı evimde kılarım diye yola çıkan ve yatsıya evine varamayan kimse, yolda arabasında namazını ima ile kılamaz mı?
    CEVAP
    Namazı cem etmek, arabada ima ile kılmaktan önce gelir. Eve gidince yatsı ile cem etme imkanı varsa, (namazı yatsı ile cem edeceğim) diye niyet eder ve eve gidince de cem eder. Yatsıya da eve gitme imkanı yoksa, o zaman mecburen araba içinde ima ile namaz kılınır.

    Namazları cem ederken
    Sual: İşyerinde namaz kılma imkanı olmayan kimse, namazı kazaya mı bırakmalı, yoksa öğle ve ikindiyi cem mi etmeli?
    CEVAP
    Namazı kazaya bırakmak, büyük günahtır. Önce kendi mezhebimize göre vaktinde kılmak için, bütün imkanlar araştırılır. Hatta, tuvalette kılınır. Bu da, mümkün olmazsa, Hanbeli mezhebinde, böyle durumlarda, mukim iken de, öğle ile ikindiyi veya akşam ile yatsıyı cem etmek caizdir. Öğle ile ikindi, öğle veya ikindi vaktinde cem ederek, yani birleştirilerek kılınabilir. Cem edince, iki namazın farzı peş peşe kılınır. Arada sünnet veya kaza namazı kılınmaz.

    Öğle vaktinde kılınacaksa, öğlenin farzı kılındıktan sonra, (Niyet ettim Hanbeli mezhebine uyarak, ikindiyi takdim ederek, öğle vaktinde kılmaya) diye niyet ederek, ikindi namazı kılınır.

    Öğleyi, öğle vaktinde kılma imkanı yoksa, (ikindi vakti, ikindi ile cem ederim) diye düşünmeli. İkindi vaktinde kılınırken, (Niyet ettim Hanbeli mezhebine uyarak, öğleyi tehir ederek, ikindi vaktinde kılmaya) diye niyet ederek, öğle namazı kılınır. Sonra, ikindi namazı kılınır.

    Harac olmadan cem edilmez
    Sual: Diş dolgusu veya başka bir sebeple Maliki mezhebini taklit eden, harac [meşakkat, zorluk, sıkıntı] olmasa da, seferde öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı namazlarını cem ederek kılabilir mi?
    CEVAP
    Hayır, harac olmadan cem edilmez. Maliki’yi taklit eden kendi mezhebinden çıkmış sayılmaz. Harac olmadan, Hanefi mezhebine aykırı olan hükümlere uyulmaz.

    Maliki taklit edilmese de, harac olunca, o anda üç mezhepten biri taklit edilerek, cem edebilir. Cemin yapılabilmesi için harac şarttır.

    Cuma günü cem etmek
    Sual: Cuma günü, öğle ile ikindi namazını cem etmesi gereken kişi, nasıl cem eder?
    CEVAP
    Seferi ise, seferi olana Cuma kılmak farz olmaz, öğleyi kılması farz olur. Diğer üç mezhepten biri taklit edilerek, öğle ile ikindi cem edilir. Mukimken cem etmek gerekince, Hanbelî mezhebi taklit edilerek cem edilir.

    Mukim iken, Cuma namazını kılmadan önce cem etmeyi gerektiren durum ortaya çıktıysa, o zaman, Cuma namazının farzını cemaatle kıldıktan sonra, Cumanın farzı, ikindinin farzı ile cem edilir, arada başka namaz kılınmaz, başka şeyler okunmaz.

    Mukimlik ve cem
    Sual: Maliki mezhebinde, bir ihtiyaç olunca, seferde öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı namazlarını cem etmek caiz olduğuna göre, 10 gün için sefere çıkan Hanefi, ihtiyaç halinde Maliki’yi taklit ederek cem edebilir mi?
    CEVAP
    Başka bir mezhebi taklit edenin, o mezhebin o husustaki diğer şartlarına da uyması gerekir. Maliki’de seferde cem etmek caiz ise de, giriş çıkış günleri hariç 4 veya daha fazla gün için sefere çıkan, Maliki’de seferi olmaz. 10 gün için sefere çıkan kimse de, Maliki’ye göre seferi olmayacağı için, Maliki’yi taklit ederek cem edemez. Hanbelî’de ise, mukimken de cem caizdir. Maliki’ye göre seferi olamayan, Hanbelî’yi taklit ederek cem eder. Mukim olacağı için de, cem ederken dört rekât olan farzları yine dört rekât olarak kılar

    Mukim iken cem
    Sual: Bir zaruret veya ihtiyaç halinde, mukim iken, Hanbelî’den başka iki namazı cem etmeyi caiz gören başka mezhep var mıdır?
    CEVAP
    Şafii ve Maliki mezhebinde de bazı durumlarda mukimken cem caizdir:

    Şafii mezhebinde:
    Şiddetli yağmurda, sadece camide cemaatle cem-i takdim caiz, cem-i tehir caiz değildir. Başka bir kavle göre de, münferit kılan da cem edebilir. Bir kavle göre, hastalık halinde de, cem etmek caizdir. Bir korku sebebiyle cem caiz olduğu gibi, önemli ihtiyaç halinde mukimken de cem caizdir.

    Maliki mezhebinde:
    Önemli bir hastalıkta, ihtiyarlıkta, camide cemaatle kılarken, karanlıkla beraber şiddetli yağmur ve çamur olunca, öğle ile ikindi, akşam ile yatsı, takdim edilir. Vitir, vaktinde kılınır. Evde kılan cem edemez. Deniz yolculuğunda iki namazı birleştirmek Maliki’de caiz olmaz.

    Sual: Diş dolgusu olan hasta, iki namazı cem için niye Hanbeli’yi değil de, Maliki’yi taklit etmesi gerekir?
    CEVAP
    Çünkü gusülde Hanbeli’de ağzın içini yıkamak farzdır. Dolgusu olan Hanefi, bu durumda Hanbeli’yi taklit edemez. Maliki’de caiz olduğuna göre, Hanbeli’yi taklit etmeye ihtiyaç kalmıyor..

     
İki namazı cem etmek ne demektir? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Cem yılmaz “ateş”le oynuyor? Bu ne mi demek?

    Cem yılmaz “ateş”le oynuyor? Bu ne mi demek?

    P { margin: 0px; } Cem Yılmaz-Cansu Dere aşkını “ateş” sarmak üzere… Cansu Dere’yle yeniden barıştıktan sonra fırtınalı aşkları süren Cem Yılmaz resmen “Ateş”le oynuyor. Yeni çekeceği sinema filmi için Cem Yılmaz son günlerin seksi ve cömert sarışını Ceyda Ateş’le kamera karşısına geçecek. Esmer güzeli Cansu Dere bakalım sarışın güzel Ceyda Ateş’le Cem Yılmaz’ın bu “İş ilişkisi”ne ne...
  2. maun namazı ne demektir

    maun namazı ne demektir

    Yaşar Nuri Öztürk'ün bahsetti " Aman ha maun namazı kılmayın " cümlesinde neden bahsediyor. Maun namazı nedir ne demek istiyor arkadaşlarım. Hep maun dan bahsediyor ya
  3. Maun Namazı Ne Demek?

    Maun Namazı Ne Demek?

    maun namazı maun namazı ne demek yaşar nuri öztürk maun namazı nedir ile ilgili bilgiler burada melekler. Son zamanlarda İlahiyatçı hoca Yaşar Nuri Öztürk katıldığı programlarda ''Aman maun namazı kılmayın !'' ifadesini kullanıyor. Maun suresi ve Maun suresinin faziletleri de bilgimiz dahilinde , peki maun namazı nedir, söylemek istenen aslında başka birşey midir ? Şimdi makalemize geçiyoruz...
  4. çocuk oyuncağı etmek ne demek ?

    çocuk oyuncağı etmek ne demek ?

    Babamın sık kullandığı bir laf, çocuk oyuncağı etmek.Sormak işime gelmiyor tam anlamını da bilmiyorum.Ne demek çocuk oyuncağı etmek ?
  5. Namazın Şartlarından Olan"Niyet" Ne Demektir?

    Namazın Şartlarından Olan"Niyet" Ne Demektir?

    niyet ne demektir namazın şartları nelerdir niyet kelimesinin anlamı Biz müslümanlar için farz kılınan ve islamın 5 şartından biri olan namaza başlarken önce niyet edilmesi gerekir. Namaz öncesi edilen niyet kelimesinin anlamı hakkında sizlere detaylı bilgileri sunuyoruz. Namaza durmadan niyet etmek şarttır. Niyet, kalbin bir şeye karar vermesi ve bir işin ne için yapıldığını bilmesidir....

Sayfayı Paylaş